KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/800
- Karar No
- 2024/767
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
1.973 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/800 Esas
KARAR NO: 2024/767
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/10/2023
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkilinin açık cari hesap üzerinden fatura karşılığı ayakkabı ticareti yapmakta olduğunu, davalı tarafından oluşturulan iş ayakkabısı siparişleri karşılığı müvekkili tarafından faturalar düzenlenmekte ve fatura karşılığı ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ürünlerin teslimleri ve düzenlenen faturaların ibrazları süresinde yapılmasına karşın, davalı tarafından fatura vadeleri geçtikten sonra ödeme yapılması alışkanlık haline geldiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıdan yeni sipariş almayı kestiğini, davalı tarafından yapılan ödemelerin sürekli gecikmesi,
satılan ürünün bedelinin döviz olması, artan döviz kurları nedeniyle müvekkiline büyük kur farkları külfeti yüklendiğini, bu nedenlerle de ---------- Sayılı ve 09.08.2023 tarihli 211.457,93 TL bedelli Kur Farkı Faturası kesilmek suretiyle davalıya ibraz edilmişse de davalı tarafça hukuka aykırı şekilde bu faturanın iade edildiğini, davalı tarafla alacağın tahsili amacıyla ----------- Arabuluculuk Bürosunun ----------- Büro ---------- dosya numaralı Arabuluculuk Dosyası ile arabuluculuk süreci yürütülmüşse de anlaşma sağlanamadığından işbu davanın açılması gerektiğini,
sözleşme bedelinin yabancı para olarak belirlendiği hallerde tarafların sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifadeye yer verebileceğini, Taraflar aynen ödeme kararlaştırmamışlar ise Türk Borçlar Kanunu’nun 99. Maddesi kapsamında borçlu seçimlik yetki ile yabancı para borcunu aynen veya ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ifa edebilmekte olduğunu, fakat borçlunun ödeme gününde borcunu ifa etmemesi halinde ödeme şekli ile ilgili seçimlik yetkiler alacaklıya geçer ve aynen ödeme, vade veya fiili ödeme günündeki rayiçten biri alacaklı tarafından seçilebileceğini,
Vergi Usul Kanunu’nun 231. maddesi 5. bendi gereğince faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en fazla yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmekte olup ----------- bu süreyi indirmeye yetkili olduğunu, anılan Kanun’un 215. maddesi ile defter ve kayıtların ------------ olarak tutulması;
para biriminin ise Türk parası olması zorunluluğu düzenlendiğini, Maddenin 2/b bendindeyse --------- belirli şartları taşıyan işletmelere yabancı para biriminin kullanılmasına ilişkin izin verme yetkisi getirildiğini, bu kapsamda izin verilen işlemler dışında faturaların Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi gerekmekte olup, ticari ilişkinin yabancı para cinsinden kurulması halinde dahi faturada döviz karşılığına yer verilmek sureti ile fatura Türk Lirası üzerinden düzenlenmekte olduğunu,
Yabancı para birimi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin Türk parasına hangi kur üzerinden çevrileceğine ilişkin Vergi Usul Kanunu 215. maddesindeki düzenlemenin.
“Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün ------------ Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir.” şeklinde olduğunu, faturanın düzenlendiği tarih ile ödeme tarihi arasında yabancı paranın Türk Lirası karşısındaki değerinin değişmesi nedeniyle kur farkı ortaya çıkabileceğini, böyle hallerde bu durum kur farkı alacağı olarak taraflar arasında uyuşmazlıklara yol açmakta olduğunu,
Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin fatura tarihi olan 09.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arası ticari alım satıma ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme imzalandığını, şifahen yapılan anlaşma gereği, teslim alınan ürünlerin bedellerinin ödemesi davacı tarafın talebi doğrultusunda ---------- sistemi denilen bir bankacılık sistemi üzerinden yapılmakta olduğunu, bu sisteme göre müvekkili şirkete düzenli olarak mal sağlayan davacının taraflarına göndermiş olduğu ürün bedellerini Türk Lirası üzerinden 90 günlük vade ile satımını yapmakta olup, dilerse bu satışlardan kaynaklanan alacaklarının tamamını 90 gün sonunda eksiksiz olarak almakta,
dilerse bankaca belirlenen belirli bir oranda komisyon karşılığı iskonto yapılmak koşuluyla ihtiyaç duydukları anda çekebildiği bir sistem olduğunu bu sistem gereği müvekkili şirket tarafından ----------- Bankasından ------------ numaralı kredi kart hesabına ---------- ödeme sistemi tanımlanmış ve bu kart üzerinden 90 gün vadeli olarak ödemelerin yapıldığını, ödemelerin davacı yanın göndermiş olduğu mail order formunun taraflarınca doldurularak ----------- Bankası'na gönderilmesi suretiyle yapıldığını, mail ----------- formlarında TL cinsinden 90 gün vadeli olduğu ibaresinin de bulunmakta olduğunu,
Bu formdan bir örneğin delilleri arasında sunulduğunu, davacı yanın ödeme için 90 gün beklemek istemediği için tüm ödemelerin bankaca belirlenen bir kesinti yapılarak davacı tarafa ödendiğini, davacının erken tahsil taleplerinin tamamen davacı şirket ile banka arasındaki bir uygulama olduğunu, davacının alacağını fatura tarihinden itibaren 90 gün sonunda TL cinsinden tahsil etmeyi karşılıklı anlaşma gereği kabul ettiğini bu nedenle kur farkı talep etme hakkının ortadan kalktığını,
davacının kurlardaki olağanüstü hareketlilik öncesi bu sistemi kabul etmiş ve hiçbir itirazı olmadan bankaya komisyon ödeyerek sürekli TL cinsinden tahsilatlar yaptığını bu kabule rağmen yabancı para kurlarındaki aşırı artıştan faydalanmak isteyen davacının zararı oluştuğu gerekçesiyle kur farkı faturası düzenleyerek müvekkilden haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu, ödemelerin sürekli geciktiği iddiasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin faturaların kesilmesi sonrasında kendisine iletilen mail order formlarını yükümlülükleri doğrultusunda doldurarak bankaya ilettiğini,
karşılıklı ticaretin devam ettiği süre boyunca sistemin bu şekilde yürüdüğünü ancak 22.05.2023 tarihli 3 adet faturanın kesilmesinden sonra kredi kart limitinin dolmuş olması nedeniyle davacının bankadan ----------- sistemi gereği olarak ödemesini belirlenen vade tarihinden önce tahsil edemediğini, 90 günlük vade konusunda mutabık kalınmasına rağmen, bu sürenin beklenmediğini müvekkili temerrüde düşürülmemiş ve haksız olarak dava açıldığını, Davacının kur farkı talep etme hakkı olduğu varsayımında dahi 22/05/2023 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin dolmasından sonra talep etmesi gerektiğini,
Sözleşme bedelinin yabancı para olarak belirlendiği iddiasının doğru olmadığını, Taraflar arası sözleşme bedeli yabancı para baz alınarak hesap edilmiş ancak netice olarak TL olarak belirlendiğini, ödemelerde ---------- sistemi üzerinden TL olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının emsal olarak gösterdiği yargıtay kararlarının da taraflar arasındaki ------------ sistemi gereği için emsal teşkil etmediğini, 22/05/2023 tarihli 3 adet fatura konusu alacak bakiyesinin 24.07.2023 tarihinde davacıya ödendiğini,
------------ sistemi gereği ödeme süresi olan 90 günlük süre ödeme tarihi itibariyle dolmadığını bu nedenle temerrüt gerçekleşmediğini, davacının temerrüde dayalı alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını,
davacının kur farkı alacağı talep ederken düzenlemiş olduğu faturada bankadan talep tarihinde tahsil edemediği 3 adet fatura alacağından kaynaklı kur farkını yerine ticari ilişki çerçevesinde sözleşmenin başından itibaren alınan tüm ürünlerin bedellerinin fatura tarihi ile tahsil tarihi arasındaki kur farkını da talep ettiğini oysaki son 3 fatura haricindeki tüm faturalardan kaynaklı alacaklarını davacının ---------- sistemi üzerinden talep ettiği tarihte tahsil ettiğini bu nedenle geçmişe yönelik faturalardan kaynaklı kur farkı talep hakkı bulunmadığını,
davacının harca esas değeri olarak 10.000,00 TL göstermesine rağmen netice ve talep kısmında 1.000,00 TL göstermesinin usule aykırı olduğunu bu konuda davacının talebini netleştirmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; kur farkından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.----------- Müdürlüğü'nden gönderilen ----------- ait hesap özeti dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 15/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden.
Davacı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Taraflar Arasındaki Ticari İlişkinin Yabancı Para cinsinden olup olmadığı ve Davacı Şirketin Kur Farkı Talep Edip Edemeyeceğine İlişkin Değerlendirme: Davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen ürünlerin öncesinde, davalı adına düzenlenen proforma faturalarının EUR olarak düzenlenerek davalı şirketin onayına sunulduğu,
bu doğrultuda davalı şirket tarafından proforma faturalara onay verildiğine ilişkin e-posta yazışmalarının bulunduğu, ayrıca davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalarda EUR tutar karşılığı TL tutarın yazılmış olması, işbu faturaların itirazsız davalı şirket defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin EUR yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü ile,
Hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin “kur farkı” alacağı talep edebileceğine karar verilmesi halinde, davacı şirketin talep edebileceği kur farkı tutarının, ya da eş deyişle eksik ödenen yabancı para tutarının 9.868,63 EUR karşılığı 292.912,74 TL (9.868,63 EUR X 29.6812 TL) olarak hesaplandığı,
taleple bağlılık gereği Davacı şirketin “kur farkı” alacağı talep edebileceğine karar verilmesi halinde, davacının talep edebileceği kur farkı tutarı, ya da eş deyişle yabancı para cinsinden eksik ödenen EUR tutarının taleple bağlılık gereği daha düşük tutar olan 211.457,93 TL olabileceği, davacının dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla talebinin 10.000,00 TL olduğu, C- FAİZ: Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, 18.10.2023 dava tarihinden itibaren hükmolunacak TL cinsinden kur farkı davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, D- Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemenin Tedarik Zinciri Finansmanı yolu ile 90 gün vadeli yapılacağının kararlaştırıldığı,
bu sebeple dövizli alacak talebinde bulunulamayacağı yönündeki savunmasına karşılık, Kredi Kartı ile yapılan vadeli mail order ödemesinin taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının kabulündeki “proforma fatura” başlıklı belgenin sözleşme niteliğinde olduğu, bu belgede satın alınacak malların 60 gün vadeli olarak EUR cinsinden yapılmasının kararlaştırılmasını değiştirmeyeceği, bu durumda mail order yoluyla yapılan vadeli TL ödemesinin diğer TL ödemelerden farklı olmadığı, Sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır." şeklinde raporunu sunmuştur.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından. Uyuşmazlık, davacının kur farkı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünler karşılığı düzenlenen döviz cinsi 4 adet toplam 71.594,82 Eur tutarlı faturalara karşılık ----------- sayılı ve 09.08.2023 tarihli 211.457,73 TL bedelli kur farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında;
diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, takibe konu alacağı oluşturan faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, e- fatura olması sebebiyle davalının ----------- kayıtlı bulunan e-postasına, sistem tarafından otomatik olarak gönderilmek suretiyle ilgili faturaların davalıya teslim edildiği, davalı tarafından iade/red işlemi yapılmadığı görülmekle davalının davacı tarafından düzenlenen faturanın içeriğini ve davacı tarafından verilen hizmeti aldığını kabul ettiği tespit edilmiştir.
TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için; satış sözleşmesinde satış bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması veya faturaya konu malların yabancı para karşılığı satımının yapılmış olması yeterli olup, kur farkında vade farkından farklı olarak teamül aranmaz.
Vergi mevzuatı gereği faturalarda yabancı para cinsinden bedel yanında, faturanın tanzim tarihindeki TL cinsinden bedelin de yazılması zorunlu olduğundan, bu yazım biçimi döviz alacağını TL alacağına çevirmez.
Dolayısıyla yabancı para borçlusu faturada yazılı TL tutarını ödemiş ise ve fiili ödeme tarihindeki kur tanzim tarihindeki kurdan yüksek ise, yabancı para alacaklısı, TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca tanzim tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkını talep edebilir.
Somut olaya döndüğümüzde, davacı tarafından satış faturasının Euro olarak düzenlenmesine, davalı tarafından ödemelerin TL olarak yapılmasına, kurun davacı aleyhine olacak şekilde düşmesi halinde fatura tarihinin dikkate alınacağına dair bir düzenleme bulunmamasına göre yabancı para karşılığı bulunan, davalı tarafın kabulünde olan “proforma fatura” başlıklı belgenin sözleşme niteliğinde olması sebepleriyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz cinsinden kurulduğu anlaşılmış,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının talep ettiği kur farkı tutarlarının TBK 99/2 fıkrasına göre talep edebileceği kur farkı tutarlarına uygun olup olmadığına dair denetime açık bir hesap yapıldığı, bakiye alacağın 211.457,93 TL olduğu anlaşılmış, açılan kısmı davada davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/800, K. 2024/767, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama