İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/34 K.2024/51

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/34Karar2024/51Tarih30 Ocak 2024Okuma15 dk · 2.949 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/34
Karar No
2024/51
Karar tarihi
30 Ocak 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.949 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/34 Esas

KARAR NO:2024/51

DAVA

Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ:15/01/2022

KARAR TARİHİ:30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirketin davalı bankadan ihracat kredisi kullandığını ve kredinin teminatı olarak ------ tarafından düzenlenen ----- bakiyeli teminat mektubu düzenlenerek verildiğini, davacı şirketin bu süre zarfında ----dosyası ile konkordato başvurunda bulunarak ------- nakde çevrilmemesi yönünde mahkemeden tedbir kararı aldırdığını, daha sonra davalının talebi üzerine teminat mektuplarının davalıya ödenmesi şartıyla tedbirin kaldırıldığı, davacı şirketin konkordato talebi kabul edilerek konkordato projesi kapsamında borçların faizsiz 60 ay vadeli olacak şekilde ödenmesine karar verildiği,

davalı tarafın ise, kullandırmış olduğu borcu ödemediği ve ihracat taahhüdünün yerine getirmemesi iddiasıyla mezkur teminat mektubunun nakde çevrilmesi için başvurduğu ve mektup bedeli 286.400,00- USD 'nin mektup bedeli tazmin edilerek davalıya ödendiği,

davacı şirketin davalıya 286.400,00- USD tutarında borcu olmamasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli bir şekilde Teminat mektubundaki bakiyenin tamamını nakde çevirdiğini, davalı tarafın ihtamameye cevaben, teminat mektubu tazmin edildikten sonra elde edilen tutarın davacı şirketin kredi risklerine mahsup edildiği ve mahsup sonrası kalan 28.395,63 USD tutarındaki bakiyenin, davacı şirketin ihracat taahhüdü açık olduğundan nakit teminat olarak blokeye alındığını bildirildiğini, davacı şirketin,

yüklenmiş olduğu ihracat taahhüdünü yerine getirmesine rağmen28.395,63 USD iade edilmeyerek sigortacısı oldukları ------ ödeme yaptıklarını ve blokeye alınan bu bedeli de 25.08.2020 tarihinde TL'ye çevirerek mahsup ettiklerini bildirdikleri, tüm bu süreçlerin konkordato kapsamında geçici ve kesin mühlet süresi içinde gerçekleştiğini, davalı tarafın davacının konkordata süreci devam ederken takas/mahsup işlemi yapmasının açıkça İİK'nun konkordato talebinde bulunan borçluya sağlamış olduğu hukuki korumaya aykırı davrandığını gösterdiğini,

konkordato sürecindeki borçluya karşı takas/mahsup hakkını düzenleyen kanuni düzenlemeler kapsamında davalı tarafın, davacının kendisinden olan alacağı ile davacının dava dışı mezkur şirkete olan ve temlik alınan borçlarını takas etmesinin açıkça kanuna aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile şimdilik 5.000 TL (kısmi dava)'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı banka tarafından --------- firmasına ------ tutarında 5 yıl vadeli İhracata Yönelik İşletme Sermayesi Kredisi kullandırıldığını, ------ tarihli kredi taksitinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle, 13.12.2018 tarihli yazı ile, müvekkil Banka nezdinde firmaya kullandırılan kredinin teminatı olarak bulunan ------- tarafından düzenlenen ------ bakiyeli teminat mektubunun ---- tarihi itibariyle nakde tahvili talep edildiğini, ------tarihinde teminat mektubu bakiyesi ---- ödendiğini, firmanın konkordato davası kapsamında, ---- dosyasının---- tarihli ara kararıyla;

---- lehine ---- tarihli teminat mektubu karşılığı olan ---- ödemenin iptali ile teminat mektubunun ------ karar verildiğini, mahkemenin kararına itiraz edildiğini,----------tarihli duruşmada, taraflarınca yapılan itirazın kabul ederek, 25.12.2018 tarihli ara kararından rücu ederek,

söz konusu tedbir kararının kaldırılmasına ve davalı ile--------- tedbirin kaldırıldığına dair yazı yazılmasına karar verdiğini, tazmin edilen teminat mektubuna ilişkin tutarla öncelikle davacının açık olan kredi risklerinin kapatıldığını, kredi riski kapandıktan sonra ise teminat mektubunun 28.395,63 USD’lik tutarı firmanın açık olan ihracat taahhüt riski için nakit olarak blokaja alındığını, firmanın 30.07.2020 tarihinde ihracat taahhüdünü kapattığını,

firma daha taahhüt riskini kapatmadan önce bu defa da yurtiçi sigorta işlemleriyle ilgili olarak (sigortalı sevkiyatın sevkiyat bedelini ödemeyen alıcısı sıfatıyla) davalının borçlusu haline geldiğini, davalı sigortalısı -------- sevkiyat alıcısı davacı ------- firmasına gerçekleştirdiği ve ----- firması tarafından bedeli ödenmemiş olan sevkiyatlardan dolayı da davalı bankaya borcu bulunmadığını, sevkiyat alıcısı davacı ------- tarafından ödenmeyen bu sevkiyat bedelleri davalı banka olan ------ ilgili sigorta poliçesi kapsamında sigortacı davalı banka tarafından tazmin edilerek ödenmiş ve ------ tutarlı alacağını,

firmaya karşı başlatmış olduğu ------ nolu icra takip dosyası ile birlikte, ---------sayılı temliknamesi ile davalı bankaya temlik ettiğini, ----- tarihli temlikname kapsamında, taahhüt riskinin açık olduğu dönemde, davalı bankanın davacı ------ firmasına karşı, sigorta tazminatı kaynaklı yukarıda belirtilen yeni bir alacağı doğduğunu, konkordato durumunda olan firmanın konkordato komiserliğine, davalı bankanın ------- yevmiye sayılı temliknamesine konu faturalardan kaynaklanan 241.632,20.-TL anapara ve 89.889,48 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 331.521,68 TL tutarındaki alacağı kaydedildiği,

ilgili temlikname ve faturalar komiserliğe ibraz edilmiş ve firma tarafından konkordato komiserliğine bildirilmiş olduğumuz bu alacağa ilişkin olarak yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı firma konkordato komiserliğine bildirmiş oldukları bu alacakla ilgili olarak,

elinde hukuki imkan bulunmasına rağmen konkordato yargılamasını yürüten mahkemeye herhangi bir itirazda bulunmadığını, firmanın konkordatosu 07.09.2020 tarihinde tasdik edilmiş olup, firmanın konkordato komiserliğine bildirmiş olduğumuz temlik konusu alacağımız tasdik olan konkordato projesiyle birlikte “itirazsız olarak” kesinleştiğini, 28.395,63 USD tutarındaki nakit blokaj, davacı firma tarafından davalı banka nezdindeki ihracat taahhüt riski kapatıldıktan sonra --------- yevmiye sayılı temliknamesinden ve sigorta poliçesinden (sigorta tazminatından) kaynaklanan davalı banka alacağına mahsup edildiğini,

davacının halen ------- yevmiye sayılı temliknamesinden ve sigorta poliçesinden kaynaklanan 32.487,03 TL tutarında anapara borcu bulunduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin asıl ve fer’i her türlü alacağımızı talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; davacının haksız davasının reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu ihracat kredisine teminat olarak davalıya verdiği teminat mektubunun, davalı banka tarafından paraya çevrilmesinden sonra, borçtan bakiye kalan kısmın konkordato geçici mühlet sürecinde olan davacının başka bir alacaklısından alacağı temlik alan davacı bankanın bakiye kalan kısmı mahsup etmesi nedeniyle mahsup edilen kısmın iadesi talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk

itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davalı banka ile davacı arasında düzenlenen kredi sözleşmesi, ---------sayılı dosyası,------ dosyası, taraflar arasında gönderilen ihtarnameler, ---- tarihli ek bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 17.02.2023 tarihli kök raporunda özetle, "Davacı Şirket ile Davalı Banka arasında ------- tutarında çerçeve niteliğinde ---- düzenlendiği, sözleşmede müteselsil kefil olarak ----- kefalet imzası bulunduğu,

davalı banka tarafından davacı -------- firmasına taraflar arasında düzenlenen ------ tutarında 5 yıl vadeli ihracata yönelik işletme sermayesi kredisi kullandırılmış olup, kredinin teminatı olarak Dava dışı ------- bakiyeli teminat mektubu düzenlendiği, 10.12.2018 tarihli kredi taksitinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle, davacı şirkete kullandırılan kredinin teminatı olarak alınmış bulunan -------tarafından düzenlenen ----- bakiyeli teminat mektubunun ---- tarihi itibariyle tazmin talebinde bulunulduğu, Dava Dışı ----------- tarihinde Davalı Bankaya ödendiği,

takas ya da mahsup işlemleri yönünden, davacı şirketin bir kredi ilişkisi dolayısıyla ya da sair suretle borçlu olduğu bir bankaya, geçici mühlet kararının ilanından sonra, davacı şirketin bir hak edişinin ya da başkaca bir maddi hakkının gelmiş olması durumunda, kredi ilişkisi dolayısıyla ya da sair suretle alacaklı konumunda olan bankanın, davacı şirkete gelen bir hak edişi ya da başkaca bir maddi hakkını esas alarak takas ya da mahsup hakkını kullanmasının İİK m.294/4 hükmüne aykırılık oluşturacağı,

zira İK m.294/4 atfı ile İİK m.200 de ifade edilen ve takası imkansız hale getiren haller için zamansal sınırın konkordato yönünden geçici mühlet kararının ilanı anı olduğu, dolayısıyla geçici mühlet kararının ilanından sonra davacı şirketin bir hak edişinin ya da başkaca bir maddi hakkının takas ya da mahsup işlemine konu edilemeyeceği, bu açıklamalara aykırı olarak takas veya mahsup işlemine tabi tutulmuş olan meblağların davacı şirkete iadesinin lazım geleceği, tarafların hukuki nitelikteki talepleri ile masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkeme takdirleri içinde kaldığı,

" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin ----- ek raporunda özetle, " Davacı şirket ile davalı banka arasında -------- tutarında çerçeve niteliğinde ----- düzenlendiği, sözleşmede müteselsil kefil olarak----- üzerinden kefalet imzası bulunmakta olduğu, davalı banka tarafından Davacı -----firmasına taraflar arasında düzenlenen -------- tutarında 5 yıl vadeli ihracata yönelik İşletme sermayesi kredisi kullandırılmış olup kredinin teminatı olarak Dava dışı ------bakiyeli teminat mektubu düzenlendiği,

10.12.2018 tarihli kredi taksitinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle, davacı şirkete kullandırılan kredinin teminatı olarak alınmış bulunan -----tarafından düzenlenen ----- bakiyeli teminat mektubunun ----- itibariyle tazmin talebinde bulunulduğu, Dava Dışı------ tarafından ---- bakiyesinin -----tarihinde davalı bankaya ödendiği, ----------- kararında da belirtildiği üzere “ muhatabın edimini yerine getirip getirmediği, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı,

teminat mektubunda belirtilen miktarın, garantör banka tarafından ödenip ödenmeyeceğine ilişkin ihtilaflar ile muhatap tarafından, teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı bir şekilde veya lehtar ile muhatap arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde nakde çevrildiği veya çevrileceği iddiası huzurdaki davanın konusu edilemeyeceğinden ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı" görüşüne varılmış idi.

Yukarıdaki açıklamların ışığında davalı banka tarafından yapılan ödemenin davacı firmanın kredi riskine yapılan bir mahsup işlemi olmadığı, kredi riskine yapılan mahsup sonrası davalı bankaya temlik edilen fatura alacağına mahsupla ilgili olduğu, taraflar arasında akdedilen ve ------ diğer hükümleri gereği; davaya konu teminat mektubunun davalı bankanın sigorta işlemi kaynaklı riskinin de teminatını oluşturmakta olduğu ve bu riske yönelik olarak yapılmış olan davaya konu mahsup işleminin sözleşme ve bankacılık mevzuatına uygun olduğu,

teminat mektubunun paraya çevrilmesi halinde paraya çevirenin teminat mektubunun özelliği gereği ve garanti verenin kendi borcundan kurtulmak amacı ile uyumlu olarak alacağını tahsil etmiş olduğu, bu ihtimalde, alacak tahsil edildiği ölçüde garanti veren (teminat mektubunu düzenleyen) bankanın davacıya rücu hakkı olacağı, bunun ayrı bir dava konusu teşkil edeceği, dolayısıyla haksız ve hukuka aykırı bir tahsilat var ise (somut olayda olduğu mütalaa edilmektedir) bunun davacı tarafından, ileride olası bir garanti veren bankanın rücu etmesi ihtimaline binaen bu teminat mektubununun bedelini talep üzerine ödeyen bankaya yöneltmesi gerekeceği,

davalının teminat mektubunu paraya çevirmesinin teminat mektubunun kesin ve ilk talepte ödenmesi gereken bağımsız bir borç yaratması sebebi ile yasa ve usule uygun olduğu, ancak davalı tarafından kredi riski kapatıldıktan sonra teminat mektubunun 28.395,63 USD'lik tutarı firmanın açık olan ihracat tahhüt riski için nakit olarak blokaja alınmasının, takas mahsup yasağının, teminat mektubunun (ilk yazılı talepte ve derhal ödenmesi zorunluluğu) özelliği kullanılarak aşılması anlamına geleceği, başka bir ifadeyle davalının,

teminat mektubunun davacı ile olan ilişkisinden bağımsız bir alacak hakkı meydana getirmesi özelliğini kullanarak hem henüz doğmamış olan hem de geçici mühletin ilanından sonra olması sebebi ile kullanamayacak olan takas imkanını bağımsız borç ilişkisi meydana getiren banka teminat mektubu üzerinden kullanmış olduğu, bunun sonucu olarak konkordato mevzuatına göre tahsil edemeyecek olduğu bir alacağı hukuka uygun bir yöntemle (banka teminat mektubunun bağımsız bir borç ilişkisi doğurmasından kaynaklı imkanı kullanarak) tahsil etmiş olduğu,

ancak herhalde buna ilişkin taleplerin davacı tarafından, teminat mektubu bedelini ödemiş olan bankanın kendisine olan/olacak rücu hakkı kapsamında tartışma konusu yapabileceği, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir ödemenin bulunmadığı,

kök raporun 5. nolu sonuç bölümünde geçen “... bu açıklamalara aykırı olarak takas veya mahsup işlemine tabi tutulmuş olan meblağların davacı şirkete iadesinin lazım geleceği..", ifadesinin davalı tarafından yapılması gereken bir iade olarak düşünülemeyeceği, ödeme yapan bankanın davacıya rücuu halinde hukuka aykırı ödemeye konu miktar kadar itirazda bulunmasına vücut veren bir savunma olanağı sağlayabileceği, ancak herhalde bu savunmanın ve itirazın davalıya karşı olamayacağı, '' yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Davacı vekilinin 16.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 384.763,62-TL'ye arttırdığı,

buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında kredi sözleşmesi bulunduğu ve bu kredi sözleşmesinin teminatı olarak davacı tarafça davalı bankaya dava dışı -------------- bakiyeli teminat mektubu verildiği ve davalı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrilerek kredi borcunun kalan kısmının buradan tahsil edildiği ve teminat mektubundan 28.395,63 USD bakiye kaldığı bakiye kalan kısmın davalı banka tarafından bloke edilerek davalı bankanın aynı zamanda bir sigorta şirketi olması nedeniyle dava dışı sigortalısı ------- davacıdan olan

alacağını sigorta kapsamında ödeyerek hem halefiyet gereği hem de temlik kapsamında alarak bu alacağın da alacaklısı olduğu ve bloke koyduğu kısmı bu alacaktan mahsup ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu mahsup işlemi sırasında davacının konkordato geçici mehil müddeti içinde olması nedeniyle yapılmasının kanuna aykırı olup olmadığı,

davalı banka ile davacı arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 6. Maddesi kapsamında yapılmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Öncelikle belirtmek gerekir ki, mühlet kararından önce doğmuş olan borçlar projeye tabi olup, bu borçların ödenmesi söz konusu değildir.

Mühletten önce doğan borçların, konkordato mühleti alan işletme tarafından ifa edilememesinin gerekçesi, alacaklılar arasındaki eşitlik olduğu kadar, projeye tabi olan bu borçlar yönünden mevcut nisaplarda değişiklik yapılmasının önüne geçmektir.Genel bir yaklaşım ile konkordato, borçlunun, alacaklıların kanunda gösterilen çoğunluğu ile yaptığı bir anlaşma çerçevesinde borçların tasfiyesinin belirli bir sürece yayılmasını ifade etmektedir.

Borçlu, bu maksatla İİK m.286 hükmüne uygun bir konkordato projesi hazırlar ve sayın mahkeme tarafından İİK m.286'nın şartlarına uyan bir konkordato projesi sunulduğunda borçlu lehine olmak üzere sayın mahkemece bir geçici mühlet kararı verilir. Bu kararın, iflasın ertelenmesindeki tedbir kararına paralel sonuçları olduğu, bu bağlamda takipleri durdurucu etkiyi meydana getirdiği açıktır.

Söz konusu geçici mühlet kararı (tedbir kararı), borçlunun herhangi bir icra tehdidi altında olmaksızın ve malvarlığına olumsuz etki edecek hukuki girişimlerden uzak bir ortamda konkordato projesini hayata geçirebilmesine imkan vermek maksadı ile ihdas edilmiş olduğundan da şüphe edilemez.Şu anda geçerli olan konkordato hükümleri dikkate alındığında, eski iflasın ertelenmesi prosedüründe mevcut olmayan bazı düzenlemelerin de kanunda (İİK m.285 vd) yer aldığı görülmektedir.

Bu hükümlerden bir tanesi de İİK m.294/4 hükmüdür. Anılan hüküm, iflasın ertelenmesi döneminde özellikle bankaların bazı fiili uygulamalar ile tedbir kararı alan işletmeyi çalışamaz hale getirmesine yol açan takas mahsup işlemlerinin bir düzene sokulmasına hizmet etmek amacı ile sevk edilmiştir. Şöyle ki.

İflasın ertelenmesi prosedüründe, erteleme ya da erteleme kararından önce tedbir kararı alan işletme ile kredi ilişkisi bulunan bankalar, tedbir (ya da erteleme) kararına rağmen işletmenin hesabına gelen paralar üzerinde blokeler uygulamaktaydı. Söz konusu uygulama, borçlu işletmenin nakit akışını ciddi surette olumsuz olarak etkilemekteydi.

Esasen söz konusu uygulama, tedbir kararının amacına ve ruhuna uygun olmamakla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında, mahkemelerin, üçüncü kişilerin maddi hukuktan doğan haklarına zarar verecek biçimde tedbir kararı tesis edemeyeceğine ilişkin yaklaşımı karşısında bu uygulama kabul görmüş ve bu uygulamadan da en çok borçlu şirket zarar görm İflasın ertelenmesi ile ilgili olarak Yargıtay tarafından verilen birçok karardat, mahkemenin vereceği muhafaza tedbirlerine ilişkin kararların maddi hukuk alanında sonuçlar doğuracak şekilde olmasından kaçınması gerektiğine,

hak ve def'ilerin kullanılmasının önlenmesi veya şirket alacaklılarının takas, mahsup ve hapis haklarını iflası ertelenen şirkete karşı kullanamayacakları yönünde muhafaza tedbirlerine karar verilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Banka teminat mektubu ilişkisi nazar alımndığında bu ilişkinin bir maddi hukuk ilişkisi olduğu, teminat mektubunu konu alan riskin gerçekleşmesi halinde bunun paraya çevrilmesinin bu maddi hukuk kurumunun doğası gereği olacağı, ayrıca konkordato sürecinde olunsa bile maddi hukuktan doğan yükümlülüklerin yerşine getirilmesinden imtina edilemeyeceği gerçeği karşısında banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin tedbirin üçüncü kişinin maddi hukuktan doğan haklarının engellenmesi anlamına geleceği değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla teminat mektubu çerçevesinde yapılan ödemenin (paraya çevirmenin) İİK m.294 hükmü ile bir ilgisi yoktur.

Yani bankanın teminat mektubunu paraya çevirmesi yasaya uygundur. Ancak bakiye kısma bloke koyması ve bunu da sonradan temlik aldığı alacaktan mahsup etmesi yasaya aykırıdır. Zira davalı bankanın temlik aldığı alacağı dava dışı temlik eden şirket temlik etmeyip kendisi tahsil etmek istediğinde nasıl ki geçici mühlet nedeniyle ödeme alamayacak idiyse bankada aynı şekilde bu alacağını konkordatoya tabi diğer alacaklılarla birlikte tahsil edebilecektir.

Her ne kadar davalı banka bu durumu ------- Maddesinde yer alan ''Bu kredi sözleşmesine göre verilecek teminatlar bankanın mevcut ve doğabilecek bütün alacaklarının teminatını teşkil eder...'' maddesine dayandırarak bakiye kısmı mahsup etmiş ve mahkememizce alınan ek raporda davalı banka tarafından yapılan ödemenin davacı firmanın kredi riskine yapılan bir mahsup işlemi olmadığı, kredi riskine yapılan mahsup sonrası davalı bankaya temlik edilen fatura alacağına mahsupla ilgili olduğu, taraflar arasında akdedilen ve ------maddesi ve diğer hükümleri gereği;

davaya konu teminat mektubunun davalı bankanın sigorta işlemi kaynaklı riskinin de teminatını oluşturmakta olduğu ve bu riske yönelik olarak yapılmış olan davaya konu mahsup işleminin sözleşme ve bankacılık mevzuatına uygun olduğu, teminat mektubunun paraya çevrilmesi halinde paraya çevirenin teminat mektubunun özelliği gereği ve garanti verenin kendi borcundan kurtulmak amacı ile uyumlu olarak alacağını tahsil etmiş olduğu,

bu ihtimalde, alacak tahsil edildiği ölçüde garanti veren (teminat mektubunu düzenleyen) bankanın davacıya rücu hakkı olacağı, bunun ayrı bir dava konusu teşkil edeceği, dolayısıyla haksız ve hukuka aykırı bir tahsilat var ise (somut olayda olduğu mütalaa edilmektedir) bunun davacı tarafından, ileride olası bir garanti veren bankanın rücu etmesi ihtimaline binaen bu teminat mektubununun bedelini talep üzerine ödeyen bankaya yöneltmesi gerekeceği, davalının teminat mektubunu paraya çevirmesinin teminat mektubunun kesin ve ilk talepte ödenmesi gereken bağımsız bir borç yaratması sebebi ile yasa ve usule uygun olduğu,

ancak davalı tarafından kredi riski kapatıldıktan sonra teminat mektubunun 28.395,63 USD'lik tutarı firmanın açık olan ihracat tahhüt riski için nakit olarak blokaja alınmasının, takas mahsup yasağının, teminat mektubunun (ilk yazılı talepte ve derhal ödenmesi zorunluluğu) özelliği kullanılarak aşılması anlamına geleceği, başka bir ifadeyle davalının,

teminat mektubunun davacı ile olan ilişkisinden bağımsız bir alacak hakkı meydana getirmesi özelliğini kullanarak hem henüz doğmamış olan hem de geçici mühletin ilanından sonra olması sebebi ile kullanamayacak olan takas imkanını bağımsız borç ilişkisi meydana getiren banka teminat mektubu üzerinden kullanmış olduğu, bunun sonucu olarak konkordato mevzuatına göre tahsil edemeyecek olduğu bir alacağı hukuka uygun bir yöntemle (banka teminat mektubunun bağımsız bir borç ilişkisi doğurmasından kaynaklı imkanı kullanarak) tahsil etmiş olduğu,

ancak herhalde buna ilişkin taleplerin davacı tarafından, teminat mektubu bedelini ödemiş olan bankanın kendisine olan/olacak rücu hakkı kapsamında tartışma konusu yapabileceği, dolayısıyla davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir ödemenin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, diğer alacaklıların tarafı olmadığı sözleşmeye konulan 6. maddenin davacının diğer alacaklılarını açıkça zarara uğratacağı, bu maddenin ancak konkordato süreci olmaması halinde işletilebileceği,

bu haliyle bu durumunda takas yasağı kapsamında olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Zaman aşımı yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı taraf her ne kadar alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş ise de, haksız el koyma devam ettiğinden zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ ile;

1-384.763,62-TL'nin 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli karar harcı 26.283,20-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 85,39-TL harcın ve 6.485,41-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.570,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.712,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 85,39-TL peşin harcın ve 6.485,41-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.570,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 285,15-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.877,35-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 59.714,54-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 15.02.2024

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/34, K. 2024/51, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/51
  5. Dava
  6. Dava Tarihi:15/01/2022
  7. Karar Tarihi:30/01/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/34
Karar No
2024/51
Tarih
30 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/37 K.2024/14
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/41 K.2024/55
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/41 K.2024/40
  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/42 K.2024/14
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/43 K.2024/77
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/44 K.2024/1

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.