KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/148
- Karar No
- 2026/158
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/148
KARAR NO : 2026/158
DAVA
Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 30/01/2025
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- inşaat alanında birçok büyük başarılı proje gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmekte olan ülkemizin önde gelen firmalarından olduğunu, bu suretle de müvekkili şirketin markası, herkes tarafından bilinmekte ve kamuoyunda güven uyandırdığını, bu anlamda, markasını korumak adına, müvekkili şirket, türk patent enstitüsü’ne müracaat ederek “----” markasını, kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafından müvekkilinin tescilli ticari unvanı olan tanınmış,
özel korumalı "----" markasının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığını tespit ettiklerini, davalı, ------” isimli firmasıyla müvekkilinin kamuoyundaki tanınmışlığından istifade etmek suretiyle müvekkil şirket adına tescilli markaya tecavüz gerçekleştirdiğini, davalı tarafın mersis ve ağrı ticaret odası kayıtları incelendiğinde müvekkil şirketin ticari unvanına tecavüz oluşturacak şekilde kayıt edildiğinin görünmekte olduğunu iddia ile müvekkili firmanın tescilli marka olan ticari unvanına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklı kalmak kaydıyla,
davalının ticari unvanının ticaret sicil kaydından terkinini, mahkeme aksi kanaatte ise davalının ticari unvanından " -----" ibaresinin SİLİNMESİ, davalının "------" ibaresini kullanmasının önlenmesi ve yasaklanmasına, giderleri davalıya ait olmak üzere kararın gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ----- Ticaret Odasına kayıtlı olup, ana faaliyet alanının hazır beton imalatı olduğunu, davacı şirket, ticari unvan benzerliği nedeniyle iltibas (karışıklık) oluştuğunu iddia etmekte, ancak her iki şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi tüketiciler nezdinde herhangi bir karışıklığın oluşmasının mümkün olmadığını, ---- Gazetesi'nden alınan verilere göre “-----” ibaresini içeren onlarca farklı firmanın ticaret hayatında aktif olarak faaliyet göstermekte olduğunu, ayrıca, davacı şirket Anonim Şirket statüsündeyken,
davalı şirketin Limited Şirket statüsünde olduğunu, buda her iki firmanın hukuki yapı ve organizasyon bakımından farklılık gösterdiğini ortaya koymakta olduğunu, davalı şirketin---- Bölgesi'nde faaliyet gösterdiğini ve hazır beton hizmeti verdiğini, davacı şirketin -ise ---- merkezli ve büyük ölçekli inşaat projeleri yürüttüğünü, davacının kötü niyetli iddialarının geçersiz olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; ticaret unvanı aleyhine tecavüzün tespiti, unvanın kullanılmasının yasaklanması ve ticaret sicilinden silinmesi istemlerine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde, davanın ilk olarak mahkememizin ---- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda -----.
Sayılı 21/10/2025 tarihli karar ile "Davanın KABULÜ ile, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- sicil sıra numarasında kayıtlı -/---- ticaret unvanından ----- ibaresinin SİLİNMESİNE, davalının söz konusu ibareyi kullanmasının önlenmesine," karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda;---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesinin ---- Sayılı 05/02/2026 tarihli kararı ile "Davacı tarafça dava dilekçesinde davalıya karşı tescilli markalarından kaynaklanan haklarının da ileri sürüldüğü,
marka hakkı ve marka hakkının ihlali teşkil eden fiiller ile marka sahibi tarafından açılabilecek davaların 6769 Sayılı SMK'da düzenlendiği, SMK 156. Madde de, bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin fikri haklar hukuk mahkemesi ile fikri haklar ceza mahkemeleri olduğunun düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İhtisas mahkemesinde bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunan davaların ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden, mahkemece davacı tarafça ileri sürülen ve dayanılan sebepler göz önüne alınarak ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediğinden," hükmü gereğince mahkememiz kararın kaldırılmasına karar verilmiş olmak dosya mahkememizin ------ esasına kaydedilmiştir.
Görev hususu, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağından kesin olan istinaf mahkemesi kararı uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine, görevli mahkemenin ------ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu yönünde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/148, K. 2026/158, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama