KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/463
- Karar No
- 2024/764
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
Karar Metni
1.596 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/463 Esas
KARAR NO:2024/764
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 26/06/2023
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili Banka ile ----- arasında imzalanan ----- istinaden kredi kullandırıldığını, davalı------------genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza ettiğini, borçlunun kredi hesabının ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiğini ancak süresi içinde borcun ödenmediğini, dava öncesi arabulucuya başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını,
borçlu davalının dava konusu kredilerinden birisinin----- teminatlı olarak kullandırıldığını bu ---- kredisine istinaden ------- tarihinde müvekkili Banka’ya 54.502,18 TL ödemenin yapıldığını,----------müvekkili ------- arasında enlenen kefalet protokolünün bulunmakta olduğunu, ----- yürütülür.
(4) Temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kredi verenler tarafından yürütülür ve kredi verenlerin nakde çevrilen teminatlar ve takip neticesinde elde edecekleri tahsilat tazmin edilen kefalet oranında Kuruma aktarılır.
Kanuni takip masrafları kredi veren ile Kurum arasında sağlanan kefalet oranında paylaşılır." Hükümlerinin yer almakta olduğunu, yine ----- Kararına dayanılarak-------- bölümünde yer alan “1.2 “Hazine destekli kefaletlerde takip ve Tahsilat Süreçlerine
İlişkin Usul ve Esaslar” maddesinin 4. fıkrasındaki “Kurum’un Kredi Verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek Kredi Verenin yükümlülüğündedir.” düzenlemesi ile Bankanın kredi alacağının ------ tarafından tazmin edilmesinden sonra dahi diğer borçlu ve kefiller hakkındaki icra takiplerinin----- tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, açıklanan hususlar kapsamında, Hazine Destekli kefaletlerde ----yürütmemekte olup takip işlemleri ilgili mevzuatın amir hükümleri doğrultusunda Banka tarafından yürütülmekte olduğunu,
Banka tarafından------ tarafından ödenen tazmin tutarı dahil tüm tutar üzerinden borçlu ve teminatlar aleyhine takip başlatıldığını, ---- devam etmekte ve takip işlemlerinin Banka tarafından yürütülmesine devam edilmekte olduğunu, bu nedenlerle, -----tarafından yapılan tazmin ödemesinin tahsilat niteliğini taşımamakta olduğunu, bu aşamada, müvekkil Bankanın ve ---- alacağının tahsilini teminen;
borçlulara hakkında ------ dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığını, davalı-borçlunun borca ve yetkiye itiraz ettiğini, bu defa icra dosyasının yetkisizlik nedeniyle ----getirildiğini ve -------dosyasına kaydedildiğini, davalı-borçlunun borcun tamamına, asıl alacağa, faiz ve tüm ferilerine ve yeniden yetkiye itiraz ettiğini, beyan ederek, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin ve maddi hataya müstenit her türlü talep haklarız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin alacağın tahsilini teminen;
------dosyası ile yürütülen takipte, borçlular hakkında başlatılan takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, davalıların, borcun tamamı, asıl alacağa, faiz ve tüm ferilerine ve yetkiye yönelik itirazlarının iptaline, davalıların, inkar olunan alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili aleyhine ------- dosyası ile icra takibi başlattığını, söz konusu takibe ilişkin, müvekkiline ödeme emri haricinde hiçbir evrakın tebliğ edilmediğini, icra takibinde alacaklı olduğunu iddia eden davacının alacağını herhangi bir belgeye dayandıramamış olmasının takibin iptali için yeterli olduğunu, davacının alacaklı olduğu iddiası ile ------- dosyası ile başlatmış olduğu ilamsız takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, söz konusu dosyanın yetkili ------ esas sayısı ile kayda alındığını, davacının,
müvekkilinin müteselsil kefil sıfatıyla----- tarihinde genel kredi sözleşmesini imza ettiği iddiası ile alacaklı olduğunu iddia etmekte olduğunu, ancak bu hususta ne takibe konu ettiği kredi tarihini ne miktarını ne de müvekkilinin takibe konu kredi sözleşmesinde imzasının olduğunu ve evrakların fiziken varlığını ispatlayamamakta olduğunu, davacının sadece 2017 yılında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ile müvekkilinin ortaklıktan resmi yolla ayrılıp, ticari sorumluluğunu kapsayan süreler geçmesine rağmen diğer paydaş ------ kullandırdığı kredi miktarlarını müvekkilden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davacının,
müvekkilinin borçlu olduğuna yönelik açık ve net bir kredi sözleşmesi veya rakam belirtememekte olduğunu, belirsizlik üzerine kurulu sadece 2017 yılına ait olan torba gibi, her ayrı ve yeni tarihli krediyi içine alıyormuş gibi, genel kredi sözleşmesi evraklarıyla müvekkili borçluymuş gibi intiba yaratılarak ilamsız icra takibi hazırlanmasının asaya aykırı olduğunu, asıl borçlu olan ------- tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı bahis genellemesi ile;
tarih , miktar, tür ve faiz oranı belirli olmayan, hangi sözleşemeye dayalı olduğu belirtilmeyen alacak adına yapılan icra takibinin iptalinin gerekmekte olduğunu, müvekkili ---- gerçek kişi olduğunu. ----- yevmiye numaralı işlem ile,
yapılan limited şirket pay devir sözleşmesiyle ----- tarihinde ilişkisini sonlandığını, bu resmi işlemin resmi gazetede yayınlandığını, Resmi Gazetede ilan edilen işleme rağmen alacaklı olduğunu iddia eden davacı bankanın, ne asıl borçlu----- ne de tek hissedar ---- karşı herhangi bir icra takip işlemi yapmadan, müvekkili -------- karşı icra takip yoluna gittiğini, alacaklının, müvekkilin müteselsil kefil olduğuna dair seçimlik hakkını kullanmış gibi görünse de müvekkilinin söz konusu borçlara taraf olmadığını,
müvekkilinin pay devri neticesinde sonlanan ilişkisi ve TTK'dan kaynaklı sorumluluğunu kapsamayan borçlardan tüzel kişi ve tüzel kişinin tek pay sahibi olan gerçek kişi ----- sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine, iyi niyetten yoksun davacının % 20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı banka ile dava dışı borçlu --------- arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığı, davalının ise iş bu sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzaladığı, borcun ödenmemesinden kaynaklı davalı aleyhine icra takibi yapıldığı, icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla; davalı kefilin icra takibi esnasında davacıya borçlu olup olmadığı varsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yapabilmesi için yerinde inceleme yetkisi verilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi 02/05/2024 Tarihli raporunda; davacı ------ tarihi itibariyle, dava dışı------ numaralı borçlu cari hesap (yapılandırma) kredisinden kaynaklanmış.
317.311,81 TL asıl alacak, 37.537,99 TL temerrüt faizi, 1.876,88 TL temerrüt faizinin % 5 gider vergisi ve 823,95 TL ihtarname noter masrafı olmak üzere toplam 357.550,63 TL alacağının olduğu, davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı 317.311,81 TL Asıl Alacak, 37.537,99 TL Temerrüt Faizi, 823,95 TL ihtarname masrafı, 1.876,88 TL BSMV İhtarname Toplam ( 46,80) (% 5) Masrafı olmak üzere toplam 357.550,63 TL olduğu,
davacının hesaplanan alacağının, davacı ---- dava dışı ----- arasında, davalı ------müteselsil kefaleti ile imzalanan ------------kapsamına uygun olduğu ve sözleşmenin 13. maddesi gereğince Banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği,------yapılacak tazmin tutarları hariç olmak üzere, tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca; takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi tahsilatların öncelikle faiz ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, ---- numaralı taksitli ticari (yapılandırma) kredileri ve------ borçlu cari hesap (yapılandırma) kredisinden kaynaklanmış.
317.311,81 TL asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar yıllık % 46,80 temerrüt faiz oranı üzerinden, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği; davalının ----- tarihlerinde ----- ortağı ve yöneticisi olduğu, davalı müteselsil kefilin imzaladığı kefalet sözleşmesinin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, dava konusu kredilerin ------tarihlerindekullandırıldığı/yapılandırıldığı, davalının -------- tarihinde ilişkisini sonlandığı ve hissesini ------devir ederek şirketten ayrıldığı,
eğer davalı dava konusu krediler kullandırılmadan/yapılandırılmadan önce davacı bankaya noterden bir ihtarname çekerek şirketteki hissesini devir ettiğini ve kefaletten ayrıldığını ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerde kefaletinin geçerli olmayacağını davacı bankaya bildirmiş ise; ihtarnameyi ve tebligat evrakını dosyaya sunması halinde kefaletinin tekrar değerlendirmeye alınabileceği rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre.
Davacı banka ile dava dışı------- sözleşmeleri imzalandığı, davalının ise bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davalının borçtan sorumlu olmadığını, dava dışı -------- yevmiye numaralı işlem ile yapılan limited şirket pay devir sözleşmesiyle ---------- tarihinde ilişkisini sonlandığını, bu nedenle borca, faize,
kefalete ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın 357.550,63 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, davalının Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin imzalandığı ------- tarihlerinde -----ortağı ve yöneticisi olduğu, dava konusu kredilerin ----- tarihlerinde kullandırıldığı/yapılandırıldığı,
davalının------ tarihinde ilişkisini sonlandığı ve hissesini ---- devir ederek şirketten ayrıldığı ancak davalı dava konusu krediler kullandırılmadan/yapılandırılmadan önce davacı bankaya noterden bir ihtarname çekerek şirketteki hissesini devir ettiğini ve kefaletten ayrıldığını ve bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerde kefaletinin geçerli olmayacağını davacı bankaya bildirdiğine dair dosyaya ihtarname ve tebliğine ilişkin evrakları sunmadığı nazara alınarak; şirket ortak ve yöneticilerinin şirket için çekilen krediye eş rızası olmaksızın verdikleri kefaletlerin geçerli olduğu;
keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/463, K. 2024/764, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama