KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/63
- Karar No
- 2025/42
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/63
KARAR NO : 2025/42
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2021
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının 16.02.2019 tarihinde müvekkili şirkete başvurarak öncelikle müvekkili şirketin markası, mağaza dizaynı ve know-how vb. ile ilgili olmak üzere görüşme talep ettiğini, yapılan görüşme sonrasında mutabakata sağlanarak 06.03.2019 tarihinde “-----” markasının ------ adresinde davalının tayin ettiği adreste davalı tarafından 5 yıl boyunca kullanılmasını ve benzeri hak ve yükümlülükleri içeren “Franchise Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini,
ancak davalı tarafın sözleşmesel yahut yasal olarak hiçbir dayanak öne sürmeden ihlale yöneldiğini, mağazasını açmamaya ve müşteri şikayetlerine neden olmaya başladığını, devam eden süreçte ödemelerinde temerrüde düştüğünü ve icra takibine sebebiyet verdiğini ve öncesinde mağazasında sürdürme yükümlülüğü bulunan faaliyetlerini tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı şekilde sonlandırdığını, davalının müvekkilinden aldığı malzemeler ile bir kısım ödemlerinde temerrüde düşmesi nedeniyle hakkında ----- İcra Müdürlüğü'nün----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borcun davalı tarafından ödenerek dosyanın kapatıldığını,
davalının sözleşmeyi ihlale yönelen davranışlarının çekilmez hal alması nedeniyle müvekkili tarafından 04.08.2020 tarihinde -----.
Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilk olarak ihlal edilen sözleşmesel yükümlülükler ile ödemelerin davalının kendisine hatırlatıldığını, işbu sözleşmeye aykırılığın giderilmesi amacıyla 15 günlük süre tanındığını, tüm bu süreler içerisinde ahde vefa ilkesine aykırı olarak ihlalini sürdüren davalıya durumun hal ve koşulları gereği yeterli süre tanınarak beklenildiğini ancak kötü niyetli tutumun sürmesi nedeniyle 06.10.2020 tarihinde ----Noterliğinin ------ numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, feshin haklı olduğunu,
davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kötüniyetli tutumlarına karşılık müvekkilinin iyiniyetli olarak reklam ve tanıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davacının sözleşmeye güvenerek yükümlülük altına girdiğini, davalının haklı nedenle fesihten dolayı cezai şart, olumlu zarar/mahrum kalınan kardan sözleşme kapsamında sorumlu olduğunu beyanla, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL cezai şart,
3.000TL mahrum kalınan karın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 25/03/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Sözleşmeyi ihlal eden tarafın davalının olmadığını, diğer hususlarda sorunların kaynağının davacı şirket olduğunu, davalı gibi onlarca kişinin mağdur olduğunu, zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı günden bu yana müvekkilinin sözleşmede ve dava dilekçesinde belirtildiği şekilde bir destek almadığını, davacının dönemin gerektirdiği rekabet şartlarına ayak uydurmaması ve gerekli yenilikleri yapmaması sonucu zarara uğradığını, davacının adresinin görüleceği üzere plaza olduğunu, fabrikanın olmadığını, kendisinin dahi bu işi bıraktığını,
yaklaşık 100 kişiye yakın işbu davaları açarak ne kurtarsam kardır mantığı ile bu davaların ikame edildiğini, davacının pazarlamaya yönelik yeni ürün ve satış yolları geliştirmediği, gerekli yatırım ve tanıtımları yapmadığını, davacının müvekkili de dahil olmak üzere pek çok şirkette dava ve takip açtığını, bu şekilde ihmalkarlığının sonucu olan zararı isim hakkı verdiği esnaf ve tacirlerden aldığı tazminatlarla karşılama yoluna gittiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen tanıtım ve reklamların yetersiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğini, dolayısıyla cezai şart talep edemeyeceğini,
davacının denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bununla birlitke şubelerde bulunması gereken demirbaşlar ve ürünlerin piyasa fiyatının çok üzerinde fahiş fiyatlarla müvekkiline satıldığını, müvekkilinin bu ürünleri almak zorunda bırakıldığını, isim hakkı tanına şubelerde belli bir standardın sağlanmadığını, şubelerin asıl iş konusu olan lokma ürünleri satmaya zorlandığını, müspet zararın söz konusu olmadığını, müvekkilinin zarar ettiği bilinmesine rağmen ödeme talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme şartları incelendiğinde müvekkiline ağır sorumluluklar yükleyen maddelerin yer aldığının görüleceğini,
tarafların sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğunun söylenemeyeceğini, diğer bir ifade ile Anayasa'nın ve BK'nun anılan hükümleri gereğince sözleşme özgürlüğünün sınırlarının çizildiğini beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacı ile davalı arasında akdedilen franchise sözleşmesi kapsamında davalının yükümlülüklerine yerine getirip getirmediği, davacının sözleşmeye feshetmesinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, haklı bir nedene dayanıyor ise davacının sözleşmenin sona ermesi nedeniyle mahrum kalınan karı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ve davacının cezai şart talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise ne kadar cezai şart talep edebileceği olup olmadığı noktasındadır.
Mahkememizden verilen 20/12/2024 tarih ve ---- Esas ---- sayılı kararı ----- Bölge Adliye Mahkemesi --------. Hukuk Dairesi 'nin 03/03/2025 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, ---Esas numarasını almıştır.
----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin 03/03/2025 tarih ve ---- Esas ----- Karar sayılı ilamıyla Somut uyuşmazlıkta, davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğinden haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, cezai şart ve müspet zararının tazminini talep ettiğinden, sözleşme gereğince davacının “ -----” markasından kaynaklı bir ihlal iddiasında bulunmadığı, davalının işyerini açmadığı, müşteri şikayetleri geldiği ve ödemelerini aksattığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla, yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek,
bu hususun HMK 1., 114/1-c Maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun HMK 355. maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına,
dosyanın görevsizlik kararı verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Tüm dosya kapsamı, deliller, Mahkememizden verilen 20/12/2024 tarih ve ---- Esas ---sayılı kararı ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi 'nin 03/03/2025 tarih ve ---- Esas ------ Karar sayılı dikkate alındığında, davanın taraflar arasında düzenlenen franchise sözleşmesinden kaynaklı davacının sözleşme edimlerini yerine getirmediğinden bahisle haklı sebeple fesih iddiasına dayalı cezai şart ve müspet zararın tanzimine ilişkin olduğu,
dava konusunun davacının markasından kaynaklı ihlale ilişkin olmadığı, tamamen sözleşme koşullarının yerine getirilmemesine ilişkin olduğu anlaşıldığından görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, mahkememize görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın HMK' nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN
REDDİNE, HMK 20. Madde uyarınca dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize müracaat edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ---- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ' ne gönderilmesine,Aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına,
Yargılama harç ve giderlerinin HMK'nun 331/2.maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/63, K. 2025/42, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama