KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/306
- Karar No
- 2025/737
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/306 Esas
KARAR NO : 2025/737
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/04/2025
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davalı şirketin gönderdiği malzemeler ile -------- ait ürünleri hazır edip teslim etme hususunda anlaştıklarını, iş bitiminde davacı tarafından yapılan iş karşılığı olarak toplam 791.861,94 TL faturalandırıldığını, tarafların anlaştıkları şekilde kargolamanın yapılmadığını, davalının bir kısım ödemeyi yapmadığını, sonuç olarak; davalının olan ------- İcra Müdürlüğü’nün --------- esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet davalıya yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin icra takibine yönelik yetki itizarında bulunduğunu, itirazın--------İcra Müdürlüğü tarafından kabul edildiğini, yetki itirazının kesinleşmediğini ancak yetki meselesi çözümlenmeden itirazın iptali davasının açıldığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan usulden reddini talep ettiklerini, yetkili icra dairesinin --------- İcra Daireleri olduğunu, davacı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, ürünler için yapılacak ödemenin -------- firmasını gerçekleştirmiş olduğu denetleme işleminden sonra muaccel olacağını,
sözleşmede kararlaştırılan ürünlerin denetleme aşamasından geçemediğini bu nedenle söz konusu ürünler için -------- firmasına indirim yapılmak zorunda kalındığını ve bu indirim tutarının 110.339,00 TL olduğunu, kalite problemleri nedeniyle yine ------- firması tarafından müvekkili şirkete 413.010,00 TL reklamasyon faturası düzenlendiğini, ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan 10/05/2024 tarihinde teslim edilemediğini, bu gecikme nedeniyle müvekkiline 123.630,00 TL gecikme cezasının kesildiğini,
müvekkili şirketi ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmede tüm bu olumsuzlukların fason üretim firmasına yöneltileceğinin açıkça kararlaştırıldığını, bu kapsamda davalı şirket aleyhine 200.000,00 TL tutarında reklamasyon faturasının düzenlendiğini, takibe dayanak faturaya ilişkin müvekkili şirketi tarafından 24/05/2024 tarihinde 300.000.00 TL, 07/06/2024 tarihinde 370.000,00 TL olmak üzere toplamda 670.000,00 TL ödeme yapıldığını, ürünlerin denetleme aşamasından geçememesi sebebiyle de fatura bakiyesinin ödenmediğini, müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu 08/04/2024 tarihli fatura nedeniyle müvekkili şirketin alacaklı konumda olduğunu,
sonuç olarak; davanın açıldığı tarih itibarıyla geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, davacı hakkında takip konusu alacak olan 121.861,00 TL'nin %20'sinden az olmak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir.
Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir ------- İcra Müdürlüğü'nün-------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 121.861,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 02/0/8/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği,
davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Kanunda yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin (icra dairesinin) kabul edilmiş olması halinde, yetkili mahkemenin (icra dairesinin) belirlenmesinde seçim hakkı davacıya ait olup, davacı kanunda öngörülen yetkili mahkemelerin (icra dairesinin) birisinde davasını açabilir.
Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; takip alacaklısı şirketin merkezinin ---------, takip borçlusununkinin ise --------- olduğu, takip borçlusu tarafından hem borca hem de yetkiye itiraz edildiği, icra dairesinin takibi durdurduğu; yetki itirazı neticelendirilmeksizin Mahkememizde işbu itirazın iptali davasının açıldığı, tarafların merkezlerinin bulunduğu yer itibariyle Mahkememizin yetkili olmadığı; borçlu bakımından yetkili yerde başlatılmış olan usulüne uygun bir takip bulunmaması sebebiyle davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/306, K. 2025/737, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama