İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/967 K.2025/730

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2014/967Karar2025/730Tarih15 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.195 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/967
Karar No
2025/730
Karar tarihi
15 Ekim 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.195 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/967

KARAR NO : 2025/730

DAVA

Ortaklıktan çıkmaya izin ve çıkma payının ödenmesi

DAVA TARİHİ : 17/09/2014

DAVA

Ortaklıktan çıkmaya izin ve çıkma payının ödenmesi

DAVA TARİHİ : 01/09/2022

KARAR TARİHİ : 15/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali, Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Esas dava yönünden dava tarihli dilekçesinde özetle,davalı şirkette %22,5 oranında hisselerinin bulunduğunu, ancak şirketteki usulsüz işlemler nedeniyle hisse değerlerinin her geçen gün azaldığını, davacı ------ kurucu ortak olarak yıllardır şirkeli en iyi şekilde yönettiğini, fakat bilâ bedel ortak aldığı birtakım şahısların bir topları sonrası şirket yönetimini ele geçirdiğini, bundan sonra da müvekkillerinin şirket ile arasındaki bağların koptuğunu, söz konusu toplantıda ---- darp edildiğini, darp eden kişi hakkında ------ İkinci Sulh Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını,

darp eden ve yargılanan kişinin şirketin ortaklarından ----- öz kardeşi olduğunu, ayrıca----- hakkında da okul müdürünün bilgisayarını çalması, okula ait zimmet defterini bozması ve idari bir dilekçeyi yok etmesi nedenleriyle açılmış dava bulunduğunu, ---- okul müdürü gibi hareket ederek birtakım iftiralarla müvekkili ---- 19-03-2010 tarihinde ihtarname keşide ettiğini,----- baskılara dayanamayıp 30-03-2010 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ederek emeklilik dilekçesi verdiğini, davalı yanında kıdem tazminatı ödememek gayesiyle müvekkilinin iş akdini feshettiğini, haksız fesih sebebiyle işe iade davası açıldığını,

ayrıca kıdem tazminatı için de dava açıldığını, müvekkillerinden ----- kâr payına mahsuben ücret ödemeksizin davalı şirkete ait okulda okuttuklarını, okulun müvekkillerinin çocuklarından para istediğini, davalı şirketin bu son tutumu müvekkillerinin şirkete ortak olmasını imkânsız hale getirdiğini, ayrıca bu hususun şirketin tasfiyesi için yeterli bir delil teşkil ettiğini, bütün bunların yanında şirketin kötü yönetildiğini, okulda milli eğitim mevzuata aykırı tadilâtlar yapıldığını, tadilât nedeniyle gelen cezanın ottaklardan gizlendiğini, okulda sigortasız işçi çalıştırıldığını,

çalışan personel ve öğretmenlere asgari ücretten maaş ödendiğini, bazılarının ücretlerinin dahi ödenmediğini, Edebiyat Öğretmeni ----- görevden alınmasına rağmen sigortasının yatırılarak istihdam edilmeye devam edildiğini, belediye çalışanları olan ------ şirket yönetiminde olduklarını ve şirketi belediye personelinin yönettiğini, şirketi kefil göstermek suretiyle yüklü miktarda kredi kullanıldığını ve şirketin iflâs aşamasına getirildiğini, bütün bu hususlarla ilgili olarak 06-05-2010 tarihinde şirkete ihtamame çekildiğini ve olağanüstü toplantı talep edildiğini,

şirketin ise müvekkillerini hiçe sayarak kendi belirlediği gündem ile toplantı daveti yaptığını, toplantıda kanuna ve üsüle aykırı birçok kararlar alındığını, alınan bütün kararlara şerh konulduğunu ve 12-06-2010 tarihli toplantı kararlarının iptalini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, toplantıdan sonra müvekkillerinden --- müdür olduğu dönemlerde sözde verdiği zararların tazmini için ---- Asliye ----- Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden hakkında dava açıldığını, bu davanın açılmasına ilişkin kararın huzurdaki davaya konu olan 12-06-2010 tarihli toplantıda alındığını,

bu nedenle söz konusu davanın huzurdaki davayı bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu koşullar altında artık müvekkillerinin ortak olarak devam etmelerinin imkânsız hale geldiğini iddia ederek; iflâs aşamasına gelmiş olan şirkete kayyım ve/veya denetçi atanmasına, şirketin T.T.K.'nun 549/4. maddesi uyarınca muhik nedenlerle infisahına, bu talebin kabul edilmemesi halinde şirket hisse bedelinin kıymet takdiri yapılarak müvekkillerine ait % 22,5 oranındaki hisselerin diğer ortaklar tarafından alınmasına, ya da diğer ortaklara ait %77,5 oranındaki hisselerin bedeli ödenmek suretiyle müvekkilleri tarafından alınmasına,

bu talebin kabul edilmemesi halinde T.T.K.'nun 551/2. maddesi uyarınca müvekkillerinin hisse bedelleri kadar alacağına hükmedilerek şirketten çıkarılmasına izin verilmesine ve şimdilik 10.000.- TL' sının harca esas değer kabul edilerek şirketin kötü yönetimi nedeniyle müvekkillerinin hisselerine verilen zararın dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine,

12-06-2010 tarihli toplantıda alınan kararlarda özellikle ortaklık hisse ve ortak sayısının çoğunluğunun sağlanması gerekirken, bu çoğunluk olmaksızın noter satışı ile hisse almış olan kişilerin hisse devirlerinin tescil edilmesine dair kararın ve toplantı kararının T.T.K.

520/2. maddesine açık aykırılık nedeniyle iptaline, kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Esas dava yönünden davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacıların hisselerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini, davalı şirketin 12-06-2010 tarihli ortaklar kurulu toplantısında şirketin eski müdürü davacı ---- yaptığı usulsüz ve kanuna aykırı işlemlerinden ötürü hakkında dava açılmasına karar verildiğini ve ---- Asliye ---- Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden tazminat konulu davanın açıldığını, işte bu davadan sonra davacıların huzurdaki davayı açtıklarını, aralarında irtibat bulunduğundan iki davanın birleştirilmesi gerektiğini,

davacı ------ 1993 kuruluş yılının ilk birkaç yıl sonrasından başlayarak 27-02-2009 tarihine kadar davalı şirketi tek başına müdür olarak yönettiğini, ----- müdürlükten ayrılmasından sonra yapılan incelemelerde ortaklar kurulu kararı olmaksızın şirkete ait demirbaşları ve araçları düşük fiyata ----- sattığının tespit edildiğini, faturalarda göslerilen rakamların dahi defterlere intikal ettirilmediğini, parayı zimmetine geçirdiğini, böylece şirketin asgari 100.000.- T.L. sı zarara uğratıldığını, başkaca usulsüz işlemler de yaptığını,

özellikle şirkete ait bir sürücü kursunun ------devrinin başka bir şirketin noter tasdiksiz ortaklar kurulu kararını ibraz ederek gerçekleştirdiğini, dava dilekçesinde bahsedilen tadilâtların davacı ----- kendisi tarafından başlatıldığını ve müdürlükten ayrıldığı Şubat-2009'da tadilâtların birmiş olduğunu, Milli Eğitimce bir inceleme başlatılmışsa da herhangi cezai bir işlemle karşılaşılmadığını, davacılardan ----- çocuklarının okul ücretlerini ödemediklerini, hakkı kötüye kullandıklarını, bu nedenle ihtarname gönderilmesini de hukuka aykırı bir durümmuüş gibi ortaya koyduklarını,

------ diğer hissedarlarından noter devir sözleşmesi ile hisse aldıklarını, ancak henüz ortaklıkları hakkında karar verilmediğini, bu kişilerin öğrenci velisi olduklarını, 12-06-2010 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacılara sordukları her konu hakkında açıklama yapıldığını, dava dilekçesinde birbiriyle çelişen terditli ve ilgisiz taleplerde bulunulduğunu, bunların netleştirilmesi gerektiğini savunma konusunda beyan etmiştir.

Her ne kadar davacı taraf genel kurul kararının iptaline yönelik dava açmış ise de, Mahkememizce 10/05/2010 tarihli karar ile iş bu davanın HMK 167 maddesi gereğince tefrikine karar verilmiş, Mahkememizin ------ Esas sayılı dosyasına kayıt edildiği, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu görüldü.

Birleşen dava yönünden dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2010 tarihinden bu yana davalı şirkette %4 oranında ortağı olduğunu, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, kar dağıtımının yapılmamakta, şirket bilançoları gösterilmemekte olduğunu, müvekkilinin T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, şirketin.

2010 yılından bu güne devamlı ve artan surette kar ettiği müvekkil tarafından bilindiğini, müvekkiline kar payı ödenmemesinin kanuna aykırı olduğunu, öte yandan müvekkilin davalı şirket ile iş ilişkisinin de sonlandığını, işbu zamandan sonra artık şirkete menfaat sağlayabilecek durumu da kalmadığını, müvekkiline devamlı şirketin zarar ettiğinin söylenerek kar payı dağıtımlarından kaçınılmış olmasına rağmen, evvelki zamanlarda aralarındaki işveren - işçi ilişkisine de bağlı olarak şirketin full kontenjan ile hizmet verdiği,

değişen ekonomik koşullarda dahi zarar etmediği müvekkil tarafından gözlemlendiği halde, davalı devamlı surette zarar ettiğini öne sürüldüğü, bu sebeple müvekkile kar payı dağıtımlarının yapmadığı gibi bir de hisse devri ve diğer tüm alacaklarına istinaden kendisine 10.000 TL gibi komik bir rakam teklif teklif edildiğini, günümüz koşullarında müvekkilin tahminine ve hesaplamalarına göre teklif edilen tutarın 40 katı fazlası ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı ile her türlü anlaşma olanağı ortadan kalktığını, güven ilişkisinin sona ertiğini, sürekli güvensizlik ortamı oluşmuş,

şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini belirterek öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, birikmiş tüm kar paylarının tahsili ile şirketteki payının gerçek değerinin ödenmesine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Birleşen dava yönünden cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin --- Ticaret Sicil Müdürlüğünde---- sicil nosunda kayıtlı olduğunu, 10.000 TL sermayeli müvekkilim şirkette, ---- 2.250 TL 'lik hisseye,---- 50 TL'lik hisseye, ---- 800 TL 'lik hisseye, --- 1.350'lik TL 'lik hisseye, ---- 400 TL 'lik hisseye, ---- 150 TL 'lik hisseye,---- 150 TL 'lik hisseye, ---- 150 TL 'lik hisseye ---- 450 TL 'lik hisseye, -----100 TL'lik hisseye, -----100 TL'lik hisseye, ---- 'nun 100 TL'lik hisseye, ---- 100 TL'lik hisseye, ---- 1.050 TL'lik hisseye,----100 TL'lik hisseye, ---- 950 TL'lik hisseye, --- 1.150 TL'lik hisseye, ---- 500 TL'lik hisseye,

-----400 TL'lik hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin şirket, kuruluşundan sonra ------ ilçesinde, 1996 yılından başlayarak önce Özel İlk okul, sonra yıllar içerisinde Orta Okul ve Lise Eğitim ve Öğrenimi yapılan eğitim kurumu kurduğunu ve halen eğitim kurumlarını yasal statü ve çerçeve içerisinde faaliyetine devam ettirdiğini, davacı ---- dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde müvekkili şirkette 2010 yılından beri ortak olmadığını,-----Noterliğince 09.01.2020 tarih ve ----- yevmiye nolu Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden de görüldüğü gibi ----- satın almış olduğu 400 TL 'lik hisse nedeniyle şirkete hissedar olduğunu,

müvekkili şirkete bağlı okulun ------- faaliyet yürüttüğünden bu bölgenin de orta ve ortanın altı gelir seviyesine sahip yurttaşların yaşadığı bir bölge olması nedeniyle son bir kaç yıldır gelir seviyelerinde gözle görülen azalmaların yaşanmasıyla maalesef okulun öğrenci sayılarının 2017/2018 öğrenim yılında 387, 2018/2019 öğrenim yılında 341, 2019/2020 Öğrenim yılında 337 olarak git gide azalmakta ve 2020/2021 döneminde de pandeminin de etkisiyle 294 'e düştüğünü, 2021/2022 öğrenim yılında da sayı daha da azaldığını, öğrenim yılında öğrenci velisinin % 60 'nın halen kayıtlarını dahi yenilememiş bulunduğunu,

sürecin böyle devam etmesi durumunda müvekkili şirketin okulunun da bulunduğu pek çok özel okulun daha faaliyetlerini sürdürememe durumu ile karşı karşıya kalacaklarını, küresel ölçekte yaşanmakta olan ve halen sona ermemiş Covid 19 pandemisinden dolayı şirkette kar dağıtımı yapılmasının mümkün olmadığını, endişe verici tüm durumlara ve gelişmelere rağmen okulu işleten şirketteki ortakların daha uyumlu çalışmasına ihtiyaç bulunmakta olduğunu, ortaklar arasındaki hukuki ihtilafların da bir an önce sonlandırılması gerektiğini,

davacının uygun bir fiyat teklif eden şirketteki diğer ortaklarla uyumlu hareket edecek üçüncü bir kişiye hissesini devretmek istemesi veya makul bir hisse değeri önermesi halinde bu teklifin şirketçe değerlendirileceğini, şirket ortaklarından -----tarafından da şirket ortaklığından çıkmaya yönelik ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu beyan etmiştir.

İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Asıl ve birleşen dava hukuki niteliği itibariyle; ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi talebine ilişkindir.

Mahkememize alınan son bilirkişi raporunda özetle. Davalı şirketin eldeki son bilançosu olan 2024 hesap yılına ilişkin bilanço verileri dikkate alındığında; şirketin borçluluk durumunun 31.12.2024 itibarıyla 13.952.803,30.-TL'ye yükselmiş bulunması ve borç düşülmeden ortaklara çıkma payı ödenemeyeceği cihetle, borç düşüldükten sonra geriye çıkma payı olarak ortaklar arasında bölüştürülebilecek bir para kalmadığı.

Davalı şirkete 2020 yılında 964 ortak olan davacı ----- bakımından 2020-2021 hesap yıllarının zararla kapatılmasının ve kâr payı dağıtımı yapılamamasının ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirecek, ortaklık ilişkisinin devamını katlanılmaz kılacak düzeyde uzun bir süre olmadığı; bu durumun çıkma bakımından haklı sebep teşkil etmediği şeklinde görüş bildirilmiştir.Dava hukuki niteliği itibariyle ortaklıktan çıkma davası olup, ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak TCK'nın 638.maddesi uyarınca şirket sözleşmesi,

ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, her ortak haklı sebeplerin varlığından şirketten çıkmasında karar verilmesi için dava açabilir. Yasa her ortağa çıkma talep hakkı tanınmış ise de haklı sebebin ne olduğu tanımlanmamıştır. Her davada hukuki ve maddi olayların özelliğini dikkate alınarak iddiaların haklı sebep oluşturup oluşturmadığı incelenmesi gerekmektedir.

Ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, ortaklığın devamını mümkün kılmayan ortaklık amacının gerçekleşmemesi durumlarında haklı nedenin var olduğu kabul edilir.

Somut uyuşmazlıkta davalı şirkette davalı şirketin Limited Şirket olduğu, davacılardan ---- % 13,50 pay oranına sahip olduğu ,---- tescil edilen 26/10/2017 tarih, ------ sayılı ortaklar kurulu kararı uyarınca şirketteki paylarının tamamını 3. Kişilere devir ederek, ortaklıktan ayrıldıkları bu nedenle bu kişiler hakkında ayrılma akçesi hesabı yapılamayacağı, diğer ortaklıktan ortaklıktan ayrılmaya ilişkin olmak üzere haklı sebepleri oluşup oluşmadığının tespitinin gerektiği, bu kapsamda davacılarla davalı şirket arasında uzun süredir gelen husumet olması,

aralarında bir çok davanın söz konusu olduğu , ortaklığın devamının taraflar için çekilmez hale geldiği, bu nedenle 638.

Maddedeki ortaklıktan çıkma şartlarının oluştuğu, bu kapsamda davacı ortakların limited şirketten çıkma payının hesaplanması yoluna gidilmiş olup, TTK 641/1 hükmü " ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkına haizdir" gereğince ortaklıktan çıkma payının şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri hesaplanarak buna göre belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda davalı şirketin ticari defter kayıtları ve bilanço esas değeri hesap edilmiş, davalı şirkete ait vergi kayıtları,

üzerinde inceleme yaptırılmış davalı şirkette bulunan envanter defterine göre demirbaşlar ve davalı şirket adına kayıtlı aktif pasif araçlar üzerinde teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İnceleme yatırılırken karar tarihine en yakın tarihli rayiç değerler esas aldırılmıştır. Davalı şirket adına kayıtlı gayri menkul bulunmadığından rayiç değer hesabı yapılmamıştır.

Karar tarihine en yakın tarihli aldırılan bilirkişi raporuna göre, şirketin borçluluk durumunun 31/12/2024 tarihi itibari ile 13.952.803,30-TL yükselmiş olduğu borç düşülmeden ortaklara çıkma payı ödenemeyeceğinden borç düşüldükten sonra geriye çıkma payı olarak ortaklar arasında bölüştürülecek para kalmadığından , davacılara ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş birleşen dosya bakımından yapılan incelemede davacı ----- davalı şirkete 2020 yılında % 4 ortak olarak şirkette pay sahibi olduğu,

yapılan yargılamada davacının kar payı dağıtılmaması gerekçe göstererek ortaklıktan çıkma talebinde bulunduğu ancak davacının 2020 yılında şirkette pay sahibi oluşu ve gelinen süreçte şirket ortaklığının devamı halinde ilişkilerin çekilmez hale gelen delil dosyaya sunulmadığı, kar payi dağıtımı yapılmamasını ortaklıktan ayrılma için yeterli sebep olmayacağı ve TTK 638 /2 maddesindeki şartların oluşmaması nedeniyle davacının ortaklıktan çıkma talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Asıl dava yönünden davanın kabulü ile davacıların ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesine, ayrılmak akçesine ilişkin talebin reddine,

2-Birleşen dava yönünden davanın reddine,

Esas dava yönünden;

2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 17,15 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 598,25 TL nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı tarafından sarfedilen 14.400,00 TL bilirkişi gideri , 2.347,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.747,25 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Birleşen dava yönünden;

2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 251,48 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 363,92 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Asıl davada Davacı Vekilinin ve Birleşen davada davacı vekilinin ve Davalılar Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/967, K. 2025/730, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2014/967
  4. Karar No : 2025/730
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 17/09/2014
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 01/09/2022
  9. Karar Tarihi : 15/10/2025
  10. Gereği Düşünüldü
  11. İnceleme Ve Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/967
Karar No
2025/730
Tarih
15 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/994 K.2025/755
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1093 K.2025/910
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1501 K.2025/700
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2014/1560 K.2025/817
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/110 K.2025/1155
  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2015/216 K.2025/251

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.