KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/43
- Karar No
- 2024/710
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/43 Esas
KARAR NO: 2024/710
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 16/01/2023
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
-----maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; davalı firma----- banka arasında imzalanan ------ gereği davalı firmaya krediler kullandırıldığı, diğer borçluların iş bu sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefil oldukları, kredi borcu borçlu tarafından ödenmediği için hesabın kat edildiği, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine ----- Sayı ile icra takibi başlatıldığı, davalıların borca faize ve ferilerine itiraz ettiği, iş bu nedenle yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ----- dosyasının tetkikinde.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 328.072,42 TL asıl alacak, 7.089,38 TL işlemiş faiz, 354,47 TL BSMV, 1.558,21 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 337.074,48 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettikleri, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıların yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka ile davalı firma ----- limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşmenin ----- limit artırımı yapılarak limitinin ---- çıkarıldığı, sözleşmelere ------- müteselsil kefil sıfatı ile kefil imzalarının alındığı, ayrı ayrı kefalet limitlerinin ------olduğu, kefaletlerin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalet sözleşmesinde şekil şartlarını taşıdığı,
kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara tebliğe çıkarıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleribulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı.
Davalı şirketler yönünden, 326.458,88 TL asıl alacak, 5.027,42 TL işlemiş faiz, 251,37 TL BSMV, 1.558,21 TL masraf olmak üzere toplam 333.292,88 TL, Davalı gerçek kişi yönünden, 324.231,65 TL asıl alacak, 5.447,09 TL işlemiş faiz, 272,35 TL BSMV, 1.558,21 TL masraf olmak üzere toplam 331.509,30 TL alacak bulunduğu belirtilmiştir.
Rapor yerinde bulunarak hükme esas alınmış, davacının yukarıda anılan kredilerden kaynaklı davalılardan bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar kadar alacaklı olduğu anlaşılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/43, K. 2024/710, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama