KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/517
- Karar No
- 2024/841
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/517 Esas
KARAR NO: 2024/841
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 23/07/2024
KARAR TARİHİ: 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA: Davacı vekili 23/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; ----------- Esas sayılı dosyası ile ------------ tarafından; dahili davalı ---------- ile müvekkillerinin murisi ------------ arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, ------------ muvafakati ile sözleşmenin ----------- tarafından davacı ...
Kooperati'ne devredildiği, --------- Sözleşme gereği ------------ uhdesinde kalacak daireleri kooperatife değil dava dışı ------------- ve üçüncü kişilere devrettiği, ---------- tarafından 9 üyeye dairelerinin teslim edilemediği, açılan tapu iptali davalarının kaybedildiği,
bu nedenle zarara sebebiyet veren toprak sahiplerinden 9 adet daire için zararın tahsil edilmesi gerektiği iddiası ile tazminat davası ikame edildiğini, yapılan yargılama sürecinde dosyada feri müdahil sıfatı ile bulunan ------------ Şti.'nin tasfiye olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden kaydının silindiğinin anlaşıldığını,--------- esas sayılı dosyası ile açılan davanın 08/10/2020 tarihinde karara çıkmış olup gerek davacı taraf gerekse taraflarınca temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, mahkemece taraflarına,
feri müdahil ---------- şirketine tebligat yapılamadığından ve adrese ulaşılamadığından bahisle ilgili şirketin tebliğe yarar açık adresini mahkemeye bildirmeleri için tebligat çıkarıldığını, dolayısı ile taraflarınca ihya davası açılması zorunluluğu doğduğunu, ihyasını istedikleri ---------- Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresinin---------- Mahallesi, --------- Caddesi, No:---------, -------- / --------- olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden 13/07/2015 tarihinde re'sen silindiğini,
ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden resen terkin ediliğinden ötürü bu davada husumeti sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirket ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini sayın mahkemeden talep etmek gerektiğinden bahisle 13/07/2015 tarihinde re'sen terkin olunan ---------- Şti.nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili 05/08/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle, 29/05/2024 tarihli ---------- yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”,
“Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrası,
"Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünü haizdir. Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise.
“Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu,
dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, 29.05.2024 tarihinde ------------ yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeceğinin belirtildiğinden bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN AŞAMALARI
-------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ------------, davalılarının ... ve arkadaşları, feri müdahil -------- Şirketi olduğu, tazminat konulu davanın karara çıktığı ve henüz kesinleşmediği görülmüştür.--------- sicil nolu---------- Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 13.07.2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.
DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ : Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarih ---------- sayılı ---------- yayımlanan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, sicil kaydının 13.07.2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.
Dava konusu şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmış ise de, dava konusu şirketin feri müdahil olduğu ----------- Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğu,
ayrıca aynı maddenin 15/son cümlesi "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünü düzenlediğinden davalı ... sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu,
davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/517, K. 2024/841, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama