KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/291
- Karar No
- 2025/537
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
1.727 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/291 Esas
KARAR NO: 2025/537
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/04/2024
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile borçlu/davalı ------ Arasında kum alış verişi olduğu, müvekkilin borçlu şirkete kum satışı yaptığı, Bu satışa istinaden her alım satım işleminin ayrı ayrı faturaları bulunduğu, Söz konusu fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle-------- numaralı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlu yan tarafından icra takibine 07.03.2024 tarihinde itiraz edildiği, takipte dosya alacağının 1.051.479,03 TL, takiple kesinleşen miktarın 836.243,08 TL olduğu, bu miktarın 782.381,98 TL'lik kısmının fatura bedelleri(ana para) olmak üzere, 53.861,1 TL'lik kısmı ise işletilen temerrüt faizi alacağı olduğu,
karşı yanın itirazında, taraflar arasında herhangi bir akdi faiz oranı, faiz başlangıç tarihine ilişkin bir anlaşma olmadığını, bu sebeple temerrüt faizi işletilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ana para borcuna, işlemiş faiz taleplerine, takibe, ödeme emrine ve ferilerine itiraz ettiği, taraflar arasında herhangi akdi bir anlaşma olmasa da, alım satım işlemlerine dair faturalar düzenlendiği söz konusu faturalarda alacak bedelleri ve son ödeme tarihlerinin açıkça belirtildiği,
her iki tarafın da tacir olmasından, borca ilişkin son ödeme tarihinin geçirilmiş, borçlunun temerrüde düşmüş olduğundan, alacağın ifası mümkün, muaccel ve dava edilebilir olduğundan temerrüt faizi işletilmesinin yerinde ve hukuka uygun olduğunu beyanla ileri sürülen taleplerin kabulü ile, ---- sayılı Dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının kum işleri yapımı ile alakalı ton birim fiyatları hakkında "Fiyat Teklifi Hk." konulu teklif yazılarına dayanarak------- Dosyası ile icra takibi başlattığı ve işbu davayı ikame ettiği, davacının faturaların düzenlenmiş olduğunu iddia etse de dosyaya sunulmuş herhangi bir faturanın mevcut olmadığını, bu belgelere dayanarak alacağın likit olduğu iddiasında bulunulamayacağı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında fatura düzenlendiği varsayımında dahi "Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmadığı gibi davalının da fatura altında imzası olmadığı,
müvekkil şirketin davacı ile bu hususta kurmuş olduğu herhangi bir akdi anlaşma olmadığı, düzenlendiği iddia edilen faturanın, taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak düzenlenmek zorunda olduğu, ortada bir ilişki yoksa fatura içeriğine itiraz edilmemiş olsa dahi aleyhine fatura düzenlenen kişi için bir sonuç doğurmayacağı, TTK’nın 23. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu belirtildiği ve süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin düzenleyen lehine olduğuna bir karine getirildiği,
fakat, faturanın düzenleyen lehine delil oluşturması için kanunda tahdidi olarak sayılan unsurlardan; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunması ve faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmiş olması şartları sağlanmadığı, her ne kadar davacı, müvekkil şirketin temerrüte düştüğünü ve temerrüt faiz alacağı olduğunu iddia etse de müvekkil şirketi temerrüte düşürecek herhangi bir ihtar keşide edilmediği, , ödeme günü ve süresini belirten bir sözleşme düzenlenmediği, temerrüt faizinin işletilmesinin hukuka aykırı olduğu,
tacirler arasında karşı tarafı temerrüte düşürme amacıyla ihbar ve ihtarların belirli şartlara uygun olarak yapılması gerektiği, TTK m. 18/3’e göre, “tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır” denildiği, davacının bu yolların hiçbirini tercih etmediği,
“Davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olmasının zorunlu olduğu,
mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.--------"Teslim alınan faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi faturada kayıtlı bedelin kesinleşmesi sonucunu doğurur.
Ancak itiraz edilmemesi taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve faturayı düzenleyenin faturada kayıtlı mal/hizmeti taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak teslim ettiği anlamına gelmez." ----- belirtildiği…” beyanla haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının bakiye fatura alacağını ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
tüm borcun ödendiğini beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-------- sayılı İcra Dosyası ---- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- davacının vergi kayıtları celp edilmiş, -----davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş,
---- davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş,--- davalının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,--- Talimat sayılı dosyası ile --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.------Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 07.01.2025 tarihli raporunda özetle,
"...Sayın mahkemenizin ------ Esas sayılı dosyasına ilişkin bilirkişilik görevi doğrultusunda davacı işletmenin uyuşmazlık konusu dönemlere ait ibraz etmiş olduğu yasal defter ve belgeler ile dosya kapsamında mevcut belgelerle sınırlı olarak yapılan incelemelerde Dava/Takip----tarihi itibariyle davacı işletme --- davalı şirket -------- alacaklı olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 16.05.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davalı şirket tarafından ibraz edilen ------yıllarına ilişkin ticari defterlerin;
açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, taraflarını ticari defterlerindeki borç/alacak tutarlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, Tarafların ticari defterlerine göre, davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten 782.381,98-TL alacaklı olduğu,
davacı şirketin davalı tarafa 04.03.2024 tarihinde harici olarak 784.381,98-TL ödeme yaptığı, ödemenin tarafların kabulünde olduğu, davacı şirketin 2.000,00-TL fazla ödeme yaptığı, Dosya kapsamında, taraflar arasında imzalanmış mal tedarik sözleşmesi bulunmamakta olup, takip öncesinde davacı tarafından TTK 1530 göre işlemiş faiz talep edilip edemeyeceği hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı tarafın takip öncesi talep edebileceği işlemiş faizin 35.226,17-TL olduğu,
İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme’ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır.
İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.
Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.
Nitekim aynı ilke------- sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Takip tarihinden sonra yapılan ödemenin alacağın hangi bölümünden mahsubu gerektiği kanusunda TBK 100/1. madde hükmü gözetilmelidir. TBK 100/1. maddeye göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir.
Bunun karşı anlamına göre borçlu faiz ve masrafları ödemede gecikmiş ve özellikle vadesinde borcu ödemediğinden temerrüt faizi işlemeye başlamış ise yapılan ödemelerin öncelikle masraf ve faizlerden mahsubu gerekir.Somut olayda, davalı tarafından dava tarihinden önce takip tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden TBK 100 md gereği işleyecek faiz hesabı yapılarak yapılan ödemelerin öncelikle işleyecek faizden bakiye kalanın asıl alacaktan düşülmesi gerekmektedir.
Ayrıca dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları gereğince fatura alacağı yönünden davalının temerrüde ayrıca düşürülmemesi sebebiyle davacının işlemiş faiz talebinde bulunması mümkün değildir. Davacının işlemiş faiz talebinin reddi gerekmekte TBK 100 md. uygulaması gereği davacının bakiye asıl alacağı varsa o miktara hükmetmek gerekmektedir. Zira davacının dava dilekçesinde bu yönde de talebi vardır. Tarafların tacir olması sebebiyle davacının avans faiz talebi yerindedir.
Bu hususlar göz önüne alındığında ------ (ödeme tarihi) arasındaki 782.381,98 TL için hesaplanan avans faiz miktarı 10.433,55-TL (ödeme tarihi itibariyle davacının toplam alacağı.
782.381,98-TL + 10.433,55-TL = 792.815,53 TL) olup öncelikle bu miktarın yapılan ödemeden düşülmesi sonrasında kalan miktarın asıl alacaktan düşülmesi gerektiği, yapılan ödeme düşüldüğünde (792.815,53-TL - 782.381,98-TL = 10.433,55-TL) davacının 10.433,55-TL asıl alacağının kaldığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının-------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile,
10.433,55-TL asıl alacak ve ödeme tarihi olan 04/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacak (782.381,98-TL ) miktarı üzerinden hesaplanacak icra vekâlet ücreti, harç, masraf ve ferilerinin icra müdürlüğünce hükmün infazında gözetilmesine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.--------Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından,
hükmedilen asıl alacak miktarı --------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/291, K. 2025/537, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama