KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/988
- Karar No
- 2026/217
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/988
KARAR NO : 2026/217
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 24/10/2025
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tavukçuluk ekipmanları üretimi ve ticareti ile uğraşan Türkiye'nin yerli üreticisi sıfatıyla sektörde çok önemli bir konuma sahip olup ürettiği ürünleri 50'den fazla ülkeye ihracat yaptığını, davalı ....’den başka bir tüzel kişilik olan ----- firması, müvekkilin bu itibarından ve müşteri çevresinden yararlanmak suretiyle Türkiye’de üretim ve ticaret yapma isteğini bildirmiş;
müvekkil ile ------ firması ile distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, müvekkil, bir yandan kendi ürünlerini üreterek satarken, diğer yandan, ------ firmasının ürünlerinin de dağıtıcılığını yapmaya başladığını, Türkiye piyasasında müvekkilden yararlanmak isteyen ------ şirketlerinden Davalı .... ile müvekkilin ortak olduğu bir anonim şirket kurma konusunda anlaşmış ve bundan böyle üretim ve satışın bu şirket tarafından gerçekleştirilmesi hususunda mutabık kaldıklarını,
ancak bu şirket müvekkilin ------ ortağı olan Davalı ....’nin Türkiye’de üretim ve ticaret yapmak istemediğini bildirmesi üzerine hiçbir zaman faaliyete başlayamamış 06/10/2015 tarihli tasfiye kararı ile ticaret sicilinden terkin edildiğini, dava dışı ------ şirketi tarafından, anlaşılamaz biçimde müvekkilin distribütörlük sözleşmesi bir e-posta ile feshedildiğini, aynı tarihlerde müvekkili şirket çalışanı ...in şirketten ayrılma talebinde bulunmuş ve şirketten ayrıldığını, davalıların, müvekkilinin müşterilerinin müvekkilden mal almaması,
tersine kendilerinden mal almasını temin etmek ve kendilerini ön plana çıkarmak için, müvekkilin ürettiği ve sattığı ürünlerin, müşterilere gönderilen ve telefonla yahut işyerlerine gidilerek beyanda bulunulduğu gibi, haksız rekabet oluşturan malların üretim ve satışı olmadığını bilmesine rağmen bunu gizleyerek, müvekkilin ürünlerinin özellikleri ve yararları konusunda müşterileri yanılttığını, bununda haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilinin zarar uğramasına sebep olduklarını iddia ile; davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiği hususunun tespitine, haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına,
haksız rekabet sonucunu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesine, giderleri davalılara ait olmak üzere kesinleşen kararın en yüksek tiraja sahip 5 ulusal gazetede ilanına, müvekkilin daha fazla ve geri dönülemez biçimde zarara uğramamasını teminen, Davalıların haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemlerine son verilmesi, önlenmesi, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması ve yanlış ve yanıltıcı beyanlarının düzeltilmesine tedbiren karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhine kesinleşmiş yargı kararı bulunan davacının bir mahkeme kararının öğrenilmesini haksız rekabet olarak nitelemek suretiyle açtığını işbu hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; haksız rekabetin tespiti, haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, haksız rekabet sonucunu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesine ilişkindir.
Davacı vekilinin 02/03/2026 tarihli feragat dilekçesini sunmuş olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir.Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragate ilişkin hükümler 6100 sy. HMK md. 307 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre;
Feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. ( HMK md. 309)Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. (HMK md.312)
Feragat ve kabulün zamanı başlıklı HMK md. 310'te düzenlendiği üzere; "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Davacı vekilinin 02/03/2026 tarihli dilekçesi ile işbu davadan feragat ettiklerini bildirdiği ve vekaletnamesinin incelenmesinden davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda değinilen Yasa hükümleri doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/988, K. 2026/217, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama