KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/670
- Karar No
- 2024/848
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/670 Esas
KARAR NO: 2024/848
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 29/08/2024
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ile Tasfiye olan ---------Şti. arasında işçilik alacakların ilişkin davanın mevcut olduğunu, -------- sayılı ilamı ile müvekkili lehine sonuçlandığını, buna göre --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile mahkeme kararındaki alacak tutarlarının tahsil edildiğini,-------- sayılı ilamı ile dosya kapsamında müvekkili lehine alacak kalemlerinde değişiklikler olduğunu ve buna istinaden --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra takibi başlatıldığını,
borçlu şirkete çıkarılan tebligatın iade döndüğünü ve sonra da şirketin sicilden terkin olunduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin dava kesinleşmeden dava kesinleşmeden tasfiye olan şirketin tasfiyesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Terkin Olan --------- Şti'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin terkin olan şirketin pay sahibi konumunda olduğunu, aynı zamanda tasfiye memuru olarak görev yaptığını, şirketin tasfiye süreci devam ederken, aynı zamanda işçilik alacağına ilişkin bir davanın da tarafı olduğunu ancak söz konusu işçi alacak davası ilk derece mahkemesi yargılaması bittiğini ve -------- İş Mahkemesi'nin ilamı neticesinde, şirketin işçiye ödemesi gereken tutar, icra yolu ile talep edilerek müvekkilinden tazmin edildiğini, devamında davalı müvekkili,
takip yoluyla borcunu ödediğini ve şirketten alacağı olan bir tarafın kalmadığını düşündüğünden tasfiye işlemlerini sonlandırarak şirketi ticaret sicilinden terkin ettirdiğini ancak söz konusu davacı işçinin alacak kalemleri istinaf incelemesi neticesinde bir takım değişiklikler göstererek arttığından, davacı taraf lehine yeni talep konuları ortaya çıktığını yani ilk derece mahkemesi ilamına ve icra takibi neticesinde borcun ödenmesine güvenene davalı müvekkil sehven bir yanılgıya düştüğünü belirterek özetle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...
Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle.
Ticaret Sicil Müdürlüğü TTK 32 ve hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ek tasfiye kararı verilmesi durumunda tasfiye memurunun zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle de yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle devam eden dava yönünden tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyası davasıdır.
Davacının 18/10/2024 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle dosyada işlem yapılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili davacının feragat dilekçesi üzerine 20/10/2024 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden feragat ettiklerine ilişkin dilekçe sunduğu görülmüştür.6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu itibarla, davacının açılan davadan feragat etmiş olduğu gözetilerek yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı alacağı olan tutar ödendiği için davadan feragat ettiğini beyan etmiş, feragat dilekçesi üzerine dilekçe sunan davalı ... vekili vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağı talepleri olmadığını bildirmiştir.
Davanın açılmasına davalı ... sebebiyet verdiğinden, davalı yasal hasım olan sicil müdürlüğü yararına hükmedilmesi icap eden vekalet ücreti (AAÜT m.6 uyarınca ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce karar verildiğinden maktunun yarısı) davalı ...'in üzerine bırakılmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/670, K. 2024/848, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama