KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/408
- Karar No
- 2024/541
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
1.330 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/408
KARAR NO : 2024/541
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu müvekkilin davalı firmaya ürünler sattığını ve cari hesap bakiyelerinin 643.613,59 TL olduğunu, davalının bu tutarı ödememesi üzerine --- İcra Müdürlüğü ----Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ilgili icra takibine itiraz ederek takibi durdurduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde sonuçsuz kalması üzerine huzurdaki davanın ikamesinin zaruri olduğunu belirterek, haklı davanın kabulüne, icra takibinin devamına, takip konusu alacağın 0/4 20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ----. İcra Müdürlüğünün -----. nolu dosyasının Uyap sureti, davalının 2018/2019/2020 yıllarına ilişkin Ba formları dosyamız arasına alınmıştır. Borçlu vekili tarafından icra dosyasına sunulan dilekçe ile “müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını" beyanla, süresi içerisinde takibe, borca ve tüm fer'ilerine itiraz etmiştir.12/12/2023 tarihli ticari defterlerin incelenmesi ihtarlı ön inceleme duruşma tutanağı davalı tarafa 26/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 06/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: davacı şirketin 2018-2019-2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanışlarının zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin tebliğ edilmesine rağmen ilgili tarihte defter ve belgelerini sunmadığı için inceleme yapılamamıştır.
Davacı Fatura İçeriği Malın Tesliminin İspatı Yönünden: davacı şirketin takip konusu asıl alacağını oluşturan faturanın kendi defterinde kayıtlı olduğu, davalının defter ve belge unmadığından icra takip tarihi olan 15.03.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan irsaliyeli fatura, bir adedinin de e-arşiv faturası şeklinde olmakla içeriği mal/hizmetin teslim tesellümünün somut olarak ispat edilmesi gerektiği, edimi ispat yükü altındaki davacının teslimi ispatlayacak somut delil sunmadığı,
bu yönüyle dosya kapsamındaki delil içeriğinin teslim ediminin ispata muhtaç diğer taraftan usulüne uygun tutulan davacı defterlerine nazaran davalının defter ibrazında bulunmamış olmasının davacının defterlerinin kendi iddialarını ispat bakımından kesin delil haline getiren HMK m.222/3 kapsamında davacı defterlerinin kendi iddiasını ispat bakımından kesin delile dönüştüğü konusundaki hukuki de gerlendirme Sayın mahkemeye ait olduğu, sayın mahkemenin yukarıda açıklanan defter belge ibrazı için verilen süreye ilişkin HMK 220/3 ve defterlerin kesin delil niteliğini gösteren HMK 222/3 şartının gerçekleşmediği,
takip dayanağını oluşturan faturalar karşılığı hizmet ifasının ispata muhtaç kaldığı yönünde hüküm tesis etmek istemesi halinde ise; davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak ticari defterlere de dayandığı, Ba (Bilanço Alış) formlarının da defterlerin dayanak belgesi olduğundan bu delile de dayanıldığının kabulü ile davalı tarafın defterlerinin incelenememesi ve takip konusu faturaların aylık KDV hariç 5.000 TL sınırının üzerinde olduğu da gözetilerek, dayanak belge niteliğinde olan BA Formu bildirimi bakımından.
Davalı ---bağlı bulunduğu ---- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, ----Vergi Kimlik Numarası tarh dosyasından 2018- 2019 VE 2020 yıllarına ilişken Ba Formu beyanlarının istenebileceği, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda de değerlendirme yapılmayacaktır, davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.
Dosyanın ba formları da değerlendirilmek üzere rapor hazırlanmak üzere önceki rapor hazırlayan bilirkişiye tevdii ile rapor düzenlenmesi için verilerek, ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 05.06.2024 tarihli ek raporda.
Davacının takip konusu yaptığı 2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin 9 adet faturasından 2020 yılındaki 01.07.2020 tarihli, 9.617 EUR karşılığı 73.996,27 TL'lik KDV dahil e-arşiv faturasıdır Ba bildirimine konu edilmediğinin tespit edildiği, bu fatura yönünden teslimin ispatına yönelik davalı imzasını taşıyan bir belgenin bulunmadığından ispata muhtaç kaldığının değerlendirildiği, davacının e-posta yazışmaları ile ispat talebinin değerlendirilmesinin mahkemenize ait olduğu, 65.037,80 TL'nin davalı taraf defter belge ibraz etmese de 2018-2019 yıllarında diğer tüm davacı faturalarını kendi vergi dairesine alım olarak bildirdiği,
aksi yönde delil olmamasına göre kavalının kayıtlarına aldığı bu faturalar yönünden teslim tesellüm ediminin ispatının gerçekleştiğin kabulü gerektiği, yapılan hesaplamada Davacı taraf davalıya keşide ettiği toplam 102.780,76 EUR fatura karşılığında 28.08.2019 tarihinde tahsil etmiş olduğu 7.611 EUR ile ispata muhtaç olan 9.617 EUR faturanın 30.09.2020 tarihli kur farkı hesaplanmış değeri olan Takibe konu edilen tutar bakımından son değerlemenin yapıldığı 30.09.2020 tarihteki 65.037,80 TL'nin tenzil edilmesi davacının 15.03.2023 takip tarihi itibarıyla 578.575,79 TL asıl alacağını talep edebileceği,
davacının EUR cinsinden tanzim ettiği faturalarını seçimlik hakkı olarak TL cinsinden icra takibine koyması ile takibe sıkı sıkıya bağlı huzurdaki itirazın iptali davasında yabancı alacağına ilişkin değerlendirmenin yapılmadığı, kök rapordaki diğer hususların aynen geçerli olduğu, tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından.
Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu,
davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı görülmekle, davalının 2018/2019/2020 yıllarına ait BA analizlerinin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ve BA bildirim kapsamına giren tüm faturaların davalı şirketçe BA formu ile bildirildiği, 11 adet fatura karşılığı KDV hariç 529.684,00 TL alış bildirimi yaptığı, dolayısıyla davalı şirketin bu faturalara konu mal ve hizmeti davacıdan aldığını kabul ettiği kanaatine varılmıştır.
Davalının BA formu ile bildirdiği faturalar içerisinde takip konusu yaptığı (dokuz adet) faturalardan 73.996,27 TL'lik (KDV dahil) fatura hariç tamamının bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre, davalı şirketin takip konusu tüm faturalardan (8 adet) konu mal ve hizmet alımını kabul ettiği kanaatine varılmıştır. 8 adet faturanın KDV dahil tutarlarının toplamının 95.169,76 euro karşılığı olan 65.037,80 TL olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu icra takibindeki davacı taraf, davalı tarafından 28.08.2019 tarihinde tahsil etmiş olduğu 7.611,00 euro ödemeyi mahsup edilmesi ile davacının talep edebileceği alacağın hesaplanan 578.575,79 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın incelenen kayıtlarında euro olarak tanzim ettiği faturalarına her ayın sonunda kur farkı uyguladığı, en son kur farkı işleminin uygulandığı 30.09.2020 tarihinde TL cinsinden 643.613,59 TL alacağının olduğu, davacı taraf davalıya keşide ettiği 102.780,76 EUR fatura karşılığında 28.08.2019 tarihinde tahsil etmiş olduğu 7.611,00 euro dışında bir tahsilat yapmadığı, davacının kayıtlarından davalının davacıya borcunun 95.169,76 euro olarak hesaplandığı, takibe konu edilen tutar bakımından 30.09.2020 tarihteki kur 643.613,59/95.169,76= 6,7627 olarak hesaplandığı,
teslim edildiği ispatlanamayan 9.617,00 euro faturanın TL karşılığı olan 65.037,80 TL (9.617 x 6,7627) alacağın davacı tarafından talep edilemeyeceği nazara alınarak davacının talep edebileceği alacağın hesaplanan 578.575,79 TL olduğu anlaşılmıştır. Takip konusu fatura alacağının likit olduğu, asıl alacak yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/408, K. 2024/541, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama