KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/743
- Karar No
- 2025/277
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
Karar Metni
2.100 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/743 Esas
KARAR NO : 2025/277
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı arasında 02.03.2021 tarihli KVK danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi akdedildiğini ve yürürlüğe girdiğini belirterek müvekkil davacı şirketin ilgili sözleşme gereği olan tüm yükümlülüklerini gereği gibi ifa ettiğini danışmanlık hizmetini eksiksiz olarak sunduğunu, buna karşın davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin usulüne uygun fesih ihbarda bulunmaksızın sözleşme ilişkisini sona erdirdiğini, sözleşmenin devamını ve edimlerinin ifasını engellediğini, arabuluculuk görüşmesi neticesinde uzlaşma sağlanamadığını bu sebeple dava açma gereğinin hasıl olduğunu belirtmiş,
sözleşmenin 6.maddesi uyarınca sözleşmenin 1 yıllık süreyi kapsadığını bitime iki ay kala noter aracılığıyla fesih bildiriminde bulunulmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarda bir yıl daha otomatik uzadığını belirterek davalı tarafın sözleşmenin fesih şekline ve müddetine riayet etmeksizin sözleşme ilişkisini sona erdirdiğini, bu yönüyle sözlü yapılan bu sözleşmeyi sona erdirmenin geçerli niteliğinin bulunmadığını, bunun ihtarname ile davalıya bildirdiğini, bu doğrultuda sözleşmenin 6. Maddesi gereği bir yıllık sözleşme ücretinin toplam muaccel hale geldiğini,
KVK danışmanlık bedeli ve denetim hizmetinin 15.000 TL + KDV olarak belirlendiğini ve müvekkil şirketin bu ücretten mahrum kaldığını, fazlaya dair haklar şimdilik saklı kalarak 1.000,00 TL kâr mahrumiyetinin sözleşmenin otomatik olarak uzadığı ancak davalının sözleşme ilişkisine devam etmeyerek temerrüde düştüğü 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile tazmini talep ederek haklı davanın kabulüne,
sözleşmenin haksız ve usule aykırı feshi nedeniyle müvekkilin zarar ve ziyana uğraması hak edişlerinden mahrum kalması ve kar mahrumiyeti yaşaması sebebiyle sonradan artırılmak üzere 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte şimdilik 1.000 TL vekalet ücreti dahil yargılama giderinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, 7.620,82 TL'nin ve 9.007,34 TL kar kaybının dava tarihi itibari ile işleyecek yasal faiz miktarı hesaplanarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun uygulamaları kapsamında danışmanlık Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini davacı şirketin danışman sıfatı olduğunu kanun uyarınca alınması gereken tedbirlerin tespiti, işlemlerin ve süreçlerin tanımlanması ve yönetilmesi,
bilgi, belge ve dokümanlarda yapılması gereken revizyonların tespiti, konuyla ilgili raporların hazırlanması ve müvekkil şirkete sunulması eğitimlerin verilmesi vb. konularda müvekkil şirketin ilgili kanuna uyumunun sağlanması edimini yüklendiğini, ancak sözleşmede belirtilen ve yukarıda özetlenmeye çalışılan iş ve işlemlerin hiç birisi davacı şirket tarafından yerine getirilmediğini, davanın tutarı belli iken belirsiz alacak davası şeklinde dava ikame ettiğini bu nedenle davanın reddini, bununla birlikte davacı şirketin sözleşme feshi nedeniyle uğradığı zarar kalemlerinin ne olduğunu, nasıl kâr mahrumiyeti yaşadığını açıklamadığını,
davacı şirketin sözleşmedeki sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin davacı ile arasındaki sözleşmesel ilişkiyi ---------- Noterliği ------------ Yevmiye numaralı ve 08.07.2022 tarihli ihtarnamesiyle feshettiklerini, davacı tarafın sözleşmesel edimleri yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek haksız davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksunluktan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 02.03.2021 sözleşme, --------- Noterliğinin ---------- yev. Nolu Keşidecisi ---------Ş. Muhatap ------------Şti. Olan 15.06.2022 tarihli, 22.06.2022 tebliğ tarihli ihtarname, Ticari defter ve Kayıtlar,Bilirkişi Raporları:Mahkememizce dosyanın bir mali müşavir bir nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, alınan 28/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin 2021 - 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Davalı şirketin 2021 - 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B- Davacı Alacağı Yönünden:
Taraflar arasındaki sözleşmenin temelinde vekalet ediminin yer aldığı, TBK m. 512 hükmünün sözleşmeye uygulanmasının mümkün olduğu, davalı tarafın tek taraflı ve ileriye etkili şekilde sözleşmeyi sona erdirmiş olduğu, dolayısıyla davacının 5 gün 5 aylık ücret talep edebileceği, bu alacağın KDV dahil 7.620,82 TL olarak hesaplandığı,
Sayın Mahkemece TBK m. 512 hükmünün emredici olmadığı ve tarafların sözleşmede bu hükmün aksine düzenleme yapmış oldukları sonucuna varılacak olursa davacının bir yıllık sözleşme bedelini davalıdan talep edebileceği,
Tek taraflı sona ermenin uygun olmayan zamanda kullanıldığı sonucuna varılacak olursa davacının olumsuz zararlarını talep edebileceği, bu zarar kaleminin ispata muhtaç olduğu, yoksa ifa menfaatinin talep edilmesinin mümkün olmadığı,
Taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından değil davalı tarafından sona erdirilmiş olduğundan sözleşmenin 7. Maddesinin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı,
C- Faiz: Sayın mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm tesis etmek istemesi halinde davalının sözleşmeyi sona erdirme tarihi olan 8.7.2022 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği"Yönünde rappor tanzim edilmiştir.Rapor taraflara tebliğ edilmiş, dosyanın daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlemesine karar verilmiş, alınan 02/07/2024 tarihli raporun sonuç kısmında," Kök raporda yapılan değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu,
sözleşmenin kendiliğinden yenilenip davalı tarafından haksız yere feshedildği 03.02.2022 - 08.07.2022 155 günlük tarih aralığındaki döneme karşılık gelen 7.620,82 TL'lik kısmını vekâlet sözleşmesi kapsamında talep edebileceği, fesih sonraki bir yıldan kalan 210 gün için ifaya ilişkin menfaatin talep edilemeyeceği,Sayın mahkemenin,
sözleşme uzmanı heyet üyesi bilirkişinin görüşünün aksine taraflar arasında geçerli KVKK danışmanlık sözleşmenin davalı tarafından haksiz feshi sonrası sözleşmenin 6.maddesindeki kendiliğinden bir yıl yenilenir hükmü gereği kendiliğinden yenilenen sözleşmede 17.700 TL KDV dahil / Yıl bedelin 03.02.2022- 08.07.2022 tarihleri arasındaki 155 gün işleyen dönemden sonra 08.07.2022 fesih tarihinden 03.02.2023 tarihine kadarki sözleşmenin işlemediği fesih sonrası dönemdeki 210 günün ücreti de talep edebileceği yönünde hüküm tesis etmesi halinde.
08.07.2022-03.02.2023 tarih aralığındaki dönemde Kalan 10.079,18 TL (17.700-7.620,82) hizmet bedelinden sözleşmenin kalan bölümünde yapılması gereken 1.071,84 TL zorunlu masrafların tenzili ile davacının 9.007,34 TL kâr kaybına da ilave olarak talep edebileceği"
Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında 02/03/2021 tarihinde KVK danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin davalı şirket tarafından sona erdirilmesi nedeniyle davacı tarafın zarar uğradığı iddiasıyla açılan tazminat davasıdır.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki 02.03.2021 tarihinde KVK danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin davalı şirket tarafından sona erdirilmesinin haklı olup olmadığı ve buna göre davacı tarafın kar mahrumiyeti zarar ziyan, hak ediş talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre; davacının KVKK kapsamında davalıya teknik ve idari konularda danışmanlık yapmayı ve raporlar düzenlemeyi borçlandığı, davalının ise bedel ödeme borcu altına girmiş olduğu, Sözleşmenin taraflara yüklediği edimler nazara alındığında sözleşmenin temelinde TBK m. 502 vd. anlamında vekalet sözleşmesi olduğu, sözleşmenin 03.02.2021 tarihli olduğu, sözleşmenin 6. Maddesinde sözleşme süresine iki ay kala taraflardan birince sözleşme sona erdirilmedikçe sözleşmenin aynı şartlarda bir yıl daha uzayacağının düzenlendiği,
Taraflar arasındaki sözleşmenin 03.02.2022 tarihine iki ay kala davacı ya da davalı tarafça sonlandırılmadığı, Bu nedenle sözleşmenin birinci yılın sonunda 03.02.2023 tarihine kadar uzadığının kabul edileceği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defteri üzerinde yapılan incelemede;Davacının 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine, TMS standartlarına uygun tutulduğu,Davalının 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine, TMS standartlarına uygun tutulduğu, 02.03.2021 tarihli “KVK Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi” kapsamında İlk yıl için, 02.03.2021-01.03.2022 dönemini kapsayan faturanın KDV dahil 17.700 TL olduğu,
Davacı şirket ve Davalı Şirket defter kayıtlarına göre, davacı tarafın 17.700,00 TL alacaklı olduğu ve defter kayıtlarının birebir örtüştüğü, bakiyeyi oluşturan faturanın E fatura olduğu davalı defterinde kayıtlı olduğu ve herhangi bir iade/ itiraz/ İptale rastlanmadığı, tarafalar arasında geçerli olan sözleşmenin 6.maddesi hükmü gereği ilk yıl için 02.03.2022 tarihinden iki ay öncesinde tarafların fesih talebi olmayıp sözleşme 2.yıl için 2.3.2023 tarihi sonuna kadar uzadıktan sonra davacı ikinci yıl faturasın 02.04.2022 tarihinde KDV dahil 17.700 TL olarak tanzim ettiği, bu fatura iki tarafın defterinde de kayıtlı olduğu,
davalı tarafından ödenmediğinden, her iki tarafın defterlerine göre; davacı aynı tutar kadar alacaklı, davalı ise aynı tutar kadar borçlu olduğu, Davacının 15.06.2022 tarihinde davalı tarafa keşide ettiği ihtarname ile davalının TBK m. 106 anlamında yapması gereken bir takım ifaya hazırlık fiillerini yerine getirmekten kaçındığı, için davacının, alacaklı temerrüdüne düştüğü ihbar ettiği, Davalının cevap dilekçesinde 08.07.2022 tarihinde -----------Noterliği ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini ispat etmesi gerektiğini savunduğu,
ihtarnamenin dosyaya sunulmadığı, davacının söz konusu ihtarın kendisine tebliğ edilmediğine ilişkin bir cevap vermediği, bu ihtarın davacının kabulünde olduğunun anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. TBK m. 512 uyarınca “Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir.
Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür” hükmünün düzenlendiği, bu hükme göre sözleşmenin sona erdiği hallerde sözleşme ileriye etkili şekilde sona erecektir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin bedeli yıllık 15.000 TL' dir. sözleşmenin 03.02.2022- 08.07.2022 tarihleri arasında devam ettiğinin kabulü halinde davacı taraf 5 ay 5 günlük ücret talep edebileceği, Bu ücretin 7.620,82 TL. olacağı, sözleşmeyi sona erdirme hakkının uygun olmayan bir zamanda kullanılması halinde bir zararın ortaya çıkması muhtemel olduğu, bu zararın ise taraflar arasındaki sözleşmenin devam edeceğine ilişkin olan inancın boşa çıkarak vekâlet sözleşmesinin beklenmeyen bir zamanda sona erdirilmiş olmasından kaynaklanan olumsuz zarar olduğu, ancak davacı tarafın olumsuz zararlarını ispatlayacak delil sunulmadığı,
TBK m. 512 hükmünün emredici olup olmadığının yani bu hükmün aksine bir düzenleme yapılıp yapılamayacağı doktrinde tartışmalı olduğundan bu hükmün aksine bir düzenleme yapılmasının mümkün olduğunun mahkememizce kabul edilmektedir.
Davacının haksız sona erme nedeniyle uğradığı kâr mahrumiyetinin de tazmin edilmesini talep ettiği, Vekalet sözleşmesinde sözleşmenin tek taraflı sona erdirilmesinin mümkün olduğu düzenlenmişse de söz konusu irade beyanı uygun olmayan zamanda kullanılmışsa sözleşmeyi sona erdiren tarafın diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunun düzenlenmiş olduğu,
Sözleşmenin uygun olan bir zamanda sona erdirilmesiyle vekâlet verenin uğramayacağı zararların tazmini yükümlülüğü söz konusu olacağı, Bu zararlar, taraflar arasındaki sözleşmenin devam edeceğine ilişkin olan inancın boşa çıkarak vekâlet sözleşmesinin beklenmeyen bir zamanda sona erdirilmiş olmasından kaynaklanan zararlar olup tazmini gereken zarar, olumsuz zarar olduğu,
Dolayısıyla vekil bakımından uğranılan zararlar sözleşmenin ifası için yapılan ama sözleşmenin sona ermesinden dolayı elverişliliğini kaybetmiş giderlerin olacağı, yoksa sözleşmenin sona ermesi yüzünden ifaya olan menfaatin, eş söylemle kâr mahrumiyetinin talep edilmesinin mümkün olmayacağı kabul edilmiştir.Dava konusu sözleşmede; " madde6.Süre ve Fesih Danışmanlık Hizmeti sunulan sözleşmenin imzalanması ile başlar ve sonrasında bir yıllık süreyi kapsar.
Ve bu süre içerisinde ara denetim faaliyeti yönetilir. Taraflardan biri sözleşmenin bitimine en az iki ay kalan birbirlerine noter kanalı ile sözleşmenin fesh edileceğini bildirmekle mükelleftir. Aksi takdirde sözleşme bir yıl daha otomatik olarak uzar.7.a Ücretlendirme: Veri sorumlusu KVK danışma bedeli ve bir denetim hizmeti bedeli olarak 15.000,00 TL (onbeşbin) TL+ KDV danışmama şartsız koşulsuz, sözleşme imzalanması ile ödeyeceğini kabul eder.
Sözleşmenin imzalanması ile birlikte danışmanlık süreci başlamıştır." şeklinde düzenlenmiş olduğu, Bu hükümlere göre; veri sorumlusu tarafından sözleşme erken bir tarihte sona erdirilecek olursa kalan sözleşme bedelinin ödenmesinin zorunlu olduğuna işaret eden ifade yer almadığının anlaşıldığı, Davacının sözleşmede yer alan %2 temerrüt faizini ve %5 ihtilaf tazminatını talep ettiği, Sözleşmenin 7. Maddesine göre sözleşme bedeli sözleşmenin imzalanması ile muaccel hale geldiği,
davalının temerrüdü ise davacıya fesih hakkı vermekte, feshe dayalı olarak davacı taraf muaccel alacak üzerinden %2 temerrüt faizi ile %5 ihtilaf tazminatına (ifa yerine ceza koşulu) hak kazandığı, Davacı tarafın sözleşmeye ilişkin faturayı davalıya göndermiş (Nisan 2022), davalı tarafça ödeme yapılmamış olmasına rağmen 15.06.2022 tarihli ihtarda davacı taraf sözleşmeyi sona erdirmeksizin davalıdan ödemenin yapılmasını istediği, davacının bu ihtarından sonra sözleşmenin davalı tarafça sonlandırıldığı,
dolayısıyla, davacı tarafın sözleşmeyi sona erdirmesinin sonuçlarına ilişkin düzenlenmiş hükmünün somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.Sözleşmenin kendiliğinden yenilenip davalı tarafından haksız yere feshedildği 03.02.2022 - 08.07.2022 155 günlük tarih aralığındaki döneme karşılık gelen 7.620,82 TL'lik kısmını vekâlet sözleşmesi kapsamında talep edebileceği, fesih sonraki bir yıldan kalan 210 gün için ifaya ilişkin menfaatin talep edilemeyeceği anlaşılmakla.
7.620,82 TL'lik tazminatın 08.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/743, K. 2025/277, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama