KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/523
- Karar No
- 2025/406
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/523 Esas
KARAR NO:2025/406
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2024
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalıların cari hesap borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında,------ sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 510.800,00 TL asıl alacağın 48.812,88 TL işlemiş faiz alacağıyla birlikte tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava, görev dava şartı yönünden değerlendirilmiştir.Davalı yanca sunulan taraflar arasında 01.04.2023 tarihinde akdedilen kira kontratının mevcut olduğu,
kira sözleşmesi üzerinde yapılan incelemede, kiralayanın davacı, kiracının davalı -----Kefilin ise diğer davalı ----olduğu görülmüştür.Bu kapsamda taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu, uyuşmazlığın esasında cari hesaba yansıtılan kira alacağından kaynaklandığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4.maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi belirlenmiş olup, anılan maddenin 1.fıkrasının (a) bendinde "Kiralananın taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2001 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere,
kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilmiştir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kiralama sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın HMK 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/523, K. 2025/406, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama