KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1223
- Karar No
- 2025/354
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
3.526 kelime·18 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2015/1223 Esas
KARAR NO : 2025/354
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2015
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacılar vekilinin 19.10.2015 tarihli dilekçesinde özetle. Davacı --------Ş. ile davalı -----------Ş. arasında imzalanan 07.02.2008 tarihli "Gayrimenkul Kira Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" ile.
Davacı şirket tarafından-------- ili, ------------- İlçesi, ----------- Caddesi, ------------- adresinde ve tapuda --------- pafta,--------- ada, ----------- parselde kayıtlı bulunan araziye inşaat yapılmasına, yapılacak inşaatın ---------- ve---------- no.lu daireleri ile -------- Kat -------- ve--------- no.lu dairelerinin KDV dahil 1.850.000 USD karşılığında davalı şirkete satılmasına, Yine aynı --------- parselde bulunan taşınmazın davalı şirkete 10 yıl süreliğine ve ilk yıl 20.000 TL bedelle kiralanması hususlarında anlaşmaya varıldığını, Davalı şirket tarafından, satış sözleşmesine istinaden davacı şirkete.
07.02.2008 tarihinde 590.000 USD, 08.02.2008 tarihinde 15.000 USD, olmak üzere toplam 605.000 USD ödeme yapıldığını, Davacı şirket ile mal sahipleri arasında imzalanan 10.10.2008 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin, mal sahiplerinden birinin vefatı üzerine uygulanamadığını, buna ilişkin davanın devam ettiğini,
bahsi geçen mücbir sebep ile ruhsat alım sürecinin davacı şirketin iradesi dışında uzaması üzerine --------- tarafından müteveffa -------- ve ailesine baskı yapılarak çeşitli güvenceler istenmesi ve teminatlar talep edilmesi üzerine davalı şirketin davacı şirkete yapmış olduğu 605.000 USD'lik ödemenin teminatı olarak davalı ---------Ş. emrine davacı ---------Ş. tarafından keşide edilen ---------- Ve ----------- tarafından borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla düzenleme tarihi 07.02.2008 olarak imzalanan 605.000 USD bedelli Bono verildiğini, Davalı şirkete verilen 605.000 USD bedelli teminat senedine karşın,
taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre işbu senedin 2 yıl içinde ödenmesi kararlaştırıldığı halde, senedin davalı şirket tarafından; davacı şirkete ihtar tebliğ ettirmeden, ---------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı dosyası ile 26.08.2009 tarihinde haksız olarak icra takibine konu yapıldığını, 07.02.2008 tarihli sözleşmeye ilişkin geçerli bir fesih bildirimi olmadan davalı tarafça icra takibine başlanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Söz konusu bonoda vade tarihinin bulunmadığını, bu hususun teminat olarak verildiğinin somut göstergesi olduğunu, Davalı şirket tarafından --------- ---------- --------- Pafta, --------- Ada,
---------- Parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde davacı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi modeli ile geliştirdiği, inşa edilmekte olan proje hisselerine haciz tatbik edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin bu taşınmaz hissedarlarının tamamına karşı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerinin ifa edememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, Söz konusu haciz ihbarnameleri sebebiyle tıkanan projenin devam edebilmesi için hacizlerin fekki karşılığında --------- --------- --------- pafta,--------- ada,
---------- parselde kayıtlı bulunan projedeki --------- ve -------- numaralı iki adet bağımsız bölümün tapuda devrini sağlamak suretiyle icra takibine konu borcunu itfa ettiğini ve davalı şirket yetkilisi ---------- tarafından ---------- sayılı dosyasında 22.01.2015 tarihli tanık beyanında bu hususun açıkça kabul Edildiğini, Davacı şirketin borcunu itfa ettiği halde, davalı şirketin hem ---------- İcra Dairesinde başlattığı takibe devam ettiğini, hem de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yeni icra takipleri başlattığını, sahte protokollerle borcu artırdığını, Davacı şirketin dar boğaza girdiğini,
davalı şirketin icra takiplerinden önce davacı şirket yetkililerine uyguladığı tehdit ve baskılarda 07.02.2008 tarihli senet dışında başka teminatlar da aldığını, 30.01.2009 tarihinde ---------- ait taşınmaz üzerinde 1.250.000 TL bedelli teminat ipoteği tesis edildiğini, 07.05.2009 tarihinde müteveffa ---------- ait taşınmaz üzerinde 250.000 TL bedelli teminat ipoteği tesis edildiğini, Davalının, ---------- ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi için ----------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı dosyası ile,
--------- ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi için ---------- icra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür aydı ile icra takibi başlattığını, ilk icra takibine konu borcun 2 dairenin tapularının devriyle bildirilmeden sonraki icra takiplerine geçildiğini, icra tehdidi altında davacılara ait taşınmazların değerinin çok altında satıldığını, mükerrer takiplerde tahsilde tekerrür olmamak kaydı yer aldığı halde bu kayda riayet edilmediğini,
haksız ve kötü niyetli olarak tahsilatın Mahkememize sunulan bilirkişi raporuna karşı davalı vekilinin süre uzatım dilekçesi sunduğu bu talebin kabul edildiği görüldü. gerçekleştiğini, taşınmazlara ait resmi senette işbu ipotek ile 605.000 USD'lik senedin aynı hukuki işleme yönelik düzenlediği,
ipoteğin paraya çevrilmesi halinde 605.000 USD'lik teminat senedinin icraya konmayacağı kabul ve taahhüt edildiği halde, senedin davalı tarafça işleme konulduğunu, Davalının İcra Hukuk Mahkemelerini, sahte protokol sunarak yanılttığını, ---------- ait taşınmazın icra tehdidi altında düşük bedelle satışına engel olmak için taşınmazın muvazaalı bir şekilde, davalı tarafından belirlenen 3. kişi --------, 500.000 TL'ye, değerinin altında bir fiyata satıldığını, Satış bedelinin 50.000,00 TL'sinin ----------- tarafından davacı şirket lehine, davalı şirket vekili ---------- havale yapıldığını,
Satış bedelinin 403.500,00 TL'si için --------- adına çek düzenlendiğini, çekin davalı şirkete ciro edildiğini, ciro edilen çekin ödenmesinden sonra icra dairesine bildirim yapılması gerektiği halde davalının bildirimde bulunmadığını, yapılan şikayet üzerine,
-------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyasına haricen yapılan 400.000,00 TL ödemeyi bildirdiğini, Davalı şirketin ----------- İcra Müdürlüğündeki ve ----------- İcra Müdürlüğü dosyalarından borç tahsil edilmemiş gibi müteveffa ----------- ait ipoteğin paraya çevrilmesi için ----------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, bahsi geçen yazlık evin ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- talimat sayılı dosyası ile davalı şirket adına 61.000,00 TL'ye değerinin altında satıldığını, Borç ödendiği için, davacılarında mükerrer takiplerin iptali talepli davalar ikame ettiklerini,
bu sırada davalı şirket tarafından 26.12.2009 tarihli sahte bir protokol oluşturarak icra mahkemelerine sunulduğunu, protokol dayanak gösterilerek protokol şartlarına aykırı davranıldığı gerekçesiyle davacıların haklı davalarının reddedildiğini, Davacıların ekonomik sıkıntılar nedeniyle menfi tespit davası açamadığını, mağduriyetlerinin katlanarak arttığını, davacı şirket yetkilisi müteveffa ----------- “Kanun Yararın Bozma” yoluna gittiğini, ---------- 24.10.2013 tarihli yazısı ile itirazın reddine karar verilmesinde isabet görmeyerek dosyanın CMK 309.
Maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, ----------- Ceza Dairesine tevdi edilen dosyada yapılan inceleme sonunda, -------- E. ----------- K. sayılı karar ile itirazın reddine dair verilen kararın bozulduğunu, sanık ---------- özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığını,---------- E.sayılı dosyada davalı --------- sanık olduğunu, soruşturma dosyasında yer alan 19.09.2014 tarihli uzmanlık raporunda, 26.12.2009 tarihli protokolde yer alan imzanın --------- eli mahsulü olmadığı,
takliden sahte olarak atılmış imza olduğu kanaatine varıldığını, Müteveffa ----------- adına kayıtlı taşınmazın icra ihalesi neticesinde davalı şirket adına kayıtlandığını, bu taşınmazın 3.kişilere satışının engellenmesi için tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, icra takibinin yapılan ödemeler göz önüne alınarak tedbiren teminatsız durdurulmasına ve iptaline, --------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı dosyasından ötürü davalıya borçlu olunmadığına, davacıların 07.02.2008 tarihli Gayrimenkul Kira Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesinden ötürü borçlu olmadığının tespitine,
icra takibi yoluyla mükerrer ödeme olarak ve fazladan tahsil edilen meblağın şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsiline/istirdadına, davalı aleyhine 9420'den az olmamak kaydıyla icra tazminatına hükmedilmesine, tüm alacak kalemleri için ta itibaren avans faizi yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine,
davalı şirketin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı şirket vekilinin 14.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 07.02.2008 tarihli "Gayrimenkul Kira Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" imzalandığını, Davacı şirketin sözleşmede belirtilen ----------- davalı şirkete kiralamayı taahhüt ettiğini, kiralananın en geç 01.01.2009 tarihinde teslim edileceğini, ---------, --------- --------- pafta, --------- ada, --------- parsel üzerinde davacı tarafından inşa edilecek yapının -------, --------,
-------- ve --------- nolu bağımsız bölümlerinin 1.850.000 USD karşılığında davalı şirkete satışı vaad edildiğini, bu bağımsız mlerin kaba inşaatının bitirilerek, pencereleri takılmış, şap ve sıvalarının yapılmış, ısıtma, su ve elektrik tesisatları çekilmiş haliyle en geç 01.01.2009 tarihinde teslim edileceğinin belirtildiğini, satış bedeline karşılık davalı şirketin davacı şirkete 605.000 USD ödeyeceğini, bu ödemenin teminatı olarak borçlu davacı şirket tarafından, davalı şirkete --------- ve ----------- da kefil olduğu 605.000 USD bedelli bono verileceğini, Sözleşmede Genel Hükümler, 1.maddede;
--------- kiralanmasının sözleşmenin ön şartı olduğu, işbu sözleşmenin herhangi bir sebepten dolayı yapılamaması ve sözleşmenin diğer hükümlerinden herhangi birinin yerine getirilememesi halinde gayrimenkul alım satım sözleşmesini haklı olarak -----------Ş.'nin tek taraflı feshedebileceği, bu halde hiçbir ihtara gerek kalmaksızın ödenen bedellerin 9020 fazlası ile -----------Ş.'ye iade edileceği, yazılı olduğu,
Davalı şirket tarafından, sözleşmenin imzalandığı 07.02.2008 tarihinde 590.000 USD, 08.02.2008 tarihinde 15.000 USD ödeme yapıldığını, bu ödeme karşılığında sözleşme gereği davacıdan 605.000 USD'lik senet alındığını, davacıların işbu senedin sözlü anlaşmaya göre 2 yıl içinde ödenmesi kararlaştırıldığını iddia ettiklerini, böyle bir sözlü anlaşma yapılmadığını, Davalı şirketin işbu sözleşme gereği davacıya ödediği toplam rakamın 756.887 USD olduğunu, 12.03.2008 tarihinde 26.000 USD, 28.03.2008 tarihinde 109.887 USD, 02.04.2008 tarihinde 16.000 USD ödediğini, dekontların ekte sunulduğunu,
davacıya gönderilen --------- Noterliğinin 27.05.2009 tarihli, ---------- yevmiye nolu ihtarnamesinde sehven 755.000 USD yazıldığını, Davacının 01.01.2009 tarihinde hem kiralamaya konu taşınmazı hem de satış vaadine konu taşınmazın teslim yükümlülüğünü yerine getiremediğini.
30.01.2009 tarihinde ---------- adına kayıtlı olan--------- ili, --------- ilçesi, ---------- Mah., ------------ pafta, ---------- ada, ------------ parsel üzerinde kayıtlı taşınmaz üzerinde, davalının lehine ipotek tesis edildiğini, 07.05.2009 tarihinde ----------- adına kayıtlı olan, --------- ili, --------- ilçesi, ----------- Köyü, ----------- ada, | parsel üzerinde kayıtlı taşınmaz üzerinde, davalının lehine ipotek tesis edildiğini, ipotek belgelerinde ipoteklerle 605.000 USD'lik senedin aynı borç için verildiğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel takip yolu ile icra takibi yapılmasına engel olmadığını,
hakkaniyete uygun olarak her ikisini de talep edebileceğinin belirtildiğini, Davacı şirketin sözleşmedeki edimleri yerine getiremeyeceğinin anlaşıldığını, ---------- Noterliğinin 27.05.2009 tarihli, ----------- yevmiye nolu fesih ihtarı gönderildiğini, sözleşmeye ödenen bedellerin 420 fazlası ile ödenmesinin talep edildiğini, 26.08.2009 tarihinde 605.000 USD'lik senedin tahsili için ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz olmadığı için kesinleştiğini, takip dosyasında mal varlığı araştırmalarından bir sonuç alınamadığını,
bunun üzerine davacı şirketin devam etmekte olan kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın kat maliklerine birinci haciz ihtarnamesi gönderildiğini, 3.kişlerden davacı şirkete borçlu olmaları durumunda, borcun davacı şirkete değil, anılan icra dosyasına ödenmesinin talep edildiğini, sonrasında davacı şirket yetkililerinin talebi üzerine 26.12.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede davacı şirket yetkilisi ---------- tarafından atılan imzaların sahte olduğu iddiasının ortaya atıldığını, bu iddia ile ilgili davalı şirket yetkilisi hakkında kamu davası açıldığını, Davacı şirketin, haciz ihbarnamelerinin fekki karşılığında,
07.02.2008 tarihli sözleşmenin feshiyle oluşan toplam borçtan düşülmek kaydıyla -------- --------- ----------- pafta, ---------- ada, --------- parselde kayıtlı bulunan ------------ projedeki --------- ve ---------- nolu iki adet daireyi 28.12.2009 tarihinde davalı şirkete tapuda devir ettiğini, tapudaki devir nedeniyle icra takibine konu borcu kapattıklarını iddia ettiklerini, böyle bir anlaşmanın olmadığını, Davalı şirketin, davacı şirkete ödediği 151.887 USD alacağı,
07.02.2008 tarihli sözleşmenin 1.maddesi gereğince 151.377 USD (yapılan ödemenin *420'si) daha alacağının bulunduğunu,--------- olarak devir yapılan taşınmazların değerinin bu alacaklar düşüldükten sonra kalan bir değer bulunması halinde icra dosyasından düşüleceğini, davacı şirkete yapılan ödemenin 756.887 USD olduğu,
sözleşmenin feshi sebebiyle (ödemenin 9020'si miktarında) ceza olarak 151.377,40 USD ile toplam 908.264 USD olduğunu, davacı şirketin toplam borcunun 605.000 USD olmadığını, davacı şirket vekilinin tapuda -------- ve --------- nolu bağımsız bölümlerin karşıl olarak 452.000 USD'nin ---------- İcra in--------- E. sayılı dosya borcundan düşülmesi talep ettiğini, Sahteliği iddia edilen 26.12.2009 tarihli sözleşmenin, taraflar arasındaki borç-alacak durumunu tespit eden ve borcun ne şekilde ödeneceğini düzenleyen hükümler içerdiğini, davalı şirketin anılan sözleşme ile haksız bir alacak tahsili yapmadığını,
Davacı şirketin davalı şirkete tapuda devrini yaptığı natamam --------- ve ---------- nolu bağımsız bölümlerin davacı şirketin borcunu karşılamadığını, tapu devri sonrasında davalı şirketin talebi üzerine -------- D.İş sayılı dosyası ile inşaatın tamamlanma seviyesinin 047,5 olarak belirlendiğini, dairelerin kalan kısmının davalı şirket tarafından tamamlandığını, dairelerin iddia ettikleri gibi icra dosyasından düşülecek borç ödemesi olmadığını, icra takibine konulmamış tüm alacaklar toplamından düşülecek bir borç ödemesi olduğunu, Davacıların dilekçesinde,
--------- sayılı dosyasında 22.01.2015 tarihli tanık beyanında “taşınmazların bahse konu borç için devredildiğini beyan ettiği belirtildiğini, ancak tanık beyanının tamamı okunduğunda tüm borca mahsuben ve borcun tamamını kapatmak üzere alınmadığının anlaşıldığını,---------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyasında yapılan ipotek takibi neticesinde tahsil edilen miktarın 400.000 TL olduğunu, takibe konu taşınmaz üzerinde davalı şirketin ipoteğinden önce 1.Derecede ve takibe konmuş ipotek borcu bulunduğunu, ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. sayılı dosyasında devam eden alacağın,
davalı şirket tarafından 53.000 TL'ye temlik alındığını, toplam 453.000 TL tahsil edildiğini, ---------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı icra dosyasından yapılan tahsilatın 400.000 TL olduğunu, ---------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyasında yapılan ipotek takibi neticesinde takibe konu taşınmazın satışa çıkarıldığını, davalı şirket tarafından 61.000 TL alacağa mahsuben alındığını, --------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı dosyasında 605.000 USD üzerinden işleme konulan alacağın takip tarihi itibariyle TL değerinin 904.475 TL olduğu,
ödemelerin ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi gerektiğini, alacağın faizlerinin de bulunduğunu, Davacı şirketin sahtelik iddiasında bulunduğu 26.12.2009 tarihli protokolün; davacı --------- ---------- E. sayılı dosyasında yaptığı savunmada sahte olduğunu iddia ettiği protokolün yapıldığını açıkça ikrar ettiğini, Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde imzanın ---------- ait çıkmaması durumunda imzanın 3. Kişilere taklit yoluyla attırılmış olduğu,
veya --------- kendisi tarafından her zaman kullandığı imzadan farklı bir imzalandığının ortaya çıkacağını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın cevaplarını kabul etmediklerini, davalı şirketin sözleşme gereğince davacı şirkete ödediği toplam rakamın 756.887 USD olduğu iddiasının gerçeklerle örtüşmediğini dava dilekçesini tekraren.
Davalı şirketin tarafından, 07.02.2008 tarihli satış anlaşmasına istinaden davacı şirkete yapılan ödemelerin 07.02.2008 tarihinde 590.000 USD ve 08.02.2008 tarihinde 15.000 USD olmak üzere toplam 605.000 USD olduğunu, Davalı şirketin, davacı şirkete yaptığını iddia ettiği 12.03.2008 tarihli 26.000 USD, 28.03.2008 tarihli 109.887 USD ve 02.04.2008 tarihli 16.000 USD ödemeleri kabul etmediklerini, ödemeleri kabul anlamına gelmemek üzere, ödemeler var ise bile Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile ilgili olduğunu davalı şirketin ispat etmek zorunda olduğunu,
Teminat olarak verilen 605.000 USD bedelli senet için hiçbir ihtar tebliğ ettirilmeksizin ----------- İcra Dairesi'nin ---------- E. Sayılı dosyası ile 26.08.2009 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, Sözleşmenin usulüne uygun feshedilmediğini, davalı şirketin teminat senedi üzerinden direk icra takibi başlattığını, geçerli şekilde feshedilmeyen sözleşmeden dolayı talep edilebilir haklı bir alacaktan söz edilemeyeceğini, Davalı şirketin -------- ----------- ---------- Pafta, ----------- Ada,
---------- Parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde davacı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşa etmekte olduğu hisselerine haciz tatbik ettirdiğini, davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerinin ifa edememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı icra takipleri nedeniyle hem elinde mevcut diğer işleri süresinde tamamlayamadığını hem de taahhütlerini yerine getiremediğini, davalının usulsüz ve haksız işlemleri piyasa tarafından davacı şirket aleyhine değerlendirilerek,
davacı şirketin yeni işler almasına da engel olduğunu, davacı şirketin o tarihten itibaren başka iş alamadığını, Projenin devam edebilmesi için hacizlerin fekki karşılığında -------- --------- ---------- pafta, | -------- parselde kayıtlı bulunan projedeki --------- ve ---------- numaralı iki adet dairenin tapularının devredil. davalı şirketin iade etmemesi nedeniyle borcun bu suretle itfa edildiğini, İlgili dairelerin teminat amaçlı verildiğini, davalı şirket, el konulan dairelerin gerçek bedelini icra dairesine bildirmediği için, asıl alacak miktarının her takip için 605.000 USD olarak göründüğünü,
davacılara ödeyemeyecekleri bir borç hesabı çıkarıldığını, davacılar takiplere itiraz ettiğinde ise, karşılarına 26.12.2009 tarihli Sahte Protokol çıktığını, Mahkeme gerekçeli kararlarında sahte protokole atıf olduğunu, gerçek dışı iddialar ile Mahkemenin kasıtlı olarak yanıltıldığını, işbu sahte protokole inandırılmak suretiyle davacıların aleyhine haksız ve hatalı hüküm tesis edilmesine (müvekkillerce yapılan takibe itirazın reddedilmesine) sebebiyet verildiğini, Davalı vekilinin cevap dilekçesinde iki dairenin devri ile icra dosyası borcunu kapatmış olduklarını dair bir anlaşma olmadığını belirttiğini,
----------- E. sayılı dosyasında ----------- ait 22.01.2015 tarihli tanık beyanında “...Bize borçlarını ödemediler ve bahse konu borca karşılık --------- mahallesinde iki daireyi tapuda devrettiler” dediğini, bu hususun açıkça kabul edildiğini, davalılar vekilince borcun kapatılmış olduğuna dair bir anlaşma mevcut olmadığının iddia edilmesinin tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalı şirketin cevap dilekçesinde, davacıdan toplam alacağının 908.264 USD olduğu iddiasının tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davalı şirketin sahte protokol ile hem hukuka aykırı olarak icra takiplerinin devamını sağladığını,
hem de haksız ve hukuka aykırı yeni takipler ile ---------- ve ----------- ait taşınmazları yok pahasına sattırarak büyük maddi zarara uğrattığını, Davalı şirket tarafından sonradan başlatılan işbu mükerrer takiplerde “tahsilde tekerrür olmamak kaydı” yer aldığını, bu kayda riayet edilmediğini, haksız ve kötü niyetli olarak tahsilde tekerrür ile borç miktarının çok üzerinde tahsilat gerçekleştirildiğini, durumun Sayın Mahkemenin, sundukları delilleri incelenmesi ve yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de netlik kazanacağını,
Haksız ve mesnetsiz icra takibinin öncelikle yapılan devir ve ödemeler de göz önüne alındığında tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına ve akabinde iptaline, Davacıların, davalı şirkete ----------- İcra Dairesi'nin ---------- e.
Sayılı dosyasından ötürü borçlu olmadığının tespitine, Davacıların 07.02.2008 tarihli Gayrimenkul Kira Sözleşmesi Ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'nden ötürü borçlu olmadığının tespitine, Davacılardan icra takibi yoluyla mükerrer ödeme olarak ve fazladan tahsil edilen meblağın şimdilik 1.000 TL'nin tahsiline/istirdadına, Davalı aleyhine 9420'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, Tüm alacak kalemleri için ödeme gününden itibaren avans faizi yürütülmesine,
Davalı şirketin maliki olduğu --------- İlçesi ---------- Köyü ---------- Ada, ----------- Parsel üzerinde kain--------- arsa paylı --------- Blok -------- --------- Kat---------- No.lu mesken üzerine, 3. şahıslara devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına, Yargılama giderleri, vekâlet ücretinin davalı tarafından ödenmesine, ayrıca davalı şirketin suç teşkil eden eylemleri sebebiyle kötü niyetli olarak işbu davanın açılmasına sebebiyet vermesinden mütevellit para cezasına mahkum edilmesi ile sözleşmesel vekalet ücretini de ödemesine,
karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçekarşı beyan kçesinde özetle. Davacıların, davalı şirketin davacı şirkete yaptığı ödemeler toplamının 756.887 USD olduğu yönündeki iddialarının gerçekle uyuşmadığını iddia ettiklerini, Sayın Mahkemeye cevap dilekçesi ekinde ödeme dekontlarının iddialarını ispatladığını, sırf davacıların iddialarındaki çelişkiyi ve art niyeti göstermek adına;
davacı ----------- tarafından 15.07.2014 tarihinde ---------- Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuş dilekçeyi sunma gereği hasıl olduğunu, işbu dilekçenin 2 nolu bendinde “...Gayrimenkul Kira Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesi gereğince ----------- tarafından ---------- gönderilen toplam 755.000 USD bedelinin teminatı olmak üzere ipotek tesis edilmiştir...” ifadesiyle 755.000 USD'lik ödemeyi ikrar ettiği halde işbu davada inkar yoluna gitti Davacılar ile davalı şirket arasında 605.000 USD'lik senedin 2 yıl içerisinde ödeneceğine ilişkin sözlü anlaşma olmadığını, öyle bir anlaşma olması halinde senede vade konulacağını,
Davacı şirketin sözleşme imzalandığı 07.02.2008 tarihinden 01.01.2009 tarihine kadar geçen sürede yükümlülüklerini yerine getiremediğini, davalı şirketin 01.01.2009 tarihinden evvel herhangi bir icrai işleme geçmediğini, sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen, aldığı parayı iade etmeyen davacı şirkete karşı hukuki yollara başvurmanın haksızlığından bahsedilemeyeceğini, Davacıların sözlü anlaşma ile --------- ve ----------- nolu bağımsız bölümlerin devri ile icra takibine konu borcun itfa edildiğini iddia ettiğini, sözlü anlaşma yapılmadığını, aksine 26.12.2009 tarihli,
davacılarca sahteliği iddia edilen sözleşmede öncelikle icra takibine konu olmayan alacaklar olmak üzere tüm alacak üzerinden düşüleceğinin belirtildiğini ve cevap dilekçesindeki cevapları tekrarladıkları, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde Dava, İİK.72 mad gereği takipten sonra açılan menfi tespit davası, istirdat ve takibin iptali istemli dava olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında 07/02/2008 tarihinde imzalandığı ihtilafsız olan Gayrimenkul Kira ve Satış Sözleşmesi uyarınca davalı tarafından davacıya yapılan ödeme, davacıların bu ödemelerin iadesi için yaptığı ödeme miktarlarının, dolayısıyla davacıların davalıya sözleşme nedeniyle aldıkları bedel nedeniyle halen borçlu olup olmadıkları hususunun uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.
Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kısmen de olsa ifa edildiğinden, sözleşmenin üzerinden uzun süre geçmiş olduğundan, sözleşmenin resmi geçerlilik şekline uygun olarak yapılmadığı hususunun TMK. m. 2 hükmü karşısında ileri sürülmesi olanaklı değildir.
Taraflar arasındaki sözleşmede ifa tarihleri açıkça öngörüldüğünden, ifa yükümlülüğü bulunan kişilerin vefatı ile birlikte bu yükümlülük halefiyet yoluyla mirasçılara geçmekle bir ifa imkansızlığından söz edilemeyeceğinden, davacı taraf öngörülen sürelerde ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla davacıların taraflar arasında imzalanan 07.02.2008 tarihli Gayrimenkul Kira Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı şirketin yetkilisi -------- --------- sayılı dosyasındaki ikrarı dikkate alındığında; davacı şirketin ---------, ---------, ---------- pafta, --------- ada, --------- parselde kayıtlı bulunan projedeki --------- ve --------- nolu 2 adet taşınmazın ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası borcuna karşılık olarak davalı şirkete devredildiğinin, davalı şirket tarafından devralınarak borcun itfa edildiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Taşınmazların devri ile davacı şirketin ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyasına ait borcunun kapatıldığının kabulü halinde davacı şirketin mükerrer takip dosyalarında yapmış olduğu ödeme tutarı olan 461.000,00 TL davalı şirketten alacaklı olabileceği, davacıların talebi ile bağlı kalınarak 460.025,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, son alınan bilirkişi ek rapor heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1-Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile;
a- Davacıların ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra takibi sebebi ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE ve TAKİBİN İPTALİNE, davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine
b- Davacıların taraflar arasında imzalanan 07.02.2008 tarihli Gayrimenkul Kira Sözleşmesi ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesi kapsamında borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebin reddine
c- 460.025,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 93.208,99 TL'nin başlangıçta alınan 15.463,25 TL ve 7.840,00 TL ıslah harcı toplamı 23.303,25 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 69.905,74 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 15.463,25 TL peşin harç, 7.840,00 TL ıslah harcı, 27,70 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 23.330,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 55.206,50 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 36.804,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 35.000,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 11.666,66 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 203.030,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ iel verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/04/2025
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1223, K. 2025/354, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama