KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/596
- Karar No
- 2024/493
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
Karar Metni
2.544 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/596 Esas
KARAR NO: 2024/493
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/09/2021
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin --------- plakalı aracıyla 11/04/2021 tarihinde seyir halindeyken şerit değiştirmek için sinyal yaktığını, müvekkilinin arkasından gelen araçtan bir fren sesi duyduğunu, --------- plakalı aracın yalpalandığını, hızını yavaşlatamadığını gördüğünü, fren sesinin devamında ise müvekkilinin aracına şiddetli şekilde çarptığını, müvekkilinin aracının çarpmanın etkisi ile spin attığını, müvekkilinin güzergahının -------- istikametinde olduğunu, sadece çarpmanın etkisi ile ------- Hal ayrımına savrulduğunu,
davalı -------- sevk ve idaresindeki diğer davalı -------- şirketine ait olan aracın hızını yavaşlatamadığını, takip mesafesini koruyamadığını, davalı -------- çarpmanın etkisi, direksiyonu sola kırması ve hızı nedeniyle sol şeride hızlı geçerek sol bariyerlere çarparak durabildiğini, aracın iş bu bariyerlere çarpmanın etkisi ile airbaglerinin açıldığını, olay yerine trafik polislerinin geldiğini, müvekkilinin eşini ve çocuklarını sakinleştirmeye çalışırken trafik polislerinin yalnızca davalı --------- plakalı aracın sürücüsü ile kaza olayını görüştüğünü ve tutanağa geçtiğini,
dava konusu trafik kazasında -------- plaka nolu aracın tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, -------- Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne söz konusu tutanağın gerçeğe aykırı, hakkını ihlal eder şekilde düzenlendiğini ve itirazlarını içerir dilekçe sunulduğunu, olumlu dönüş alınamadığını, davalı --------Oto Kiralama'nın sigorta şirketi olan ----------- Sigortaya başvurulduğunu, ancak dönüş sağlanmadığını, --------- D.iş dosyası ile delil tespit yapıldığını ve kaza çevresini gösteren kamera görüntülerinin alındığını iddia ederek;
davanın kabulü ile -------- Plakalı araç ile ---------- Plakalı araç arasındagerçekleşen Maddi Hasarlı Trafik Kazası sebebi ile uğramış olduğu maddi zararın ve değer kaybının davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- Oto Kiralama vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin kaza yapan aracın maliki olduğunu, aracı kullanan kişinin diğer davalı --------- olduğunu, işleten kiracı olduğundan müvekkil şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 11/04/2021 tarihli C Bölgesi Trafik denetleme Emniyet Amirliği tarafından düzenlenen "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğu tespit edildiğini,
bu durumun müvekkili açısından illiyet bağını kestiğini, davacının uğradığı zararı net bir şekilde ortaya koyamadığını, davacının her ne kadar avans faizi talep etmiş ise de müvekkil şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, araçların hususi kullanım niteliğinde olup ticari nitelikleri bulunmadığını, uygulanacak faiz oranının yasal faiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri oluğunu, ------- plakaları aracın diğer davalı ------- şirketi tarafından sigortalandığını, taleplerin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini savunarak;
davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı --------- Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava kazaya karışan her iki araç malikinin de ticari işletmesiyle ilgili olmayan dolayısıyla ticari iş niteliğinde olmayan trafik kazasından kaynaklandığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dosyada kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafa başvuru sonrasında ödeme yapıldığını, kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadığını, değer kaybı tazminat talebine yönelik genel şartlar uygulanması gerektiğini,
hasar tazminat talebine yönelik ZMMS poliçesi genel şartların uygulanması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak; davanın yetkili görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : --------- Sulh Hukuk Mahkemesine, -------- şirketi, --------- Trafik Tescil Şube Müdürlüğü_(ekip) müzekkereler yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının maliki olduğu -------- plakalı araç ve davalı --------- sevk ve idaresindeki, davalı -------- Şirketi mülkiyetindeki ve davalı --------Ş'nin --------- numaralı zmms sigortacısı olduğu ---------- plakalı aracın karıştığı 11/04/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasar ve değer kaybına ilişkin açılan maddi tazminat davasıdır. a)Davalı --------- Şirketi'nin husumet itirazı yönünden;Davalı cevap dilekçesinde "Müvekkil şirket kaza yapan aracın malikidir, ancak dava konusu haksız fiilin gerçekleştiği sırada aracı kullanan kişi diğer davalı---------.
KTK.3 ve 85. maddeler uyarınca işleten kiracı olduğundan, müvekkil şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerekmektedir." şeklinde husumet itirazında bulunduğu görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesi uyarınca "Bu Kanunda kullanılan terimlerin tanımları aşağıda gösterilmiştir. (...)İşleten : Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalının -------- plakalı aracın maliki olduğu hususunun sabit olduğu, davalının husumet itirazının yukarıda belirtildiği şekilde olduğu,
aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi kapsamında kiralanması durumunda malikin işleten sıfatının ortadan kalkacağı ve işleten sıfatının uzun süreli kiralama kiracısına ait olacağı, yukarıda da ortaya konulduğu üzere davalı tarafça aracın uzun süreli kiraya verildiği yönünden bir savunma bulunmadığı, yalnızca kiraya verildiği yönünden savunma bulunduğu, bu sebeple davalının aracın uzun süreli kiraya verildiği hususunu ispatlayamadığı ve işleten sıfatının devam ettiği kanaatine varılmış, davalı -------- Şirketi'nin pasif husumetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
b)Davanın esası yönünden; Bilirkişi ---------- 18/05/2022 tarihli raporunda davacının olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğu, davalı --------- kusurunun bulunmadığı, maddi hasar nedeniyle zarar miktarının 31.354,31 TL olarak tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi -------- ve --------- 29/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespit ve değerlendirmelerin yapıldığı görülmüştür:
Tanık ---------- 09/11/2023 tarihli celsede "Ben kaza anında aracın içindeydim, sol arka koltukta oturuyordum, yolumuzda normal bir şekilde ilerliyorduk, sol şeritteydik, sağ şeride geçecektik, yol yanlış hatırlamıyorsam üç şeritliydi, davacı eniştem olur, eniştem sinyalini verdi, sağa doğru geçti, hemen ardından çarpma oldu, biz sağ şerite geçtikten yaklaşık 10 saniye kadar sonra çarpma gerçekleşti, ben çarpma gerçekleşmeden önce çarpan aracı görmedim ama öncesinde baya bir fren sesi duyuldu, fren sesinden hemen sonra çarpma oldu, çarpan araç bizim aracın sol arka tarafına çarptı, aracımız savruldu, ondan sonra aracımız yol ayrımında durdu,
yani oraya park etmiş olduk, araçta panik hali oluştu, eniştem bizi sakinleştirmeye çalıştı, hiç yanımızdan ayrılmadı, biz de araç durduğundan itibaren hep aynı noktadaydık, olay yerinden ayrılmadık, polis olaydan 10-15 dakika sonra geldi, önce karşı tarafa gitti, bizim yanımıza daha sonra geldi, iyi misiniz diye sordu, bizim yanımızda tutanak tutmadı, bize olayın nasıl olduğunu da sormadı, Davalı --------- Oto vekili tanıktan "sol arka tarafta otururken sinyal verildiğini nereden gördünüz, o gün nereden nereye doğru gidiyordunuz " şeklindeki sorusu üzerine sinyal verilince zaten ses geliyor ,
o gün yemekten çıktıktan sonra kuzenime gidiyorduk dedi. Bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tanık -------- 09/11/2023 tarihli celsede " Ben olay gerçekleştiğinde aracın içindeydim, arka koltuktaydım, sağ tarafta mı sol tarafta mı oturduğumu hatırlamıyorum, biz normal bir şekilde yolumuzda gidiyorduk, hangi şeritte olduğumuzu hatırlamıyorum, şerit değiştirirken arkadan gelen aracın çarpması ile savrulduk, davacı kuzenim olur, kuzenimin sinyal verip vermediğini hatırlamıyorum, çarpan aracı çarpmadan önce görmedim, ne şekilde çarptığını bilmiyorum, çarpmadan önce bir ses duydum ancak ne sesi olduğunu hatırlamıyorum, çarpma şerit değiştirdikten yaklaşık 5-10 saniye sonra gerçekleşti, çarpma anıyla panik hali oluştu, bende panikledim,
tam hatırlamıyorum ancak hatırladığım kadarıyla çarpma nedeniyle aracımız savruldu ve kendi kendimize durduk, ne tarafta ne şekilde durduğumuzu hatırlamıyorum, durduktan sonra araçtan indik, olay yerinde bir süre kaldık, bize çarpan aracın nerede durduğunu da hatırlamıyorum, polis olaydan 5-10 dakika sonra kadar geldi, bize nasılsınız diye sordu, ancak olayın nasıl olduğunu sormadı.
Bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile,
sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, (...) Hesaplanır.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının maliki olduğu -------- plakalı araç ve davalı --------- sevk ve idaresindeki,
davalı -------- Şirketi mülkiyetindeki ve davalı --------Ş'nin -------- numaralı zmms sigortacısı olduğu ---------- plakalı aracın karıştığı 11/04/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasar ve değer kaybına ilişkin açılan maddi tazminat davası olduğu, davanın davalı--------- karşı haksız fiilden genel hükümlere göre ve davalı ---------- Şirketi'ne karşı araç işleteni olmasından dolayı KTK md. 85 kaynaklı ve diğer davalı sigorta şirketi yönünden zmm sigorta poliçesi kaynaklı olduğu, davalı --------- sorumluluğundan bahsedebilmek için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması,
davacının zarara uğramış olması ve zarar ile fiil arasında nedensellik bağının bulunması gerektiği, davalı sigorta şirketinin de hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda -------- plakalı araç sürücüsü --------- kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, yine diğer davalının da KTK 85 uyarınca sorumluluğunun olacağı, davalıların sorumluluğunun tespit edilmesi halinde yukarıda atıf yapılan TBK 61 maddesi uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, davacının dava açılmadan önce KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine 14/06/2021 tarihinde başvuru yaptığı, özel dava şartının somut olayda yerine getirildiği,
mahkememizce alınan 18/05/2022 tarihli bilirkişi --------- raporuna göre olayın gerçekleşmesinde davacının tamamen kusurlu olduğu tespit edilmiş olsa da tespitin somut, kesin ve bilimsel bir değerlendirmeye dayanmadığı, bu sebeple hükme esas alınamayacağı, akabinde dinlenen tanık beyanları ve yukarıda atıf yapılan 29/02/2024 tarihli makine bilirkişi raporunun ise yapılan bilimsel değerlendirmeler ve denetime açık şekilde hasarın oluş şekline göre olayın tartışılması nedeniyle hükme esas alınabileceği,
bu sebeple olayın "11.04.2021 günü saat 16:30 sıralarında sürücü --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracı ile -------- ili -------- ilçesi-------- Mahallesi -------- Çevreyolu--------- Bağlantı yolunda sağ şerit üzerinde seyri esnasında aracının ön kısımları ile aynı istikamette ön ilerisinde sol şeritte seyir halinde bulunan sürücü ------- sevk ve idareisndeki-------- plakalı aracı ile sağ şeride doğru yöneldiği esnada aracının sol arka kısımlarına çarpması,
çarpmanın etkisi ile --------- plakalı aracın yolun sol tarafına doğru yönelmesi ve -------- plakalı aracın da yolun sağ tarafına yönelerek ---------- Hal yolu kavşağı iç kısmına doğru yönelerek durmaları" şeklinde gerçekleştiğinin ve yapılan tespite göre tarafların %50'şer kusur oranına sahip olduğunun kabulünün gerektiği, yine her iki bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere hasar nedeniyle maddi zarar miktarının 31.354,33 TL olduğu, 29/02/2024 tarihli makine bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere değer kaybı zararının ise 5.670,00 TL olduğu,
değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı, mahkememizce de bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun bulunduğu,
zira kaza tarihi itibariyle KTK'nun 90. Maddesindeki “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olduğu, kaldı ki Yasa'nın eski halinde "ve" kelimesi kullanılmakla normlar hiyerarşisine göre değer kaybı hesabının yasada ifade edildiği üzere "aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak," hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporunun bu esasa uygun ve denetime açık şekilde düzenlendiği,
bu sebeple hükme esas alınabileceği, zarar ile davalı --------- hukuka aykırı ve kusurlu fiili arasında nedensellik bağının bulunduğu (bilirkişi raporunda zararın fiile uygun olduğunun tespit edildiği), zira zararın fiil neticesinde gerçekleştiği, tüm bu sebeplerle yukarıda belirtilen esaslarla davalıların kusur durumuna göre tespit edilen 15.677,17 TL maddi hasar ve 2.835,00 TL değer kaybı zararından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı ---------- ve işleten davalı şirket yönünden temerrütün TBK 117/2 maddesi uyarınca olay tarihi olan 11/04/2021 tarihinde gerçekleştiği,
sigorta şirketi yönünden ise temerrütün başvuru tarihinden (14/06/2021 günü) 8 iş günü sonrası olan 25/06/2021 tarihinde gerçekleştiği, yine davalı --------- Şirketi yönünden haksız fiilin ticari işletmesine ait bir iş (ticari iş) kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle alacağa tüm davalılar bakımından ticari faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/596, K. 2024/493, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama