KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/503
- Karar No
- 2024/916
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
2.928 kelime·15 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/503
KARAR NO :2024/916
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2021
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında 16/03/2015 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, Davalı ile müvekkilinin arasındaki iş ilişkisinin davalının istifası nedeni ile 06/05/2021 tarihinde sona erdiğini, akabinde davalının müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı ---- nezdinde çalışmaya başladığını, davalının istifa etmeden önce müvekkili şirket nezdindeki müşteri bilgilerinin vs. olduğu dökümanların müvekkilinin herhangi bir izni veya onayı olmadan aldığının/kopyaladığının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini,
bu durumun müvekkili ile davalı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 9. Maddesindeki rekabet yasağı düzenlemesine aykırı olduğunu, Yasal düzenleme, Yargıtay kararları ve İş sözleşmesinin 9. Maddesi çerçevesinde davalı tarafından ceza-i şart olarak 120.600,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili amacı ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi neticesinde icra dosyasının durdurulduğunu beyan ederek Davalının icra takibine yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının
iptali ile icra takibinin devamını, davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı uhtesinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu olayın kaynağının iş sözleşmesi olduğundan Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin güncel içtihatlarında da belirtildiği üzere bu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 446. maddesi uyarınca ceza koşulu alacağının tahsili için başlatılan icra takbine yöneltilen itirazın İİK 67 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin ---- Esas ve --- Karar sayılı ilamı ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk Dairesince 02/06/2022 tarih ----. sayılı kararı ile "Ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir (Yargıtay------ HD'nin -----sayılı, 07.02.2019 tarihli kararı.
Yargıtay ----HD'nin yerleşik içtihadı da bu yöndedir: Yüksek ----- HD'nin------ sayılı, 06.02.2015 tarihli kararı; aynı Dairenin----- sayılı, 27.04.2015 tarihli kararı; aynı Dairenin----- sayılı, 17.05.2018 tarihli kararı. Yargıtay HGK'nun 29.02.2012 tarih ve ----- Esas,----- karar sayılı kararı). Kaldı ki istinaf daireleri arasındaki bu konuya ilişkin uyuşmazlığın giderilmesine dair Yargıtay ----- HD ----- 03.12.2021 Tarihli kararı ile bu konu açıklığa kavuşmuştur......
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez.
O halde, Dairemizin yerleşik kararları ve Yargıtay -----.HD'nin bu konuda istinaf hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlığı gideren kararı gereğince, mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığa ticaret mahkemesince bakılması gerekirken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. " denilerek dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Dinlenen davacı tanığı ----- beyanında "Davacı şirkette boyalı ürünler satış direktörü olarak çalışmaktayım. Davalı ---- ile yaklaşık 3 yıl beraber çalıştık. Davalı ------ davacı şirkette satış müdürü olarak görev yapmaktaydı. İlk işe girdiğinde yönetici olarak işten ayrılmadan son 1 - 1,5 yıl satış müdürü olarak görev yapıyordu. Davacı şirketin faaliyet alanı boyalı alüminyum, her türlü çatı, cephe, kaplama ürünlerine boyalı malzeme tedariği yapmaktır.
Davalının şu an çalıştığı şirkette hangi pozisyonda çalıştığını bilmiyorum ancak şu an çalıştığı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet göstermekteyiz ve pazar alınında rakibiz. Davalı---- satış müdürü olarak davacı şirkette çalıştığı zamanda müşteri bilgileri, faaliyet alanlarına, firmanın finansal maliyet değerlerine erişim hakkı vardır. Bu sadece müdür pozisyonunda olanlar erişebilir.
Davalının müşteri bilgilerini ve ürün detaylarına erişim bilgilerini dava dışı şirkette kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Ancak olma ihtamali yüksektir. Dava dışı şirket ile aynı faaliyet konusunda çalışmaktayız. Davacı şirketin müşteri kaybı yaşayıp yaşamadığını ve zararının olup olmadığı hususunda net bir bilgi bilmiyorum.
Teknik bir inceleme yapılırsa bu tespitler ortaya çıkabilir. " Davalı vekilinin sorusu üzerine sorulmuş, tanık beyanında " Ben işim gereği yurt dışına gerek yurt içi gerek yurt dışı müşteri ziyaretleri yapmaktayım. Bu müşteri bilgilerini biz kendi defterlerimizi vs yazmıyoruz. Sistemdeki veriler üzerinden ulaşma imkanımız vardır. Belli müşteri bilgilerini internetten yayınlıyoruz ancak bunlar sadece isimden ibarettir.
Müşterilerin maliyet yapıları, alım koşulları, ticari satın alma kontratları dışarıdan alınabilecek belgeler değildir. Şirketin son 2 - 3 yıldan itibaren dışardan çalışmaya erişim imkanı vardı ancak davalı ---- bulunduğu pozisyon sorumluluk itibari ile kendi mesaisini kendi belirleyebilecek imkanı vardı. Şirketin zorunlu bir mesai uygulaması yoktu. Davalı ----- olan şirketler ile de ilgileniyordu.
Bu nedenle de saat farkı olduğu için ihtiyaç doğrultusunda gece mesaisi de yapmak zorunda kalıyordu. " şeklinde beyanda bulunmuş, davacı vekilinin sorusu üzerine sorulmuş, tanık beyanında " Davacı şirketin Straktejik bilgileri, büyüme planları ve şirketin önümüzdeki yıllardaki kalkınma planları davalının pozisyonu itibari ile bilecek durumdaydı.
Bu bilgiler herkese açık bir bilgi değildir. " şeklinde beyanda bulunmuş, davacı asilin sorusu üzerine sorulmuş, tanık beyanında " Davacı şirketin ---- kurduğu ofisi vardır. Ancak hem ---- hemde ---- yönetilmektedir. Davalının yönetim pozisyonundaki yaptığı işler kapsamında -----davacı şirkette takip eden başka bir kişi yoktur. Ancak operasyonel süreci takip eden kişiler vardır. Davalı davacı şirkette ihracat satış müdürü olarak görev yapmıştır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen davacı tanığı ---- da beyanında "Davacı şirkette 2015-2023 ocak ayına kadar insan kaynakları direktörü olarak çalışıyordum. Davalı satış bölümünde müdür olarak çalışıyordu. Davalı ile 7 yıl kadar çalıştık. Davacı şirketin faaliyet alanı alüminyum üzerinedir. Dava dışı ----- Alüminyumun dışında başka ürünlerde üretmektedir. Ancak bizim pazar alanında en büyük rakibimizdir. Davalı dava dışı ----- yine satış müdürü olarak çalıştığını biliyorum.
Satış departmanında müdür ve direktörler olmak üzere 8 kişi çalışmaktadır. Müşterilerin özellikleri, yöneticileri, müşteri bilgileri, müşterinin hangi ürünleri aldığını, hangi oranda kullandıkları, müşterilerin ve davacı şirketin gelecek planlarının neler olduğu konusunda bilgilere davalının erişim hakkı vardır. Bu bilgilere şirkette çalışan herkez ulaşamaz. Sadece müşteri isimleri internette yayınlanır.
Ancak yukarıda anlattığım özelliklerin hiçbiri internet sitesinde yazmaz sadece isim olarak yazar. Bu bilgileri satış bölümündeki üst yöneticiler bilir. Hayatın olağan akışı gereği davalının rakip olan dava dışı ---- çalıştığı için bu bilgileri kullanma ihtimali yüksektir.
Ayrıca davacı şirkette bu pozisyonda çalışan bir kişinin rakip firmada çalışmaya başlamış olması davacı şirkette diğer çalışanlarda motivasyon olarak düşüşe sebebiyet vermiştir. " şeklinde beyanda bulunmuş, Davacı vekilinin sorusu üzerine sorulmuş, tanık beyanında " Müşteri bilgilerinin internette yayınlandığını ben görmedim. Ancak müşteri isimlerinin internette yayınlanması ve herkez tarafından bilinmesinin bir sakıncası yoktur.
Sadece müşteri politikaları, gelecek planları, çalışma şekilleri gibi bilgiler herkez tarafından bilinmemektedir. İki satıcı firmada müşteriye gittiği zaman öbür müşterinin satış maliyetlerini, karlılık oranlarını bilmesi o şirkete avantaj kazandırır. " şeklinde beyanda bulunmuş, davalı vekilinin sorusu üzerine sorulmuş, tanık beyanında " Davacının --- kurduğu şirket vardır. ---- satış ekibimiz vardı. Davalıda ---- destek sağlayarak çalışmaktaydı.
Müdür pozisyonlarında biz fazla mesaileri takip etmiyoruz. Giriş çıkış saatlerini de takip etmiyoruz. Çünkü şirkette müdür pozisyonunda çalışan kişiler için zorunlu mesai saati yoktur. Esnek çalışma saatleri uygulanır. Mutlaka saat farkından dolayı mailleşme ve telefonlaşma mutlaka oluyordur. Davalının ve diğer arkadaşlar tarafından da bu saat farkı çalışmalarından dolayı sorunlar bize iletiliyordu.
Davalının müdürlük dönemi pandemi dönemine gelmiştir. " şeklinde beyanda bulunmuş, davalı asilin sorusu üzerine sorulmuş, tanık beyanında "Davacı firmada çalışıp rakip firmaya giden kişiler hakkında herkez için dava açılmaz. Sadece satış müdürü pozisyonunda çalışıp, müşteri bilgilerine erişim imkanı olan kişilere dava açılır. --- -- ve - Davacı şirket işten çıkış şekillerine göre dava açmaktadır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen davalı tanığı --- - --- beyanında "Ben davalı ile davacı şirkette yaklaşık 5-6 yıl birlikte çalıştım. Davalı --- -- ilk olarak satış yöneticisi olarak davacı şirkette çalışmaktaydı. Son iki yılda ise satış müdürü olarak görev yaptı. Davalının yeni çalıştığı firmada satış direktörü olarak görev yapmaktadır. Davacı şirketin faaliyet alına Alüminyum üreticisidir. Dava dışı ---- Alüminyum firması da faaliyet alanı aynıdır.
Müşteri bilgi ve kayıtlarına ve ayrıca ürün detaylarına şirkette çalışan herkesin erişim hakkı vardır. Buna davalıda dahildir. Bende davacı firmadan çıktıktan sonra dava dışı ----- firmasında çalıştım. Müşteri bilgileri ve ürün detaylarına ilişkin bilgiler genel geçer bilgilerdir. Bu bilgileri biz çalıştığımız şirkete götürmedik. Dava dışı ---- ----- de 2. Alüminyum ürecisi firmadır. İleri sürelen müşteri bilgileri ve detayları kendilerinde mevcuttur.
Davacı şirkette aynı şekilde bana da dava açmıştır. Davacı şirket Müşteri bilgilerini internetten yayınlamamaktadır. " şeklinde beyanda bulunmuş, davacı vekillerinin sorusu üzerine " tanık davalı çalıştığı dönemlerde davacı şirketin büyüme planları, stratejik bilgileri ve kalkınma planları hususlarında bilgileri sahip ancak zaten dava dışı ---- şirketinde de davacı şirketin ürünü müşteriye ne kadar ton satabileceğini bilebilecek durumdadır.
Aşağı yukarı aynı faaliyet alanında olduğu için bu bilgiler onlarda da mevcuttur. Benim dava dışı ----- ------ 2. Alüminyum üreticisi dememin sebebi kapasiteden kaynaklanmaktadır. Yoksa herhangi bir fark yoktur. Aynı fiyattan aynı malzemeleri üretip aynı müşterilere satmaktadır. Biz davalı ile aynı zamanda işten ayrılmadık. Ben davalıdan 6 7 ay sonra ----- çalışmaya başladım.
Davacı şirketten ayrıldıktan sonra sektörel olarak bilgilerimizi aynı sektörde kullanabilmek için dava dışı ---- çalışmaya başladık. Bu tercih değil zorunluluktur. " beyanda bulunmuş, davalı vekilinin sorusu üzerine tanık "----- firmasında çalıştığım dönemde kademe olarak benden yüksek olan yöneticilerin hepsi davacı şirketten gelmekteydi. Aynı dönemde davacı şirketten dava dışı ----- firmasına geçişlerde mevcuttu.
Bu nedenle davacı şirketin müşteri bilgileri, ürün detaylarını dava dışı ----- şirketi de bilebilecek durumdadır. Davacı şirketten genel olarak ayrılma sebepleri bayramda çalışma, mesai dışında çalışma, hafta sonu çalışma ve ayrıca davalı özelinde baktığımız zaman yurt dışındaki şirketler ile yani ----- şirket ile saat farkından dolayı işten ayrılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen davalı tanığı ----- ise beyanında " Biz davacı şirkette davalı ile birlikte yaklaşık 2 sene kadar birlikte çalıştık. Ben ve davalı ilk başta davalı ile birlikte satış yöneticisi olarak çalışmaktaydık. Daha sonra davalı satış müdürü pozisyonunda görev yaptı. Davacı şirkette çalıştığımız dönemde bizim bölümden ürün alan müşteri farlı bir bölümden de ürün aldığı için müşteri bilgilerine tüm çalışanlar bilmekteydi.
Ayrıca yüklü birlikte ürün sattığımız için bunların hepsinin satılabilmesi için hepimiz müşteriler ile iletişim kuruyorduk. Bu nedenle de tüm bilgilere erişim hakkımız vardı. Davalı dava dışı ----- firmasında satış müdürü olarak çalışmaktaydı. Bende davacı şirkete geçmeden önce --- -- isminde bir firmada çalışıyordum. Davacı şirkete geldiğimde aynı müşterilere ürün satıldığını gördüm. Bende aynı müşterilere davacı şirketteyken ürün sattım.
Davalının da dava dışı ------ bu şekilde olduğunu düşünüyorum. Davacının davacı şirketin müşteri bilgilerini, ürün detaylarını ----- firmasında kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuş, davacı vekilinin sorusu üzerine tanık "davacı şirketin faaliyet alanında önemli olan satılan ürünün fiyatıdır. Müşterilerin direnç noktasını bilmek çok önemli değil. Önemli olan satılan ürünün fiyatıdır. Ben 2020 yılında davacı şirketten ayrıldım.
Ben davalının davacı şirkette müdür olarak çalıştığı sürece şahidim. " şeklinde beyanda bulunmuş, davalı vekilinin sorusu üzerine tanık " fiyatlar anlık değişmektedir. 1 saat önce konuştuğunuz fiyat 1 saat sonra değişebilmektedir. Davalı davacı şirketten çalışma saatlerinin düzensizliği nedeni ile ayrılmıştır. Mesai sonrası çalışma vardır. Bayramda çalışma oluyordu. Bende bu şekilde çalışıyordum. Bu nedenle işten ayrıldım ve ben dava dışı ----- çalışmıyorum.
Başka bir firmada çalışıyorum. Ayrıca davalının birlikte çalıştığımız dönemlerde ----- bulunan şirketle bağlantılı olarak çalıştığını ve bu nedenle saat farkının oluştuğunu biliyorum. Davacı benden daha sonra işten ayrılmıştır.
Ancak ben çalıştığım dönemlerde bunlara şahit oldum" şeklinde beyanda bulunmuştur.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca davacı şirketin ve dava dışı ----- şirketinin 2019 yılından dava tarihine kadar olan tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir ve hesap bilirkişisi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına,
Bilirkişiler tarafından haksız rekabet için gerekli olan bu iki şirketin aynı sektör ve aynı faaliyet alanında olup olmadığı, gerek firma kayıtlarından iştigal alanları gerekse incelenecek ticari defter ve kayıtlarındaki iştigal sahaları belirlenip ilaveten davacının iddiası çerçevesinde davalının davacı şirketten işten çıktıktan sonra önceden davacının portföyündeki müşterilerden davalının yeni şirketine geçenler oldu mu bunların davacı ile davacı ile ilişkisi kesilmiş mi,
bunların davalı şirkette daha evvelden müşteri olmuşlar mı hususları belirlenmek sureti ile ve sözleşme gereği istenilebilecek haksız rekabet cezası hesaplanarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir.Dava dışı 3. Şahıs konumundaki ---- hazır bulunmadığından duruşma tutanağının HMK 221.
Madde gereğince dava dışı ----- tebliğine, çıkarılacak tebligata "Belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtları mahkememize ibraz etmeniz, kesin süre içinde defter ibraz etmediğiniz veya şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurmadığınız taktirde defterlerin ibrazından kaçınmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceği ihtar olunur" ihtarda bulunulmuş, Dava dışı 3. Şahıs ----- tarafından Ticari defter ve kayıtlar sunulmaz ise HMK 221.
Madde gereğince hem mahkememizce idari para cezası uygulanacağı hemde yargılamayı geciktirmeden dolayı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağının ihtar edilmiştir. Bilirkişiler 06/09/2024 Tarihli raporunda; dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonunda.
Davacı ticari defterlerinin tasdik tarihleri itibarıyla usul ve yasaya uygun olduğu; davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı şirketin müşteri listesine geçen firma sayısının 32 olmasına, kararlaştırılan bölge yasağı ve 6 aylık süre sınırı içinde oluşan bu duruma nazaran, rekabet yasağının ihlâlinin gerçekleşip - gerçekleşmediğinin nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu; kararlaştırılan ceza-i şart tutarının davacının takipteki istemi gibi 120.600,00 TL olduğu.
TBK.m.182/f.3 hükmünün uygulanması gerekipgerekmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu; davacının takibinde birikmiş faiz talebi bulunmadığı; takip tarihinden itibaren alacağına (takip tarihinde cari) 6 16,75 oranında avans faizi yürütmesini istediği; rapor edilmiştir.
TBK 444 maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması,
davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.
Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.TBK 445. maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun olmayan sınırlamalar içermesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı ve süresinin özel koşulları ve durumlar dışında 2 yılı aşamayacağı, TBK 445/2 maddesinde ise hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını,
bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlendiği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsam ve süre bakımından sınırlandırabileceği düzenlenmiştir.Açıklanan yasal düzenlemeler ışığında tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davalının 06.05.2021 tarihinde davacı şirket ile olan hizmet akdini feshederek işten ayrıldığı ve 17.05.2021 tarihinde davacı şirket ile aynı sektörde faaliyette bulunan dava dışı----- çalışmaya başladığı;
taraflar arasında imzalanan 16.03.2015 tarihli iş sözleşmesinin özel şartlar 9. maddesinin 20 inci Fıkrası “Personel, iş sözleşmesi devam ederken veya iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden sonra; görevi dolayısıyla ulaşma ya da öğrenme olasılığı bulunan, -----rekabet avantajı sağlayan herhangi bir bilgi (Şirket'in finansal tabloları ve pazarlama planlarını, Şirket'in hissedarları, idarecileri, müşterilerinin ticari ve mesleki sırları, faaliyetleri, anlaşmaları, işleri veya menfaatlerini ilgilendiren konulara ilişkin olmak ve bunlarla sınırlı olmamak üzere herhangi bir bilgi ve meteryali), yöntem, gelişme,
bilgi birikimi (know-how) veya endüstri alanında henüz duyulmamış, bilinmeyen bir fikir, uygulama, tasarım, dizayn, model, eser, buluş vb. Ticari Sır diye adlandırılan gizli bilgileri korumayı ve açıklamamayı, herhangi bir ticari veya gayri ticari amaçla kullanmayacağını kabul ve taahhüt eder.
Dahili elektronik posta sistemi veya benzeri sistemler vasıtasıyla ----- içinde yayınlanan her türlü bilgiler de gizli bilgi sayılacaktır.” maddenin 21. fıkrası “Personel, bu sözleşme herhangi bir nedenle sona erdikten sonra altı ay süresince,---- ile rekabet içinde bulunan ---- bölgesi sınırları içerisinde gerçek ve tüzel kişilerin personeli, sahibi ya da ortağı olarak aynı konularda araştırma-geliştirme ve her türlü haksız rekabet ortamı yaratacak çalışmalarda bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder.” maddenin 22. Fıkrası “Personel,
yukardaki iki maddede belirtilen sır saklama ve rekabet yasağı taahhütlerine aykırı hareket ederek şirketi ve/veya çalışanları maddi ve/veya manevi zarara uğratması halinde son aylık brüt ücretinin 6 katı tutarında bir cezai şartı herhangi bir itirazda bulunmaksızın derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
Bu durum personelin işten ayrılmasından sonra gerçekleştiği takdirde, işbu cezai şarta esas olacak ücret, işten ayrılma tarihi ile ödeme tarihi arasındaki ------ oranında arttırılarak belirlenir.” düzenlemesini içerdiği, davacının işçisi olan davalı ile mezkur yasal düzenleme çerçevesinde, rekabet yasağı sözleşmesi yapma hakkının olduğu, rekabet yasağının süre, coğrafi alan ve işlerin türü bakımından sınırlama getirmesi sebebiyle geçerli olduğu,
bu kapsamda davalının davacı şirketten ayrıldığı tarihten sonra 6 ay geçmeden, aynı sektörde faaliyette bulunan, ve aynı bölgede bulunan dava dışı şirkette çalışmaya başladığı ve 2020 yılında dava dışı ----müşterileri arasında bulunmayan ve davacı şirketin müşterilerinden 32 adedinin dava dışı şirket ile 2022 yılında çalışmaya başlamasına nazaran sözleşmenin 21. maddesini ihlal ettiği ve 22. madde kapsamında kararlaştırılan cezai şart tutarının son aylık brüt ücretinin 6 katı ve son brüt ücretinin 20.100,00 TL olmasına göre davacının takipteki istemi gibi 120.600,00 TL olduğu anlaşılmakla;
davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/503, K. 2024/916, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama