KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/548
- Karar No
- 2024/640
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
Karar Metni
2.708 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/548 Esas
KARAR NO: 2024/640
DAVA
Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ: 04/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle.
Davacı, ... hissedarı ve müdürü olduğunu, ... iki hissedarı bulunmakta olup, davacı şirket paylarının %60'ına sahip olduğunu, Davalı ... ise şirket hisse paylarının %40'ına sahip hissedarı olduğunu, Davacı ve ..., müdür sıfatı ile şirketi temsil etmeye münferiden yetkili olduklarını, ...'nin genel kurulu uzun bir süredir toplanamadığını, 2020 yılında adres değişikliğine ilişkin genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, bu tarihten sonra şirket genel kurulunun toplanması mümkün olmadığını, Ancak TTK madde 617. uyarınca şirketin olağan genel kurulunun her hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde toplanması gerektiğini,
Genel kurulun, müdürler tarafından toplantıya çağrılması gerektiği hususu TTK'nın 617. Maddesinde düzenlendiğini, Davacı yasal gereklilikler ve şirket menfaatini gözeterek sözlü ve yazılı olarak defalarca şirketin diğer ortağı ve müdürü olan davalı ...
Genel Kurul'un toplanması maksadıyla defalarca sözlü ve yazılı talepte bulunduğunu ancak davacının talepleri sonuçsuz kaldığını, Davacı tarafından genel kurul toplantı tarih ve gündeminin belirlenebilmesi amacıyla davalı müdür ... ---------- Noterliği'nin 26 Mayıs 2023 tarihli ve ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek müdürler kurulu toplantısı yapılması talep edildiğini, Müdürler kurulu toplantısı için belirlenen 2 Haziran 2023 tarihinde davalı ...' şirket adresinde bulunmakla beraber, genel kurulun toplanmasına ilişkin karar almayı kabul etmediğini ve toplantı tutanağını imzalamayı reddettiğini,
Bunun üzerine davacı ---------- Noterliği'nin 9 Haziran 2023 tarihli ---------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kurul toplantı tarih ve gündeminin belirlenebilmesi amacıyla müdürler kurulu toplantısı yapılması yönünde talepte bulunduğunu, İlgili ihtarname, ayrıca e-posta aracılığı ile de davalıya ve davalının avukatına gönderildiğini, Ancak davalı ...' tarafından bu toplantıya katılım sağlanmadığını, Bunun üzere davacı, davalıyı e-posta aracılığı ile yeniden bir müdürler kurulu toplantısına davet ettiğini, Ancak bu toplantı sonucunda da ... kabul etmemesi nedeniyle genel kurulun toplanmasına ilişkin karar alınamadığını,
Davalı ... toplantı tutanağını imzalamayı reddettiğini, Davalı tarafından 23 Haziran 2023 tarihinde gönderilen e-postadan, davacının genel kurul yapılmasını engellemeye çalıştığı da anlaşılmadığını, Davacının genel kurul yapılmasına ilişkin çabaları davalı ... tarafından "müdürlük görevinden el çektirilmeye girişilen tutumlar" olarak nitelendirilmiş olup, müdürlük görevinin sona erdirilmesi ihtimalinden dolayı genel kurul yapılmasının engellediği görüldüğünü, Davalıya, sermaye şirketlerinde şirketler yasal olarak genel kurullarını yapmaları gerektiği ve bu genel kurullarda şirket müdürlerinin değişebileceği,
bunun ile ilgili oylama yapılıp çoğunluğun oyu ile kararlar verileceği, bu durumun müdürlük görevinin son verilmesi şeklinde de olabileceği, bu durumların Türk Ticaret Kanunun gereği olduğu, müdürlüğü kaybetme kaygısıyla genel kurulun yapılmasının bloke edilmesinin hukuken kabul edilemez bir tutum olduğu taraflarınca bildirildiğini, Davalıya yasal yükümlülükleri hatırlatılmasına rağmen genel kurulun toplanmasına ilişkin herhangi bir gelişme olmadığını, Davalı, davet edildiği müdürler kurulu toplantılardan birine geçerli bir neden belirtmeksizin katılmamış olup,
katıldığı toplantılarda ise genel kurul yapılmasını hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın reddettiğinden genel kurul toplantı zamanı ve gündeminin belirlenmesi ve genel kurulun toplanması için çağrı yapılması mümkün olmadığını, Davalının genel kurul toplantısı yapılmasını engellemeye yönelik davranışları nedeni ile işbu davanın açılması ve çağrı yetkisinin Sayın Mahkemeniz'den talep edilmesi gerekliliği doğduğunu, Davalı ... ---------, bir süredir devam eden hukuka aykırı davranışları şirketin menfaatleri için yasal olarak yapılması gereken genel kurul toplantısının bir an önce yapılmasının zaruretini daha da arttırdığını, Davacı,
şirket merkezine geldiğinde, şirket merkez adresinin kapısında bulunan şirket unvanının kapıda bulunmadığını gördüğünü, Şirketin bulunduğu bina yönetimi ile görüşüldüğünde şirketin unvanının kapıdan silinmesine yönelik davalı ... -------- tarafından talimat verildiği bilgisi alındığını, Ayrıca şirket ortağı ve müdürü olan davacı davacının giriş kartının da yine davalı müdür tarafından verilen talimat ile iptal edilmiş olduğu bilgisi bina yönetiminden alındığını, Davalı tarafından yapılan bu işlemler, şirketin menfaatlerine ve hukuka aykırı olduğunu,
Davacının giriş kartının iptal edilmesi ve şirket unvanının kapıdan silinmesi konularına ilişkin açıklama olarak, davalının avukatı tarafından şirketin kira sözleşmesinin Kiraya veren --------- Şirketi tarafından feshedildiği sözlü olarak 15.06.2023 tarihinde bildirildiğini, 15.06.2023 tarihinde davalı ... -----------, Kiraya veren----------Şirket'nin %.100 hisselerine sahip ortağı ve müdürü olduğunu, Eğer belirtildiği gibi kira sözleşmesinin feshi -------- Şirketi tarafından yapıldı ise bu hukuka aykırı, iyi niyet ve dürüstlük kaideleri ile bağdaşmayan, davalı müdürün ... karşı sorumluluğuna aykırı bir işlem olduğunu,
Nitekim şirket merkez adresinde bir değişiklik söz konusu ise, şirketin adresinin belirlenerek ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesi gerektiğini, Açıklanan sebeple genel kurul kararı alınarak şirket merkez adresinin belirlenmesi ve tescil işlemlerinin yapılabilmesi için karar alınması gerektiğini, Bu husus da davalıya gönderilen toplantıya davet yazılarında ayrıca belirtilmiş olup, buna rağmen davalı tarafından toplantıya katılım sağlanmadığını, Davalı ... tarafından, davacının bilgisi ve muvafakati olmaksızın şirket çalışanlarının tamamının iş akdine son verildiğini, Davalı tarafından,
şirketin insan kaynaklarına gönderilen e-postada şirketin tasfiye ve tahliye edileceği yönünde gerçeği yansıtmayan bir gerekçe gösterilerek tüm şirket çalışanlarının çıkışının verileceği belirtildiğini, Davalı ..., açıkça şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik davranışlarda bulunduğunu, Davalı ... kasten şirket aleyhine hareket ettiği, genel kurul yapılmasına ilişkin karara katılmamakla, yasal yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, Davacı ile davalı arasında uzun zamandır devam etmekte olan anlaşmazlıklar,
davalı ... -------- müdürler kurulu toplantısına katılmamak ve genel kurul toplantısı yapılmasına engel olmak yönündeki şirket menfaatlerine aykırı ve kötüniyetli tutumunu devam ettireceği yönünde kanaatin oluşmasına sebebiyet verdiğini, Davacı ile davalı ... arasındaki uyuşmazlık yalnızca tartışma olarak kalmayıp, yargı önüne taşındığını, Şirketleri müdürler kurulu toplantısı yapılamamakta ve genel kurulu toplanamadığını, TTK madde 410(2)'nin " Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması,
toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. " hükmü bulunduğunu, Bu hüküm kapsamında genel kurula çağrı yetkisinin şirket ortağı olan davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle.
Davacı tarafın dilekçesinde, gerçeklerle bağdaşmayan birçok noktaya değinerek, Sayın Mahkemeniz nezdinde kendisini mağdur bir konuma oturtmaya çalışmadığını, Ancak taraflar arasında süregelen uyuşmazlıklar son derece vahim boyutlara ulaşmış olup, davacı taraf şirket içindeki hâkim konumunu kullanarak davalıyı ezdiğini, Davalı uzun bir süre davacının hukuka ve ahlaka aykırı davranışlarına direndiğini, Ancak gelinen noktada davacı, davalıyı ve diğer davalı ---------zarara uğratmak için her türlü faaliyette bulunduğunu ve bulunmaya da devam ettiğini,
Davacının planlı bir şekilde yürüttüğü bu eylemlerinin son halkasını da işbu dava oluşturduğunu, Şöyle ki.
Davalı ... ile davacı ..., 2012 yılında ... kurduklarını, Davalı ve karşı taraf aynı zamanda---------- münferit temsile yetkili müdürler olduklarını, Davalı ..., ------- vatandaşı olan davalı ... -------- ---------- iş yapmak için fırsatları değerlendirmek istemesi üzerine kendisine ortaklık teklifinde bulunmuş ve birlikte --------- kurduklarını, Davalının ---------pazarına ve ----------- Hukukuna yabancı olması ve dahası ----------- dahi bilmemesi nedeniyle, şirketin kuruluşu ve uzun süre fiili yönetimi davalı tarafından gerçekleştirildiğini, Karşı taraf sadece işin teknik kısmında yer almış,
şirketin büyümesi ve pazarda tanınması için gereken çaba bizzat davalı tarafından gerçekleştirildiğini, Davalı, ---------- bankalarla görüşerek şirketin kredi ihtiyacı için kişisel kefaleti ile kendi malvarlığı unsurlarındaki değerleri ipotek ve rehin olarak verdiğini, Davalı, şirketin büyümesi ve gelişmesi için elini taşın altına koymuş ancak gelinen noktada müvekkilin bu iyi niyetli çabaları, davacının hukuka aykırı ve kötü niyetli eylemleri nedeniyle zarara uğratıldığını, Davacı taraf, davalıya beslediği husumet nedeniyle, davalı .... -------- paylarını ederinin çok altında almaya çalıştığını,
Bu nedenle ------------ içini boşaltarak aktifi olmayan, sadece borçlarının olduğu batık bir şirket haline getirmeye çalıştığını, Davalı, --------- ticari itibarı ve şirket borçları karşısında vermiş olduğu şahsi kefaletleri ve ipotekleri nedeniyle adeta bütün borçlarla tek başına karşı karşıya kaldığını, Davacı ise yurtdışında yerleşik bir ----------- vatandaşı olması nedeniyle, her an ---------- ayrılarak bütün bu borçlarla davalıyı baş başa bırakma imkânına sahip olduğunu, Davacı taraf, bir plan dâhilinde ---------- içini boşaltarak onu işlevsiz bir şirket haline getirdiğini,
Bu kapsamda davacı taraf çalışanlara talimat vererek işe gelmemelerini sağladığını ve fiilen şirketin çalışmaz duruma gelmesine neden olduğunu, Bunun yanı sıra davacı, --------- şirketini eşi ------------ üzerinden kurarak çalışanları ve ----------- ticari işleri bu şirkete aktarmaya başlamış olup, buna yönelik ofis tutarak ---------- çalışanlarının işlerini ----------- adına bu ofisten devam etmelerini sağladığını, Davacının dosyaya sunduğu ve çalışanların işten çıkarılacaklarına dair mail yazışması da esasında tam olarak bu hususla ilgili olup davacının hukuka aykırı ve kötü niyetli davranışlarını ortaya koymadığını,
Davacı taraf bizzat kendisi bu sunduğu delille hukuka aykırı davranışlarını ikrar ettiğini, Zira --------- müşterilerden gelen birçok talep ve iş olmasına rağmen, davacının talimatı doğrultusunda çalışanlar işe gelmediğini, Davalı her ne kadar bu süreçte çalışanların işlerini yapması için çaba gösterse de başarılı olamadığını ve nihai olarak ---------- fiili bir çalışma yapılmadığını,Hatta bu süreçte davacının şirket çalışanlarına verdiği talimat nedeniyle iş yerine gelmeyen ve çalışmayan bu kişiler dolayısıyla müşterilerin işleri de yapılamadığını ve ciddi bir kayıp yaşandığını,
Çalışanların da işe gelmemesi nedeniyle gayri faal bir şirket haline gelen ----------, hiçbir geliri olmayan sadece giderlerin olduğu bir şirkete dönüştüğünü, Davalının aynı zamanda ------------ müdür olmasından kaynaklı, kamu borçlarından sorumluluğu nedeniyle davalı, çalışanların haklarını vererek iş akitlerini sona erdirmek zorunda kaldığını, ----------, davacının çalışanları kışkırtması ve hukuka aykırı talimatlar vermesi nedeniyle para kazanamayan bir şirket haline geldiğini, Çalışanların işçilik alacaklarının yanı sıra ---------- borçları da bir süre sonra ödenemeyeceğinden ve davalının bu kapsamda sorumluluğu bulunduğundan,
çalışanlar çıkartılmak zorunda kalındığını, Yine davacı taraf Türk vatandaşı olmaması nedeniyle ---------- vergi borcunun olmasından hiç çekinmediğini, Zira bu borçların da davalı tarafından ödeneceğinden emindir çünkü davalı bir Türk vatandaşı olarak hayatını burada geçirdiğini, Davacı, sahip olduğu müdür sıfatıyla şirketi borçlandırarak gerek şirkete gerek müvekkile ciddi zararlar verdiğini, Davacı, ---------- eski çalışanlarına ------------ temsilen kambiyo senetleri düzenleyerek, ----------- bu kişilere borçlandırdığını, Ortada hiçbir hukuki ilişki olmamasına,
----------- aldığı bir mal veya hizmet bulunmamasına rağmen davacı tarafından düzenlenen bu kambiyo senetleri nedeniyle şirket eski çalışanları şirkete hacze geldiğini, ve davalı tarafından bu paralar ödenmek zorunda kalındığını, Görüldüğü üzere davacı bizzat şirket varlığını dışarı çıkarttığını, Bunun yanı sıra davacı, her iki davacıyı zarara uğratma kastıyla her yola başvurduğunu, Davacının bu aşmaya kadar şirket aleyhine yapmış olduğu eylemler neticesinde davalılarca hukuki yollara başvurulduğunu, Şöyle ki.
Davacının,----------- ait aracı, eşine rayiç değerinin altında bedel ile satmış olmasına ve söz konusu bedeli şirkete ödememesine istinaden davalı ... tarafından ----------E. sayılı dosyası kapsamında TTKnın 644/1-a maddesinin yollamasıyla TTKnın 553. Maddesine dayanan sorumluluk davası ikame edildiğini, Ayrıca davacının anılan eylemlerine istinaden---------- Srş.
No sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, Yine davacının, şirkete rakip --------- şirketini eşi ------------ üzerinden kurarak ve yine anılan şirket üzerinden ticari faaliyetler gerçekleştirerek, ------------- zararlandırmasına ilişkin TTKnın 553.
Maddesine dayanan sorumluluk davası ikame edilecek olup, arabuluculuğa başvurulduğunu, Anılan dosyalar kapsamında davacının, her iki davalıyı zararlandırma kastıyla her türlü yola başvurmaktan çekinmediği, şu aşamaya kadar davalıya ve davalı şirkete birçok maddi zarar verdiği ve vermeye devam ettiği açık olduğunu, Davacının bu davranışları ne derece hukuka aykırı bir faaliyet içinde bulunduğunu ortaya koyması itibariyle önemli olduğunu, Bu aşamada davacı taraf daha da ileri giderek,
hukuka aykırı bu eylemlerini, davalı ... ---------- müdürlük görevini sona erdirerek taçlandırmaya çalıştığını, Zira davalı %40 paya sahip bir ortak olarak artık davacının insafına kaldığını, Davacı hali hazırda gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemleri arttırarak devam ettirecek ve davalının müdürlük sıfatı da sona ereceğinden kendisini koruyacak hiçbir imkan kalmamış olacağını, İşte bu durum hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilecek olup Sayın Mahkemece buna izin verilmemesi gerektiğini,
Bilindiği üzere TMK m. 2de hakların kullanılması ve borçların ifasıyla ilgili genel bir sınırlandırma normu getirilmesiyle bir normun düzenleme amacına aykırı sonuçlar doğurmasının engellenerek hukuki güvenilirliğin korunması amaçlandığını, Buna göre, bütün haklar amaca uygun olarak kullanılmak zorunda olup, bir hakkın amacına aykırı olarak kullanılması dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, Bu ilkenin bir uygulaması niteliğinde olmak üzere, bir hukuki normun amacı dışında veya kanunun öngördüğü sistematiğe aykırı bir sonucu doğurur şekilde kullanılması hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, Anonim ortaklıklar hukukunun temelinde,
özellikle azlık konumundaki menfaat gruplarının korunması prensibi yer almadığını, Davacının salt davalı ... --------- müdürlük görevinden azletmek için bu imkanı kullanması bu itibarla kabul edilmemesi gerektiğini, Zira bu sürecin sonunda her iki davalı, kanunun nihai amacına aykırı olarak ciddi zarara uğrayacağını, Bu kapsamda son olarak yukarıda belirtildiği üzere davalı ... tarafından davacıya karşı sorumluluk davası ve sair davalar açılmış veya açılmak üzere olup bu davalar neticesinde taraflar arasındaki nihai haklılık/haksızlık durumu da ortaya çıkacağını,
Bu itibarla Sayın Mahkemenizce bu davaların bekletici mesele yapılması son derece önemli olduğunu, Zira özellikle taraflarınca açılan sorumluluk davası, davalının müdürlük görevinin ortadan kalkması durumunda neredeyse konusuz kalacağını, Ortağı olduğu şirketi hileli işlemlerle borçlandıran ve şirketin parasını kaçıran bir kişinin, tek yetkili müdür olması durumunda yapacakları Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğunu talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde. Dava, hukuki nitelikleri itibariyle 6102 sayılı TTK nun 412.
Maddesi uyarınca açılmış ve davalı şirketin 2020 tarihinden itibaren yapılması gereken olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması nedeniyle olağan genel kurul toplantılarına çağrılması ve bu amaçla kayyım tayini isteğine ilişkindir.TTK 617/3 maddesinin yollamasıyla limited şirketlere de uygulanması gereken TTK 411-412 412 maddeleri uyarınca sermayenin en az 1/10'unu halka açık şirketlerde 1/20'sini oluşturan pay sahipleri yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacaksa karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını
isteyebilirler. Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır, yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde genel kurul engeç 45 gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır, aksi halde çağrı istem sahiplerince yapılır.
Pay sahiplerinin çağrı ve gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme 7 iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi karar verebilir.
Mahkeme toplantıya gerek görürse gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar, kararda kayyımın görevleri ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkili gösterilir, zorunluluk olmadıkça dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilir ve verilen karar kesindir.Davada, yöntemine uygun olarak dilekçelerin teatisi tamamlanmış, TTK 412. maddenin son cümlesi uyarınca duruşma açılmasına gerek görülmediğinden dosya üzerinden karar verilmiştir.
Davacının davalı şirket paydaşı olduğu ve pay oranı itibariyle TTK 411.maddesinde öngörülen 1/10 oranından fazla paya sahip olduğu ve dava koşulunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça davalı şirkete ---------- Noterliğinin 09/06/2023 tarih ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirketin uzun süredir genel kurul toplantısının yapılmamış olduğundan TTK 617/3 maddesi yollamasıyla TTK 411 ve 412 maddeleri gereği genel kurulu toplantısın yapılmasını talep ettiği, ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiği görülmüştür.
TTK 409.maddesi uyarınca olağan genel kurul toplantılarının her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılması gerekir.
Bu toplantılarda organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara ilişkin müzakere yapılır ve karar alınır.Somut olayda davalı şirketin ilan edilen son genel kurul toplantısının şirket adres değişikliği konusunda ve 15.11.2020 tarihli olduğu, olağan genel kurul toplantılarının TTK m. 617/1 uyarınca “her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde” yapılmasının beklendiği,
taraflar arasındaki muhtelif davalar da göz önünde bulundurularak; iki pay sahibinin de şirket müdürü olduğu, buna karşın müdürler kurulu başkanı bulunmadığından başkanın üstün oyu kullanılarak şirket içi kilitlenmenin çözülmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla (aynı zamanda müdür olan) pay sahibinin mahkemeye başvurarak genel kurulun toplanmasını talebi açısından aranılan şartların gerçekleştiği, bu durumda davacının TTK.
411 ve 412.maddesine dayalı olarak genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin ve genel kurulu toplantıya çağırmak üzere kayyım tayin edilmesi talebinin yerinde olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/548, K. 2024/640, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama