KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/438
- Karar No
- 2025/24
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
Karar Metni
2.273 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/438 Esas
KARAR NO:2025/24
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/06/2023
KARAR TARİHİ:16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı, bir başka kurucu ortakla birlikte; -------adı altında bir şirket kurmuşlar, buna göre kuruluş esnasında her bir kurucu için nakden taahhüt edilen sermayenin 1/4'ünün ödenmesine ve kalan 3/4 sermayenin şirket kuruluşundan sonraki sürede ödenmesine esas sözleşme ile karar verilmiş, buna göre davalı---- kuruluşu esnasında ödemesi gereken 123.750,00-TL sermaye bulunmakta olup, ---tarafından ödenmesi gereken işbu sermaye ---- talebi ile borç olarak müvekkili ... tarafından şirkete ödenmiş olduğunu,
Ancak bu borç vaat edilen süre içerisinde davalı borçlu ... tarafından müvekkiline ödenmemiş, bunun üzerine ------ sayılı dosyası ile müvekkilinin alacağı adına yasal takip işlemleri başlatılmış, buna karşın davalı borçlu haksız ve mesnetsiz olarak işbu borcu ödemekten imtina etmiş ve davalının bu takibe haksız bir şekilde itiraz etmesi üzerine arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, arabuluculuk sürecinde de davalının borcunu ödemeye yanaşmaması sebebiyle işbu davanın açılmasının da zorunlu hale gelmiş olduğunu, Davalı borçlu tarafından ödenmesi gereken sermaye müvekkilince ödenmiş, davalı şahıs şirkette hissedar olmuş,
ancak bu sermaye için verilen borç bedelini müvekkilime ödememiş ve yapılan takip neticesinde de ödeme yapmaktan imtina etmiş olduğunu, Davalı------- isimli şahıs ile müvekkilinin şirketlerinin yer aldığı ----- bir iş yeri kiralama maksadıyla müvekkili ile tanışmışlar, sonrasında adı geçen şahıslar müvekkili---- bilişim sektörüyle ilgili bilgi vererek bu sektörün önünün çok açık olduğu ve yatırımda bulunulması halinde ciddi kazançlar elde edileceği noktasında müvekkilini ikna etmişler ve ---- kurulmuş olduğunu, Kuruluş esnasında davalı ve ------ müvekkili tarafça ödenmesini istemiş,
bu ödemeyi belirli bir süre sonra iade etmeyi vaat etmiş ancak bu ödemeyi yapmaktan imtina etmişler, Bununla birlikte --- isimli şirkette, tüm finansmanı müvekkiline sağlatmış,---- işe alınan çalışanların tamamının ---- üretim yapması gerekmekte iken, işin başında durup emir ve talimat veren ---- tarafından, eskiden ürettikleri oyunların yeni üretilmiş oyun ve içerikleriymiş gibi müvekkiline sunulduğu,
ya da ------çok az bir süre tabiri caiz ise göstermelik bir süre çalışıldıktan sonra asıl eforun ----diğer şirketleri için yayınladıkları oyun ve içeriklere yönlendirildiği sonradan yapılan incelemelerde tespit edilmiş olduklarını, Ayrıca --- isteği ile ablası-----isimli şirket, -----isimli şirkete devrolmuş devir bedeli müvekkili tarafından şirket adına borç olarak ödenmiş, -----isimli şirketin banka hesabından ise şüpheli ... hesabına toplamda ----- para transferi yapıldığının taraflarınca tespit edilmiş olup, Tüm bu incelemeler hakkında hukuki ve cezai adımlar atılmış olduğunu,
Özetle davalı ... tarafından ödenmesi gereken sermaye müvekkilince ödenmiş, davalı ------- isimli şirkette hissedar olmuş, ancak bu sermaye için verilen borç bedelini müvekkiline ödememiş yapılan takip neticesinde de ödeme yapmaktan imtina etmiş olup, davalı tamamen kötüniyetli ve planlı eylemlerle müvekkilimin bu bedeli borç olarak vermesini sağlamış ve tüm eylemleri ile dürüstlük kuralına aykırı davranmış olduğunu, Müvekkilinin alacağı likit bir alacak olup, Yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığını belirterek,
Davanın kabulüne, Davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının dava dilekçesindeki iddiaları tamamen gerçeğe aykırı olup, kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin bilişim sektöründe faaliyet gösteren başarılı bir iş insanı olup, Müvekkilinin iş hacminin büyümesi ve daha fazla çalışan istihdam etme ihtiyacı nedeniyle yeni bir ofis bulma arayışı içerisindeyken davacı ile tanışmış olduğunu, Ancak davacı, yazılım sektörü ile ilgili bilgisi olmayan, işini inşaat sektöründe icra eden bir kişi olup, müvekkiline yazılım sektörüne girmek istediğini fakat bu sektör ile ilgili bilgisi olmadığını söyleyerek ortaklık teklif etmiş, Davacı,
müvekkilime sunmuş olduğu işbu ortaklık teklifi ile her türlü masrafın kendisi tarafından karşılanacağını taahhüt etmiş olduğunu, Müvekkilinin, davacı ve dava dışı------- tarihinde ticaret siciline tescil ettirmişler, ancak, planlı ve kötü niyetli hareket eden davacı, devletten destek ve hibe alabilmek için müvekkilinin ablası --- sahibi olduğu ---- de kendisine "bedelsiz" olarak yaptırarak,
hepsini ----- çatısı altında toplamış, bunu yapmaktaki amacının yeni kurulan ------adına mevcut haliyle hibe ve teşvik alamayacağı olduğunu, Müvekkilinin, ablasına ait -------- şirket olduğu için ve devletten teşvik ve hibe alınabilmesi şartlarını taşıdığından davacının bu teşvik ve hibeden yararlanabileceğini, Davacı, planlı ve kötü niyetli hareket ederek müvekkilini tabir-i caizse kandırmış ve müvekkili ile birlikte dava dışı ------ ait şirketi çeşitli vaatlerle adeta ellerinden almış, Sonrasında ise, müvekkillerini suçlu gibi göstererek şirketten uzaklaştırmış olduğunu,
Şirketin müvekkilinin yönetiminde iken aylık geliri yaklaşık 20 bin Amerikan Doları olup, şirketin müvekkilinin yönetiminde olduğu dönemlerinde yapılan sözleşmelerini dilekçeleri ekinde dosyaya sunduklarını, Davacının, şirket devri için ilettiği 12.500 Türk Lirası olup, bu tutarı da banka kanalıyla -----yetkilisi ve müvekkilinin ablası ---- hesabına gönderilmiş ancak sonrasında davacının çalışanı---- tarafından bu tutarın elden geri ödenmesi talep edilmiş olup, Buna ilişkin ----yazışmalarının da dilekçeleri ekinde olduğunu, Sonrasında bu tutarın dava dışı ----tarafından, davacı çalışanı---------hesabına banka kanalıyla iade edildiğini,
Davacının, müvekkiline ait şirketi elde etmek için bulunduğu vaatler bununla da kalmamış, müvekkilinin bilgi, müşteri portföyü ve şirket kazancına sahip olabilmek için ----- vereceğini, şirketin kasasına 5 milyon TL koyabileceğini ve ------- en büyük oyun firması olacakları gibi daha bir çok vaatlerde bulunmuş, Ancak, şirket devrinin gerçekleşmesinin akabinde, müvekkilinin hak edip şirket devirden önce yaptığı tüm işlerin ücretlerini, şirket devrinden sonra gelen paraları hiçbir hakkı olmadan talep etmeye başlamış olduğunu, Davacı planlı ve kötü niyetle hareket ederek,
şirket devrinin hemen akabinde, müvekkilini ve çalışanları tehdit ederek kovmuş, Müvekkilinin, çalışanlarının mağdur olmaması için çalışanların maaş ve ---- ödemelerini kendi hesaplarından ödemiş, Kaldı ki davacı, müvekkiline şirket hesabına giriş izin dahi vermeyerek tüm yetkiyi sadece kendi nezdinde tutmakta olduğunu, Ayrıca, ------ devrine kadar ve hatta devirden 2 ay sonrasına kadar da tüm ödemeler yine müvekkili ve dava dışı ---- tarafından yapılmış olduğundan, şirketlerin hiçbir sigorta ve vergi borcu bulunmamakta olup,
---ait vergiler ile çalışanların maaşları ve----- şirketinde çalışanların maaşlarının müvekkili tarafından ödendiğine ilişkin dekontların da dilekçe ekinde sunulduğunu, Müvekkili ile birlikte dava dışı ------- davacı tarafından bu şekilde dolandırdıktan sonra piyasada hiçbir iş yapamaz hale gelmiş ve sektördeki itibar kaybı nedeniyle, aylık 20 bin Amerikan Doları civarı olan iş hacmini kaybetmiş, çalışanların gözünde küçük düşerek maddi ve manevi çok büyük zararlara katlanmak zorunda kalmışlar ve halen de bu zararlara katlanmaya devam etmekte olduklarını, O kadar ki,
müvekkilinin geçimini sağlayabilmek için --- plakalı ------marka aracını satmak zorunda kalmış, Davacı, kötü niyetle hareket ederek müvekkilini zarara uğrattıktan sonra ve----şirketinin bulunduğu binada --------- kurarak müvekkilinden öğrendiği bilgiler ve başka ortaklar ile sektörde kazanç elde etmeye devam etmekte olduğunu, Davacının, adeta bir alışkanlık haline getirerek mevcut bir şirkete ortak olup tek yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olarak haksız kazanç elde etmesi davacı için olağan bir durum haline gelmiş olup, ------ celbi halinde izah ettikleri hususların ispat edileceğini, Tüm bu yaşanan olaylar sonrasında,
davacının kötü niyetli hareket ederek, müvekkilini ve dava dışı----- zarara uğratması nedeniyle,----davacı aleyhinde "Hakaret, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, Tehdit" suçlarından suç duyurusunda bulunulmuş olup, Henüz kesinleşen bir savcılık kararının bulunmamakta olduğunu, Davacı aleyhine, savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının akabinde, davacı müvekkiline, dava dışı ----- haksız ve hukuka aykırı olarak ihtarlar keşide etmiş, Öncelikle davacı, azleden ------- yevmiye numaralı Azilnamesi ile müvekkilim ... "gördüğü lüzum üzerine" vekaletnamedeki tüm yetkilerden azletmiş, Sonrasında ise,
----- keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkili ile dava dışı -----sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca, müvekkilinin 371.250,00 TL, dava dışı------ ödenmemiş bakiye sermaye tutarlarının ödenmesini ihtar etmiş olduğunu, Davacının ----tarihinde kurulan -------şirketinde, planlı ve kötü niyetli hareket ettiği, şirket genel kurul toplantısını yapabilmesi ve pay devrinde şart olarak belirlenen 3/5'ini karşılayan pay sahibinin hazır bulunması gerektiği şeklinde yapılan düzenlemede, sermayenin 3/5'i davacı tarafından karşılanmış gibi tescil ettirilmiş,
Yapılan ------ toplantılarına ne müvekkilim ne de dava dışı ------Kara davet edilmemiş, davacı tek başına ----- toplantısı düzenleyerek kararlar almış olduğunu, Davacının şirket nezdinde herhangi bir kazandırımı olmadığı gibi, kurulu ve aylık kazancı yüksek olan bir şirketten kendisine haksız kazanç sağlamaya çalıştığı açıkça ortada olup, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olduğundan, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhine açmış olduğu huzurdaki davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Davacı, haksız kazanç sağlamak amacıyla ---- tarihli borç verilen meblağ" açıklamasıyla,
müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ------- dosyası ile icra takibi başlatmış, Davacının planlı ve kötü niyetli olarak tamamen kendisine haksız kazanç sağlamak amacıyla hareket ettiği, müvekkilinin ablası olan ---yetkilisi olduğu ---------"hiçbir bedel ödenmeksizin" devredildiğinden açıkça ortaya konulmuş olup, Nitekim, davacının yazılım ve bilişim sektöründe hiçbir bilgisi olmadığı da dikkate alındığında, kendisine haksız kazanç sağlamak amacıyla hareket ettiği ve müvekkilimi zarara uğrattığı açıkça ortada olduğunu, ayrıca,
davacının dava dilekçesi 2. Sayfasında;----- isteği ile ablası -------- isimli şirkete devrolmuş devir bedelinin müvekkili tarafından şirket adına borç olarak ödenmiş olduğunu, ---- sahibi olduğu ----- banka hesabından ise şüpheli ... hesabına toplamda 506.300,00 (Beş Yüz Altı Bin Üç Yüz Türk Lirası) para transferi yapıldığı tarafımızca tespit edilmiştir." şeklindeki gerçeğe aykırı iddiası ise, yine davacının kötü niyetini açıkça ortaya koymakta olduğunu, davacı, devletten destek ve hibe alabilmek için bu yola başvurduğu dilekçeleri ekinde yer alan ve-------- yazışmalarıyla da açıkça ortaya konulmuş,
Şirket devrini ve 3/5 pay oranındaki pay hissesini devralarak şirkette söz sahibi olan davacının, şirket çalışanlarının maaş ve----- vergilerini ödemeyerek açıkça şirketten haksız kazanç sağlamaya çalışırken, müvekkilini, dava dışı-------- konumuna getirmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının hukuki mesnetten yoksun bu iddialarının REDDİ gerekmektedir.
Kaldı ki, çalışanların maaşları, vergiler ve-------- müvekkilim tarafından ödendiğine ilişkin dekontlar dilekçemiz ekinde yer almakta olup, ilgili kurum ve kuruluşlardan da celbini talep ederiz. Ayrıca, dinleteceğimiz tanıklar ile de tüm beyan ve iddialarımız ispat edilecektir. Davacının, TMK.
2. madde hükmü uyarınca açıkça aykırı davranarak, müvekkilinin ticari itibarını zedeleyerek maddi-manevi zarara uğramasına neden olmuş, müvekkilini haksız olarak azletmiş ve kendisinin bedelsiz olarak devraldığı şirkette müvekkilini ve diğer kurucuları çağırmadan yapmış olduğu------- müvekkilimi şirket sermayesini ödememesi nedeniyle borçlandırmakta olduğunu, Bu doğrultuda bir değerlendirme yapıldığında, TTK’nın 425.maddesi önem arz etmekte olup, Madde metninde.
“Pay sahibi, paylarından doğan haklarını kullanmak için, genel kurula kendisi katılabileceği gibi, pay sahibi olan veya olmayan bir kişiyi de temsilcisi olarak genel kurula yollayabilir.
Temsilcinin Pay Sahibi Olmasını Öngören Esas Sözleşme Hükmü Geçersizdir.” hükmü yer almakta olduğunu, Kaldı ki, genel kurula katılmak, pay sahibinin devredilmez yetkileri arasında olup, Pay sahiplerinin ve organların devredilmez yetkileri ise anonim ortaklığın temel düzeni olduğunu, Davacının tek başına yapmış olduğu Genel Kurul toplantısı ile müvekkilini sermaye borcunu ödememesi nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak borçlandırmasının kabulünün mümkün olmadığını, Davacının iddia ve taleplerinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu belirterek,
Davacının müvekkili aleyhine açmış olduğu haksız, hukuka ve gerçeğe aykırı, hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Uyuşmazlık ; davalının ----- dosyasına yapmış olduğu itirazın ( faiz ve masraflar hariç ) iptali istemine ilişkindir.------- sayılı dosyasının incelenmesinden.
Davacı yan, Davalı aleyhine,-------- Borç Verilen Meblağ ” olan, 123.750.- TL ASIL ve 11.239,11 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 134.989,21 TL Alacaklarının, Takip tari-hinden itibaren Asıl Alacaklarına işletilecek, Yıllık % 11,75 Ticari Temerrüt Faizi TTK.m.1530/7 ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili amacıyla İlamsız İcra Takibi başlatmış olduğu, Ödeme Emrini 01.02.2023 T.
Tebellüğ eden Davalı takip borçlusunun, Vekili aracılığıyla dosyaya sunduğu 01.02.2023 tarihli itiraz dilekçesi doğrultusunda takibin durduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu hakkında dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, Bilirkişi heyeti 08/07/2024 tarihli raporunda özetle;Davacı yanın, Davalı yandan talebi gibi 123.750.00 TL asıl ve 11.239,21 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu bulunduğu yönünde görüş ve rapor ibraz etmişlerdir.Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Somut uyuşmazlıkta tarafların başka bir kurucu ortakla birlikte ----------- bir şirket kurduğu ve iddiaya göre kuruluş esnasında her bir kurucu için nakden taahhüt edilen sermayenin 1/4 ünün ödenmesi ile kalan 3/4 sermayennin şirket kuruluşundan sonraki dönemde ödenmesine karar verildiği, davalı tarafın ödemesi gereken 123.750,00 TL'nin davalının talebi dahilinde davacı tarafından borç olarak ödendiğinin iddia edildiği, yapılan incelemede şirket sermayesinin beheri 1.000,00 TL değerinde 1.650 adet paya ayrılmış 1.650,00 TL oldupu ve payların nama yazılı olup pay dağılımının 990 adet paya tekabül eden 990,000,00 TL'nin davacıya ait olduğu,
165 adet paya tekabül eden 165.000,00 TL'nin dava dışı -------ait olduğu, 495 adet paya tekabül eden 495,000,00 TL'nin davalıya ait olduğunun anlaşıldığı ve yapılan incelemede nakden taahhüt edilen payların %25 ine tekabül eden 412.500,00 TL'sinin 247.500,00 TL'si davacı-------adına taahhüt edilen sermaye bedeli açıklamalı olarak davacı----- tarafından ödendiğinin ---- dosyaya sunulan ticari defterlerden anlaşıldığı, ayrıca ödemeye dair dekontun da dosyada bulunduğu,
TTK m.482 gereğince sermaye koyma borcunu süresinde yerine getirmeyen tarafın ihtara gerek kalmaksızın temerrüt faizi ile de sorumlu olacağına dair hüküm bulunduğunun dikkate alınması gerektiği, ayrıca davalının yemin teklifi üzerine davacı asilin ---- tarihli celsede yemin eda ettiği ve yeminin de kesin delil niteliğinde olduğu, bu hali ile davalının davacıya ---- işlemiş borcu olduğu anlaşılmış ve davalının ----sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine,
ödenen miktar dekont ile sabit ve likit olduğundan hüküm altına alınan ----- icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/438, K. 2025/24, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama