KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/441
- Karar No
- 2024/748
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
Karar Metni
1.522 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/441 Esas
KARAR NO:2024/748
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 16/06/2023
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
---- maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili.
Müvekkil şirket nezdinde ------ plakalı ---- sigortalandığını,----- olan Müvekkil sigorta şirketine sigortalı ----ve buna bağlı-------- plakalı----- istikametinde seyrederken, ---- sevk ve idaresindeki -------- plakalı otomobilin çarpışmanın etkisiyle savrulup ---- bağlı ----------- sol arka kısmına aracının ön kısımları ile çarparak 4 araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza tespit tutanağında "Bu kazanın oluşumunda sürücü beyanları ve olay yeri incelemelerinde herhangi bir kusur dağılımı yapılamamıştır" yazılmak suretiyle kusur durumu belirtilmediğini,
kazaya ilişkin maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında olayın oluş şeklinin, çelişkili olduğu görüldüğünü,----- plakalı aracın sürücüsü ----- plakalı otobüs sürücüsü ----kaza ile ilgili beyanlarının çelişkili olduğu, ------- plakalı araç sürücüsüne göre sol şeritte seyir halindeyken önünde trafiğin yavaşlamasıyla kendisininde yavaşladığı arkadan gelen ---- otobüsün duramayarak arkadan çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle onunda önünde bulunan---- aracın arka kısmına çarptığı yine çarpmanın etkisiyle --- plakalı aracın da savrularak orta şeritte bulunan ------ plakalı --- arka kısmına çarptığı şeklinde olduğunu,
---- plakalı otobüs sürücüsü--- beyanına göre kendisinin sol şeritte seyir halinde olduğu ancak -------- plakalı aracın orta şeritte seyir halindeyken aniden sol şeride önüne geçerek durakladığı fren mesafesini kaybettirdiği için duramayarak --------- aracın arka kısmına sağ ön kısmıyla çarptığı ve kazanın devamının yukarıda belirtilen aynı şekilde oluştuğu şeklindedir" şeklinde tespit edildiğini, aynı bilirkişi incelemesinde ---- plakalı aracın arka kısmında hasarın sol arka köşe kısmında olduğu, ------- plakalı otobüsün de sağ ön köşe kısmında hasar olduğu,
çarpışma noktaları hesaplandığında---------- plakalı aracın düz olarak sol şeritte olmasının teknik olarak mümkün olmadığı, aniden yavaşlamış olan trafikten kaçmak için aniden orta şeritten sol şeride geçiş yaptığı tam olarak şeride girmeden durakladığı esnada ------- plakalı atobüsün de fren mesafesi kaybolduğu için duramayarak ------ plakalı araca çarptığı, Sol arka köşeden aldığı darbe ile hafif sola doğru ivmelenen ---- plakalı araç ön sağ köşesi ile ------ plakalı aracın sağ arka köşesine çarptığı,
sağ arka köşesinden darbe alan ---- aracın da teknik olarak sağa ivmelenme alarak orta şeritte bulunan ------ sol arka kısmına çarpması şeklinde meydana geldiği kanaatiyle bu kazada--------plakalı aracın asli kusurlu olduğu 2918 sayılı K.T.K.'nın 46/2-c (tehlikeli şekilde şerit değiştirmek) kusurunu işlediği,
kazaya karışan diğer sürücülerin kusurunun olmadığı kanaati oluşmaktadır" şeklinde tespitte bulunulduğunu, kaza sonucu yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda, sigortalı araçtaki hasarın 20.370,10 TL olduğu tespit edilmiş ve sigortalıya 15.09.2022 tarihinde söz konusu meblağ ödendiğini, davalı sigorta şirketine sigortalı -------- plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun açık olması karşısında müvekkil şirket tarafından ödenen 20.370,10 TL tutarın tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine hasar bedeli rücu edildiğini, müvekkil sigorta şirketinin dava konusu hasardan kaynaklı alacağı,
ödeme tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren avans faizi ve fer'ilerinin ödenmesi amacıyla, davalıya karşı ------- Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ancak borçlu davalı sigorta şirketi tarafından takibe itiraz edildiğini, Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğu 20.370,10 TL olmasına karşılık itirazın 20.370,10 TL anapara ve 1.333,26 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptalini talep zorunluluğu hasıl olduğunu, davalının---- Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalının %20 kötüniyet tazminatı ile mahkum edilmesini,
takibin kaldığı yerden devamını talep etmiştir.
ll.
CEVAP:Davalı vekili; kazaya karışan,---- plakalı araç Müvekkil -------- tarihlerini kapsayan ----numaralı ----- sigortalanmış olup, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde ---- sigortalı araç sürücüsü ile -----plakalı araç sürücüsünün beyanlarının farklı olması nedeniyle kusur dağılımı yapılamadığını, ------ araç sürücülerinin beyanlarının trafiğin durmuş olduğu esnada kazanın meydana geldiği hususunda örtüştüğünü,
sigortalı ----- plakalı aracın dörtlülerini yakmış şekilde sol şeritte durmakta olduğu da taraf beyanlarından anlaşıldığını, dava dışı ------ plakalı aracın sigortalı araca arkadan çarpmak suretiyle uyuşmazlık konusu zincirleme kazaya sebep olduğu ve KTK m. 52/b ile 56/c kurallarını ihlal ederek aynı kanunun 84/d maddesi uyarınca 90100 asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacı tarafça sigortalının %100 kusurlu olduğu iddia edilmekte olup bu iddia somut dayanaktan yoksun olduğunu,
her ne kadar davacı tarafça 14.04.2021 tarihli Bilirkişi Raporu'na dayanılarak bu iddiada bulunulmuş olsa da ilgili rapor işbu dosyaya ve tarafımıza ibraz edilmediği gibi tarihinin de yanlış beyan edildiğini, Dava dilekçesinde alıntılanan kısmında ise kamera görüntüleri ve olay yeri incelenmeksizin yalnızca---- plakalı araç sürücüsünün beyanları dikkate alınarak tespitte bulunulduğunu, Her ne kadar araçlar üzerinde oluşan hasarın ------ şeritte olması halinde meydana gelemeyeceği iddia edilse de, sadece araçlar üzerinde oluşan hasara bakılarak sigortalımızın %100 kusurlu olduğunun tespit edilmesi mümkün olmadığını,
şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedellerine hasarın tespit edilmesini, müvekkil şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak,
yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanmasını, hasar onarım bedeli talepleri içerisinde KDV'de talebinin de bulunduğunu, ancak davacı tarafın tacir olduğundan defterlerine faturayı gider olarak eklediklerinden vergi indirimi sağladıklarından hesaplamanın KDV hariç yapılması gerektiğini,------ sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, ayrıca yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin dahi davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, rücuen tazminata ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık.
Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ait----- plaka sayılı aracın, davalı tarafın sorumluluğundaki ---- plaka sayılı araç ile ----- tarihinde karıştığı kaza neticesinde dava dışı sigortalısının uğradığı zarardan kaynaklı dava dışı sigortalısına ödediği tazminat oranında davalıya rücu edip edemeyeceği, ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı, zarar miktarının ne olduğu ve davalı tarafın zarardan sorumlu olup olmadığı, bu hususta yapılan takibe itirazın iptali gerekip gerekmediği hususundadır.Davacı tarafın iddiası, Davalı sigorta şirketine sigortalı --------plakalı aracın kazada %100 kusurlu olduğu,
bu nedenle kaza kapsamında sigortalısına ödediği 20.370,10 TL tutardan davalı yanın sorumlu olduğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre. Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına hasar bedeli ödenmiş olmakla birlikte, hasar bedelinin ödenmiş olması tek başına davanın sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Diğer bir söyleyişle sigorta şirketinin sigortalıya yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen tazminini isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat yükü altındadır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının dava dışı sigortalıya yaptığı ödemeyi rücuen davalıdan isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, aldırılan her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketine sigortalı----- plakalı araç sürücüsünün, 04.07.2022 tarihinde meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu,
bilirkişi raporunda kadri maruf olan hasar bedelinin 18.816,45 TL olduğu belirtildiği, bedelin davacı tarafın kabulünde olduğu, ancak 1.553,65 TL davacı yanca stopaj kesintisi ve kdv tevkifatını vergi dairelerine ödendiği bu bedelin eklenmesi gerektiğini belirttiği, ancak bu ödemeye dair herhangi bir delil sunmadığı, kaldı ki takip talebi incelendiğinde bu yönde bir alacak kalemide belirtilmediği anlaşılmakla, davacının davalıya 18.816,45 TL üzerinden rücu edebileceği kabul edilerek,
ödeme ve takip tarihleri arasında bu asıl alacağa kazaya sebebiyet veren araç ticari olamamasından ötürü işlemiş yasal faiz 798,00 TL ile asıl alacak toplamı olan 19.614,45 TL üzerinden takibe itirazın iptaline karar verilmiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ---- Bu kapsamda, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/441, K. 2024/748, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama