KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/454
- Karar No
- 2024/851
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/454 Esas
KARAR NO: 2024/851
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 29/06/2023
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 23/02/2021 tarihinde ---------- ili ---------- ilçesinde, davalı ---------Ş.'nin maliki olduğu, sürücü ----------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç ile üç şeritli yolun orta şeridinde seyir halinde olduğu sırada ani manevra ile sağ şeride geçerken müvekkil sigorta şirketi nezdinde ---------- numaralı Kasko sigortası bulunan -------- plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, işbu kazada ----------- plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini,
davalı dışı sigortalının aracında oluşan maddi hasar onarım bedelinin müvekkil şirket tarafından karşılandığını ve sigortalısının haklarına TTK 1472 maddesi dahilinde halef olunduğunu, işbu tutarın tahsili amacı ile ---------- İcra Dairesinin ----------- E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek,
Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar tutarının davalılardan rücuen tahsili amacı ile başlatılan --------- İcra Dairesinin ---------- E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, ikame edilen davadan evvel yine aynı davacı şirketin müvekkil şirkete karşı --------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyasından da icra takibi başlattığını, yapılan itiraz üzerine ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, işbu dava hali hazırda derdest olduğunu, bire bir aynı kazaya ilişkin talepleri içerdiğini, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilimin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, davacı tarafın, haksız olarak müvekkilimden alacağı olduğunu iddia ettiğini,
ayrıca açılan davayı kabul etmemekle birlikte ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarına da itiraz ettiklerini, hangi kıstasa göre ve ne sebeple zarar tespit edilmiş olduğunun anlaşılamadığını, tamamen afaki ve dayanaksız olarak yapılan hesaplama neticesinde hasar miktarı belirlendiğini, bu rakamın sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu özel bir eksperiz şirketinin belirlendiğini, taraflı bir şekilde düzenlendiğini savunarak;
öncelikle zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi ve işbu alacağın zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, işbu iddiaların hem usul hem de esas açısından bakıldığında hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını, bu sebepler doğrultusunda işbu davanın reddini, Davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME
--------- Asliye Ticaret Mahkemesi, --------- Müdürlüğü, ----------ş., ---------- Noterler Birliği Başkanlığına müzekkereler yazıldığı görüldü. Mahkememiz dosyasına 13/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacının kasko sigortacısı olduğu ------------ plakalı araç ile davalının mülkiyetindeki ---------- plakalı aracın karıştığı 23/02/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen davacının TTK 1472 uyarınca davalıya rücuuna dair başlattığı ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalının hem cevap dilekçesinde hem bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağın 23/02/2021tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın rücu alacağı olduğu ve KTK 109/son maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına" uğrayacağı, davacının sigortalısına ödemeyi 04/05/2021 ve 24/08/2021 tarihinde yaptığı ve zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı,
zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca 12/05/2022 tarihinde ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, 29/06/2023 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde dava konusu alacağın ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı dosyasına konu edildiği, akabinde---------- Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı savunulmuş, derdestlik itirazın bulunulmuştur.Yapılan incelemede ----------- Esas sayılı davasının ve davaya dayanak--------- İcra Dairesi'nin---------- Esas sayılı takibinin taşıma sırasında hasar gören mallara ilişkin zarara ilişkin olduğu, takip ve dava sebebinin Yurtiçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi olduğu ve bu kapsamda gerçekleşen zararlar olduğu,
eldeki davada dava sebebinin kasko poliçesi ve dava konusunun konusu kasko sigortası ile sigortalı ------------ plakalı araçtaki maddi hasara ilişkin tazminat alacağı olduğu, dava sebeplerinin ve dava konularının aynı olmaması nedeniyle derdestlik söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.
13/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Mahkememizce davacı vekiline "------------ tarafından sigortalı dava dışı şirkete kesilen 19/03/2021 tarihli ----------- numaralı 4.999,99 TL bedelli faturanın kendisine yansıtılıp yansıtılmadığı, bu faturaya ilişkin olarak sigortalıya veya ----------- ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda beyan bulunması ve buna ilişkin tüm delillerini (ödeme dekontu vs) dosyaya sunması için iki haftalık kesin süre verilmesine,
aksi takdirde bu hususta yeniden süre verilmeyeceğinin ve dosyanın mevcut delil durumu itibariyle değerlendirileceğinin ihtarına," şeklinde kesin süre verilmiş, davacının sunmuş olduğu deliller kapsamında dosya bilirkişi heyetine verilmiştir. 28/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının kasko sigortacısı olduğu ----------- plakalı araç ile davalının mülkiyetindeki ---------- plakalı aracın karıştığı 23/02/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen davacının TTK 1472 uyarınca davalıya rücuuna dair başlattığı----------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,
davacının yukarıda ortaya konulan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere aracın onarımı gerçekleştiren firmalara ödeme yaparak TTK 1472 uyarınca hukuken sigortalısının yerine geçtiği (halef olduğu), bu sebeple davalıya dava açmakta aktif husumetinin bulunduğu, mahkememizce alınan yukarıda atıf yapılan bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında, davalının işleteni olduğu ---------- plakalı araç sürücüsünün olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğu, rücua tabi zarar miktarının da -bilirkişi raporunda denetime açık şekilde tespit ediliği üzere- 15.423,32 TL olduğu, davalının bu zararın tamamından sorumlu olduğu,
alacağın hem davalı hem de davacının sigortalısı yönünden ticari iş kapsamında olması nedeniyle alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 1.743,68 TL olduğu, bu sebeple itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerektiği, alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden likit olmadığı, bu sebeple icra inkar ve kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/454, K. 2024/851, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama