KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/977
- Karar No
- 2025/931
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
2.268 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/977
KARAR NO : 2025/93
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2023
KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkillerinin babası olan muris ------- 12.02.2019 tarihinde başka bir hastalığından dolayı tedavi görmek için gittiği ----- Hastanesi'nin acil otoparkında, davalılardan ---- sevk ve idaresindeki davalı ----- mülkiyetinde olan----- plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, kazanın ardından önce trafik kazasının gerçekleştiği acil otoparkından çevredekilerin de yardımıyla davacı nüvekkillerden o sırada yanında olan oğlu ----- tarafından aynı hastaneye getirildiğini, yoğun bakımda yer olmadığı gerekçesiyle, -----Hastanesi'ne sevk edildiğini,
bu hastanede yapılan tedaviler de netice vermeyerek muris ----- 02.03.2019 tarihinde trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini, kazaya karışan davalılara ait araçcın davalı ----- ait ------ poliçe numarası ile kaza tarihi itibariyle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olmakla, diğer hakları saklı kalmak üzere, davacı müvekkilleri adına maddi tazminatın hesaplanarak vekil olarak tarafına 10.03.2020 tarihli dilekçe ile talepte bulunulmuş olup, dilekçenin davalı sigorta şirketine 18.03.2020 tarihinde ulaştığına dair iadeli taahhütlü posta mazbatası da Mahkemeye sunulduğunu,
davalı sigorta şirketinin başvuru sonucunda taraflarına başvuru evraklarında eksiklik olduğu yönünde cevap verdiğinden, 07.09.2020 tarihli dilekçe ekinde eksik olduğu belirtilen evraklar sigorta şirketine gönderilerek hasar dosyası açılması talep edildiğini, maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmiş olmasına karşın, davalı sigorta şirketi bugüne kadar halen taraflarına herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine ---- Arabuluculuk Bürosu'nun ----- Dosya ve -----Arabuluculuk No.lu dosya ile dava şartı arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da anlaşma sağlanamadığını,
davacı müvekkillerinin murisinin ölümüne sebep olan trafik kazası hakkında T.C. ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Sor. No ile soruşturma da yapılmış olup, hakkında-----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin----- sayılı dosyası ile Taksirle Bir Kişinin Ölümüne Sebebiyet Verme suçundan dolayı hapis cezası aldığını beyan ederek davacı müvekkillerin babası olan müteveffanın, davalı tarafın dikkatsizliği sonucu beklenmedik şekilde trafik kazası geçirmesi, hastaneler arası sevk edilmesi,
yapılan müdahalelere cevap vermeyerek sonuçta ölmesi sebebiyle manevi olarak elem ve acı çektiklerinden, davacı müvekkillerin manevi zararı ile davalının fiilleri arasında illiyet bağı mevcudiyeti açık olduğundan davalı gerçek kişilerin müteselsil olarak her bir müvekkil için 70.000 TL. olmak üzere toplam 420.000 TL.'nin manevi tazminat ödemeye hükmedilmesini, araca ait sigorta poliçesine ulaşma imkanı olmadığından poliçe kapsamında olması halinde davalı sigorta şirketinden ölümlü trafik kazası sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunma hakkımızı saklı tuttuklarını beyan ederek belirsiz alacak davamızın kabulü ile,
davacı ------ adına 1.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, tüm davacılar adına 1.000 TL. cenaze giderinin faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, her bir davacı için 70.000 TL. olmak üzere toplam 420.000 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi dışında davalılardan faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı ---- ve ---- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava kapsamında öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu 2016 yılında yapılan değişiklikle trafik kazalarından kaynaklanan tazminat talepleri için öncelikle, zarar görenlerin dava açmadan önce aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırdığı ilgili sigorta şirketine şirketine başvuru yapması gerektiğini, yine aynı kanun zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar kenar başlıklı 92/1-f maddesinde düzenlen düzenlemeye göre manevi tazminata ilişkin talepler kapsam dışına çıkarıldığını, müvekkili ------Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk(trafik) Sigorta Poliçesi ile aracını sigortalattırdığını,
Destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın üçüncü kişilerin can ve mal zararları sigorta kapsamında kaldığının anlaşılacağını, bu nedenle davacı yan öncelikle sigorta şirketine eksik başvuru yaptığından ve başvuru dava şartı olduğundan davanın usulden reddedilmesi gerekmekte olduğunu, dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat isteminin dayanaktan yoksun ve fahiş olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, maddi tazminat noktasında davalı sigorta ile müvekkil ----- arasında yapılan poliçe uyarınca maddi tazminat miktarından limiti dahilinde sigorta şirketi sorumlu olduğunu,
ancak bu hususun da kusur durumuna bağlı olduğunu, ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda, öğretide görüş birliği olmadığını, gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebileceğini, bu belirlemede, destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları,
cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacağı hayatın olağan akışına uygun değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek müvekkillerinin kazada kusuru bulunmadığından haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle----plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete, 06.12.2018 - 06.12.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------- numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğnu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, işbu başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup,
bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, müvekkili şirketin genel müdürlüğününadresinin ---- olduğundan uyuşmazlıkları çözmeye yetkili öncelikli mahkemelerin ------ Adliyeti Mahkemeleri olduğunu, davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yeni genel şartlar uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamaları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil,
ZMM genel şart ekinde yer alan TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerekmeke olduğunu, davaya konu poliçenin tanzim tarihi ve kaza tarihi dikkate alındığında uyuşmazlıkta 01.06.2015 tarihli trafik sigortası genel şartları hükümlerinin uygulanacağının sabit olduğunu, dolayısıyla bu kapsamda yapılacak tazminat hesaplamalarında zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlarınca benimsenen TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerekmekte olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, mezkur kaza hastane otoparkında gerçekleştiğini, hastane otoparkının trafik poliçesinin teminatı altında olup olmadığının tespiti adına, karayolu bağlantısının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hal böyle iken dosyanın keşif suretiyle bilirkişine tevdiini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini,
bu suretle dosyanın adli tıp trafik ihtisas kusur bilirkişisine verilmesini ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle mevcut poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, zira dosyada mübrez ------ sayılı gerekçeli kararda müteveffanında kusuru olduğunun belirtildiğini, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini, faiz nevi ise kazanın sigortalı aracın ticari bir iş yapılması anında meydana gelmediğinden yasal olmadığını beyan ederek müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine,
masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ----.Asliye Ceza Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyasının Uyap sureti, SGK'ya ve Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevapları, ----- Belediye Başkanlığı Cenaze Hizmetleri hasar dosyası incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.Dosya trafik kusur uzmanı makina mühendisi ve aktüer bilirkişi heyetine tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 09/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: "Davalı sürücü ---- idaresindeki ------ plakalı kamyoneti ile acil otoparkında geri
geri manevra yaparken yeterince dikkatli ve tedbirli olmadığı; manevraları düzenleyen genel şartlara
uymadığı; otoparkta aracını bekleyen-----çarparak ağır yaralanmasına ve
sonra EX olmasına neden olduğu için KTK 47/d - 67/b – 84/j ve KTY 95/d - 137/b – 157/a/10
maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü kazanın meydana gelmesinde asli ve %85
kusurlu olduğu; müteveffa-----hastanenin acil otoparkında beklerken yeterince dikkatli
ve tedbirli olmadığı ve çevreyi kontrol etmediği; ----- plakalı kamyonet ile kazaya karışarak
EX olduğu için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü
kazanın meydana gelmesinde tali ve %15 kusurlu olduğu; davalı ---- sahibi olduğu ---- plakalı aracın sürücüsü -----kusurundan KTK 85/1-5 maddesi gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu; 31.03.2023 tarihinde trafik kazasında yaralanan 02.03.2019 tarihinde vefat eden 05.10.1934 doğumlu
----- vefatından dolayı;
a) Kızı ------ destekten yoksunluk tazminatı talep edemeyeceği,
b) Davacıların cenaze gideri talep edemeyeceği, davacıların tazminat talep etme hakları olsa, ---- KTK 99 gereğince temerrüt
tarihi 31.03.2020 ve ---- ile ----- kaza tarihi 12.02.2019 itibariyle yasal faiz
talep edilebileceği ancak davacıların talep edebileceği maddi tazminat olmadığı" tespitinde bulunmuşlardır.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu gerekçeli ve denetlemeye açık hazırlanmış olup mahkememizce hükme esas alınmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar, anne ve babanın, varsa kardeşin üniversite eğitimi alıp almadığı değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir (Benzer yönde Yargıtay -----. HD -----
Somut olayda, davacı ---- 01.03.1963 doğumlu olup müteveffanın 02.03.2019 vefat tarihinde 56 yaşında olduğundan ve babasının desteğinden bakiye ömrünce yararlanacağı yönünde yargı kararı
veya sağlık kurulu raporu olmadığından babasının vefatından dolayı destekten yoksunluk tazminatı talep edemeyeceği dikkate alınarak maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların babaslarının vefatı sebebiyle, üzüntü duydukları ve manevi zarara uğradıklarının sabit olduğu, davalılar ------ 2918 Sayılı Yasanın 85.maddesi gereğince araç sahibi / işleten sıfatı ile meydana gelen zararlardan ve manevi tazminattan sorumlu oldukları, manevi tazminat takdir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu dikkate alınarak herşeyden önce adelete uygun olması gerektiği, hükmedilecek tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek bir fonksiyonu taşıması gerektiği,
manevi tazminatın Yargıtay içtihatlarında belirlendiği gibi bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına amaç edinemeyeceği, takdir edilecek miktarın mevcut duruma göre elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerektiği, bu suretle belirtilen hususlar dikkate alınarak, her bir davacının ihtiyari dava arkadaşı olması sebebiyle tazminat istemi ayrı ayrı değerlendirilerek ve tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve kusur durumu da gözetilerek davacılar yönünden bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi cihetine gidilerek,
manevi tazminatlar yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/977, K. 2025/931, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama