KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/816
- Karar No
- 2025/292
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/816 Esas
KARAR NO: 2025/292
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/01/2021
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takip dayanağının senet olduğunu, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacağın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, davalının -------- tarihleri arasında müvekkile borç olarak toplam ------- para gönderdiğini, müvekkilin de davalının göndermiş olduğu paralara karşılık olarak davalıya toplam 729.712,87 TL ödeme yaptığını, müvekkilin davalıya fazladan 172.212,87 TL para ödediğini,
davalının müvekkile gönderdiği paralardan çok daha fazlasını müvekkilden faizi ile birlikte geri aldığını, bu nedenlerle -------- sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesi ve icra takibinin durdurulmasına, haklı davanın kabulüne, ---- sayılı takip dosyasına konu icra takibinin iptaline, müvekkilinin takip dayanağı senedin borçlusu olmadığının tespitine, davalı kötüniyetli olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; açılan menfi tespit davasının yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya ----- Mahkemelerinin bakmaya yetkili olduğunu, bu nedenle açıkça yetki itirazında bulunduklarını, dayanak icra dosyasının ----------- sayılı dosyası olduğunu davanın öncelikle yetki yönünde reddine, neticeten haksız ve hukuka aykırı olan davanın esastan reddine, kötüniyetle dava açan davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, davacının davalının elindeki senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. ---------- tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememizin yukarıda esasına kaydı yapılmıştır.Usulünce duruşma açılarak;
tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.------sayılı takip dosyasının ------ celp olunarak yapılan incelemesinde; davalının davacı aleyhine --- tanzim tarihli ---- vade tarihli------bedelli senede dayalı olarak toplam ---alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın;
davacı aleyhine başlatılan ----- sayılı takibe konu senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20 icra inkar ve kötü niyet takip tazminatı istemi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez--------- tarihli rapor ile--- tarihli rapor tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda özetle;
medeni yargılama prensiplerine (dava) alternatif oluşturmak üzere tanzim edilmiş olan takip hukuku prosedüründe süral maddi gerçekliğe tercih edilmiş olduğundan iddiaların belirli bazı ispatı vasıtaları ile de korunması şartı aranması getirilmiş olduğu,
oysa maddi gerçekliği ön plana alan bir yargılama prosedüründe iddiaların her türlü delille bu arada tanıkla da ispatı mümkün olacağı, derdest dava maddi hukuk karakterli dava olduğundan artık burada icra iflas kanununun 68 ve devamı hükümlerindeki ispat rejimi geçerli olamayacağı, bu yönüyle davalının davacının iddialarını icra ve iflas kanununun 68 ve ilgili maddelerinin kapsadığı şekilde yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği biçimindeki yaklaşımının isabetli olmadığı, dosya kapsamından incelenmesinden davalının davacıya farklı tarihlerde ve miktarlarda borç vermiş olduğu,
bu borçlara karşılık olmak üzere davacının da farklı tarihlerde davalıya ödemelerde bulunmuş olduğu, bu ödül ilişkisinin devamı esnasında taraflar arasında farklı bir hukuki ilişki ve bu anlamda ticari bir münasebet bağlamında başkaca bir hukuki nedenin de olmadığı dikkate alındığında takibe konu olan senedin davalı tarafından davacıya verilen ödünçlerin bir bölümünün teminatı olarak alınmış olduğu sonucuna varılabileceği, salt kambiyo senedinin varlığı ve bu senedin takibe konu edilmiş olmasının alacağın varlığını ispata yetmeyeceği,
taraflar arasında tanzim edilen senedin bir borç ilişkisinin varlığını güvence altına atmak için tanzim olunduğu da açık olduğuna göre (zira taraflar arasında bu senedin düzenlenmesini gerektirecek başka bir hukuki/ticari neden de bulunmamaktadır) somut olay bakımından salt senede odaklanarak, senet bedelinin ödenmiş olup olmadığının değil, borç ilişkisinin tamamının karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerekeceği, başka bir iladeyie, davalıdan alınan toplam ödünç miktarı tespit edilerek,
ödünç miktarı, davacının ödemeleri ile tamamen karşılarımış ise takibe konu senedin bedelsiz kalmış olacağı, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalıdan alınan toplam ödünç miktarının altında kalmakta ise takibe konu olan senetten dolayı da davacının o miktarda sorumlu olmaya devam edeceği sonucuna varmak gerekeceği,
banka hareketleri takip edilerek davalıdan alman toplam ödünç miktarının tespiti ile davacının bunun karşılığı olarak yapmış olduğu geri ödemelerin toplam tutarının tayini işi uzmanlık alanımın dışında kaldığından dosyaya bu incelemeyi yapabilecek bir bankacı bilirkişinin atanmasının isabetli olacağı mütalaa edilmiştir.Dosyada mübrez hesap bilirkişisi ve bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; dava dilekçesi ve davaya cevap dilekçesinde; davalı --------- tarafından davacı ------ borç olarak 557.500,00 TL gönderilme hususunda mutabık olunduğu;
dosya kapsamından incelenmesinden davalının davacıya farklı tarihlerde ve miktarlarda borç vermiş olduğu, bu borçlara karşılık olmak Üzere davacının da farklı tarihlerde davalıya ödemelerde bulunmuş olduğu, bu ödül ilişkisinin devamı esnasında taraflar arasında farklı bir hukuki ilişki ve bu anlamda ticari bir münasebet bağlamında başkaca bir hukuki nedenin de olmadığı dikkate alındığında takibe konu olan senedin davalı tarafından davacıya verilen ödünçlerin bir bölümünün teminatı olarak alınmış olduğu sonucuna varılabileceği,
davaya konu kambiyo senedinin varlığı ve bu senedin takibe konu edilmiş olmasının alacağın varlığını ispata yetmeyeceği, taraflar arasında tanzim edilen senedin bir borç ilişkisinin varlığını güvence altına almak için tanzim olunduğu da açık olduğu, bu kapsamda davalıdan alınan toplam ödünç miktarı tespit edilerek, ödünç miktarı, davacının ödemeleri ile tamamen karşılanmış İse takibe konu senedin bedelsiz kalmış olacağı/olmayacağı hususun mahkememizin takdirinde olduğu; dava dosyasına sunulan dekontlar ve hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemede;
davacı ---- Davalı -------Borç ve Borç Ödemesi Açıklaması ile 488.845,87 TL tutarında gönderim olduğu. Açıklamasız 240.960,75 TL tutarında gönderim olduğu; bu çerçevede Davacı ---- Davalı-------- gönderim olduğu tespit edilmiş olduğu; yapılan incelemede.
Dekontlar ve Ekstrelerde açıklama bölümünde kambiyo senedine ilişkin Ödeme şeklinde herhangi bir açıklamaya tespit edilmemiş olduğu; bu çerçevede; davadaki talepler ile hukuki değerlendirmenin tamamı mahkememize ait olmak üzere heyet olarak kanaatlerini bildirmişlerdir. Davalı---- isticvabına karar verilerek isticvap davetiyesi çıkarılmış, davalının ---- tarihli duruşmada alınan beyanında.
"Davacı---- tanırım, kuzenimin arkadaşı olur, benim herhangi bir ticari ilişkim olmadı, kendisi ticari sıkışıklığa girdi, ben de tarihlerini hatırlamamakla birlikte toplamda yediyüz küsürbin TL parayı verdim, bu paraları elden, büroda kendisine verdim, ayrıca ----- bu tarz işlerde kendisine bana bir güvence ver dedim, oda bu senedi düzenledi, kendisi yazdı verdi, miktarı ------ idi, bu senet o anlık verdiğim 120.000,00 TL'ye ilişkindi, davacı bana bir tane senet verdi, o da bu senettir, başkaca bir ticari ilişkim olmadı, toplamda yediyüz küsürbin içerisinde bu 120.000,00 TL'lik borçta vardır,
davacı ------ ödemelerini banka aracılığı ile yapmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davanın İİK 72 md düzenlenen menfi tespit davasıdır. Davalı tarafından davacı aleyhine ------------ dosyası üzerinden Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile takibe başladığı, tabi dayanak 85.000,00 TL bedelli senedin yer aldığı, davacının ise dava dilekçesi ile takibe konu edilen senedi ödediğini iddia etmiştir.
Davacı ödemenin banka kayıtları üzerinden yapıldığını bu nedenle hesap hareketleri üzerinden bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişinin raporuna göre davacının, davalıya ---- tarihleri arasında ---------hesaplarından muhtelif miktarlarda 43 adet toplam 729.806,62 TL gönderim bulunduğunun tespit edilmiştir.
Bu nedenle davacının ödemeleri nazara alınarak davacı iledavalı arasına kambiyo senedi dışında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığı davalı asil isticvap edilmiş yeminli alınan beyanında davacı ile aralarında takibe konu edilen sadece bir senedin bulunduğunu, yapılan ödemeler arasında bu senedinde yer aldığını beyan etmiştir. davacı tarafından davalıya para gönderdiği sabittir.
Kural olarak menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklıda ise de elinde kambiyo senedi bulunduğunda ispat külfeti yer değiştirmekte ve ispat külfeti davacı borçluya geçmektedir. Davacı borçlu bu durumda ödediğini ispat etmek ile yükümlüdür.
Alınan raporu göre davacının davalıya 729.806,62 TL ödeme yaptığı, davalı asilin beyanına göre de takibe konu edilen senedin de bu miktar içerinde kaldığı bu nedenle takibe konu edilen senedin davacı tarafça ödediği ve bedelsiz kaldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça en son 04/03/2020 tarihinde gönderim bulunduğu, takibin ise 19/03/2020 tarihi olduğu, davacı tarafından takip öncesinde ödenen senede rağmen davalı tarafından senedin takibe konulması ile davalının kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kötü niyet takip tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/816, K. 2025/292, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama