KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/989
- Karar No
- 2026/106
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
Karar Metni
1.441 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/989
KARAR NO : 2026/106
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2024
KARAR TARİHİ : 29/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili idare arasında Kamu İhale Kanunu'na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkette hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ------- tarafından, ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle davalı ve idareye karşı dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde ----.
İş Mahkemesi ----- sayılı mahkeme ilamı ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiğini, istinaf incelemesi sonrası kesinleşen mahkeme kararına istinaden dava dışı işçi tarafından, ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas dosyası ile müvekkili idare ve davalı -------Şirketi aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğunu, yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, ve faizleri toplamı olmak üzere toplam 126.530,72 TL'nin idare tarafından icra dosyasına ödenmek zorunda kalındığını, hem Borçlar Kanununa göre hem de müvekkili İdare ile davalı şirketler (yüklenici firmalar) arasında yapılan sözleşme hükümleri gereğince,
işçilik alacaklarının nihai ve asli borçlusu ve sorumlusu davalı şirketler olduğundan, ödemek zorunda oldukları toplam bedelin, ödeme tarihinden itibaren davalı şirketten ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, dava dışı işçi 19/12/2017-31/058/2020 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde çalışmış olduğundan işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, müvekkili idare ile davalı şirket arasında yapılan ihale kapsamında imzalanan ihale dokümanlarını ekte sunulduğunu,
dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak. 127.545,52-TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
İhale konusu işin sözleşmesi eklerinde dava dışı işçiye yapılacak ödemelerin tamamından yüklenici firmanın yükümlü olacağı konusunda açık ve net bir hüküm olmadığı hallerde dava dışı işçileri çalıştıran tüm alt işverenlerin müteselsilen sorumlu olduklarını, müteselsil sorumluluğun ise alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönemlerine düşen bedelin yarısı kadar olduğu yüksek mahkeme kararları ile de benimsendiğini, bu bağlamda firmaları bakımından sorumluluk hesabı kendi çalıştırdığı süre ve kendi çalıştırdığı dönemdeki son ücret sınırlamasına tabi olarak dönemlerine düşen bedelin yarısı kadar olması gerektiğini,
belirtilenin aksine son alt işveren olmayan müvekkili firma bakımından davacının son aldığı ücret üzerinden kıdem tazminatından sorumluluğun talep edilmesi, diğer alt işverenlere davanın ve talebin yönlendirilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı iş sahibi ile yükleniciler arasındaki ilişki iş mevzuatından doğmamakta olup ihale sözleşmesinden doğduğunu, Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, tarafların sorumluluğu ihale sözleşmelerinde belirlendiğini,
ihale konusu işin sözleşmesi eklerinde dava dışı işçiye yapılacak ödemelerin tamamından yüklenici firmanın yükümlü olacağı konusunda açık ve net bir hüküm olmadığı hallerde tarafların müteselsilen sorumlu olduklarını, müteselsil sorumluluğun ise alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönemlerine düşen bedelin yarısı kadar olduğu yüksek mahkeme kararları ile de benimsendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçi alacaklarının hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriği bu kapsamda incelendiğinde dava dışı işçi ---- tarafından ---- ve ----- aleyhine açılan ---- İş Mahkemesi ---- sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, ------ alacağı, fazla mesai alacağı yönünde verilen ilamın --- İcra Müdürlüğünün ------ Esas dosyası sayılı dosyası ile icraya konulduğu,
dosya borcunun tamamının davacı ----- tarafından peyder pey icra dosyasına ödendiği tespit edilmiştir.Dava dışı işçi ---- SGK hizmet dökümü dosya kapsamına alınmıştır.Mahkememizce dosya uyuşmazlık konularında rapor tanzim etmek üzere nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor da özetle;'' Yargıtay kararında; hizmet alım sözleşmesinde açıkça asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına
dair hüküm olmasını aranmakta, böyle bir düzenleme yoksa alt işverenlerin, kararda belirtildiği şekilde
sorumlu olacağına karar verdiği, dosyada mübrez İhale Sözleşmesinde işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olduğuna dair düzenleme
bulunmadığı, ---İş Mahkemesinin 10.10.2022 Tarihli, , ------ sayılı ilamında hüküm altına alınan işçilik alacaklarının tümünün davacının alt işveren ------. nezdinde çalıştığı
19.12.2017-31.8.2020 dönem için olduğu, dava dışı işçi tarafından 5.1.2023 tarihinde ilama dayalı olarak 91.553,59-TL takip çıkış tutarlı icra takibi başlatıldığı, davacı ---- tarafından icra dosyasına peyderpey ödeme yapıldığı son ödeme tarihinin 29.5.2024 olduğu, ------- tarafından icra dosyası borcu için yapılan toplam ödemenin 118.393,87 TL
olduğu, ------ tarafından mahkeme ilamının tehiri icra talepli istinaf edildiği, istinaf başvurusu ve tehiri icra kararı almak için yaptığı masraflar toplamının 1395,55 TL
olduğu,'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.
Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İş Kanunu'nun 2/6.maddesine göre alt işverenlik ilişkisinde asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Buna göre kanun tarafından asıl işveren ve alt işveren açısından işçiye karşı müteselsil sorumluluk öngörülmekle, kanun koyucunun işçiyi korumaya amaçladığı anlaşılmaktadır. Müteselsil sorumlulardan biri ödemede bulunduğu takdirde diğerine rücu edip edemeyeceği veya ne oranda rücu edeceğine ilişkin sözleşme ve şartnamede bir düzenleme bulunmamaktadır.
Müteselsil sorumlulukta genel hüküm niteliğinde olan TBK 167 (BK 146) maddesine göre borcun mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça borç müteselsil sorumlular arasında eşit olarak paylaştırılır. Ancak asıl işveren ve alt iş veren arasındaki ilişkide işçiye karşı olan sorumluluğun eşit oranda paylaştırılması hakkaniyete uygun düşmez. Zira iş sahibi konumunda bulunan asıl işveren, alt işveren konumundaki yükleniciye yapılan işin karşılığını ödemektedir.
Bu ödemede, işin yapılması konusunda yüklenici ile iş sahibi arasındaki işin bedelini karşılamaktadır. Bu bedelin içinde yüklenici davalının işçi ücretleri de bulunmaktadır. İşin ücreti dışında iş sahibinin daha ağır bir sorumluluk altında olmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Kanun koyucu iş sahibini yüklenicinin işçilerinin ücretlerinde müteselsil sorumlu tutarken işçileri korumayı hedeflemektedir. Ancak onun nihai sorumlu olması amaçlanmış değildir.
Bu nedenle işçi ücretini ödeyen asıl işverenin işçiye ödemede bulunduktan sonra ödemenin tamamı için yükleniciye başvurması işin niteliği gereğidir.Dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında belirli süreli birim fiyat hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, davacının asıl işveren davalının alt işveren olduğu, dava dışı işçinin davalı şirket nezdinde 19.12.2017-31.08.2020 tarihleri arasında 2 yıl 8 ay 12 gün süreyle sigortalı olarak çalıştığı, işçinin iş aktinin işin sona ermesi sebebiyle ------ tarafından sonlandırıldığı,
işçinin çalıştığı bu döneme ilişkin ödenmeyen işçilik alacaklarının tazmini amacıyla iş mahkemesinde dava açtığı, mahkeme ilamının taraflarca istinaf edilmesi sonrası kesinleştiği, iş bu kesinleşmiş ilama konu tüm alacakların icra dosyasına ----- tarafından ödendiği anlaşılmış, davacı ----- tarafından icra dosyasına ödenen bedelin ve istinaf yargılama gideri olarak ödenen bedelin tamamı davalı yükleniciye rücu edilebileceğinden denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan ödemeler toplamı 119.789,42 TL alacağın rücuen davalıdan tahsiline karar verilmiş, neticeten davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 119.789,42 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 8.182,81-TL harcın, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.178,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.004,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.178,16-TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 45.000-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre hesaplanan 8.136,85-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.450,90-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 5.103,34-TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul - kısmen red oranına göre hesaplanan 3.371,01-TL'sinin davalıdan, 228,99-TL'sinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Dosyada arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/989, K. 2026/106, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama