KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/371
- Karar No
- 2024/938
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.516 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/371 Esas
KARAR NO: 2024/938
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/05/2023
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 26.05.2023 tarihli dava dilekçesinde.
Davalıların aleyhine ---------- sayılı dosyasından faturaya dayalı (elektrik tüketim faturası) alacağa dayanarak takip başlatıldığını, Borçlu şirketin ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, İtirazdan sonra arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını, karşı tarafın anlaşmaya Davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı şahsın davalı şirketin yetkilisi olduğunu, sözleşmede ticari kefaleti olduğunu,
davalı şirketin elektrik tüketimi yaptığı halde takibe konu faturaları ödemediğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmeye uymadığını, davacı şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu, yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığını, alacağın faturaya dayalı, somut ve belirli bir alacak olduğunu, davalının tükettiği elektrik bedelinin fatura edildiğini, davalının bunu İcra inkar tazminatının davalının haksız itirazına karşılık talep edildiğini, Bu sebeplerle, davalıların yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve ücretiz vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde.
Davacı tarafın ------------ sayılı dosyasıyla haksız ve hukuka aykırı olarak davalı taraf hakkında takip başlattığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, başlatılan haksız takibe süresi içinde söz konusu icra takibine konu alacağa, fer'ilerine, faiz ve faiz başlangıç tarihine yasal süresi içinde itiraz ettiklerini, haklı itirazlarının kabulü ile davaya konu takibin durdurulduğunu, davacı tarafça Sayın Mahkeme nezdinde görülmekte olan itirazın iptali davasının haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiğini, Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ortada mevcut ve geçerli bir borç olması gerektiğini,
kefalet sözleşmesinde şekil şartı olduğunu, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı şeklinde belirtilen yazılı şekilde yapılma koşuluna uygun olarak yapılan bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından 6098 $ TBK 582-583 maddeleri gereğince kefaletin geçersiz olması sebebiyle davalı----------- kefil olmadığını, Sayın Mahkeme nezdinde görülen davanın da tarafi olmadığını, Kefil sıfatına haiz olmayan davalının taraf olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sayın mahkeme nezdinde ikame edilen davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,
Davacı şirket tarafından Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi adı altında dava dilekçesinin ekinde sunulan belgenin imzasız bir belge olduğunu, dolayısıyla sözleşme niteliğinde olmadığını ve geçersiz olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinin ekinde sunulan sözleşmenin imzalı dava konusu olayın sözleşmesi olduğunu, işbu sözleşmenin taraflar arasında yıllığına yapıldığını, taraflar arasında imzalan gerçek sözleşmenin ekte sunulduğunu, Taraflar arasında imzalanan yıllık sözleşmede faturaların fahiş miktarlarda geldiğini, 1 yıllık sürenin son dönemine gelindiğinde,
davalı tarafından sözleşmenin tekrar yenilenmeyeceğine ilişkin olarak davacı tarafa ihtar çekildiğini, herhangi bir şekilde geç fesih söz konusu olmadığını, davacı şirketin davalı nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Tüm bu sebeplerle ve mahkemece resen nazarı itibara alınacak sebeplere binaen; haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine karar verilerek ------------ Esas sayılı takibin iptaline, kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davacının Cevaba Cevap dilekçesinde özetle: Davalı ------------, dava dilekçesi ekinde yer alan kefalet sözleşmesi bu sözleşmenin kanunun saymış olduğu şekil şartlarının tamamını taşıdığını, imzaladığını, Davalının;
cevap dilekçesinin ekinde sunduğu sözleşmenin geçerli olduğunu ve bu nüshada sözleşme süresinin |yıl olarak kararlaştırılmış olduğunu iddia ettiğini, bu iddianın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kitapçık şeklinde olduğunu, sayfaların birbirinden ayrılması mümkün olmadığı için sözleşmenin her sayfasına imza atılmasının gerekli olmadığını, Davalının imzaya itiraz etmediğini, her nüshasının kendi yetkilisince kaşelenip imzalandığını, hatta teslim tutanaklarına da "Sözleşmeyi okudum, inceledim.
Hükümlerde tamamen mutabıkım.
Sözleşme ve tüm eklerinin birer nüshası tarafımıza verilmiştir." denilerek kaşelenip imzalandığını, bu sebeple sözleşmenin taraflar arasındaki ortak irade beyanıyla kurulduğunu, davalının basiretli bir tacir olarak sözleşme hükümlerini bildiğini, dolayısıyla sözleşmenin geçerli olduğunu, davalının sözleşmenin geçersizliğine ilişkin iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, her halükarda sözleşmenin geçerli olduğunu, nüshalar arasında uyumsuzluk olması halinde satıcı nüshasının geçerli olacağının tarafların karşılıklı iradesi ile imza altına alındığını, Davalının,
davacı şirketin fahiş faturalandırma yapmış olduğuna yönelik iddialarının gerçek dişi olduğunu, tahakkuk ettirilen faturaların tamamının taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenmiş olan yönteme göre düzenlendiğini, davalıya fazla faturalandırma yapıldığına yönelik iddiaların tamamen asılsız olduğunu, İşbu hususun, dosya kapsamında yapılacak olan bilirkişi incelemesi marifetiyle de tespit edileceğini, Sözleşme'nin 7.1 maddesinde, taraflar arasında 2 numaralı yöntemin kararlaştırılmış olması halinde Alıcı'nın Satıcı'ya borcu bulunması halinde sonraki faturalarda,
taraflar arasında belirlenen kar oranının 2 ile çarpılarak uygulanacağının kayıt altına alındığını, davalı şirketin, faturalarını ödememiş olması sebebiyle bu hüküm gereği %22'lik bir kar oranı uygulanmasının mümkün olduğunu, buna karşın davalı tarafa yapılmış olan herhangi bir fazla faturalandırma bulunmadığını, aksine eksik faturalandırma yapıldığını, davacı şirketin ak talebindeki haklılığının yapılacak bilirkişi incelemesi ile de açıkça tespit edileceğini,
Davalının cevap dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddialarının tamamının gerçeklikten ve gerekçeden uzak olduğunun basit bir incelemeyle dahi anlaşılabilecek nitelikte olduğunu beyan ve talep etmiştir.Davalının 2. Cevap dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesinin tekrarı ile,
kefalet sözleşmesinin geçerli olması için mevcut ve geçerli bir borç olması gerektiğini, somut olayda mevcut ve geçerli bir borç bulunmadığını, TBK ilgili maddeleri gereğince geçerlilik koşullarını sağlayan bir kefalet sözleşmesi bulunmadığından kefaletin geçersiz. olması sebebiyle davalı ---------- mahkemeniz nezdinde görülen davanın tarafı olmadığını, kefil sıfatını haiz olmadığını, Davacı tarafça sunulan belgenin sözleşme mahiyetinde bulunmadığını, imzasız bir belge olduğunu,
taraflar arasında imzalanan gerçek/esas sözleşmenin | yıllığına yapıldığını ve davacı şirketçe sözleşmede kararlaştırılanın aksine fahiş miktarlarda faturalandırma yapıldığını, davalı tarafından yıllık sürenin son döneminde davacı şirkete ihtarname çekilerek sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini ve sürenin dolmasıyla sözleşmenin sona erdiğini, sözleşmenin devam ettiği süre zarfında davalılar tarafından tüm fatura bedellerinin ödendiği halde davacı tarafça alacak talebinde bulunulmasının açıkça hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, taleplerinin reddi gerektiğini,
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine karar verilerek ---------- E sayılı takibin iptaline, kötü niyetli olarak başlatılan takip nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde ;Dava, hukuki niteliği itibari ile; icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı şirketin davalı şirkete sağladığı elektrik hizmeti karşılığında düzenlediği faturalara dayalı başlatılan takipte takip tarihi itibari ile davacının davalılardan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı,
varsa miktarı ile itirazın iptali, alacağa uygulanacak faizini nevi, icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.Somut olayda davaya konu icra takibinin konusunu, davacı ----------Ş ile davalılardan ----------- Şti. arasındaki 04.02.2022 tarihli ve 36 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi’nden kaynaklanan faturalandırılmış alacakların oluşturduğu, icra takibinin kaynağı olan 2022/11., 2022/12.
2023/01., 2023/02.
Dönemlerine ait faturaların tahakkuk edildiği, fatura detaylarındaki bilgilerden sayacın eksik veya yanlış ölçüm yaptığına ilişkin herhangi bir bulgu bulunmadığı, günlük enerji kullanım miktarının döküm sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir işyeri için uygun bir değer olduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde detayları yukarıda açıklandığı şekilde vergiler ve cezalar dahil asıl alacak borç tutarının 1.210.856,96TL olduğu, davalı gerçek kişi ------------, kefalet sözleşmesine ilişkin TBK m. 582 vd. hükümlerinde yer alan koşulları taşıdığından.
Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi’nde davalı şirketin borçlarına ilişkin müteselsil kefil sıfatını haiz olduğu anlaşılmaktadır. Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince son ödeme tarihinde ödenmeyen her bir faturaya ayrıca gecikme faizi işletilebileceği düzenlenmiş olup davalı şirketin ödemelerini geciktirdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalılardan gecikme faizi talep edebileceği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/371, K. 2024/938, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama