KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/214
- Karar No
- 2024/967
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
2.090 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/214 Esas
KARAR NO: 2024/967
DAVA
Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ: 21/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA: Davacı vekili 21/03/2024 tarihli dava dilekçesi ile özetle.
Davacı müvekkilinin de aralarında bulunduğu %20 hisseli 5 ortak 26/05/2016 tarihinde ---------- Şirketi'ni Ticaret Sicili'ne tescil ettirerek kurduklarını, ---------- Noterliği'nin 23/05/2022 tarih ----------- sayı ile tasdikli, 20/05/2022 tarihli Genel Kurulu kararı ile 30/05/2022 tarihinde şirket Ticaret Sicili'nden terkin edildiğini, Ticaret Sicili'nde 09/10/2018 tarihinde yayınlanan karara göre tescil tarihinden itibaren aksi karar alınana kadar tasfiye memurluğuna ... atandığını, TTK madde 543'e göre.
"Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır.
Tasfiye payında imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır.", 325.000,00 TL'ye ------- -------- Mah. -------- Ada--------Parsel adresinde bulunan 417 metrekarelik yer satıldığını, bu paranın 5 ortak arasında eşit olarak paylaştırılacak şekilde bölündüğünü, ancak tapuda satış bedeli düşük gösterildiğini, tasfiye memurunun gerek ortaklarla yaptığı ---------- yazışmaları gerekse davacı müvekkilinin ortaklardan bazılarıyla yaptığı -------- yazışmalarında da bu durumun mevcut olduğunu, tasfiye memuru taşınmazın tapu satış değeriyle gerçek değeri arasındaki farkı şirket hesabına değil kendi hesabına aldığını,
yalnızca taşınmaz satışına ilişkin olarak tasfiye memuru ..., diğer 4 ortağa 65.000,00 TL ödeme yaparken davacı müvekkiline sadece 33.000,00 TL para ödediğini, davacı müvekkilinin, tasfiye memuru ...'den kalan miktarı talep ettiğini ancak davalının bu parayı kendisine ödemediğini, tasfiye memurlarının şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı kusurlarıyla verdikleri zararlar nedeniyle sorumlu olduklarını, davalı tasfiye memurunun, görevini gereği gibi tam ve eksiksiz bir biçimde yerine getirmeyerek davacı müvekkilini zarara uğrattığını,
tasfiye edilirken şirketin banka hesaplarında da 15.000,00 - 16.000,00 TL civarında da para kaldığını, tasfiye edilen şirketin hesaplarının ---------- Bankası ve --------- Bankası'nda bulunduğunu, davacı müvekkilinin buradaki hissesinin de yansıtılmadığını, bankada kalan davacı müvekkiline ait payın da kendisine ödenmesini talep ettiklerini, tasfiye memuru olarak şirkete atandığında şirkete ait banka hesaplarında bulunan paraların kişisel harcamalarda kullanıldığına ilişkin davacı müvekkilinin duyumları bulunduğunu, bilirkişi tarafından bu hesapların da incelenmesini talep ettiklerini,
kişisel harcamalarında kullanılan paralar varsa bunların da payı oranında taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, davacı müvekkilinin bu hususla ilgili arabulucuya başvurduğunu ancak 27/11/2023 tarihli son tutanak anlaşmazlık ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerden dolayı bu davayı açma zorunluluğu doğduğundan bahisle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı 30/04/2024 tarihli cevap dilekçesi ile özetle.
1-Davacının, ----------Ş.'nin %20 ortağı olduğunu, şirketin 30/05/2022 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye memurluğuna ...'nin atandığını, tasfiye işlemleri kapsamında --------- İli ----------- Mahallesi --------- Ada,--------- Parsel adresinde kayıtlı 417m2 alanlı yerin satılmış olduğunu bu yerin satış bedelinin 325.000,00.-TL olduğunu, bu bedelinin 1/5'inin kendisine ait olduğunu, ancak kendisine 33.000,00.-TL ödeme yapıldığını geriye kalan 32.000,00 TL alacağının bulunduğu iddiaları ile dava açtığını, 2-Öncelikle, davacının ---------- İli ---------- Mahallesi ---------- Ada,
----------- Parsel adresinde kayıtlı 417m2 alanlı yerin 325.000,00.-TL ye satıldığı iddiası gerçek değildir.
Tapu kayıtlarında görünen ve gayrimenkulü satın alan ----------- şirket hesabına önce 2.000,00.-TL kaparo gönderildiğini, belediyeden satın alma tarihinde ipoteğin kaldırılması için istenen tutarın tespitinden sonra ----------- IBAN nolu hesabından şirket hesabına aktarılmış miktarın 163.000,00.-TLolduğunu, şirketin tasfiye kayıtlarında da durum aynı şekilde işlendiğini, aksi iddiaların ceza davası konusu olup bu mahkemede görülecek işler olmadığını, 3-325.000,00.-TLye satıldığı iddia edilen bir yerin 165.000,00.-TL'ye satılmasının nedenini en iyi davacının bildiğini,
tasfiye kararından önce 6 yıl süre ile ilgili yerin satışı için girişimlerde bulunulmuş sürekli ilan verilmiş emlakçılar ile çalışılmıştır. Ancak yukarıda değinildiği gibi gayrimenkul üzerinde mevcut olan ipotek ve ipoteğin sürekli yükselmesi nedeniyle alıcı bulunamamıştır. İpoteğin yanı sıra gayrimenkulün üzerindeki evde işgalci durumunda oturan birinin olması satışı zorlaştırmıştır.
Bu gayrimenkulün satışının yapılamaması nedeniyle tasfiye süreci de yaklaşık beş yıl sürmüştür. Davacı bu süreci yakından bilmektedir. Gayrimenkulün alımı sırasında yetkili ortak olarak aktif rol almıştır.
Davacı, gayrimenkulün içinde oturan bir işgalcinin olduğunu bile bile ve yine belediyeye olan ipotek meselesini bilmesi gerekirken, yöredeki emlakçılar ile her nasıl bir ilişki kurmuşsa, bu yeri satın almanın şirkete zarar vereceği kendisine söylenmiş olmasına rağmen ısrarla yetkisini kullanarak satın almıştır. Davacı satış aşamalarının hepsinde de bulunmuş hatta kendisine Belediyenin ipoteğini kaldırması için yetki ve para verilmiş her nedense ipoteği kaldırmamıştır.
4-Davacının diğer şirket ortaklarına yapılmış ödemeler konusunda da iddiaları asılsızdır.
Diğer şirket ortaklarından: ortaklık paylarına göre, --------- ----------- nolu IBAN hesabına ödeme 33.000,00 TL, -...'nin -------- nolu IBAN hesabına ödeme 16,500,00-TL, --------- ----------- nolu IBAN hesabına ödeme 16,500,00-TL, -...'nin ----------- nolu IBAN hesabına ödeme 33,000,00-TL, -------- --------- nolu İBAN hesabına ödeme 33,000,00-TL, --------- ---------- nolu IBAN hesabına ödeme 20,625,00-TL, --------- ----------- nolu IBAN hesabına ödeme 4,125,00-TL, -------- ---------- nolu IBAN hesabına ödeme 4,125,00- TL,
-------- --------- nolu IBAN hesabına ödeme 4,125,00-TL olup toplam 165.000,00.-TLsatıştan elde edilen gelirin tamamı eksiksiz tam olarak ortaklara dağıtıldığını, 5- 9 Ekim 2018 de başlayan tasfiye sürecinde yapılan her iş ve işlemlerin hepsi için ortakların onayı alınmıştır. Ortakların şirketten alacağı kalmamış. Davacının da onayı ile Tasfiye memuru ibra edilmiştir.
6-Davacının iddialarının aksine şirketin kendisinden alacakları mevcuttur. ...'nin kullanımında kalan demirbaşlar mevcuttur. Davacının demirbaşları teslim etmemesi, bedelini ödememesi nedeniyle tahsil edilemeyen alacaklar kalmıştır. Şirket kayıt ve faturaları incelendiğinde durum ortaya çıkacaktır.
7-Davacının ve şahsi şirketi --------- Şti. adına tasfiye edilen ----------Ş. hesaplarından çeşitli tarihlerde yapılan kişisel transferler yapılmış olup bu transferlerin çoğu İdasen yetkilisi olarak davacının bizzat kendisi tarafından yapılmıştır.
Yapılan ödemeler şu şekildedir. -09.11.2016 tarih ---------- nolu ----------Bankası hesabımızdan ----------- IBAN nolu ------------ hesabına 20.000,00 TL, -10.12.2016 tarih --------- nolu ------- Bankası hesabımızdan --------- IBAN nolu ----------- hesabına 25.000,00 TL, -01.11.2016 tarih --------- nolu ---------- Bankası hesabımızdan ---------- ...'nin kendi adına aldığı arsa için emlakçı ---------- kaparo olarak ödenen 4.000,00 TL, -20.12.2016 tarih ----------- hesabımızdan Muhasebeci ------------ bu ve muhtelif tarihlerde ödenen ... ve--------- şirketine ait kişisel hizmet bedelleri ve---------- primleri tutarı 3,635,90 TL,
-30.12.2016 tarih ----------- nolu ----------- Bankası hesabımızdan -------- --------- nolu --------- hesabına bu ve muhtelif tarihlerde ödenen ...'nin kişisel davaları için avukatına havale edilen 4.000.00 TL,
19.07.2016 tarih ---------- nolu ----------- Şti'nin faturası kapsamı 10,000,00 TL'sı tutarındaki tüm demirbaşların tamamı tasfiye edilmek için teslim edilmemiş ve ...'nin zimmetinde ve kullanımında uhdesinde alacağımız olarak 10,000,00 TL kalmıştır. -29.09.2016 tarih ve --------- nolu-------- faturası kapsamı 3,099,00 TL tutarındaki son model dizüstü bilgisayar yine ...'ye kullanımı için verilmiş olup tasfiye halinde iade edilmediğinden uhdesinde kalmış olup 3.099.00 TL tutarında alacağımız kalmıştır.
22.10.2016 tarih ve --------- nolu ----------- Şti'nin faturası kapsamı 1,770,00 TL'sı tutarındaki ---------- dizüstü bilgisayar da tasfiye edilmek için teslim edilmemiş ve ...'nin zimmetinde ve kullanımında uhdesinde alacağımız olarak 1,770,00 TL kalmıştır.
Davacının, toplam: 71,504,90.-TL tutarında borçlu iken alacaklı olduğunu iddia ederek huzurdaki davayı açması tamamen kötü niyetli olduğunu şahsımdan ve ---------- şirketinden haksız kazanç elde etme amacında olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. 6 ve 7. Bentlerde saydığımız alacaklar için dava hakkımızı şimdilik saklı tutuyoruz.
8-Davacının, ...'nin tasfiye sürecinde gelen miktarları kişisel işlerinde kullandığına dair iddiaları da asılsız olup şirket kayıt ve hesaplarında yapılacak incelemede ortaya çıkacağından bahisle asılsız iddialar ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve masraflarının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu taşınmazın ipotek borcu ve ödenen miktar ----------- Belediyesinden sorulmuş, gelen cevap yazısında ipotek bedeli ile ilgili herhargi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.Dava konusu taşınmazın -----------Tapu Müdürlüğünden satış senedi getirtilmiş,
incelendiğinde ---------- Belediyesi lehine 367.500,00 TL bedelli 1. derece ipotek tesis edildiği görülmüştür. Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----------- tarafından sunulan 23.10.2024 tarihli raporda özetle.
"5- SONUÇ ve KANAAT: Huzurdaki davanın konusunun, tasfiye edilen --------- şirketinin tasfiye memurunun sorumluluğundan doğan tazminat istemine ilişkin olduğu, Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev ve yetki ile tasfiye edilen ----------- şirketinin ticari defter kayıtları ve dosya kapsamında yapılan inceleme ile sınırlı olmak ve takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; > Dosyada mübrez dava dışı şirkete ait ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda: dava dışı şirketin ---------sicil numarası ile 20.05.2016 tarihinde kurulduğu,
dava dışı---------- Şirketi'nin 03.10.2018 tescil tarihli Genel Kurul Kararı ile tasfiyeye girdiği, --------- 09.10.2018 tarih ve --------- sayfasında ilan edilen karara göre tescil tarihinden itibaren aksi karar alınana kadar tasfiye memurluğuna ...'nin münferiden temsil yetkisiyle atandığı, -------- Noterliğinin 23/05/2022 tarih --------- sayı ile tasdikli, 20/05/2022 tarihli Genel Kurulu kararı ile 30/05/2022 tarihinde şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği,
> Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan ---------- Tapu Müdürlüğü 01.07.2024 tarihli yazısı ekinde gönderilen ---------- Mahallesi, --------- Ada, --------- Parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 21/04/2022 tarih ve -------- yevmiye nolu “RESMİ SENET” te dava dışı ----------- ŞİRKETİ'NİN adına kayıtlı ---------- Mahallesi, -------- Ada, ---------- Parsel sayılı taşınmazın 21.04.2022 tarihinde 165.000,00 TL bedelle --------- satıldığı, > Dava dışı ------------ şirketinin incelenen 2022 ticari defter kayıtlarında ---------- Mahallesi, --------- Ada, ----------- Parseldeki taşınmazın aktifinde kayıtlı olmadığı,
ilgili taşınmazın satışına yönelik 21.04.2022 tarih --------- seri numaralı 165.000,00 TL fatura düzenlendiği, 21.04.2022 tarih --------- nolu yevmiye kaydında taşınmazın satışının --------- hesabına aktarılarak 165.000,00 TL satış bedelinin ---------- borç yazıldığı, yine aynı yevmiye kaydında ---------- olan 165.000,00 TL alacağın ---------- Hesabına aktarılarak kapatıldığı, incelenen şirket kayıtlarında 2022 döneminde ---------Bankasına ait hesap hareketlerinin kayıtlara alınmadığı görülmüş olup;
tasfiye edilen dava dışı--------- -------- Bankası --------şubesi ---------- iban nolu hesabının hareketlerinin incelenmesi neticesinde ise --------- Mahallesi, ---------- Ada, --------- Parseldeki taşınmazın satış bedelinin --------- tarafından 05.04.2022 tarihinde 2.000,00 TL, 21.04.2022 tarihinde 163.000,00 TL olarak hesaba gönderildiği, böylelikle ---------- Mahallesi, --------- Ada, --------- Parseldeki taşınmazın satış bedeli olan 165.000,00 TL'nin tahsil edildiği, taşınmazın satış bedeli olan 165.000,00 TL'nin dava dışı ----------- ortaklarına payları oranında dağılımları yapılarak ödendiği,
davacı ...'nin hissesine düşen 33.000.00 TL'nin ise 26.04.2022 tarihinde ----------Ş. ---------- IBAN nolu hesabına ödendiği, > Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden yukarıda detayları gösterilen ---------- yazışmalarının incelenmesi neticesinde ise dava konusu taşınmazın 325.000,00 TL'ye satıldığının anlaşıldığı (325.000,00/5)= her ortağa 65.000,00 TL pay düştüğü,
şirket ortaklarından ---------- ve ---------- yazışmalara verdiği cevaplardan da hesaplarına 64.000,00 TL gönderildiğini belirttikleri görülmüş olup taraflar arasında geçen yazışmaların ve bu yazışmalar doğrultusunda davacının taşınmaz satışındaki payının eksik ödendiği iddiasının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin taktirlerinde olduğu, > Davacı vekilinin dava dilekçesinde “şirketin banka hesaplarında da 15.000,00-16.000,00 TL civarında da para kalmıştır.” şeklinde iddiaları yönünden yapılan incelemede ise; --------- Bankası hesabının 626,89 TL açılış bakiyesinin olduğu,
ilgili bakiyenin 30.05.2022 tarih ----------- nolu yevmiye kaydı ile --------- hesabına aktarılmak suretiyle kapatıldığı, hesap bakiyesinin bulunmadığı, ------- Bankası ---------- şubesi ----------- iban nolu hesabına ait şirket hesaplarında herhangi bir kayıt olmadığı, banka hesap ekstresinin incelenmesi neticesinde ise.
26.04.2024 tarihi itibariyle hesapta 14.982,00 TL para gözüktüğü, yine aynı tarihte tasfiye memuru ...'nin ---------- nolu hesabına 12.342,00 TL aktarıldığı tasfiye memuru hesabına aktarılan bu tutarla şirkete ait ödemlerin yapıldığı, bu hareketlerden sonra hesapta 2.640,00 TL'nin kaldığı, Sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup; yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK”nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, raporumu arz ederim." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, tasfiye memurunun sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasıdır. Davanın hukuki dayanağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesidir.
Davacı taraf, tasfiye edilen şirket adına kayıtlı taşınmazın resmi satış bedelinden fazlaya satılmasına rağmen kendi payının az ödendiği ve şirketin mevcut parasından kendi payının ödenmediğini iddia etmektedir.Davalı taraf, tasfiye edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz ipotekli olduğundan resmi satış bedelinin gerçek satış bedeli olduğunu, davacıya eksik ödeme yapılmadığını ve şirketin mevcut parasının kişisel harcalarda kullanılmadığını savunmaktadır.
TTK'nun V - Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553 ncü maddesi "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." hükmünü düzenlemiştir.
Tasfiye memurunun paydaşı zarara uğrattığından bahisle tasfiye memurunun sorumluluğuna gidilebilmesi için tasfiye memurunun kanun ve ana sözleşme ile kendisine yüklenilen görevlerini kusuru ile ihlal etmesi, bunun sonucu olarak bir zararın doğması gerekmekte olup, kusur ve zararı bunu iddia eden davacının ispatlaması gerektiği, davalı tasfiye memurunun tasfiyesini yaptığı--------- Şirketi'ne ait üzerinde ipotek bulunan taşınmazın 165.000,00 TL'ye satıldığının resmi senet, banka ve şirket kayıtlarından sabit olduğu, bunun aksinin davacı tarafça yazılı bir belgeyle ispat olunamadığı,
satış bedeli 165.000,00 TL'den davacı payına 33.000,00 TL düştüğü ve bu bedelin de davacıya ödendiği, yine şirket kayıtlarında mevcut bulunan paranında tasfiye masraflarında kullanıldığı, bunun aksinin de davacı tarafça yazılı bir belgeyle ispat edilemediği, ----------- yazışmalarında davalıdan sadır olan veya davalıyla yazışmaların yapıldığına dair bir bilgiye de rastlanılmadığı anlaşıldığından ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/214, K. 2024/967, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama