KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/363
- Karar No
- 2024/932
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
Karar Metni
1.128 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/363 Esas
KARAR NO: 2024/932
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/05/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin --------- plakalı, ---------- şasi numaralı, ---------- marka ---------- model aracın maliki olduğunu, -------- aracı olarak mesleki işleri adına ---------- plakalı aracı kullandığını, aracı 03/03/2022 tarihinde müvekkili tarafına tescil edilerek ---------- yetkili bayinden sıfır kilometre satın alınmış olup 17/01/2025 tarihine kadar garanti kapsamında yer aldığını, onarım tarihinde aracın henüz 61745 km'de iken yetkili servis ---------- teslim edildiğini, araçta yapılan 60.000km bakımının 25/09/2023 tarihinde gerçekleştirildiğini,
bu bakımdan sadece 1745km sonra aracın kullanımı esnasında müvekkilinin kullanımdan kaynaklı hiçbir kusuru olmaksızın motor arıza ışığının yanmasını müteakip aracını sürekli periyodik bakımlarını yaptırdığı yetkili servis -----------Ş.'ye çalışır/yürür vaziyette teslim ederek sorunun tespiti ve akabinde onayı halinde onarımını talep ettiğini, aracın servise 02/01/2024 tarihinde, henüz 61745 km'de iken teslim edildiğini , servis tarafından yapılan inceleme neticesinde ''motorun anormal seviyede sesli çalıştığı görülmüştür.
Araç garanti kapsamında olduğundan, yapılan diyagnostik kontroller üretici firma ---------- ile paylaşılmış , gerekli tespit ve kontrollerin yapılması için motorun sökülerek arıza tespiti yapılmasına karar verilmiştir.'' tespitinin müvekkili ile paylaşıldığını, müvekkilinin aracın garantisinin devam ettiğini ve garanti kapsamında onarım yapılmasını talep etmesine rağmen yetkili servisin, arızanın sebebinin kullanıcı hatasından kaynaklandığını, bu sebeple garanti kapsamında ücretsiz onarımının gerçekleştirilemeyeceğini, aracın onarım maliyetinin müvekkili tarafından karşılanmasının talep edildiğini,
müvekkili tarafından araçtaki arızanın sebebinin ve onarım sürecinin tespiti talebi ile ---------- D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve araç henüz onarılmadan önce arızalı hali tespit edilerek alanında uzman makine mühendisi tarafından 12/02/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporu tanzim edildiğini, bilirkişi raporuna da atıfta bulunularak aracın yetkili serviste onarımı devam ederken --------- Noterliğinin ---------- yevmiye numaralı 14/02/2024 tarihli ihtarnamesi ile aracın ücretsiz onarılması,
meydana gelen değer kaybından, kazanç kaybından ve ikame araç bedelinden doğan zararın tazmini talep edilmiş ise de taleplerin sonuçsuz kaldığını açıklana nedenlerle 24.7000,00-TL yersiz ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 100,00-TL kiralama bedelinin ihtarname ile temerrüt tarihinden, aksi halde arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren, aksi halde dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte 100,00-TL kazanç kaybının ihtarname ile temerrüt tarihinden, aksi halde arabuluculuk başvuru tarihinden,
aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, HMK 107.
Maddesi uyarınca değeri şimdilik tam olarak tespit edilemeyen değer kaybının yargılama ile tam olarak tespit edildiğinde talep artırım ve harç tamamlama hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ihtarname ile temerrüd tarihinden, aksi halde arabuluculuk başvuru tarihinden, aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine,
değer kaybı zararının tazmini için 100,00-TL tutarın harca esas değer olarak kabulüne, yargılama giderleri, suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti, ilam vekalet ücreti, yargılama giderlerinden sayılan vekaletname, ihtarname noter masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle.
Haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış huzurdaki davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle. Haksız ve mesnetsiz ikame edilmiş davanın reddine ve yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; hukuki niteliği itibariyle tazminat davasıdır. Görev dava şartı olup, Mahkemece her aşamada re'sen nazara alınması gerektiğinden, öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığını tartışmak gerekmiştir.Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nisbi ticari davalar ise, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Öte yandan 6335 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Eldeki davanın, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle dava, mutlak ticari dava değildir. Bu durumda işbu dava bakımından nisbi ticari dava koşullarının araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar; kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup, nispi ticari davalar da her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerine ilişkin olması şartına bağlı tutulmuştur. İşyeri olan her şahsın aynı zamanda tacir olduğu söylenemez.
Tarafların, esnaf olup olmadığının araştırılarak görev hususununu değerlendirmek gereklidir.İlgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının hangi usulle defter tuttuğu (bilanço-işletme) yıllık mal alış satış miktarı, esnaf sınırını aşıp aşmadığı, tacir olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi istenmiştir. ---------- Vergi Dairesi cevabında,
davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve işletme hesabına göre defter tutma sınırlarını aşmadığı bildirmiştir.6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, -------- çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2).
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup,
ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davacının tacir kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkereye göre de, esnaf sınırını aşan vergi mükellefi olmadığı, davalının tacir olmamasından dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı,
söz konusu alacağa yönelik davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/363, K. 2024/932, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama