İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/128 K.2024/716

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/128Karar2024/716Tarih10 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.171 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/128
Karar No
2024/716
Karar tarihi
10 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.171 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/128 ESAS

KARAR NO: 2024/716

DAVA

Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 05.04.2019

KARAR TARİHİ: 10.09.2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ------tarihinde davalı----olan diğer davalı ---------- sıfır kilometre bir araç satın aldığını, davacının kullandığı dönem içerisinde araçta motor ile ilgili bildiği bir arıza gerçekleşmediğini, olağan bakımları dışında araçta kaza veya başkaca sebeple bir işlem yapılmadığını, yalnızca aracın satın alınmasından kısa süre sonra çeşitli tarihlerde aracın ekranında “yağ eksiltme” uyarısının görülmeye başlandığını, bunun üzerine davacının durumu davalılara bildirmiş olduğunu ve dava konusu aracı 08.03.2017 tarihinde garanti kapsamındaki arıza onarım,

servis ve bakım hizmetlerinin yapılması için yetkili servis olan dava dışı ------- teslim ettiğini, aracın bir aydan uzun süre serviste kaldığını ve nihayetinde davacıya araçta hiçbir sorun kalmadığının bildirildiğini ve 10.04.2017 tarihinde aracın davalıya teslim edildiğini, bu arızaya ilişkin yapılan işlemler içerisinde hiçbir şekilde motora ilişkin işlemi yapıldığının davacıya bildirilmediğini, araç servisten teslim alındıktan sonra yağ eksiltme uyarısının ekranda çıkmadığını,

davalının da aracını kullanmaya devam ettiğini ancak davacının aradan zaman geçtikten sonra aracını satmak istediğinde alıcıların açık bir sebep belirtmeksizin aracı satın almaktan kaçındıklarını, bunun üzerine davacının da aracında bilmediği bir ayıp olup olmadığını araştırmak ve araçta hangi işlemlerin yapıldığını daha önce yukarıda bahsedilen yağ eksiltme sorunu dahil diğer arıza onarım, servis ve bakım hizmetlerini yetkili servis olan dava dışı ------ tarihli ihtarname gönderdiğini ancak servis tarafından araçta yapılan işlemlere ilişkin olarak davacıya herhangi bir cevap verilmediğini,

ardından davacı tarafından durum ile ilgili davalılara başvurulduğunu ve araç da herhangi bir ayıbın var olup olmadığı hususunda detaylı ekspertiz işlemi yapılması için aracın davalılar tarafından ------ tarihinde ---------- yetkili servisi olan dava dışı ------gönderildiğini ve burada yapılan tetkik sonrası araçta “motor rektifiye” işlemi yapıldığının görüldüğünü, aynı rapor içeriğinde araçta herhangi bir kaza veya kullanım esnasında oluşmuş bir hasar / kusur tespit edilmemiş olduğunu ve araçta üretimden kaynaklı ayıp olduğunun hem davalılar hem de davacı tarafından öğrenilmiş olduğunu,

davacı şirketin sıfır kilometre olarak aldığını ve henüz çok az kullandığı aracındaki söz konusu ayıp nedeniyle aracını piyasa değerine satamadığını, bu yönü ile zarara uğratıldığı dolayısıyla davacının gerek araçtaki mevcut değer kaybı sebebiyle uğradığı gerekse de aracı kullanamamasından kaynaklanan tüm zararlarının tazmini için davalılara karşı dava açıldığını, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu ve bu nedenle araçta meydana gelen değer kaybı ile aracı kullanmaktan mahrum kalınan süre için tazminat talep edildiğini, tüm bu nedenlerle;

davanın kabulünü, dava konusu araçtaki ayıp nedeniyle meydana gelen değer kaybının ve aracı kullanmaktan mahrum kalınan süre kadar belirlenecek tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 (Belirsiz Alacak) gereği şimdilik 1.000,00-TL' nin davalılardan müteselsilen tahsilini, tüm yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Talep Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 01.12.2023 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin artırımı yoluna gidilerek, dava dilekçesinde 1.000,00-TL tutarındaki talebini 15.000,00-TL'ye artırdığını beyan etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın ---- tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacı şirket davaya konu aracı ------- tarihinde aracın yağ eksiltme ikazının yandığı iddiasıyla servise götürmüş olduğunu, yapılan kontrollerde 2. silindir piston üstünde tespit edilen yağ ve kurum izlerinin garanti kapsamında giderildiğini, bu işlemlere ilişkin olarak davalı şirket, dava dışı bayi -------- davacı şirket arasında bir ibraname - protokol imzalandığını,

söz konusu ibranamede araçta tespit edilen yağ eksiltme ikazına ilişkin gerekli onarımın gerçekleştirildiğini ve davacı şirkete ilave ücretsiz bir bakım ödenmek suretiyle davacının söz konusu arıza ile ilgili hiçbir zararının kalmadığının tutanak altına alınmış olduğunu, bu çerçevede davacı tarafın, tutanağın imzalandığı 10.04.2017 tarihinde iddia olunan ayıptan haberdar olduğunu, dolayısıyla iddia edilen ayıp öğrenildikten iki yıl sonra bu davanın açıldığını,

yapılan kontrollerde 2. silindir piston üstünde yağ ve kurum izleri tespit edildiğini ve garanti kapsamında bu izlerin giderildiğini ancak iddia olunanın aksine aracın motorunda rektifiye işlemi gerçekleştirilmediğini, araçta var olduğu iddia edilen yağ eksiltme arıza ışığının yanmasının araçtan yararlanmayı etkileyecek ve aracın kıymetini önemli ölçüde azaltacak veya ortadan kaldıracak nitelikte bir arıza olmadığını ayrıca araçta hiçbir arıza da bulunmadığını, tüm bu nedenlerle;

dava konusu araçta hiçbir ayıp bulunmadığından davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı----------------vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu aracın yağ eksiltme arızasının meydana geldiği beyanına göre 08.03.2017 tarihinde aracı servise teslim etmiş olması sebebi ile anılan tarih itibari ile arızadan haberdar kabul edilmesi gerektiğini, --------- servislerinin çalışma standartlarında arıza ile yetkili servise getirilen araç için önce arıza tespitinin gerçekleştirildiğini ve sonrasında da araç malikinden onarıma onay alınarak onarım yapıldığını, yetkili servislerin onarıma onay alınmadan onarımı gerçekleştirmediğini, davacının beyanına göre aracı ilk kez 08.03.2017 tarihinde servise götürmüş olduğu,

bu tarih itibari ile araçtaki arızaya da vakıf kabul edilmesi gerektiğini, zira onarım onayı akabinde aracın 10.04.2017 tarihinde kendisine teslim edilmiş olduğunu, davacı arızadan haberdar olmasına ve onarıma onay vermesine rağmen yasal süreler içinde davalı şirkete hiçbir ayıp ihbarı yapılmadığını, arızadan iki yıl sonra davanın açıldığını, davacı tarafın tacir olduğu, tacir olmasının gereği olarak TTK 23. Maddesi ve TBK 223.

Maddeleri çerçevesinde satın aldığı ürünü muayene külfetine uygun hareket etmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete ayıpsız sıfır kilometre araç satışı gerçekleştirilmiş olduğunu, satılan araçta hiçbir ayıp, gizli ayıp bulunmadığını, davacının iddia ettiği tüm onarım işlemleri yetkili servis tarafından üretici firma olan diğer davalı ----- bakım ve onarım talimatları doğrultusunda işlem yapılmadığını, bu sebeple davacının iddia ettiği serviste hatalı onarım vb. iddiasının kabul edilmesi mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle;

işbu haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar Olunan ------ cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu aracın satıcısı, üreticisi veya ithalatçısı olmadığını, huzurdaki arttırıma konu talepler için pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, davacının aracının ayıplı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının bu taleplerinin müvekkili şirkete yöneltebilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin yargılama konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu araçta yapılan onarımın değer kaybına yol açmasına imkan olmadığını,

onarım hizmeti kusursuz biçimde yetkili serviste sunulduğu için aracın değer kaybına uğramasının söz konusu olmadığını, değer kaybının ikinci el piyasada aracın değer düşüklüğü olduğunu, araca uygulanan onarımların bilirkişilerce de belirtildiği üzere ----------standartlarında ve orijinal parçalar kullanılarak yapılması nedeniyle araçta herhangi bir değer kaybına yol açmayacağını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ticari satıma konu araçtaki ayıp sebebiyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu aracı 04/06/2016'da------- olarak aldığını, aracın olağan bakımlarının serviste yapıldığını, aracın aldıktan kısa süre sonra 'yağ eksiltme' uyarısı vermeye başladığını-------- bırakıldığını, yaklaşık 1 ay burada kaldığını, 10/04/2017'de geri aldıklarını, sonra aracı satmak istediklerinde kimsenin almak istememesi nedeniyle ------------- servis evraklarını istediklerini, en son olarak 21/01/2019'daki ekspertiz raporunda 'motor rektifiye' işlemi yapıldığını öğrendiklerini beyan ederek, gizli ayıp nedeniyle oluşan değer kaybı ile araçtan mahrum kalınan zararların tahsilini dava ve talep etmiş;

davalı ------- vekili; iddia olunanın aksine aracın motorunda rektifiye işlemi gerçekleştirilmediğini, araçta var olduğu iddia edilen yağ eksiltme arıza ışığının yanmasının araçtan yararlanmayı etkileyecek ve aracın kıymetini önemli ölçüde azaltacak veya ortadan kaldıracak nitelikte bir arıza olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiş; davalı --------vekili;

dava konusu araçta gizli ayıp bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlığın; davaya konu araçta davacı tarafından var olduğu iddia edilen ayıbın niteliği ile bu ayıbın üretimden mi yoksa kullanımından mı kaynaklı bir ayıp olduğu, ayıp mevcut ise davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, ayıptan davalılar satıcı ile ithalatçısı olan şirketlerin sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler her bir şirket yönünden sorumluluğun miktar ve kapsamı, davacının aracın değer kaybına uğradığından dolayı tazminat istemi ile aracı kullanılmamasından kaynaklı zararın tazmini isteminde yasal koşulların oluşup oluşmadığı, davalıların sorumlu olup olmadığı,

sorumlu iseler her bir şirket yönünden sorumluluğun miktar ve kapsamı, davalılar tarafından dosyaya sunulan ibraname ve protokol adlı belgenin altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı ile bu belgenin davamıza etkisinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyetinin --- tarihli raporunda özetle; "...Dava konusu ---------- tarihinde trafiğe çıkmış,-----olan,-----adına tescilli otomobil motorunun üretimden kaynaklı gizli

ayıplı olduğu (Otomobil sahibi ile davacı aynı değildir); ------ plakalı üretimden kaynaklı gizli ayıplı otomobilin 10 ay 4 gün ve ---- tarihleri arasında motorun rektifiye edildiği ve 32 gün serviste kaldığı; ------- plakalı üretimden kaynaklı gizli ayıplı otomobilin onarım tarihi08.03.2017 itibariyle hasarsız rayiç değerinin 195.000 TL, rektifiye edildikten sonra 180.000 TL ve rektifiye nedeniyle piyasa şartlarında değer kaybının 15.000,00-TL olduğu; ----- plakalı üretimden kaynaklı gizli ayıplı otomobilin 32 gün onarım süresinde ikame araç zararının 8.320 TL olduğu;---plakalı üretimden kaynaklı gizli ayıplı otomobilin değer kaybı ve

ikame araç maliyetinden oluşan toplam zararın 15.000+8.320= 23.320 TL olduğu; davacı alıcının ayıp nedeniyle zarar tazmin hakkını kullanmış oluğu ve teknikincelemede tespit edilen zararlarını talep etmesinin mümkün olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Bilirkişi heyetinin raporunda varsayımsal tespitlerde bulunduğu, sonuçlarını delillerle ilişkilendirmedikleri, taraf vekillerinin sundukları delilleri değerlendirmedikleri, raporun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla;

dosyanın------ görevli Makine mühendislerinden oluşan 2 kişi ile otomotiv piyasasında (otomobil motor arızalarının değerine etkileri konusunda uzman) sektör uzmanı bilirkişiden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık noktalarını aydınlatır şekilde, taraf vekillerince sunulan deliller ve belgeler dikkate alınarak, ek rapora gerek kalmaksızın rapor düzenlenmesi istenmiştir.Yeni bilirkişi heyetinin 13/02/2023 tarihli kök ve 06/07/2023 tarihli ek raporunda özetle; "...Davacının, davalı -------kilometre almış otomobilinin garanti süresi içinde motorundaki 2’inci pistonunun arızalanmasının gizli ayıp olduğu,

otomobilin garantisi içinde meydana gelen piston arızası (GİZLİ AYIP) nedeniyle aracında onarım tarihi olan 10/04/2017 tarihinde 15.000 TL. (onbeşbin) değer kaybına ve aracını serviste kaldığı müddet olan 32 (otuziki) günde aracını kullanamamaktan dolayı 8.320 TL.(sekizbinüçyüzyirmi) olacağı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, tazminat davaları için de geçerlidir. Yani, tazminat davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Eldeki davada, davacı dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu iddia ettiğinden, davacının ayıp iddiasını ve ayıp sebebiyle uğradığı zararı ispat etmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Alıcının ayıba karşı seçimlik hakları TBK 227 maddesinde düzenlenmiş olup; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." denilmektedir.Somut olayda, davacı tarafından dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle genel hükümlere göre tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyadaki deliller ve belgeler incelenmiş, alınan teknik bilirkişi raporu dikkate alındığında aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalılardan------ arasında davaya konu aracın satışına ilişkin 04/05/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, diğer davalı ----------- aracın ithalatçısı olduğu; satışa konu aracın henüz garanti süresi içerisinde, önce 28/12/2016'da sonra 08/03/2017'de 'eksik yağ ikazı' uyarısı nedeniyle yetkili servise götürüldüğü, ilk onarımın 1 gün, ikinci onarımın 32 gün sürdüğü,

bilirkişi ilk ve ikinci heyetin ortak görüşüne göre, bakım ve servis fişinde açıkça yazılmamış ise de, ikinci onarımda yapılan işlemlerin bir bütün olarak 'rektifiye' işlemini oluşturduğu ve henüz 1 yıllık araçta rektifiye yapılmasının gizli ayıp olarak kabul edildiği, davacının ayıp sebebiyle uğradığı toplam zararının 23.320,00-TL olduğu, davacı tarafından dava konusu araçtaki ayıbın tespiti için ekspertiz raporu alındıktan sonra hemen ihtarname gönderilmek suretiyle bildirimde bulunulduğu,

davalıların mahkememizce tespit edilen araçtaki ayıp sebebiyle ortaya çıkan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının 01/12/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda KABULÜ İLE;

-15.000,00-TL değer kaybı ve 8.320,00-TL mahrum kalma bedeli olmak üzere toplam 23.320,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.592,99-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin harç ve 400,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.148,59-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 444,40-TL peşin ve ıslah harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 3.045,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,

6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin, davalı-----vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı ve diğer davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.10.09.2024

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/128, K. 2024/716, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2019/128 Esas
  4. Karar No: 2024/716
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 05.04.2019
  7. Karar Tarihi: 10.09.2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İddia
  10. Savunma
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/128
Karar No
2024/716
Tarih
10 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/144 K.2024/906
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/190 K.2024/726
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/205 K.2024/536
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/206 K.2024/568
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/237 K.2024/153
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/239 K.2024/623

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.