KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/33
- Karar No
- 2024/868
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/33 Esas
KARAR NO:2024/868
DAVA
Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 15/01/2021
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili ------ gebelik döneminin-----tarafından ---- takip edildiğini, aynı doktor tarafından doğumun ---- tarihinde yaptırıldığını, ------- doğan çocuğun down sendromlu olarak doğduğunu, ------ ise baba olduğunu; doğum sürecini takip edip doğum yaptıran doktorun ''Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin ---- davalı sigorta şirketi olduğu,
davalı sigorta şirketinin --------- tarihleri arasında geçerli olacak şekilde poliçe düzenlemiş bulunduğunu, dava dışı sigortalı doktorun gebelik takibinde anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların anne tarafından ret edilmesi halinde başta down sendromu olmak üzere ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmadığını;
bu şekilde küçük --------- down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa down sendromunun gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde ise --------- sayılı yasaya göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, hastayı aydınlatmayan doktorun, ortaya çıkacak zararından sigortasının sorumlu olduğunu belirterek;
down sendromlu doğduğundan dolayı ölünceye kadar bu hastalığa düçar olan küçük için bakıcı giderleri de dahil 720.000,00 TL maddi tazminatla 40.000,00 TL manevi tazminatın ayrıca anne baba için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davanın sigortalı doktorun aydınlatma görevini yerine getirmediğinden dolayı açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, zaman aşımı def'inde bulunduklarını, 2 yıllık zaman aşımı süresinin ziyadesiyle dolmuş bulunduğunu; davadan önce sigorta şirketine başvurulmadığını, bu nedenle kendilerinin bir araştırma yapamadıklarını fakat davacı tarafın bu doğumdan dolayı yapmış bulundukları şikayetler ve başvurular varsa bunların araştırılması gerektiğini ayrıca gerçekten iddia edildiği gibi tıbbi hatanın gerçekleşip gerçekleşmediği;
gerçekleşmiş ise down sendromuyla doğuma bu hatanın sebep olup olmadığının da incelenmesini talep etmiş, ayrıca davanın sigortalı doktora ve o doktorun çalıştığı hastaneye de ihbar edilmesini talep etmiş, ihbar gerçekleştirilmiş; ihbar edilenler vekili mahkememize verdiği dilekçede zaman aşımı def'inde bulunmuş, 2 yıllık zaman aşımı geçtiğini bildirmiş, ayrıca davcı --------- riskli bir gebelik yaşadığını, hamile kalmak için tedavi olup bu şekilde hamile kalan bir hasta olduğunu, ilk hamileliğinin erken doğum sebebiyle sona erip bebeğini kaybettiğini;
ikinci hamileliğinde rutin kontrollerinde 12.haftada çocukta ense kalınlığı ve burun kemiği ölçümlerinin yapıldığını, ikili ve üçlü tarama testleri sonuçlarının normal çıktığını; yapılan tarama testlerinde hastaya verilen test sonuçlarında hasta aydınlatma metninde yazılan hususun ''Bu bir tarama testidir yani istatistiksel risk analizidir, teşhis yöntemi değildir.
Bu testin sonucuna göre bebeğe sağlıklı veya özürlü denilemez'' şeklinde aydınlatıcı metnin bulunduğunu, ayrıca sözel olarak da doktor tarafından ayrıntılı bir şekilde aydınlatmanın yapıldığını, tarama testleri sonuçları yorumlanırken detaylı olarak anne ve yakınına bilgilendirme yapıldığını, tüm bu hususlar hasta dosyasındaki kayıt ve belgelerde yer aldığını, 22.gebelik haftasında detaylı ultrason incelemesinin radyoloji uzmanınca yapılmış olduğunu ve herhangi bir anormallik tespit edilemediğini, hamileliğin ilerleyen safhalarında gerekli tüm tıbbi tahlil ve takibin doktor ------- tarafından yapıldığını,
---------haftada bebekte olan şüpheye karşı obsterik doppler ultrason incelemesi, radyoloji uzmanına yaptırılmış olduğunu, sonuçlarında normal çıktığını, 05/08/2011 tarihinde de doğumun gerçekleştiğini belirterek tıbbi bir hatanın bulunmadığını, istenen maddi ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaya çalışıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı sigortalı doktorun sigortasına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası olup; doktorun aydınlatma görevini gereğince yerine getirmediği ileriye sürülerek açılmıştır.Mahkememizce doğum sürecinin takip edildiği ve doğumun gerçekleştirildiği -----ve yine doğumdan sonra küçüğün tedavi gördüğü ----- tüm belgeler getirtilmiş, taraf delilleri toplanmış, -------- rapor ve ek rapor alınmıştır.
Toplanan tıbbi belgeler ------ tarafından incelenmiş olup, adli tıp kurumunun bir yerde ön rapor niteliğindeki ilk raporunda; toplanan belgeler içinde doğum sürecini takip eden doktor ------ down sendromu da dahil genetik hastalıklar yönünden ikili ve üçlü taramaları önerdiğine dair bir belge olmadığı, ancak ihbar edilen konumundaki doktorun bunların varlığını ileriye sürmüş olması karşısında durum ve beyanların çeliştiği sebebiyle varsa bu tür belgelerinde toplanarak gönderilmesini istediği; bunun üzerine mahkememizce yeniden ----- yazışma yapıldığı, ancak başka belge olmadığı,
davalı sigorta şirket vekiline de varsa bu tür belgeleri sigortalısından alarak ibraz etmesi için kesin süre verildiği ancak ibraz edilmediği görülmüş,---- alınan nihai raporda: annenin ----- tarihli ilk obstetrik ---- günlük olan fetüs'ün ölçümlerinin normal olduğu, gebeliğin ----- tarihinde yaptırılan ---- patoloji saptanmadığı, gebeliğin ----- tarihinde ------ boyutlarının normal sınırlarda olduğu; nihayetinde ------ tarihinde sezaryen ile doğumun gerçekleştirildiği; down sendromunun ise doğumdan yaklaşık 2 ay sonra yapılan sitogenetik testlerde ortaya çıkarıldığı; doğum anında annenin ---- doğumlu olmasından dolayı---- yaşlarında olduğu,
yaşı sebebiyle riskli gebelik sınırında olmadığı ancak ikili ve üçlü taramalarında önerilmediğini; bu nedenle mahkememizce sorulan tıbbi hata konusunda takdirin mahkememizde olacağından bahisle herhangi bir beyanda bulunamayacaklarını bildirdikleri görülmüştür.Anne adayının dünyaya getireceği çocuk yönünden vücut hücrelerindeki kromozom sayısındaki fazlalıktan kaynaklanan ve genetik bir anormallik olan down sendromu yönünden uyarılması, testlerde kesin bir sonuç çıkmasa dahi bunun önceden tespiti için yaptırabileceği testler bulunduğu hususunda kendisine bilgi verilmesi, bunların yaptırılmaması halinde sonuçlarının açıklanması;
bu şekilde aydınlatma görevinin yerine getirilmesi zorunludur. Elbette bu aydınlatma görevinin mutlaka yazılı olarak yerine getirilmesi ve imzasının alınması ispat yönünden kolaylık arz ederse de, sözlü olarak yapılması mümkün olup bunun ispatı halinde, yada bu halin raporlara, sağlık belgelerine geçirilmiş olması halinde de gerekli aydınlatma görevini yerine getirildiği kabul edilebilir.
Fakat dosyamızda hiçbir ispat vasıtası ileriye sürülmemiş olduğundan mahkememizce aydınlatma görevi yerine getirilmemiş kabul edilmiştir.Mahkememiz bu kabulden sonra aktüer bilirkişiden adli tıp tarafından tespit edilen %82 maluliyet üzerinden rapor alınmış; doğum tarihindeki geçerli yönetmelik üzerinden yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik zararının 9.091.140,78 TL olduğu, ancak poliçe limitinin 800.000,00 TL olduğu ve davacının da bu poliçe limitini nazara alarak talepte bulunduğu belirlenmiş;
davalı sigorta poliçesinde maddi zararla birlikte manevi zararında kapsam içi olduğu ve istenen manevi tazminat miktarlarına nazaran 800.000,00 TL'lik poliçe limiti içinden 720.000,00 TL nin maddi tazminat olarak verilmesi uygun görülmüş;
down sendromlu çocuğun yaşamı boyunca çektiği acı ve ızdırap ile anne ve babanın bundan dolayı duyacakları üzüntünün derecesi, öte yandan manevi tazminatın bir zenginlik aracı olamayacağı nazara alınarak ve manevi tazminatın sadece mahkemece bu ölçüler nazara alınarak takdir edileceği dikkate alınarak çocuk için 40.000,00 TL, anne ve baba içinde 20.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/33, K. 2024/868, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama