KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/579
- Karar No
- 2025/257
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
1.774 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/579 Esas
KARAR NO: 2025/257
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/10/2014
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
16/10/2010 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ----- plakalı araç ---- Caddesinden meydan istikametine seyir halinde iken ---- kavşağında ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile çarpışması sonucu ---plakalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, kazadan dolayı müvekkilinde kalıcı olarak beden gücü kaybının kaldığını, müvekkilinin ----- tedavi gördüğünü, kazaya nedene olan ---- plakalı aracın davalı---- tarafından ------- numaralı poliçesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanmış olduğunu,
davalı sigorta şirketi ile yapılan sözleşmede kaza tarihinde devam ettiğine ve teminat altına alınan rizikolar gerçekleştiğini, sözleşme uyarınca muaccel hale gelen tazminatın davalı şirketin ödemesi gerekmekte olduğunu, davalının kazaya ilişkin ödemenin yaptığını, bu nedenle davalı yanın tamamen kötüniyetli olduğunu, ödenmesi gereken tazminatın geciktirilmesinin amaçlı olduğunu ve hukuka, iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin kaza sonucu vücudunda telafisi mümkün olmayan kalıcı hasarların meydana geldiğini,
müvekkilinin maluliyetinden kaynaklı olarak hali hazırda ve geleceğe yönelik ciddi kazanç mahrumiyetlerinin söz konusu olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak taraflarına verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Hadiseye sebep olduğu ileri sürülen---- plakalı araç müvekkili şirkete ------- sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigorta şirketi olduğunu, ancak sigortalısının kusur oranından sorumlu olduğunu, davacının açmış olduğu dava ile müvekkili şirkten yalnızca maluliyet zararından dolayı kısmi alacak davası ile tazminat talebinde bulunduğunu, dava konusu kaza nedeniyle sosyal güvenlik kurumu tarafından davacı tarafa gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını ve bağlanmış ise, bağlanan gelirin hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesini talep ettiklerini, Bu husus TTK 1484/3.
Maddesinde “Zarar, sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde sigortacının sorumluluğu sona erer.” şeklinde özellikle düzenlenmiş olduğunu, davacının kazada emniyet kemerini takıp takmadığının araştırılmasını, Emniyet kemeri takmayarak zararın artmasına sebebiyet veren davacı için yine BK 52 uyarınca tazminattan indirim yoluna gidilmesini, Davacı tarafın tazminat talebine yasal faiz işletilmesini, Yasal faiz istemine itirazlarının bulunmadığını, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasını, KTK 99 /1. maddesinde “Sigortacılar,
hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” şeklinde düzenleme yapıldığını, sigorta şirketlerinin dava konusu taleple ilgili tüm belgelerin gönderilmesini izleyen sekiz iş günü sonunda temerrüde düşeceği belirtilmiş olduğunu, davacının zararı ile ilgili olarak işbu davadan önce müvekkili şirkete başvurmadığını, Müvekkili Şirket yönünden temerrüt tarihi işbu davanın açıldığı tarihin olduğunu,
davanın kabulü ihtimalinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları, ---- kayıtları, ----- araştırması bilgileri, ---- raporu, bilirkişi raporu, 03/01/2011 tarihli ibraname aslı kasa evrakı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava. 16/10/2010 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle açılan tazminat davasıdır. Mahkememizin ------- dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından kararın temyiz edilmesi nedeni ile dosya ---- gönderilmiştir. ------- tarihli kararı ilamı ile; " Davalı sigorta vekili; ----tarihli temyiz dilekçesi ile; kazaya karışan taraflar ---- arasında düzenlenmiş ve davacı ----- tarafından da imzalanmış olan---- tarihli ibraname sunmuştur. Söz konusu ibranamede "Ben ---- olarak, ---- anlaşarak aracımı ------devrettim..
Artık benden maddi ve manevi hiç bir talepleri olmayacak, benden şikayetçi olmayacaklardır. Ben ----kazaya karışan benim aracımda bulunan----- vd tüm zararlarımıza karşılık ---- aracını ------- üzerine aldığını bildirmiştir.
Mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından sonulan ibraname çerçevesinde davacının zararına karşılık ibraname içeriğinde açıklanan ---- tarafından alınan araç karşılığında yapılan bir ödemenin olup olmadığı araştırılarak hesaplanan tazminat tutarından tenzil edilmesi gerekip gerekmediği tartışılıp sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
Mahkememizin ----- tarihli kararı ile bozularak gelmekle, Mahkememiz esas defterinin ----- sırasına kaydı yapılmış, mahkememizce karara uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda. Davacı vekili 16/10/2010 tarihinde meyda gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL. tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizin 22/12/2021 tarihli duruşma ara kararı ile. Dosyanın Makine Mühendisi bilirkişisine tevdi ile, Sigortalının ibraname tarihi olan ------ tarihi ve bozmadan önce dosyada mevcut bulunan ----- tarihli rapor tarihindeki------ plakalı aracın piyasa rayiç bedeli konusunda rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez kusur/hasar bilirkişinin raporunda özetle.
Dava konusu ------ şase numaralı, ----yakıtlı, ---- otomobilin piyasa rayiç değerinin, Sigortalının ibraname tarihi ---- itibariyle ---- Bilirkişi rapor tarihi ------- itibariyle 27.000 TL olduğu yönündeki tespitlerini bildirmiştir.
Mahkememizin 22/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile; sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan 03/01/2011 tarihli ibraname nedeniyle ihbar olunan ----- isticvabı için gerekli işlemlerin yapılmasına, isticvapta ibraname nedeniyle davacı ---- araç satıma karşılık olarak herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasına, isticvaba rağmen ihbar olunanın gelmemesi halinde ödeme yapılmadığının kabul edileceğine, ihbar olunanın mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. ------ beyanının alınması için ---- Asliye Hukuk Mahkemesine talimatın yazıldığı; -------- talimat sayılı dosyasında alınan beyanda.
“Ben 2010 yılında bir trafik kazası geçirdim, aynı aracın içinde --- yolcu olarak bulunmaktaydı, karşı tarafın aracı pert duruma geldi, karşı taraf aracını pert olması sebebiyle aldım, parasını karşı tarafa verdim, bu aracı aldım sattım, kime sattığımı hatırlamıyorum, ben sadece aynı araçta bulunan ------- o zamanın parası ile trafik kazasına sebebiyet vermem nedeniyle O’nun da işe gidememesi nedeniyle 500,00 TL para verdim, ------ sigortadan 3.000,00 TL kadar aldığını biliyorum, ibranameden bir bilgim yoktur, ------ araç
satımı sebebiyle herhangi bir ödeme yapılmadığını” beyan etmiştir. Mahkememizin 27/03/2024 tarihli duruşması ile; dosya içerisindeki isticvap beyanı dikkate alınarak davacıya yapıldığı beyan edilen ibraname tarihi itibarıyla ödendiği kabul edilen 500,00 TL nin güncellenmesi suretiyle, ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez ek raporda özetle. Sayın Mahkeme’nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme sonunda.
Kök raporda açıklanan nedenlerle, ---- kaydı ile tespit edilen 68 günlük istirahat süresinde yine ----- tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerinin indirilmesinden sonra davacının karşılanmamış kazanç kaybının 301,18 TL olduğu.
Davacının çalışma gücünde %7,2 eksilme meydana gelmesi sebebiyle ---- tarafından anılan kaza kapsamında davacıya yapıldığı bildirilen 500,00 TL tutarlı ödeme ile bu ödemenin gerçekleştiği kabul edilen 03.01.2011 tarihi ile kök raporun tanzim tarihi arasında yasal faiz ölçüsünde güncellenmiş tutarının indirilmesi sonucu davacının karşılanmamış sürekli iş göremezlik zararının 20.185,81 TL olduğu.
Sayın Mahkemece ilk tesis edilen hükmünde dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verildiğinin görüldüğü. Buna göre davadaki taleplerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kanaatlerini bildirmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00TL üzerinden açtıkları davalarını rapordaki gibi Davalı ------- yönünden 20.891,21 TL beden gücü kaybı 301,18 geçici iş görmezlik kaybı olmak üzere toplam 21.192,39 TL üzerinden müddeabihin arttırılmasını talep ettiklerini ve davalarının fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere toplam 21.192,39 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır -------2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır.
Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde -----haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davada 16.10.2010 tarihinde ----- plakalı araç ile ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, araçta yolcu olan davacının yaralandığını iddia edilerek davacının davalı sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı vekili davanın reddini savunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; -------- Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne 21.192,39 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay kararı ile mahkememiz kararı bozulmuş, karara mahkememizce uyularak yargılama devam olunmuştur. Dosyaya,---- arasında düzenlenmiş ve davacı ---- tarafından da imzalanmış olan---- tarihli ibraname sunmuştur.
Söz konusu ibranamede "Ben ---- olarak, --- ile anlaşarak aracımı ----- devrettim.. Artık benden maddi ve manevi hiç bir talepleri olmayacak, benden şikayetçi olmayacaklardır. Ben ----, kazaya karışan benim aracımda bulunan ---- zararlarımıza karşılık --- aracını -------- üzerine aldı" denilmiştir. Yargıtay kararı uyarınca.
Mahkememizce davalı sigorta şirketi tarafından sonulan ibraname çerçevesinde davacının zararına karşılık ibraname içeriğinde açıklanan ---- tarafından alınan araç karşılığında yapılan bir ödemenin olup olmadığı araştırılmış, ------- tarafından davacıya o dönem 500,00 TL ödeme yapıldığı beyan edilmiş, bu beyana karşı davacının bir itirazının olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından alınan bu bedelin hesaplanan tazminat tutarından tenzil edilmesinin gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Buna göre, bilirkişi ek raporunda hesaplanan; ödemenin gerçekleştiği kabul edilen 03.01.2011 tarihi ile kök raporun tanzim tarihi arasında yasal faiz ölçüsünde güncellenmiş tutarının indirilmesi sonucu davacının karşılanmamış sürekli iş göremezlik zararının 20.185,81 TL olduğu tespiti hükme elverişli bulunarak rapor hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/579, K. 2025/257, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama