İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/84 K.2024/711

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/84Karar2024/711Tarih11 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.357 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/84
Karar No
2024/711
Karar tarihi
11 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.357 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2021/84 Esas

KARAR NO: 2024/711

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 08/02/2021

KARAR TARİHİ: 11/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirket --------- kurulu bulunan ----------- bünyesinde yer alan ve madencilik alanında doğal kaynak ve rezerv araştırmaları jeofizik keşif hizmetleri, maden saha araştırmaları,veri değerlendirmeleri ve raporlama gibi faaliyetler yürüten bağımsız bir danışmanlık şirketi olduğunu, davacı müvekkil de ---------- ----------- Şubesi olduğunu, müvekkil şirket ile davalılar arasında uzun süredir devam eden bir iş ilişkisi mevcut olduğunu, iki şirket ve bu şirketlerin dahil olduğu grup şirketlerine münferit sözleşmeler ile hizmet verilmiş ve bu güne kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını,

davalıların dahil olduğu grup şirketlerinin yetkilisi ------------ talebi üzerine müvekkil ile davalı ---------- arasında 18.09.2018 tarihli “-----------” başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesi ile müvekkil şirket;maden sahalarını ziyaret ederek buralardan veri toplama, müşterinin iş geliştirme süreçleri için tavsiyelerini müşteriye raporlama faaliyetlerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin 7.maddesiyle de müvekkilin 1 yılda vereceği toplam 60 adam/günlük hizmet karşılığında ---------- 81.000 Euro ödeyeceği,

bu bedele seyahat ve konaklama masraflarının dahil olmadığı,15.000 Euro’nun peşin ödeneceği,belirlenen sözleşme bedelinin üzerindeki hizmet için ayrıca ücret ödeneceği kararlaştırıldığını, Çerçeve Hizmet Sözleşmesi uyarınca müvekkil,davalı -----------lisans sahibi olduğu yurtiçi ve yurt dışındaki maden sahalarını ziyaret etmiş,maden sahalarıyla ilgili olarak davalılar tarafından kendisine sağlanan teknik bilgiler üzerinden ve bu kapsamda saha araştırmaları yaptığını,

müvekkilin bu saha araştırmaları neticesinde sahalardan elde ettiği numuneleri ve davalılar tarafından kendisine verilen ve kendisinin elde ettiği teknik verileri birlikte inceleyip değerlendirerek uzun ve zahmetli çalışmalar sonucunda hazırladığı raporları her iki davalıya sunduğunu, Çerçeve Hizmet Sözleşmesi’nin yanı sıra davalı ile ----------- maden sahası için de 26.07.2018 tarihli sözleşme yapılmış,bu maden sahasında da müvekkil tarafından aynı şekilde saha ziyaretleri ve keşif yapılarak davalılara rapor sunulduğunu,

müvekkil şirket tarafından maden sahası ziyaret edilmesi gerektiğinde çeşitli seyahat ve konaklama masrafları yapılması gerekmiş ve bu giderler Sözleşmeye göre davalılara fatura edildiğini, davacı müvekkil verdiği bu hizmetler karşılığında taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca hak ettiği bedeller ve bu hizmetler esnasında yapılan giderler için faturalar düzenleyerek bu faturaları ve giderlere dair evrakları muhataplarına gönderdiğini, taraflar arasındaki sözleşmeler davalı müvekkil ile davalı------------ arasında olsa da ------------- yurtiçi maden sahaları için verilen hizmetler nedeniyle kendisine,

yurtdışındaki maden sahaları için verilen hizmetler nedeniyle de diğer davalı --------- fatura kesilmesini talep etmiş olduğundan müvekkil tarafından faturalar bu şekilde kesildiğini, davalılar tarafından fatura bedellerin ödenmemesinin ardından ----------İcra Müdürlüğünün ----------- Esas Sayılı dosyasında takip başlatılmış ve müvekkilin fatura alacaklarının ödenmesi talep edildiğini ancak davalı borçlular tarafından takibe haksız şekilde itiraz edilmiş ve takip bu nedenle durdurulduğunu,

davamızın kabulü ile davalıların----------İcra müdürlüğünün --------- E. Sayılı dosyasındaki vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talebi ile dava etmiştir.

Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça da beyan edildiği üzere müvekkil ------------- firması ile davacı arasında 03.09.2018 tarihli hizmet sözleşmesi imzaladığını ancak müvekkil ------------ şirketi mezkur sözleşmenin tarafı olmadığını, nitekim dava dilekçesi yer alan sözleşme incelendiğinde bu husus açıkça tespit edildiğini, müvekkil ----------- firması davacı ile imzalanan sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşmeye dayalı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerektiğini,

bu sebeple davacının 03.09.2018 tarihli sözleşmeye yönelik atıf ve beyanları müvekkil ----------- firması bakımından dikkate alınamayacağını, müvekkil şirket cari hesaplarında davacıdan alacaklı durumda olduğunu, müvekkil ----------- firması yetkilisi ile davacı arasında yapılmış bir yazılı sözleşme olmadığı gibi müvekkil şirket yetkilisi tarafından davacı ile sözleşme yapılmasına ilişkin herhangi bir çalışana verilmiş bir yetki de bulunmadığını,

bu kapsamda basiretli tacir gibi davranması gereken tacirin şirket yetkilisi olmayan biri ile müvekkil şirketi borç altına sokma işlemi yapma yetkisine sahip olmayan kişi ile işlem yapması kabul edilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde şirket yetkilisi olmayan birine imzalatılan her belgenin şirketi Davacı tarafından da beyan edildiği üzere takibe konu faturalar müvekkil tarafından itiraz edilerek davacıya iade edildiğini, zira fatura içeriği hizmetler müvekkile verilmediği gibi fatura içeriğindeki alacak kalemleri de gerçeği yansıtmadığını, Davacı tarafından faturaya konu hizmetlerin bir kısmı müvekkile verilmiş,

masraf kalemleri ise gerçeği yansıtmayacak şekilde fahiş tutarlarda düzenlendiğini, faturalarda yer alan harcama masraf kalemlerine ilişkin olarak davacı tarafça somut harcama belgesi sunulmadığını, faturalardaki hizmet gün sayıları doğru olmadığını, davacıdan bir kısım hizmet alınmış ve bu hizmete karşı ödemeler fatura karşılığı yapıldığını, henüz faturalandırılmayan 15.000 Euro avans da davacı uhdesinde bulunduğunu, davacının yaptığı işler üniversitelerce teyit edilmesi esnasında ---------- İli,--------- İlçesi,

---------- Köyü ----------- sahasına ilişkin davacının verdiği raporla müvekkilin devlet üniversitesinden Ekim 2020 tarihinde aldığı rapor arasında fahiş fark bulunduğunu, müvekkilin davacının raporuna güven duyarak mezkur sahayı 10.000.000 USD karşılığında devraldığını çok ciddi boyutlarda yatırım yaptığını ve hatta sahaya ilişkin olarak ----------- raporu dahi aldığını, --------- E. Sayılı dosyası ile --------- raporu iptal edildiğini, davacının ayıplı/hatalı hizmeti sebebi ile müvekkilin çok ciddi boyutta zararı meydana geldiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: arabuluculuk tutanağı kanuna uygun olup davalının iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, davalıların zamanaşımı itirazı yerinde olmadığını, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan borçlarını ifa ettiği ve bedele hak kazandığı sabit olduğunu, dava konusu faturaları yasal süresinden sonra iade eden davalı ispat yükünün altında olduğunu, davalı ------------ da borçtan sorumlu olduğunu, sunulan mail yazışmaları hukuki olarak geçerli ve yazılı delil niteliğinde olduğunu, müvekkilin raporlarıyla alakalı olarak bugüne değin hiçbir ayıp,

kusur bildirimi yapılmadığını ve müvekkilden hiçbir talepte bulunulmadığını, icra inkar tazminatına ve faize yapılan itirazlar yerinde olmadığını talep ve dava etmiştir.Davalılar vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle: dava şartı yokluğundan davanın reddi talep ettiklerini, hak kazanıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile alacak zamanaşımına uğramış olup zamanaşımına uğrayan taleplerin reddinin gerektiğini, cevap dilekçesindeki beyanların yorum yolu ile olduğundan farklı gösterilmesine,

mahkeme nezdinde hukuki yanılgı yaratmaya yönelik beyanlara itiraz ettiklerini, cevap dilekçesindeki beyanlarımızı tekrar ettiklerini, faturalar gerçeği yansıtmadığı gibi kdv oranları da hatalı olduğunu, müvekkil ------------- firmasının kdv muafiyeti olmasına karşın %18 oranında kdv ile fatura düzenlenmesi yerinde olmadığını davacı tarafından da kabul edildiği üzere faturalar müvekkil tarafından iade edildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maillerin delil değeri olmadığını, icra takibine konu alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini,

davacının ayıplı ifası nedeni ile meydana gelen müvekkil zararı bakımından takas mahsup taleplerinin olduğunu, icra takibinde işlemiş faiz talep edilmesi yerinde olmadığını, talep edilen faiz oranın fazla olduğunu, kötü niyet tazminatı taleplerinin olduğunu, hmk 329. maddesi kapsamında davacı aleyhine vekalet ücreti ve disiplin para cezasına hükmedilmesi beyan ve talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;Uyuşmazlık, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacının mahkememizde açtığı davasında, davacı ile davalı ----------Ş.arasında 18/09/2018 tarihli “----------” Başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşmenin üçüncü maddesi ile davacının davalıya ait maden sahalarını ziyaret ederek buralardan veri toplama, bu verileri analiz ederek yorumlama, müşterinin iş geliştirme süreçleri için tavsiyelerini müşteriye raporlama faaliyetlerini yerine getirmeyi taahhüt ettiği, davacının sözleşme uyarınca edimini yerine getirip getirmediği, davaya konu edilen alacağın dayanağı fatura kapsamındaki hizmetin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, yapılan hizmetin ayıplı olup olmadığı,

dolayısıyla davacının bu fatura kapsamı kadar davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde davacı tarafça yapılan hizmetin ayıplı olduğunu bildirdiği hizmetin davaya konu edilen fatura kapsamındaki hizmetler olup olmadığı, ayıplı olduğu iddia olunan hizmetin davaya dayanak yapılan fatura kapsamı olması halinde iddia olunduğu gibi ifanın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davalı ----------Şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise takas ve mahsuba konu edilebilecek tazminat alacağı bulunup bulunmadığı,

varsa miktarı ile diğer davalı ----------Ş.’nin davaya dayanak ve konu edilen sözleşme ve faturalar uyarınca bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67-(1) maddesine göre.

Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ---------- sayılı ilamında da açıklandığı üzere. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.

Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.

Diğer anlatımla; fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir.

Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur.

Faturanın ispat aracı olması ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir.

Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.

İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir.

Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ----------- aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;

borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi,

şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.Somut olayda davaya konu sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup davacının davalılara yönelik olarak madencilik faaliyetleri öncesinde arama, sondaj, hesaplama ve raporlama yapma hizmetini üstlendiği;

bunun karşılığında ise davalıların satın almış oldukları bu hizmet karşılığında sözleşme bedelini ödeme yükümlülüğü altında olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin davalılara sözleşme ile taahhüt altına girmiş olduğu edimleri ayıpsız bir şekilde ifa etmiş olmasına rağmen davalıların hizmetler karşılığında sözleşme ile belirlenmiş olan hizmet bedellerini ödemedikleri anlaşılmaktadır.

Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, son bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce son rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ; ile A- Davalıların-------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı icra dosyası üzerinden yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 83.095,76 Euro asıl alacak ve 1.092,71 Euro işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile ödeme günündeki ------------ dolar kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı üzerinden devamına (davalı ---------- asıl alacağın 71.036,08 Euro asıl alacak kısmından ve 934,13 euro işlemiş faiz- davalı ----------- 12.059,68 Euro asıl alacak ve 158,58 euro kısmından sorumlu)

B-Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine

2-Başlangıçta peşin alınan harç 8.210,53 TL ile icra peşin harcı 4.053,30 TL harcın alınması gereken 49.065,07 TL den mahsubu ile bakiye 36.801,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalı ------------ 31.280,00 TL'sinden diğer davalı 5.521,00 TL'lik kısmından sorumlu)

3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL başvuru harcı, 8.210,53 TL peşin harç, 345 TL tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi 9.750 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.364,00 TL yargılama giderini davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ----------- 15.609,00 TL'sinden diğer davalı 2.755 ,00 TL'lik kısmından sorumlu)

4-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına.,

5- Arabuluculuk aşamasında 1.320 TL arabulucuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 106.557,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,(davalı ---------- 90.573,00TL'sinden diğer davalı 15.984 TL'lik kısmından sorumlu)

7-Gider avansı tarifesinin 5. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının davacıya, delil avansının davalıya iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/09/2024

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/84, K. 2024/711, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/711
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 08/02/2021
  7. Karar Tarihi: 11/09/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/84
Karar No
2024/711
Tarih
11 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/85 K.2024/131
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/96 K.2024/151
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/96 K.2024/613
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/96 K.2024/684
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/103 K.2024/143
  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/115 K.2024/149

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.