KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/861
- Karar No
- 2025/220
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/861 Esas
KARAR NO:2025/220
DAVA
İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/04/2017
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde ------ tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülüklerin yerine getirilmesine karşın davalının sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euroyu müvekkiline ödemesi gerektiğini,
bu alacağın tahsili için davalı aleyhine ------- E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;
öncelikle zamanaşımı def'i ileri sürmüş ve bir yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddini talep etmiş, esas yönünden ise davalı şirketin ----ofisi tarafından --- ticari faaliyet gösteren ----firması aracılığıyla yine ---- faaliyet gösteren --- firmasına ait emtiaların 16.08.2014 tarihinde ----- plaka sayılı araç ile müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında yangın meydana geldiğini, yangın sebebiyle ---- farafından ilk olarak 46.000,00 USD talep edildiğini, ardından 1.609.525,11 ruble karşılığı 59.000,00 USD'nin müvekkili şirketin ----- olan alacağından mahsup edildiğini,
yani müvekkili şirketin taşıma esnasında meydana gelen yangın sebebiyle 59.000,00 USD alacağından mahrum kaldığını, davacı şirketin ise müvekkili şirketin taşıma işlerini sigortaladığını, ancak geçerli olmayan bir sebeple davacı sigorta firması tarafından yangın sebebiyle ortaya çıkan zararın ödenmediğini, davacının mevcut hasar bedelini poliçe kapsamında ödememesi ve bunun üzerinde de poliçeden doğan alacağının hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda -------sayılı ilam ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) zamanaşımı başlığını taşıyan 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre sigorta ettirenin borcu olan prim ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu,
taraflar arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde------ tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından son ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu prim alacağı için ----------sayılı dosyası üzerinden 13.12.2016 tarihinde takibe geçildiği, takip tarihi itibari ile iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.------ Karar sayılı ilamı ile, somut olayda sigorta prim borcunun, poliçedeki taksitler hâlinde ödenecek olup son taksit tarihinin 01.08.2014 olduğu, buna göre prim borcunun son vade tarihi olan 01.08.2014 tarihi itibariyle alacağın muaccel hâle geldiği,
bu tarihten icra takibinin yapıldığı tarih olan ----- tarihine kadar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve ihtilaf konusu olayda takipten önce zamanaşımını kesen başka bir sebep de bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin vermiş olduğu kararın isabetli olduğu,
davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. -----Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. ----- sayılı ilamı ile,"Takip ve dava konusu alacak,----- tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesine ek olarak düzenlenen ------ tarihli kapasite ayarlama zeyilnamesinden kaynaklanmaktadır.
Zeyilname düzenleme tarihi ile icra takip tarihi arasında 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden "gerekçeleriyle mahkememiz kararı bozulmuştur.Yargıtay bozma ilamı üzerine dava dosyası ---- kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;
Davalı ---- davacı şirket nezdinde --- poliçe numarası ile ---- tarihleri arasında ---- sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 Euro prim ile kapasite ayarlama zeyilnamesi düzenlenlendiği,
Aldırılan raporlar kapsamında davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 Euro asıl alacağın davacının ticari defterlerinde alacak, davalının ticari defterlerinde ise borç olarak kaydedildiği anlaşılmıştır.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur ------- HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları,
davacının prim alacağının davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 37.872,72 Euro borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan bu miktarda alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir.İşlemiş Faiz Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede. Her ne kadar takip dosyasında işlemiş faiz talep edilmiş ise de.
Taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığında ve borçlunun bir ihtar veya ihbarla temerrüde düşürülmediğinde işlemiş faiz talebi kabul edilemeyeceği, davacının düzenlemiş olduğu fatura tutarının ödeneceği vade belirtilse dahi bu durumu değiştirmeyeceği ---- anlaşılmakla, anılan bu şartlar gerçekleşmediğinden davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/861, K. 2025/220, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama