KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/715
- Karar No
- 2024/686
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/715 Esas
KARAR NO: 2024/686
DAVA
Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 13/10/2023
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili 13/10/2023 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, özellikle cam sektörü üzerine çalışan, kapsamlı ve komplike makinelerin ithalatını ve distrbitörlüğünü yapan ve bu alanda çeşitli faaliyetler gösteren bir firma olduğunu, bu sebeple uhdesinde sıfır ikinci el ve tamir gerektiren bir takım makinlere bulundurmakta ve bunların ticaretini yaptığını, davalının da müvekkil ile bu ticari iş içerisinde bir ticaret yapmak istemiş ve neticede müvekkili ile 21/10/2022 tarihli satış için bırakma sözleşmesi imzaladığını,
bu sözleşmenin amacının -------- sözleşmede yazılı makinelerin bırakılması ve davalı tarafından bu makinelerin bakımlarının yapılıp satılması ve neticesinde elde edilecek kârın yarı yarıya bölüşülmesi şeklinde anlaşma yapıldığını, bu sözleşme gereği "---------","--------","--------- ","-----------",----------",----------", model 6 adet makine davalıya teslim edildiğini, davalının makineleri teslim aldıktan sonra müvekkil şirket ile tüm iletişimini kestiğini, tarafların ortak kararlaştırdığı depoya makineleri götürmediğini, teslim aldığı makineleri kötü niyetli olarak sakladığını,
müvekkil şirket yetkilisi tarafından bir takım araştırmalar yapıldığını ve davalının, makineleri nereye götürdüğünü ve üçüncü kişilere "makineler benim borcuma karşılık üçüncü kişilere vereceğim" şeklinde söylemlerini öğrendiğini, müvekkilin bu tarihten sonra --------- ulaşmaya çalıştığını ama çabalarının ve sözleşmenin uygulanması isteminin fayda etmeyeceğini anladığını, davalıya -------- Noterliğinin 01/12/2022 tarih --------- sayılı ihtarnameyi keşide ettiğini ve sözleşmeyi feshettiklerini bildirerek teslim edilen makinelerin geri iade edilmesini talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından,
--------- Cumhuriyet Başsavcılığı ----------- Soruşturma sayılı dosyası nezdinde güveni kötüye kullanma suçu dolayısıyıla davalı şikayet edildiğini, fakat savcılık tarafından KYOK kararı verildiğini, HMK'nın 403.
Maddesi gereği makinelerin talimat yoluyla tespitine ve yine HMK'nın 393. maddesi ışığında dava konusu makinelerin satışına engel olacak şekilde ihtiyati tedbir talebimizin teminatsız olarak kabulüne, bunun mümkün olmaması durumunda makul bir teminat karşılığında talebin kabulüne, davaya konu, "---------","----------","--------- ","---------",---------",----------" model makinlerin davalıdan alınarak müvekkil şirkete iadesine, bunun mümkün olmaması halinde,
dava tarihindeki makine bedellerinin bilirkişi maarifeti ile tespiti ile tespit edilecek miktarın tarafımızca daha sonradan ıslah ve talep arttırıma konu olmak üzere ticari faizi ile birlikte şimdilik kısmi alacak davası olarak 100,00-TL'sinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı şirket tarafından davalı ---------- aleyhine açılan dava terditli olarak açılan alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez, tüm bu hususlar değerlendirilerek davalının tacir olmadığı dosyaya gelen müzekkere cevaplarından anlaşılmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakta görevli olduğu kanaatiyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/715, K. 2024/686, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama