KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/391
- Karar No
- 2024/791
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
2.587 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/391 Esas
KARAR NO: 2024/791
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/05/2022
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının maliki olduğu ----------- plakalı ----------- Marka,----------- Model araç ile davalılardan---------- maliki olduğu --------- plakalı araç ---------- Caddesinden ------------ istikametine seyir halindeyken ------------- plakalı araç sürücüsü -------------kusurlu eylemi neticesinde 12.11.2021'de maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, aracın onarım bedeli,
kazanç kaybı ile değer kaybının kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereği davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olup başvuru dilekçesinin 03.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, on beş günlük yasal süre dolduğunu, ancak sigorta şirketinden herhangi bir olumlu dönüş sağlanmadığını,
bu nedenle davalılardan sigorta şirketi aleyhine açılacak davalarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmuş olup dilekçe ekinde bulunan arabuluculuk son tutanağından da anlaşıldığı üzere anlaşma sağlanamadığından oluşan zararın ödenmesi amaçlı işbu dava ikame edildiğini, yaşanan kaza sonrası müvekkili derhal hastaneye kaldırılmış olduğundan kaza tespit tutanağında herhangi bir ifadesi bulunmadığını, yaralamalı olarak gerçekleşen kaza nedeniyle---------- Sor. sayılı dosyası açılmış ve soruşturmaya başlandığını,
tarafların ifadeleri alındıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre.
"Sürücü ----------- kazanın meydana gelişinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 54/a, Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerden m. 84/i ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin m. 137/a bentlerinde açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden, Asli Ve Tam Kusurlu Olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, sürücü ----------- kazanın meydana gelişinde, 2918 saylı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikte açıklanan trafik kural ihlali bulunmadığından kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapıldığını,--------- E. sayılı dava dosyası açıldığını,
davalı sigorta şirketi sigortalısının asli kusurlu olduğunu kabul etmeyerek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilin zararını karşılamadığını, müvekkilinin bu nedenle aracın onarımını kendi yaptırmak durumunda kaldığını ve 12.369,86 TL ödediğini, araçta yapılacak işlemlere dair değişenler listesi ve o günkü fiyatlar üzerinde yapılan teklif dilekçe ekinde sunulmuş olup müvekkili bu bedellerden yalnızca 12.369,86 TL tutarındaki hasarın giderimini sağlayabildiğini, bu nedenle de ödediği bedelin rücuen tazminine,
ödeyemediği hasar bedellerinin ise davalılardan tahsiline karar verilmesi için araç hasar bedeli olarak şimdilik 12.469,86 TL'nin ödenmesi talep olunduğunu, kaza sonrası gerek müvekkilinin tedavi süresi gerekse de aracın tamir için serviste kaldığı süre müvekkilinin kazanç kaybına uğramasına neden olduğunu, üç hafta boyunca müvekkili hem tedavi görmüş hem de araçtan fayda sağlayamadığını, müvekkilinin motorlu kurye olması nedeniyle üç hafta boyunca çalışamamasından kaynaklı kazanç kaybına uğradığını,
---------- isimli platform için -----------Ş. firması üzerinden kuryelik yapan müvekkil haftalık olarak ücret almakta olup her hafta dağıtılan paket sayısına göre paket başına 18 TL üzerinden yaklaşık 200 paket ve üzeri dağıtım yapmakta ve haftalık ortalama 3500-4000 TL arası kazanç sağladığını, tedavi ve onarım sürecinde kazancından mahrum kalan müvekkili için şimdilik 1.000,00 TL tutarında kazanç kaybının ödenmesi gerektiğini, tüm bu zararların dışında müvekkilinin henüz ---------- model ve kazasız olan aracının değer kaybına uğradığını,
araçta oluşan değer kaybına ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ettiklerini, kaza nedeniyle derin bir üzüntü duyarak psikolojik buhrana kapılan müvekkilinin manevi anlamda da zarara uğradığını, bu nedenle manevi zarar bedeline ilişkin 10.000,00 TL'nin davalılardan ödenmesini talep ettiklerini, sigorta şirketinin araçtaki onarım bedeli ile değer kaybına ilişkin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun, araç maliki ile sürücüsü olan diğer davalıların ise onarım bedeli, kazanç kaybı,
değer kaybı ve manevi zarar şeklinde belirtilen dava konusu tüm zararlardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ile, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107. ve 109. maddesi hükümleri göz önüne alınarak; davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti dahilinde diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen;
müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeline ilişkin şimdilik 12.469,86 TL'nin ve tahkikat sonucu tespit edilen bedelin HMK 107 gereği artırılması suretiyle kaza tarihinden itibaren ticari davalarda uygulanan avans faiziyle birlikte tahsilini, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin şimdilik 1.000,00 TL'nin ve tahkikat sonucu tespit edilen bedelin HMK 107 gereği artırılması suretiyle kaza tarihinden itibaren ticari davalarda uygulanan avans faiziyle birlikte tahsilini, davalı araç maliki ile sürücüden müştereken ve müteselsilen,
müvekkilinin aracının serviste kaldığı süre ile tedavi gördüğü zaman diliminde aracın kullanılamamasından kaynaklı oluşan kazanç kaybına ilişkin şimdilik 1.000,00 TL'nin ve tahkikat sonucu tespit edilen bedelin HMK 107 gereği artırılması suretiyle kaza tarihinden itibaren ticari davalarda uygulanan avans faiziyle birlikte tahsilini, müvekkilinin kaza nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntü giderilemeyecek olsa da mahkemece takdir edilecek bedele dair 5.000,00 TL'nin manevi tazminat olarak tahsilini ve harca esas değer olarak toplamda şimdilik 19.469,86 TL'nin tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini,
arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan, ---------- plakalı araç müvekkili ----------Ş. tarafından 11.10.2021/2022 tarihlerini kapsayan ----------numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, 12.11.2021 Tarihinde Saat 16.40 Sıralarında---------, ----------, ------------ Caddesi Üzerinde Meydna Gelen Maddi Hasarlı Yaralanmalı Trafik Kazasında.
Cadde Üzerinde Seyir Halinde Olan ----------- Plakalı Araç Sürücüsü ------------ Ve Onun Arkasında Seyir Halinde Olan ---------- Plaka Sayılı Motosiklet sürücüsü ---------- önlerinde seyir halinde olan çekici aracı aynı anda sollamaya geçtikleri esnada çarpışmaları sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği resmi makamlarca tanzim olunan Kaza Zaptının tetkikinden anlaşıldığını, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu yönünde bir iddia mevcut ancak bu iddiayı destekleyici hiç bir somut verinin de dosyaya ibraz edilmediğini,
taraflarına onarım faturalarının sunulmaması sebebi ile gerçek zararın belli olmadığını, nitekim araca eşdeğer parça takılmış olmasına rağmen raporda orijinal parça olarak girilmiş olabileceği gibi, kaza da hasarlanmamış parçalarında rapora dahil edilmiş olabileceği düşünülerek yine onarım ile giderilebilecek zararın değişim gibi rapor edilmek suretiyle başvuran tarafın sunduğu raporun gerçeği yansıtmayacağını, başvurana ait aracın kaskosu bulunup bulunmadığı,
kaskosu var ise zararın kasko şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığından değer kaybı talebinin usulden reddi gerektiğini, trafik sigortası genel şartları (yeni) ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini beyan ile,
davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhe sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden karşı tarafa yükletilmesini, arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi-manevi zararın tazmini davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Dava trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat davası olmakla kusur ve hasar tespiti yönünden dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 14/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı ve yaralanmalı TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza kapsamında; ----------- plaka sayılı araç sürücüsü ----------- % 50 kusur oranı ile EŞDEĞER KUSURLU olduğu, ----------- plaka sayılı araç sürücüsü --------- % 50 kusur oranı ile EŞDEĞER KUSURLU olduğu,
Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, sürücülerin beyanlarına göre hangi sürücünün şerit ihlali, şerit tecavüzü yaptığı hususunda kesin bir kanaate varılamadığından beyanların takdiri mahkemenize bırakılarak Yargıtay’ın katlanma ilkesi esas alınarak eşdeğer kusur verilmek suretiyle kusur dağılımı yapılmıştır. ----------- sayılı kararında ; “……Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dayanağı trafik kazasının meydana gelmesinde sürücülerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilip edilmediği;
eş söyleyişle, kırmızı ışık ihlali yapan araç sürücüsünün, davacıya kasko sigortalı aracın sürücüsü mü, yoksa davalı malike ait diğer davalı sigorta şirketine sigortalı aracın davalı sürücüsü mü olduğunun belirgin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlkin belirtilmelidir ki, öğreti ve uygulamada kabul edilen görüşe göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna KATLANMA İLKESİ uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır. Her ne kadar Sn.
Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında ---------- tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespitinin Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda inceleme bölümünde belirtilen eksik dokümanların dosya muhteviyatına sunulmasına müteakip, birbiriyle bağlantılı olan hasar, değer kaybı ve kazanç kaybına yönelik değerlendirme yapılması gerektiği, 12.11.2021 kaza tarihini kapsar, -------------- plakalı davalı ----------- adına tescilli ------------ model ------------ marka ------------ tipi minibüs tarzı aracın 11/10/2021-2022 vadesinde ------------ numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ----------Ş. tarafından 11/10/2021 tarihinde tanzim edildiği,
davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 43.000,00 TL ile maddi hasarlarda sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, heyetlerince eksik belgelerin temini sonrası yapılacak olan tespitler dahilinde, ancak sigorta şirketi yönünden değerlendirme yapılabileceğinin hukuki takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Ancak, Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaati bildirilmiştir.
14/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda eksik belge sebebi ile tespit yapılamadığının belirtilmesi üzerine dosya yüzdeli kusur tespiti için ---------- Dairesine sevk edilmiş;29/01/2024 tarihli düzenlenen yüzdeli kusur raporunda davacı sürücü ----------- meydana gelen kazada kusursuz olduğu, davalı sürücü ---------- ise %100 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.Kusur durumu netlik kazanmakla dosya bu kez davacının talep edebileceği alacak kalemlerinin tespiti bakımından makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş,31/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
12/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında.
HASAR YÖNÜNDEN: 12/11/2021 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler, olay yeri hasar fotoğrafları ile ----------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasarın uyumlu olduğu, Söz konusu ----------- plaka sayılı ----------- marka/tip,---------- model aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda KDV dahil 12.369,86 TL olabileceği (Tablo 1), Davalı taraf sürücüsünün %100 kusur oranına isabet eden tutarın kaza tarihi itibariyle;
[(12.369,86 TL Hasar Tutarı) x %100 kusur oranı] = 12.369,86 TL olabileceği, DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: 12/11/2021 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, ----------- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında.
Dava konusu ----------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km’si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinde dava konusu kazadan dolayı SBM-TRAMER hasar kaydı bulunacağı hususu ve hasar alan parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 12/11/2021 tarihli kazaya ait hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir)KTK.m.90’da yer alan “ve genel şartlar”da ifadesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup.
Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede.
Dava konusu ---------- plaka sayılı ---------- marka/tip, -------- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. El piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. El piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 10.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında.
(10.000,00 TL Değer Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 10.000,00 TL olabileceği, KAZANÇ KAYBI YÖNÜNDEN:Dava konusu aracın hasar-onarımı için gereken makul sürenin 7 gün olabileceği, bu süre zarfında davacı tarafın aracını kullanamamaktan doğan net zararının (Kazanç Kaybı) kaza tarihi itibariyle 3.010,00 TL olabileceği, kusur oranı dikkate alındığında.
(3.010,00 TL Kazanç Kaybı Tutarı x %100 Kusur oranı) 3.010,00 TL olabileceği, Tarafınca teknik yönden araçta oluşan hasarın onarımı için gereken makul süre tespit edilerek, hasarının onarımı süresinde kullanılamamasından dolayı oluşan net kazanç kaybı hesaplaması yapılmış olup, Mahkemece, duruşmada davacı asilden sorulması üzerine; “ben iki hafta boyunca kazadan sonra çalışamadım, bu sebeple kazanç kaybı talebimiz vardır” şeklinde beyanı bulunmakta olup, dava dilekçesi içeriği de dikkate alındığında.
Davacının tedavi gördüğü zaman diliminde, tedavi nedeniyle aracın kullanılamamasından kaynaklı oluşan kazanç kaybı ile ilgili değerlendirmenin uzmanlık alanı dışında kaldığı, kanaati bildirilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 23/08/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 12.369,86 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı bedeli, 3.010 TL kazanç kaybı bedeli ve 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 30.379,86 TL'ye artırmış, ıslah harcı yatırılmış ve ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli olduğu, mahkememizce aldırılan 29/01/2024 tarihli kusur ve 31/07/2024 tarihli hasara dair bilirkişi raporlarının gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı bu doğrultuda davacının ----------- plakalı motosikletindeki hasar bedelinin 12.369,86-TL , değer kaybının 10.000,00-TL ve kazanç kaybının ise makul tamir süresi 7 gün olmakla beher gün için 430,00-TL bedel ile toplam 3.010,00-TL olduğunun mahkememizce de kabul edildiği,
bu bedellerden davalı sigorta şirketinin %100 kusurlu olan ---------- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak, diğer davalılar gerçek kişilerin ise kusurlu aracın maliki ve sürücüsü olarak sorumlu oldukları, manevi tazminattan ise sadece davalı gerçek kişilerin sorumlu olduğu, dava öncesi davacının davalı sigorta şirketine başvurduğu ve başvurusunun 03/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği 8 iş günü sonrası olan 14/01/2022 tarihinin davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olduğu,
sigortalı aracın ticari araç olduğu bu sebeple hükmedilecek faizin nevisinin de avans faizi olacağı mahkememizce değerlendirilmiş, manevi tazminat yönünden ise her ne kadar davacının cismani olarak dosyaya yansıyan bir zararı olmasa da davacının aracının hiç kusuru olmadığı halde hasarlandığı, davacının meydana gelen kaza sebebiyle cismani zararı olmasa da elem, ızdırap ve acı duyacağının izahtan vareste olduğu,
davacının kazanın meydana gelmesinde kusursuz oluşu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği lakin haksız fiili de özendirmeyecek derecede olmasının elzem olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve manevi tazminat talebi davalı gerçek kişiler yönünden tam kabul edilerek 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, her ne kadar kısa kararda sehven 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de dava dilekçesinin netice-i talep kısmında manevi tazminat olarak 5.000 TL talep edildiği,
bu husus açık yazım hatası olmakla tashih hükümleri çerçevesinde mahkememizce resen düzeltilebileceği anlaşılmış, gerekçeli kararda ''B-Manevi Tazminat İstemi Yönünden; kısmı 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ----------- ve --------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde tashih edilmiş ve açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
KARAR HARCI
2-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 1.733,69-TL harçtan, davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin harç olarak yatırılan 332,50-TL, ıslah harcı olarak yatırılan 189,00-TL olmak üzere toplam 521,50-TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 1.212,19-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu karar harcının davalılar ----------- ve ----------- tahsili ile hazineye irad kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
4-Maddi tazminat yönünden, davacı yararına belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden, davacı yararına belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ---------- ve ------------ tahsili ile davacıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ,
6-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 332,50-TL peşin harç ve 189,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 602,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 2.345,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura ücreti ve 1.486,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.331,25-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------ BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/10/2024
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/391, K. 2024/791, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama