KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/751 - 2025/316
- Esas no
- 2022/751 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/316
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/02/2022
- Esas-karar no
- 2019/228 E 2022/79 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 24/03/2025
Karar Metni
1.661 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ve ihbar olunan şirketten çekiciyi satın aldığını, 21/06/2016 tarihinde davalı şirketin ... fabrikasında teslim alındıktan sonra araca dorse hortumu taktırılarak davacının Yunak ilçesindeki evinin avlusuna park edildiğini, ertesi sabah aracın park halinde iken yandığını, olayın jandarma ve itfaiye müdürlüğüne ve Yunak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, sabotaj olmadığının tespit edildiğini, davalı şirkete bildirildiğini ve davalı şirketin bildiği ve müvekkilini yönlendirdikleri şirketin bayi ve servisi olan Konya'daki servise çekildiğini,
Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesince araç üzerinde tespit yaptırıldığını, araçta üretim hatasının tespit edildiğini, davalıya ihtarname keşide edilip aracın yenisi ile değiştirilmesinin istenildiğini, talebin kabul edilmediğini belirterek, davalı şirketten satın alınan aracın ... model ... plakalı çekici aracın yenisi ile değiştirilmesine,
mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsiline, davacının uğramış olduğu zararların tespiti ile her biri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile aracın kullanılamamasından dolayı şimdilik 6.000,00 TL, zarara, aracın satım ve tescilinden doğan ötv ve vergi masrafları için 2.000,00 TL, poliçe bedeli 1.000,00 TL, bankaya ödeme zorunda kalınan faizden kaynaklı zararlar için 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... A.Ş. vekili; davacı tarafından yaptırılan tespitin geçersiz olduğunu, müvekkili şirkete tebligat yapılmaksızın yokluğunda yapılan keşfin usulen hukuka aykırı olup geçersiz olduğunu, araç üzerindeki rehnin kaldırılması gerektiğini, bedel iadesi / değişim koşullarının oluşmadığını, dava dilekçesinde zarara ilişkin ileri sürülen beyanların soyut olup hukuki temeli bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; yangın sonrasında araç yetkili servise çekilmiş, yangının çıktığı bölge fotoğraflanmış, fotoğraflarda hasarın arka aks üzerindeki akü devre kesicisi ve ona bağlı akü ana besleme elektrik tesisatları bölgesinde meydana geldiği, hidrolik hortumların da bu bölge içerisinde yer aldığı ve birbirinden tamamen izole olmadığı,
dava konusu araçta yangının elektrik kablolarının izole olmasını sağlayan kablo demetlerinin dış muhafazasının deforme olması nedeniyle kablolarda kısa devre oluştuğu, kısa devre nedeniyle kablolardan aşırı derecede akım geçtiği ve kabloların yanmaya başladığı, yangının bu şekilde ortaya çıktığı, yangının çıkmasına neden olabilecek durumların değerlendirilmesinde, dava konusu aracın üretiminden kaynaklanan bir ayıbının bulunmadığı, yangının dış etken kaynaklı (tadilat, montaj) olarak ortaya çıktığı, üretim kaynaklı açık ya da gizli ayıbın bulunmadığı, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talebinin yerinde olmadığı,
feri talepler olan aracın kullanılmamasından dolayı zarar talebi, aracın satım ve tescilinden doğan ÖTV ve vergi masrafları için ileri sürülen zarar talebi, kasko ve trafik sigorta poliçe bedeli yönünden ileri sürülen zarar talebi, bankaya ödenmek zorunda kalınan faizlerden oluşan zarar talebi olmak üzere 4 kalem zarar talebi, üretim hatasından kaynaklı aynen iade davasının feri taleplerine ilişkin olmakla bu kalem taleplerin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle aynen iade, olmadığı taktirde bedel iadesi ve zarara konu alacak davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel gerekçelere dayanmadığı hükme esas alınamayacağını, park halinde iken aracın yandığını, delil tespiti raporunda araçta gizli ayıp nedeniyle aracın yandığı yargılama aşamasında alınan 22/01/2021 tarihli raporunda aynı şekilde gizli ayıbı teyit ettiğini, son raporun ise hükme esas alınamayacağını, bilimsel gerekçelere dayalı olmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen araca ilişkin mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olup olmadığı, mahkemece araç üzerinde yeniden keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından satın alınan araçta üretim hatası olduğundan bahisle aracın yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin davalıdan tahsili, aracın kullanılamamasından kaynaklı zararın tazmini isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava dilekçesinde belirtilen Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/36 D.iş sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede tespit isteyenin ... olduğu ve dava konusu çekici üzerinde meydana gelen yangın olayına sebebiyet veren ayıbın hasımsız olarak tespiti isteğinde bulunulduğu, araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Otomotiv Anabilim Dalı öğretim elemanı bilirkişiden 19/07/2016 tarihli raporun alındığı, bu raporda araçta üretim hatası olduğunun tespit edildiği, anlaşılmıştır.
Dava konusu araç üzerinde; yerinde otomotiv konusunda uzman akademisyen ile otomotiv üzerine hesap bilirkişisi eşliğinde keşfen yapılan inceleme sonucu 22/01/2021 tarihli raporunda; yangının çıkmasındaki etkenin aracın aküsü, akü ayırıcısı, akü sensörü gibi ekipmanların üzerine çok fazla güç gelmesi sonucunda meydana geldiğini, yangının çıkması esnasında sigortanın devreye girmediğinin anlaşıldığını, yangına neden olan elektriksel donanımın uygun olmaması,
akü ana şalteri açık olduğunda elektrik enerjisine bağlı kalması gereken elektrik donanımının akü ana şalteri ile elektrik bypas devresi bağlantıları, sigorta, devre kesici ya da emniyet engeli gibi fazla ısınmaya karşı korunmadığı ve sigortanın devreye girmediği gizli ayıp olarak değerlendirildiğini, elektrik tesisatı, aracın kazara alev aldığı ya da kısa devre oluşturduğu, yangın çıkması durumunda sigorta veya otomatik devre kesicilerin devreye girmediği, elektrik kablolama izolasyonunun yetersiz olduğu ve bu durumun gizli ayıp olduğu tespit ile görüş bildirilmiştir.
İtiraz üzerine, dava konusu araç üzerinde otomotiv konusunda uzman ve nitelikli hesap uzmanından oluşturulacak bilirkişilerle yeniden alınan 07/09/2021 tarihli raporda sonuç itibariyle: Davaya konu araçta yangın meydana gelmesinin ana sebebinin talimat dışı, yetkili olmayan tamirci tabir edilen yerlerde ilave donanım montajı yapılması ile, istenmeyen olayın gerçekleştiği, yerinde yapılan inceleme sonucunda üretim hatası niteliğinde bir ayıba rastlanılmadığı, kullanım hatası olarak nitelendirilebilecek hatalı ve talimat dışı müdahale nedeniyle yangının çıkmış olabileceği sonucuna varıldığı,
ilave donanımın hangi şartlarda ve ne şekilde hangi teknikler kullanılarak ve kimler tarafından yapıldığı ve teknik prosedürlere uygun yapılıp yapılmadığına ilişkin davacı tarafça herhangi bir kayıt sunulmadığı, araçtaki kısa devrenin satım anında var olan bir ayıba dayalı olduğuna dair bir sonuca ulaşmanın mümkün olamadığı, davacının aracın yenisi ile değiştirilmesi yahut bedel iadesine yönelik taleplerinin yerinde olmadığı şeklinde kanaat bildirmişlerdir.
Alınan her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için; otomotiv konusunda uzman makine mühendisi ile nitelikli hesap uzmanından oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 12/01/2022 tarihli raporlarında, keşif esnasında yangın kaynaklı hasarın giderilmiş olduğu ve aracın sorunsuz kullanıldığının tespit edildiği, dava konusu araçta yangına sebep olabilecek herhangi bir açık ya da gizli ayıbın bulunmadığı, yangının dış etken ve dış müdahale kaynaklı olduğu, dava konusu araçta gizli veya açık ayıp tespit edilemediği için davacının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağı, sonucuna varıldığı bildirmiştir.
Uyuşmazlık, satıma konu aracın satın alındığı tarihte park halinde iken yanmasının üretim hatası olup olmadığı, araçta gizli ayıp bulunup bulunmadığı, aracın misli ile değiştirilmesi talebi, olmadığı taktirde bedel iadesiyle zarar talebinin yerinde olup olmadığı, varsa miktarının tayini hususuna ilişkindir.
Somut olayda davalıdan satın alınan aracın teslimden sonra 150 Km yol yaparak Konya iline vardığı, davacı tarafından damper kullanılması için dava konusu araca şasi kısmına hidrolik hortum montajı yaptırıldığı, montajın tamamlanmasından sonra aracın park halindeyken yandığı dosya kapsmı ile sabittir.
Mahkemece.
12/01/2022 tarihli bilirkişi raporu tespitleri ışığında davanın reddine karar verilmiş ise de ; özellikle yargılama aşamasında alınan raporlar tek kişilik otomotiv konusunda uzman bilirkişiden alınan birinci raporda ayıbın elektrik kablolarının izolasyonunun yetersiz olması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, ikinci tek kişilik otomotiv konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda ise ; araçtaki kısa devrenin satımda var olan ayıba dayanmadığı tespit edilmiş, çelişkinin giderilmesi için yine tek kişiden oluşan otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmiş alınan raporda;
yangının dış etkenlerden kaynaklandığı aracın ayıplı olmadığı yönünde görüş beyan edilmiş tek makine mühendisi tarafından hazırlanmış olan bu son bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş ise de bu rapor hükme esas alınarak raporlar arasındaki çelişki giderilemeyeceği gibi hükmün denetimine de olanak tanımaz.
O halde, mahkemece, rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, konularında uzmanların bulunduğu, otomotiv alanında akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle, yukarıda işaret edilen noktalar bakımından, teknik verileri gösterir, bu verileri yorumlar mahiyette ve bu yorumların nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli, taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınmalı; rapor alınırken araçta ayıp olgusunun tespiti halinde ise aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar kalemlerinin de belirlenerek denetime elverişli rapor alınıp;
bu rapor sonucuna göre, davacının seçimlik haklarından sözleşmenin iptali ile bedel iadesi hakkını kullanmasının TMK'nın 2. ve TBK'nın 227/3. maddeleri uyarınca hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine uygun olup olmayacağı da gözetilerek hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeye elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacının istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/751, K. 2025/316, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama