KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/440
- Karar No
- 2024/807
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
Karar Metni
1.447 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/440 Esas
KARAR NO:2024/807
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ :16/06/2023
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu --------- müvekkili banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ------- söz konusu ------------ müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, imzalanan kredi sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya müvekkili bankaca krediler kullandırıldığını, kullandırılan işbu kredi borçlarının, borçlu tarafından müvekkili bankaya geri ödenmediğini, bunun üzerine, sözleşmenin bankaya vermiş olduğu yetkiye istinaden kredi sözleşmesinin feshedildiğini, ----tarihinde hesap kat'i yapılarak,
borçlulara--------- nolu ihtarnamesi keşide edilerek ------- tarihi itibariyle muaccel olan borcun ödeme gününe kadar temerrüt faizi ve fer 'ileriyle birlikte ödenmesi, aksi halde haklarında kanuni takibe geçileceğinin ihbar ve ihtar edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı borçlular dâhil diğer borçlular tarafından borcun ödenmemesinden dolayı borçlular hakkında ------- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, yapılan takibe davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu belirterek itirazın iptaline,
haksız itiraz nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı--------Vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, öncelikle davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, diğer taraftan yetkili ve görevli mahkemede açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunu tamamlamadan dava açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu olay incelendiğinde;
müvekkili şirket kayıtlarında herhangi bir surette davacı tarafla yapılmış arabuluculuk görüşmeleri ve tutanaklarının bulunmadığını, müvekkili yönünden huzurdaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, işbu dilekçe ile davacı bankaya karşı bir borcu olmadığını belirterek,
borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranlarına, takibe itiraz ettiklerini, davacının borca dayanak olarak sunduğu Kredi Sözleşmesi incelenecek olur ise tarafların -----------Olduğunun görüleceğini, müvekkilinin iş bu sözleşmede taraf olarak bulunmadığını, taraf olunmayan bir sözleşmede borçlu sıfatı taşımasının da hukuken geçerli olmadığını, sözleşme tarafı olmadıkları gibi, sözleşme ile geçerli bir kefalet ilişkisinin kurulmasından da bahsedilemeyeceğini belirterek fazlaya ilişkin talep, beyan tüm delillerin celbi , dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile;
öncelikle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliği edildiği ancak taraflarca cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen----- sayılı takip dosyasının ------kayıtlarının celp olunarak yapılan incelemesinde;
davacının davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 396.903,99 TL asıl alacak, 6.593,75 TL işlemiş faiz, 329,68 TL BSMV, 1.246,70 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 405.074,12 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda: Davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalı ---------kredi kullandırdığı, diğer davalılarında kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı,
davacının bankanın şirkete ve kefile karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de davacı bankanın takip anında alacağın miktarı hususunda toplandığı;
bunun dışında kalan hususlarda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle;
davacı banka ile davalı arasında, 1.600.000,00 TL bedelli geneli kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı kefiller ----- imzaladığı -------- tamamını okuduğumu/zu, Banka ile müzakere etmek suretiyle, menfaatime/mize aykırı olabilecek düzenlemeleri sonuçlarını bilerek ve anlayarak kabul ettiğimi/zi, bu suretle müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girdiğimi/zi, ticari kararımın/mızın bu yönde olduğunu ve işbu Kefalet Hükmünün Genel Kredi Sözleşmesi ile birlikte bir bütün olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin her sayfasını imza veya paraf etmeye gerek olmadığını,
sadece işbu Kefalet Hükmünün devamında imza hanesinin bulunduğu sayfayı imzalamış olmakla işbu Kefalet Hükmü de dahil olmak üzere tüm Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerinin hakkında/hakkımızda geçerli olacağını kabul, beyan ve taahhüt ederim/ederiz..” Hükmünde bulunduğu, dolayısıyla mahkememiz tarafından davalı--------- olarak kefaletlerinin kabulü yönünden; toplam 1.600.000,00 TL kefalet limiti dahilinde doğan tüm borçlardan sorumlu olacağı hususunun mahkememiz takdirinde olduğu -------yönünden; takip tarihi itibarı ile yapılan hesaplama sonucunda davacı bankanın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile.
397.605,91 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, takip tarihinden başlamak üzere 390.682,48 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar % 29,90 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, ----------- Yönünden; takip tarihi itibarı ile yapılan hesaplama sonucunda davacı bankanın Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile.
397.986,17 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, takip tarihinden başlamak üzere 391.062,74 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar % 29,90 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisinin davalıdan istenilebileceği, tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin değerlendirilmesi mahkememizin takdirleri içinde kaldığı yönündeki kanaatlerini bildirmiştir.
Kredi sözleşmesi hükümleri gereğince taksit süresinde ödenmeyince ödenmeyen borç için bankanın belirleyeceği akdi faiz oranı, işleyen faiz miktarı, kat ihtarının tebliği ve tebliğde verilen süre sonuna kadar hesaplanıp, temerrüt tarihi olan ihtarnamede verilen sürenin sonuna kadar işleyen bu faiz asıl alacağı katılmak suretiyle asıl alacak olarak hesaplanır, o tarihten itibaren işleyep faiz ise temerrüt faizidir,
Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalıların bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilirler, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir.
Mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; davalı şirketin kredi kullanan olarak diğer davalıların ise müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalılara tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş;
hesabın kat edildiği tarihteki asıl alacağın davalıların temerrüte düştüğü kat ihtarının tebliğ tarihine kadar akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihiyle ödenmeyen ve muaccel hale gelen alacağa eklenmek suretiyle asıl alacağın bulunduğu; asıl alacağa takip tarihine kadar da sözleşmesel temerrüt faizinin ve BSMV'sinin uygulandığı; bu şekilde 391.062,74 TL asıl alacak, 6.593,75 TL işlemiş faiz, 329,68 TL BSMV davacı bankanın alacaklığı olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/440, K. 2024/807, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama