KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/414
- Karar No
- 2024/634
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
Karar Metni
1.500 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/414 Esas
KARAR NO:2024/634
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/06/2023
KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasından 350 ton, 68 mm vida çap plastik enjeksiyon makine satışına ilişkin 23.02.2023 tarihli proforma fatura ve------- satış bedeli üzerinden anlaşmaya varıldığı, sözleşme kapsamında davacının ödeme yapmaya başladığı, anlaşılan tutar üzerinden banka akreditif mektubu alındığı, davalının bu mektubun davalı tarafından onaylattırıldığı, davalının satış bedeli üzerinden fatura kesileceğinin bildirilmesi üzerine davacının bunu------- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile bildirilerek 54.000 USD ödeminin iade edilmesi ihtar edildiği,
davalının 52.000 USD'yi davacıya iade ettiği, davalı taraf ---------- yevmiye no.lu ihtamamesi ile iade edilmeyen 2.000 USD'nin davalının yaptığı masraflara mahsup edildiğinin bildirildiğini, davacı, davalı tarafından ödenmeyen 2.000 USD, akreditif için yapılan 604,80 USD masraf, 861,46 TL noter ihtarname masrafının davalıdan tahsili için ------- Sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi yaptığı, davalının itirazı sonucunda huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı beyan ederek, davanın kabulüne, ------ Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasından 350 ton, 68 mm vida çap plastik enjeksiyon makine satışına ilişkin----- tarihli proforma fatura ve ----------satış bedeli üzerinden anlaşmaya varıldığı, sözleşmeye göre tutarın belli bir kısmının peşin geri kalanın 6 vadeli olarak Japon Yeni cinsinden teminat mektubu olarak verileceği kararlaştırıldığı, sözleşme uyarında makinenin siparişinin verildiği ve makinenin gümrüğü getirildiği, 1, ay sonra davacının --------- yeni cinsinden teminat mektubu vermeyeceği, bunun yerine USD cinsi -ceğinin bildirildiği,
davacının bu talebi üzerine davalının -------------- Yeni yerine değişen kur/parite sebebiyle ön ödemetakreditif bedeli 169.000 USD olarak belirlenen tutar üzerinden fatura düzenlenmesi gerektiği, ancak davacının bu sefer buna itiraz ettiği, 54.000 USD peşin ödendiği, 115.000 USD cinsinden akreditif hesabının açıldığı, daha sonra açılan bu hesabın geçersiz olduğunun ilgili banka tarafından davalıya bildirildiği, buna ilişkin tüm sorumluluğun davacıya ait olduğu, davacının ilgi sayılı ihtarına istinaden ihtarname ile davacıya cevap verildiği, 54.000 USDA ön ödemenin 52.000 USD'nin davacıya iade edildiği,
davalının sözleşme kapsamında tüm sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen, dava zleşmeye uygun olarak edimlerine yerine getirmediği, sözleşmeye uygun olarak makinenin gümrüğe getirildiği, antrepoya konulduğu, bununla ilgili davalının depo kirası, gümrük masraflarına katlandığı 2.000 USD için davacıya iade faturası düzenlendiği, esasen davacının sözleşme kapsamında istemiş olduğu, makinenin kişiye özel olarak dizayn edildiği, davalının bunu bir başkasına satmanın imkansız olduğu , davalının bundan dolayı uğramış olduğu zararlardan dolayı esasen dava açması gerektiği, buna ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyan ederek,
harç eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, hukuku dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini istemiştir.Mahkememizce-----------İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 51.125,76 TL toplam alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,
başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce, taraflar tacir olduğundan ticari defterlerin incelenmesi ve feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığının tespiti ile haksız fesih ise davalının yapmış olduğu kesintinin yerinde olup olmadığının tespiti için mali müşavir ve sözleşme hesap uzmanı bir bilirkişiden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; davacının sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığı,
bu sebeple menfi zararı olarak nitelediği ihtar masrafı 861,46 TL ile ile akreditif gideri 11.670,70 TL talep edemeyeceği, “Satış bedelinden kalan 2.000 USD'nin gümrük alanında depolama gideri olarak mahsup edildiği savunmasının davalı tarafından ispat edilemediği, bu sebeple bedelin tarafından iadesi gerektiği, icra takibinde yer alan ve 2.000 USD karşılığı oluşturan 38.593,60 TL miktar yönünden takibin devamına karar verilebileceği yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce davacı taraf yönüyle talimat mahkemesi aracılığıyla dava konusu talebi kapsayacak şekilde 2023 yılı yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiden alınan raporda özetle;
davacı-------- ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, davacı --------- firmasından 31.12.2023 tarihi itibariyle 11.666,00 TL alacaklı olduğu , satış bedelinden kalan 2.000 USD ‘nin gümrük alanında depolama gideri olarak mahsup edildiğini iddia eden Davalı tarafın gümrük işlemleri ile ilgili masrafları kanıtlayamadığından (herhangi bir ödeme makbuzu veya gider makbuzu olmadığından)iddia edilen masraflar yapılmış kabul edilemeyeceğinden ------ iade etmesi gerektiğini,
satış sözleşmesi uyarınca ödenen 54.000 USD satış bedeli ile sözleşme nedeniyle sarf ettiği 3500 USD banka akredetif masrafının iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içerisinde belirtilen hesaplara ödenmesi ile ilgili yapılan incelemede ise , Davalı ------- temerrüde düşürmeye ilişkin bir beyan bulunmadığı ,aynı ihtarnamede aynen ifa değil sözleşmeden dönme tercih edilmiş olup TBK’nın madde 124 ve Yargıtay içtihatlarında belirtilen mehil verilmesi gerekliliğine de uyulmadığını,
dolayısıyla temerrüde bağlı olarak kullanılması imkanı bulunan dönme hakkından yaralanma bakımından temerrüt şartlarının da oluşmadığı davacının sözleşmeden dönmesinin hukuka uygun olmadığı , icra takibinde yer alan ve 2.000 USD karşılığ olan 38.593,60 TL miktar yönünden takibin devamına karar verilebileceği yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davacının davalı ile yaptığı sözleşmeyi fesh etmesi nedeniyle tarafına yapılan eksik bedel iadesinin tahsili amacıyla başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında 01.03.2023 tarihinde "Satış & Satın Alım Sözleşmesi‟ akdedilmiş, bu sözleşmeye istinaden proforma fatura düzenlenmiş, proforma faturada ödeme şekli,-----------olarak teyitli akreditif açacağı, ödemenin banka teyitli akreditifle fatura tarihinden itibaren 6 ay sonra olacağı kararlaştırılmıştır.
06.03.2023 tarihinde tanzim edilen akreditifle ilgili davalı tarafça değişiklik talep edilmiş davacı bu nedenle sözleşmeyi feshetmiş, davalı tarafa ödenen 54.000 USD‟nin 52.000 USD‟sinin davalı tarafça iade edilmiş ancak 2.000 USD'nin iade edilmediği anlaşılmıştır. Davalı sözleşme'ye konu enjeksiyon cihazının yurt dışından getirtildiğini ve gümrükte serbest bölge deposunda bulunduğunu 2.000 USD'nin depolama masraflarına mahsup edildiğini beyan etmiştir.
TBK'nın 117/1 ve 2 fıkraları uyarınca muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. TBK'nun 123/1 fıkrası uyarınca, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri borçlu temerrüdüne düşerse diğeri, ifa için uygun bir mehil verebilir veya hakimden mehil isteyebilir.
Aynı kanunun 124 maddesinde süre verilmesine gerek bulunmayan haller düzenlenmiş olup, borçlunun içinde bulunduğu durum veya tutumdan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa veya temerrüt sonucu borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa yahut borcun ifasının belirli bir zaman veya sürede gerçekleşmemesi üzerine ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa, süre verilmesine gerek olmayacaktır.
Temerrüde düşen tarafın verilen sürede borcunu ifa etmemesi halinde veya süre vermenin gerekmediği bir durumun varlığında, alacaklı TBK'nun 125 maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilir. Bu seçimlik haklardan biri de sözleşmeden dönmedir. Dönme halinde taraflar karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler.
Somut olayda davacı 28/03/2023 tarihli ihtarnamesi ile davalıya sözleşmeden dönüş olduğunu bildirmiş olup temerrüde düşürmeye ilişkin bir ifade kullanmamıştır. Davacının sözleşmeden dönüp verdiği semenin iadesini isteyebilmesi için kural olarak davalıya uygun bir mehil vermesi gerekmektedir. Davalıya süre verilmesini gerektirmeyen durumun varlığını ispat yükü ise davacı üzerindedir.
Davacının TBK'nun 124 maddesinde düzenlenen hallerden birinin varlığını ispat edememiş olması karşısında, ifa için davalıya uygun bir süre vermesi gereken davacının, bu süreyi vermeden doğrudan semen iadesi istemesi, diğer deyişle sözleşmeden dönmeye yönelik seçimlik hakkını kullanması mümkün değildir.
Ancak her ne kadar durum böyle ise de davalının 2.000 USD kesmek suretiyle satış bedelini iade ettiği görülmekte olup, bu husus zımnen sözleşmenin ikalesi olarak kabul edilerek davacının akreditif masrafı ve ihtar gideri talep edemeyeceği, ancak satış bedelinin kalan miktarı olmak üzere 2.000 USD talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davalının 2.000 USD bedelin ürünün gümrük bölgesinde beklemesinden kaynaklanan depo masrafı olduğu iddiasına yönelik bir delil sunulmadığından, takibe yapılan itirazın bu miktara karşılık oluşturan ve icra takibinde yer alan 38.593,60 TL miktar yönünden iptaline karar verilmiş ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/414, K. 2024/634, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama