KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/617
- Karar No
- 2024/1024
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/617 Esas
KARAR NO: 2024/1024
DAVA
Şirketin İhyası (Resen terkin olan şirketin devam eden icra dosyası için ihyası )
DAVA TARİHİ: 12/08/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;--------- Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre 16.07.2014 tarihinde münfesih olmuş, şirketin hukuksal varlığına son verildiğini, müvekkili banka ile ---------- Şirketi arasında imzalanan Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesi çekildiğini, hesabın katı üzerine ---------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takip talebi ve ödeme emrinin dilekçe ekinde sunulduğunu,
----------- Şirketi'nin 16.07.2014 tarihinde münfesih olması, şekli bir işlem olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davalı şirketten alacağı devam etmekte olup, yukarıda bildirildiği üzere derdest icra dosyalarından işlemlere devam edilmediğini belirterek özetle ---------Şti'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----------Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle.
İhyası istenen şirket hakkında kurumlarınca TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.madde hükümlerine göre işlem yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu sebeple de aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, resen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı tarafça resen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini belirterek netice olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, resen terkin olan şirketin devam eden icra dosyası yönünden ihyası istemlidir.Davacı, terkin edilmiş --------- Şirketi'nin aleyhine icra takibi yapmıştır. UYAP üzerinden --------- İcra Müdürlüğü'nün -----------Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Takipte alacaklının davacı ----------Ş olduğu, borçlunun --------- Şirketi olduğu görülmüştür. Davacı bankanın kredi alacaklısı olduğu, borçlu şirkete ait ----------- plakalı araca icra müdürlüğünce haciz konduğu görülmüştür.
Terkin olan ---------- sicil nolu şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. Maddesi ve ilgili tebliğin 5. Maddesi kapsamında sermayesi yeterli olmadığı için yapılan ilanlara müteakip 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği, son yetkilisinin ----------- olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK.
Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması,
TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir.
Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir.
İhyası istenen şirkete karşı devam eden icra dosyası olduğuna göre TTK.
Geçici madde 7 nedeniyle terkin olan şirketin ihya olunmasını talep etmekte davacının hukuki yararı ve aktif husumetinin olduğu açıktır.Özetle, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu,
bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre ve terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Resen terkin olan şirketin ihyası davasında davalı olarak sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterli olup, terkin olmuş şirketin pasif taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle terkin olan şirket yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/617, K. 2024/1024, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama