KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1088
- Karar No
- 2025/751
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
1.561 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1088
KARAR NO : 2025/751
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 18/09/2018
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili yaş sebze ve meyve sektöründe türkiye'nin en büyük şirketi olup, 65 yıllık üreticilik tecrübesi bulunmakta ve Türkiye'nin (-----) 500 büyük sanayi kuruluşlarının sıralandığı listede her yıl basamakları tek tek tırmanarak ilk 200'de yer almayı başaran sektöründeki tek şirket olduğunu, müvekkilinin bu faaliyeti neticesinde davalı şirketle ürün alımı konusunda 2016 yılından bu yana muhtelif ürünlerin alımı konusunda ticari faaliyette bulunmuş, son olarak da soğan alımı konusunda sözleşme akdetmiş olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmamasına rağmen davalının haksız olarak icra takibine maruz kalmış,
bu takip usulsüz olarak tebliğ edilen ödeme emrine istinaden kesinleşmiş, davalı bu işleme istinaden haksız olarak ----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine haciz işlemi başlatmış ve müvekkilinin 14.09.2018 tarihinde haciz baskısı altında icra dosyasına 427.950,95.TL ödeme yapmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmamakta olup, bu durumun bizzat davalının imzasını ihtiva eden mutabakatname ile sabit olduğunu, davalı ile 3.000.ton soğan alımı konusunda sözleşme akdedilmiş, davalı bu taahhüdünü yerine getirememiş,
bu defa bahsi geçen sözleşme revize edilmiş ve taraflar arasında düzenlenen faturalardan ve ödemelerden sonra davalı şirketin müvekkili şirkete 51.355,32.TL borçlu hale gelmiş olup, buna ilişkin muavin hesap dökümünün ekte sunulduğunu, davalı da bu durumu kabul etmiş, ekte bir örneğini sundukları mutabakatname ile 51.355,32.TL borçlu olduğunu kabul etmiş ve yine aynı mutabakatnamede müvekkilini ibra etmiş olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi davalı takip tarihinden önce müvekkilinden herhangi bir alacak talebinde bulunmadığından işlemiş faiz borcu olmasına da imkan bulunmadığını,
fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle, müvekkilince -----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına ödenen tutarın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilince icra dosyasına ödenen tutarın ödeme tarihinden bu yana işleyecek faizi ile birlikte müvekkilimize iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalı vekili; müvekkili ile davacının uzun yıllardır başta soğan olmak üzere sebze meyve alım satımı konusunda yıllardır çalışmakta olup, davacının iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu işlemlerle ilgili faturalar düzenlemiş, davacı tarafa tebliğ etmiş, davacı tarafın itirazı olmamış olup, müvekkili ticari defter ve kayıtları incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, davacı şirketin düzenlenen faturalara istinaden kısmi ödemeler yapmış, ancak taraflarınca takip konusu yapılan bakiye kısım için ödeme yapmaktan imtina etmiş olduğunu,
davacının icra takibinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu iddialarının da yersiz olduğunu, ortada usule aykırı bir tebligat olmadığını, davacı tarafça 3.000 ton soğan alımı konusunda müvekkili şirketle anlaştığı, buna ilişkin sözleşme sunduğu ve kabinde mutabakatname ile tarafların ibralaşıldığı iddia edilmiş olduğunu, davacının ekte sunduğu sözleşmenin 15/09/2016 tarihli, kilo ile ürün alım sözleşmesi olup, sonrasında bu sözleşmeye ilişkin 21.01.2017 tarihinde sözleşme yapılıp, mutabakatname alındığına dair belge sunmuş olduğunu, söz konu belgeleri kabul etmenin imkanız olup, belgeler altında yer alan imaların müvekkiline ait olmadığını,
müvekkilinin icra takibi yapmadan önce davacı şirketle görüşmeye gitmiş, ancak kendisine birtakım belgeler imzalatılmak istenmiş, ancak müvekkilinin hiçbir belgeye imza atmamış olduğunu, mutabakatname içeriğini kesinlikle kabul etmediklerini ve bu mutabakatnamenin 15.09.2016 tarihli sözleşmenin ve bu sözleşmenin devamı niteliğinde olan 21.01.2017 tarihli sözleşmeye istinaden olduğunun görüleceğini, başkaca bir sözleşme ve/veya alacağa istinaden ibralaşma olmamış olduğunu,
ibralaşma olmadığı gibi davacı her ne kadar müvekkilinin hesabına para gönderildiğini iddia etmiş ise de müvekkilin hesabına bu mutabakatnameye dayalı bir ödeme bulunmadığını, taraflarınca başlatılan icra takibinin konusunun, 26/03/2016 tarihli kilo ile ürün alım sözleşmesi ve devamında yapılan sebze alım/satımına dayalı faturalar olduğunu, yani davacının iddia ettiği gibi tek bir sözleşmeye istinaden açılan icra takibinin bulunmamakta olduğunu, usulüne uygun düzenlenen faturalar ile ticari defter ve kayıtlar incelendiği zaman davacının bakiye alacağını ödemediği ve müvekkili şirketin ciddi mağduriyetine neden olduğunun görüleceğini,
davacının tedbir taleplerinin reddine, haksız ve yersiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasıdır.
Davacı -------Vekili, davacı ile davalının 3.000.ton soğan alımı konusunda anlaştığını, davalının bu taahhüdünü yerine getiremediğini, bu defa bahsi geçen sözleşme revize edildiğini ve taraflar arasında düzenlenen faturalardan ve ödemelerden sonra davalının 51.355,32.TL borçlu hale geldiğini, davalının da bu durumu kabul ettiğini, dosyaya sunulan mutabakatname ile 51.355,32.TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, yine aynı mutabakatnamede davacının ibra edildiğini, -----.İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takibinde davacının davalıya borçlu olmadığını iddia ederek, nihayetinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıca icra dosyasına ödenen tutarın ödeme tarihinden bu yana işleyecek faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının bakiye kalan alacağına ilişkin dava konusu takibin yapıldığını, davacıca sunulan mutabakatnamedeki imzanın davalıya ait olmadığını, dava konusu takibin 26.03.2016 tarihli kilo ile ürün satımı sözleşmesine binaen sebze alım satımından kaynaklı faturalara dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık ----.İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hususundadır.
Davalı takip alacaklısı şirket, davacı takip borçlusu şirket aleyhine 11.07.2018 tarihinde, ----.İcra Md ------. Sayılı dosyası ile dayanağı “Kilo ile ürün alım sözleşmesi ve faturalar neticesinde bakiye kalan 29/12/2016 tarihli asıl alacak” açıklamalı 344.383,97 TL asıl ve 27.428,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 344.383,97 TL alacağın yasal faizi ile takip masraf ve ferileriyle birlikte tahsili için ilamsız takip başlattığı, takip borçlusu davacı şirketçe 14/09/2018 tarihinde kapak hesabı gereği ferileriyle birlikte 427.950,95 TL ödendiği görülmüştür.
Ödeme nedeniyle dava istirdat davasına dönüşmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla dosyaya kazandırılan Bilirkişi Mali Müşavir ------ tarafından Davalı Şirketin 2016-2017 yılı ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanarak dosyaya sunulmuş bulunan 02/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda.
Davalı Şirkete ait 2016 Yılı kayıtlarına raporunda yer verdiği ve bu kayıtlara göre davalı şirketin davacı şirketten 2016 takvim yılı sonu itibarıyla 2.289.383,97 TL alacaklı durumda bulunduğu, davalı şirketin defterlerinde davacı şirket ödemelerine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, 30.09.2016 tarihinde hesap virmanı sureti ile 2.335.283,76 TL tutarın alacak tutarından mahsup edildiği, söz konusu işleme ilişkin dayanak belgenin görülemediği/bulunmadığı, davalı şirkete ait -----Noterliği, 30/12/2016 Tarih, ---- , 2017 yılı yevmiye defterinin ise yazdırılmamış, boş olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve kanaat belirttiği görülmüştür.
Davacı şirketin defterleri ise, mahkememizce dosya tevdi edilen bilirkişici incelenmiştir.
04.07.2024 tarihli duruşmada davada ispat yükü davalı tarafta olduğunun kabulü ile, Davalı takip alacaklısı şirket, davacı takip borçlusu şirket aleyhine 11.07.2018 tarihinde, ----.İcra Md ----- Sayılı dosyası ile dayanağı “Kilo ile ürün alım sözleşmesi ve faturalar neticesinde bakiye kalan 29/12/2016 tarihli asıl alacak” açıklamalı 344.383,97 TL asıl alacak yönünden takip tarihi itibari ile tarafların ticari defterlerine göre, tarafların ticari defterlerinin örtüştüğü noktada davalının ne kadar alacaklı olduğu, takip tarihi itibari ile davalının 344.383,97 TL alacaklı olup olmadığının net şekilde belirlenmesi için dosyanın bir önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bu cihette düzenlenen 18.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı şirketin davalı şirkete takip tarihi itibarıyla, 225.074,31 TL borçlu durumda bulunduğu, 225.074,31 TL asıl alacak yerine, 344.383,97 TL asıl alacak talebiyle davacı şirket aleyhine takip başlatan davalı şirketin, 14/09/2018 tarihinde yapılan kapak hesabı sonucunda davacı şirketten takip ferileriyle birlikte 427.950,95 TL tahsilat yaparak, davacı şirketten 148.241,82 TL fazladan tahsilat yapmış olduğu görülmekle, davacı şirketin, menfi tespit talebine konu edebileceği asıl alacağının 148.241,82 TL olabileceği" belirtilmiştir.
Tüm dosya Münderecatı kapsamında.
Davalı takip alacaklısı şirket, davacı takip borçlusu şirket aleyhine 11.07.2018 tarihinde, -----.İcra Md ----- Sayılı dosyası ile dayanağı “Kilo ile ürün alım sözleşmesi ve faturalar neticesinde bakiye kalan 29/12/2016 tarihli asıl alacak” açıklamalı 344.383,97 TL asıl ve 27.428,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 344.383,97 TL alacağın yasal faizi ile takip masraf ve ferileriyle birlikte tahsili için ilamsız takip başlattığı, takip borçlusu davacı şirketçe 14/09/2018 tarihinde kapak hesabı gereği ferileriyle birlikte 427.950,95 TL ödendiği,
ticari defter kayıtları kesin delil olmakla tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirkete takip tarihi itibarıyla, 225.074,31 TL borçlu durumda bulunduğu, 225.074,31 TL asıl alacak yerine, 344.383,97 TL asıl alacak talebiyle davacı şirket aleyhine takip başlatan davalı şirketin, 14/09/2018 tarihinde yapılan kapak hesabı sonucunda davacı şirketten takip ferileriyle birlikte 427.950,95 TL tahsilat yaparak,
davacı şirketten 148.241,82 TL fazladan tahsilat yapmış olduğu görülmekle, davacı şirketin, menfi tespit talebine konu edebileceği asıl alacağının 148.241,82 TL olduğundan, bu miktar yönünden davasında davacının haklı olduğu değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1088, K. 2025/751, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama