KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/48
- Karar No
- 2026/80
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2026
Karar Metni
2.164 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/48
KARAR NO : 2026/80
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 15.06.2018 tarihinde, davalı sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı otomobil ile müteveffa sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı motosikletin karıştığı kazada ---- ex olduğu.
Motosiklet sürücüsü -- kamera görüntüleri ile kaliteli ve sağlam bir kask taktığının ve otopsi raporu ile de alkolsüz olduğunun tespit edildiği; hazırlık soruşturması aşamasında alınan 12.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda sürücü -/--- %100 kusurlu ve müteveffa sürücü ---- kusursuz olduğunun tespit edildiği; ---ACM------ Esas numaralı dosya ile yargılama sürecinde hazırlanan 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de sürücü ---- %100 kusurlu ve müteveffa sürücü ---- kusursuz olduğunun tespit edildiği; ---ACM ----sayılı, 11.06.2019 tarihli kararı ile sürücü ----- mahkUm olduğu ve kararın kesinleştiği.
Davacılar ---- müteveffanın babası, --- müteveffanın annesi ve ---- müteveffanın kardeşleri;------ müteveffanın nişanlısı olduğu.
Davalının kullandığı---- plakalı otomobilin dava dışı---- adına tescilli olduğu ancak davalı -----. tarafından kaza tarihini de kapsayan 02.06.2017 - 02.02.2021 tarihleri arasında uzun dönem kiralandığı; bu nedenle---- işleten olduğu;--- plakalı otomobilin kaza tarihinde -----KZMSS teminatı altında bulunduğu ve 23.10.2018 tarihinde---- başvurularak tazminat talep edildiği ancak ödenmediği.
Müteveffa -----, kazadan 1 ay önce askerden geldiği için askerlik öncesi maaş bordrolarının hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müteveffanın babası ---- için 5.000,00 TL ve annesi ------ için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müştereken ve müteselsilen;
müteveffanın --- için 150.000,00 TL, annesi ---- için 150.000,00 TL, müteveffanın nişanlısı ----- için 75.000,00 TL, müteveffanın kardeşi ----- için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 475.000,00 TL manevi tazminatın -----dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle.
Ceza davasında alınan bilirkişi raporlarının yanlış olduğu ve itibar edilemeyeceğini, Olay yeri resimlerinden ---- numaralı resimler incelendiğinde, davalının kullandığı otomobilin fren ve lastik izlerinin sağ şeritte olduğu, buna mukabil murisin lastik izlerinin emniyet şeridinde olduğu ve fakat motor lastik izlerinin gittikçe sola kaydığı, çarpışmanın gerçekleştiği ----- sayılı resimlerde ise motosiklet lastik izinin bariz şekilde banketten (emniyet şeridinden), sağ şeride girdiği; çarpışmanın bu noktada gerçekleştiği.
5.Davalı müvekkilin ifadesinde; sağ şeritte seyir halindeyken, motosikletin emniyet şeridinden sola meyillendiğini, ani fren yaptığını ve çarpışmanın aracın sağ önü ile gerçekleştiğini belirtmekle olay yeri görüntülerini doğrulamakta olduğunu, kaza tutanağında da aynı tespit mevcut olup, olay yerinde tespit edilen 305 metrelik sürüklenme ve fren izlerinin değerlendirilmediği, Ceza mahkemesi,
sanığın araç hızına ilişkin, kesin delil niteliği taşımayan ilk bilirkişi raporuna atıfta bulunarak araç hızının 172 km olduğunu tespit ettiği ancak murisin kullanmış olduğu motosikletin hız kadranının 100 km'de takılı kaldığının ve hız sınırını 20 km aştığının değerlendirme konusu bile yapılmadığı; adli tıp raporunda murisin hızına ilişkin değerlendirme mevcut iken davalının hızına ilişkin hiç bir tespit olmadığı; murisin kaskında çizik dahi olmaması, ancak kafa bölgesinde ciddi yaralanmanın oluşu, murisin kaskını takıp takmadığına atıf bile yapılmadığı ve kamera görüntülerinde maktulün kaskının takılı olmadığının sabit olduğu;
yine kazaya konu olayda merhum tarafından başkaca hiçbir güvenli sürüş ekipmanının kullanılmadığı.
Motosiklet montu, pantolonu, motorcu eldiveni, dizlik, bellik, sırtlık ve motorcu botunun somut olayda kullanılmadığı; kamera kayıtlarının incelenmesinde tam kaza anında sol şeritten, sanığın hızından daha yüksek hızla bir aracın müvekkilin aracına meyille giriş yaptığı, deyim yerindeyse sanığın kimliği ve plakası tespit edilemeyen araç ile maktulün kullanmış olduğu motosiklet arasında kaldığına ilişkin hiç bir şekilde atıfta dahi bulunulmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
--- cevap dilekçesinde özetle. Çalışan elemanları ----- kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; kendilerinin işleten sıfatlarının olmadığı; trafik iş kazası olmadığı için adam çalıştırma sorumluluğun söz konusu olmadığı; manevi tazminat talebinin fahiş olduğu açıklanarak davanın reddini talep edilmiştir.----- Şirketi cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan ----- plakalı otomobilin KZMSS teminatları altında olduğu; davacı baba ve annenin başvurusu üzerine inceleme yapıldığı ve 31.12.2019 tarihinde toplam 67.698.75,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği; davacı anne ve baba tarafından sigorta şirketinin ibra edildiği ve üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtiği.
2 yıllık hak düşürücü süre aşıldığı için bu andan sonra ibranameye itiraz edilemeyeceği; müteveffa kask ve koruyucu ekipman takmadığı için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği açıklanarak davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava trafik kazası neticesinde vefat eden----- anne ve babası tarafından istenen maddi tazminat ile ana babası, kardeşleri ve nişanlısı tarafından istenen manevi tazminat davasıdır.
15/06/2018 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile, sürücü ---- sevk ve idaresindeki -/----plakalı motorsikletin çarpıştığı, bu kaza neticesinde davacıların desteği --- vefat ettiği anlaşılmıştır.
Davacılardan ----- vefat eden desteğin annesi, ------ise nişanlısıdır.
Davalı ----- plakalı aracın sürücüsü, davalı sigorta şirketi de aracın zorunlu trafik sigortacısıdır. Sigorta şirketi zorunlu trafik sigortacı sıfatı ile doğan zarardan, sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti içinde kalmak şartı ile sorumludur. Davadan önce davacıların davalı sigorta şirketine 22/10/2018 tarihinde başvurdukları anlaşılmıştır.
İlgili poliçe ve hasar dosyası, davalı Sigorta şirketinden celp edilmiş, dosyamız arasına alınmıştır. ----- plakalı aracın 03.05.2018 ile 03.05.2019 tarihleri arası dönemde davalı ----firmasına sigorta ------ numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiği görülmüştür.
Olayla ilgili ceza yargılaması araştırılmıştır. -----.ACM ------ esas sayılı dosyası ile yargılama aşamasında keşif yapılarak hazırlanan 04.12.2018 tarihli raporda, otomobil sürücüsü ---- asli kusurlu olduğu; motosiklet sürücüsü ------kusurunun olmadığı kanaati belirtilmiştir. ------ Asliye Ceza Mahkemesi' nin---- sayılı kararla sanık---- asli kusurlu olduğu kabul edilerek TCK.nun 85/1, 22/3,66 maddeleri uyarınca (neticeten 4 yıl 5 ay 10 gün hapis) mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu karar istinaf incelemesinden geçmiş, (----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Asliye Ceza Mahkemesi ----- Esas – 03.02.2020 Karar sayılı, 07.02.2020 tarihli kararı) 03/02/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Esas dosyası ile yargılama aşamasında ---- Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan 05.06.2023 tarihli raporda, otomobil sürücüsü ---- asli kusurlu olduğu; motosiklet sürücüsü ----- kusurunun olmadığı kanaati belirtilmiştir.
Resen bir makina mühendisi (kusur), bir aktüer bilirkişi seçilerek kusur ve aktüer hesap incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler 15/08/2025 tarihli raporda özetle "15/06/2018 tarihinde dava dışı -----. ait olan ve davalı ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı otomobili ile orta şeritte giderken, orta şeritte önde giden araca çarpmamak için ani olarak kontrolsüz bir şekilde sağ şeride girdiği anda otomobilin sağ ön yan kısımlarıyla sağ şerit ortasından takriben banket çizgisine 1,5 m mesafede seyreden müteveffa sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı motosiklete arkadan çarparak aracın savrulmasına ve sürücünün hakimiyetini kaybetmesine sebebiyet verdiği olayda ---kusursuz olduğunu, -/---- %100 kusurlu olduğunu,
anne ve babanın toplamda 2.673.066,84 TL destekten yoksun kalma zararının olduğunu belirtmişlerdir.
Davacılar vekili rapora göre 11/12/2025 tarihli değer artırım dilekçesi sunmuş, talep dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, miktar itibariyle de yargılamaya heyetçe devam edilmiştir.Somut olayda, aracın kayden maliki dava dışı -----. olup, 17.04.2017 tarihli kira sözleşmesine göre,---- plakalı aracın dava dışı ----. tarafından davalı ----- firmasına 45 aylığına kiraya verildiği, aracın 30.10.2017 tarihinde davalı ----- nezdinde Ürün Müdürü olarak çalışan ----- isimli kişiye teslim edildiği, davalı ----- adına aylık 2.023,71 TL ve genel toplamda 14.165,97 TL tutarlı kira faturası düzenlendiği,
fatura bedellerinin açık cari hesap kapsamında dava dışı ------ firmasına banka havalesi yoluyla ödendiği, sözleşmeye ait Damga Vergisinin dava dışı ---- tarafından ------ Vergi Dairesine 2017 nisan ayında beyan edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece kazanın 16/04/2019 tarihinde meydana geldiği yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davalı ile arasındaki kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin 07/04/2017 tarihinden itibaren uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olduğu, aracın teslim edildiği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olduğu, kira sözleşmesi, araç teslim tutanağı gibi yan delillerle desteklenip, Vergi ve Maliye'ye bildirildiği davalı ----/ Şirketi işletenlik sıfatının devam ettiği hususları sabittir -----karar sayılı ilamı).
Bu doğrultuda davalı ------ Şirketi işleten sıfatıyla sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
İncelenen rapor usul ve yasaya uygun görülmüş, 31/12/2018 tarihinde yapılan 67.698,75 TL' lik sigorta ödemesinin faizi ile beraber toplam zarardan düşülmek suretiyle hazırlandığı görülmüştür.
Ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının tespiti bakımından ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarı karşılaştırılarak, ödemenin yetersiz olduğu tespit edildiğinden karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmış ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak,
hesaplanan tutardan anne ve baba için 67.698,75 TL ve 46.522,95 TL toplamı 114.221,70 TL' nin yarısı davacı anne ve babanın tazminat hesabından mahsup edilerek ----- geçirdiği trafik kazasında vefatı nedeniyle babası---- yönünden destekten yoksun kalma zararının 953.768,95 TL, annesi ----- yönünden destekten yoksun kalma zararının 1.719.297,89 TL olduğuna kanaat edilmiştir.
Sigorta şirketi ile yapılan 21/12/2019 tarihli ibraname nazara alınarak (dava tarihi 12/01/2024 olup 2 yıllık süre geçmiş, sigorta şirketi de kesin olarak ibra edilmiş olup) sigorta şirketine yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir. Toplam 2.787.288,54 TL zarardan poliçe limiti olan 360.000,00 TL' nin düşülmesi ile işletenin zararın 2.427.288,54 TL sinden sorumlu olacağı anlaşılmıştır.
Manevi tazminat bakımından sürücü ve işletenin sorumlu olduğu açıktır.
Manevi tazminat takdir edilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluşu dikkate alınarak her şeyden önce adalete uygun olması gerektiği, hükmedilecek tazminatın zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek bir fonksiyonu taşıması gerektiği, manevi tazminatın Yargıtay içtihatlarında belirlendiği gibi bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına amaç edinemeyeceği, takdir edilecek miktarın mevcut duruma göre elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerektiği, bu suretle belirtilen hususlar dikkate alınarak,
tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve kusur durumu da gözetilerek davacı --- yönünden 120.000,00 TL manevi tazminata,----- yönünden 120.000,00 TL manevi tazminata, --- yönünden 50.000,00 TL manevi tazminata, ----- yönünden 50.000,00 TL manevi tazminata, ---/ yönünden 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi cihetine gidilerek, manevi tazminatlar yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/48, K. 2026/80, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama