KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/17
- Karar No
- 2025/958
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
Karar Metni
1.339 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17
KARAR NO : 2025/958
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08.01.2024
KARAR TARİHİ : 25.11.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde sigorta şirketinin sigortalı hastalarına sağlık hizmeti sunduğunu, müvekkili şirketçe; davalı şirkete verilen sağlık hizmeti karşılığında; fatura tanzim edilerek;
söz konusu faturalar cari hesap alacağına konu edildiğini, davalı tarafın fatura tutarlarını ödememesi sebebiyle müvekkili şirketçe, cari hesap sözleşmesi ile mutabakat formu düzenlenerek söz konusu mutabakat formunun davalıya tebliğ edildiğini ancak davalı tarafça 36.114,80-TL (faiz ve fer'ileri hariç) tutarındaki borç ve fer'ileri ödenmediğinden taraflarınca, sigorta şirketi aleyhine -----.
İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilamsız takip sonrasında davalı tarafça UYAP sistemine kaydedilen 29.11.2023 tarihli dilekçe ile borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü'nün kararı ile takip dosyasının durdurulduğunu, takip dosyasının durması üzerine davalı tarafça yapılan itirazın iptali amacıyla taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ----- arabuluculuk Bürosu'nun ---- esas, ----- büro arabuluculuk numarası üzerinden yapılan arabuluculuk toplantısının anlaşmama olarak sonuçlandığını, davalı borçlunun asıl alacağa,
yetkiye ve fer'ilerine ilişkin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten sağlık hizmeti aldığını ancak davalı tarafın, verilen sağlık hizmeti karşılığında düzenlenen cari hesap alacağına konu borcunu müvekkiline bugüne kadar ödemediğini, avans faizi uygulanması gerektiğinden davalı tarafın itirazının hukuka aykırı olduğunu, anılan sebeple takip konusu alacağa uygulanması gereken faiz oranı, yasada öngörülen ve ticari işler için uygulanan avans faiz olduğunu, bu nedenle takip konusu alacağa özel bir faiz işlenmediğinden davalı tarafın faize ilişkin itirazının da iptali gerektiğini, tüm bu nedenlerle;
fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, borçlunun borca itirazının iptalini, takibin, ---. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyası üzerinden devamını, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile davacı kurum arasında daha öncesinde gerçekleştirilen yazışmalara istinaden talep konusu edilen tutarların ödemesinin gerçekleştirilebilmesi için eksik olan bilgi ve belgelerin neler olduğu ve tamamlanması gerektiğine yönelik bilgilendirmeler gerçekleştirildiğini ancak müvekkili şirket tarafından talep edilen evrakların davacı kurum tarafından tamamlanmadığından ödeme sağlanamadığını ve davacı tarafça dava konusu edilen alacaklara yönelik takip başlatıldığını,
davalı müvekkili şirketin ise temin edilemeyen eksik bilgi ve belge sebebi ile değerlendirmenin gerçekleştiremediğini, takibe itiraz ettiğini ancak akabinde süreç içerisinde bir kısım eksikliklerin davacı kurum tarafından tamamlanması sebebi ile ödemelerin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini ve son olarak davacı kurum tarafından ileri sürülen cari hesap dökümü içerisinde yalnızca 4.442,70-TL bakiye alacak tutarının kalmış olduğunun tespit edildiğini, taraflarınca da davacı kurum ile davalı müvekkili şirket arasındaki cari hesap dökümünü gösterir listenin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu,
ödemesi gerçekleştirilemeyen tutarlara yönelik dosya bilgilerinin davacı kurum ile paylaşıldığını, konu eksikliklerin giderilmesi, açık dosyalara dönüş yapmaları beklenmekte olduğunun Mahkeme tarafından yapılacak yargılama ve inceleme neticesinde talep konusu tutarın belirlenecek olması nedeniyle, davacı vekili tarafından talep edilen tutarın likit olmamasından kaynaklı olarak talep edilen icra inkar tazminatının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, icra dosyasına konu edilen alacakların davacı tarafa bildirilmiş olan eksik bilgi ve belge sebebi ile ödenemediğini,
davacı tarafça giderilmeyen eksiklikler sebebi ile sorumluluğunun mevcut olması nedeniyle davaya konu takibin haksız açılmış olması sebebi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ayrıca davacı tarafın istemlerinin haklılığının, ödenmesi gereken tutarın tespiti Mahkeme tarafından yapılacak yargılama ve inceleme sonucu sübuta ereceğinden davayı ve karşı tarafın beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı müvekkili şirketin ödeme yapması gerektiğine ilişkin hüküm kurulması halinde ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebilmesinin mümkün olacağını, tüm bu nedenler ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle;
davacı tarafından açılan işbu davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ---İcra Dairesi'nin------esas sayılı icra dosyasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı 89.066,77 TL asıl alacak üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
Davacının adresinin ---- olması sebebiyle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmış, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmış ve rapor dosya arasına alınmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır.Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2022-2023-2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı,
dava konusu ile sınırlık kalmak kaydıyla davalı şirketin defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olmadığı davalı şirket lehine delil teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 2021 yılı ve öncesindeki, 33.802,42 TL tutarlı faturaları davalının ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 2022-2023 yılı düzenlediği, 7.822,88 TL tutarındaki faturaları davalının ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, Davacının davalıya mutabakat mektubu gönderdiği ve alacak rakamının bildirdiği,
davalının ticari defterlerinde, kendisine tebliğ edilen faturaları zamanında kayıt etmediği, yasal süresi içinde itiraz etmediği, takip tarihinde davacının davalıdan kaydi olarak 100.886,17.-TL alacaklı olduğu, icra takibindeki taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının davalıdan 89.066,77 TL alacaklı olduğu, dava tarihinde davacının davalıdan kaydi olarak 47.907,92-TL alacaklı olduğu, 21.02.2024 tarihinden itibaren davacının davalıdan kaydi olarak 40.183,02 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.Davacı taraf 36.114,80 TL üzerinden takibin iptaline talep etmiş olup mahkememizce taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacağın yüzde yirmisi üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/17, K. 2025/958, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama