KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1227
- Karar No
- 2018/350
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2018
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/1227 Esas
KARAR NO : 2018/350
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2016
KARAR TARİHİ : 12/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu bu sebeple davalı şirkete iş güvenliği kapsamında B sınıfı iş güvenliği uzmanı istihdam ettiğini, verilen bu hizmetlere karşılık fatura kesildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için İAA ----. İcra Müd. ---- Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğin, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile %20 oranında icra intar tazminatının alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin davacı şirketle İş Güvenliği Uzmanlığı Hizmet Sözleşmesi yaparak davacı şirketten B sınıfı iş güvenliği uzmanı istihdamı yapıldığını, davacı tarafından müvekkil şirkete görevlendirilen ---- isimli iş güvenliğini uzmanının, yapılan tespitlerde iş başında olmadığını, telefon ile yapılan aramalarda davacı şirketten ayrıldığını beyan ettiğini, bu durumun 18/08/2016 tarihinde tutanak altına alındığını, müvekkil şirketin herhangi bir şahıs ile sözleşme yapmayıp davalı şirketle sözleşme yaptığını, bir elemanın işi bırakması halinde şirketin anında başka bir eleman görevlendirme imkanının olması gerektiğini,
kesintisiz hizmetin yerine getirilmediğini, bu nedenle İGA Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari işletmesinin müvekkil şirkete 4.000 TL para cevası kestiğini, dolayısı ile kusur ve sorumluluğu bulunan davacının 18/08/2016 tarihinden sonra eleman görevlendirmemesi nedeni ile ücrete de hak kazanamadığını savunarak davanın reddini ve %20 kötü niyet tayzminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya içeresinde toplanan delillerin bir bütün olarak irdelenmesi sonucu;
Dava, faturaya dayalı alacağın takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin, müvekkilinin davalıya vermiş olduğu iş güvenliği hizmetine dayalı olarak düzenlenen fatura gereğince toplam 6.316,54 TL alacaklı olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği,
Davalı vekilinin, davacının görevlendirdiği kişinin istifa etmiş olması sebebiyle hizmetin yerine getirilmediğini ve ayrıca, davacının kusuru nedeniyle müvekkili hakkında uygulanan idari yaptırım kararının takas-mahsup edilmesini savunduğu görülmüştür.
Taraflara ait defter ve kayıtların incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen davalının defterlerini hazır etmediği,
Davacının defter, kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemede; davacının, ticari ilişki ve cari hesap bakiyesi olarak davalıdan 6.316,54 TL alacaklı olarak göründüğü tespit edilmiştir.
Ticari defterlerle ispat 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, anılan yasanın 83. maddesi uyarınca, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak bunlara dayanmasına bağlıdır. Davacı dava açarken davalının defterlerine münhasıran dayanmadığından, davalının ticari defterlerini hazır etmemesi davanın ispatı için yeterli değildir. Faturaya dayalı alacağın ispatı için, faturada yazılı malların teslim edildiğinin veya hizmetin sunulduğunun ispatı gerekmekte ve bu konuda ispat yükü davacıdadır (benzer mahiyette HGK 2014/11-1159 E-2016/967 K sayılı ilamı).
Davacı tarafından davalı işyerinde görevlendirilen --- isimli iş güvenliği uzmanının 30.05.2016 tarihinde başladığı işine 18.08.2016 tarihinde istifa ile sonlandırdığı hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın, istifa sonrasında hizmetin davacı tarafça sağlanıp sağlanmadığı, davalı hakkında, hizmetin sunulmamış olması sebebiyle idari para cezası uygulanıp uygulanmadığı noktalarında olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikli olarak, davalı vekilinin, müvekkili hakkında idari yaptırım kararı uygulandığı yönünde savunmada bulunduğu görülmüşse de, bu savunmasını destekler herhangi bir bilgi veya belge sunulmamış olması sebebiyle bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.
Davacı vekilinin, ---- isimli iş güvenliği uzmanının istifasından sonra başka bir kişinin 23.08.2016 tarihine değin görevlendirmesinin yapıldığı yönündeki iddiasının irdelenmesinde ise, dosyaya sunulan ----' nin 19.08.2016 tarihli kaydı itibariyle, --- iş güvenliği uzmanının görevlendirmesinin yapıldığı, bu hususunun mail yazışmaları ile de örtüştüğü görülmekle davacının bu yöndeki iddiası kabul edilerek davalı nezdinde iş güvenliği hizmetinin 23.08.2016 tarihine değin verildiği sabit görülmüştür.
Davacının düzenlediği ve davalının da ödemesini yaptığı aylık faturaların 8.260 TL (7.000 + KDV) meblağlı olduğu hususu da dikkatte alınarak 01.08.2016 - 23.08.2016 tarihleri arasındaki 23 günlük kıstalyevm usulü belirlenen hakedişin ((7.000 / 30 x 23) x 1.18 KDV =) 6.332,67 TL olduğu değerlendirilmekle taleple bağlılık gereği davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
12/04/2018
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1227, K. 2018/350, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama