KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/799
- Karar No
- 2025/346
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/799 Esas
KARAR NO : 2025/346
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/11/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasındaki ilişkiye dayanan ve müvekkil tarafından verilen hizmetin karşılığında tanzim edilen faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E. Numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe borca ve tüm fer’ilerine süresi içinde davalı yan tarafından itiraz edeilerek takibin durduğu ve guzurdaki davanın açıldığını belirtmiştir.
Haklı davanın kabul edilerek davalının ----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------- E. Numaralı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve davalının haksız itirazı nedeniyle davalının mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kanulmasına, sayın mahkeme tarafından bu talebin kabul görmemesi halinde dava sonuçlanıncaya kadar davalı adına kayıtlı mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, takibin devamına ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 20/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, taraflar arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının davaya dayanak yaptığı faturaları müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin söz konusu icra takibinden dolayı faturalardan haberdar olduğunu, faturaya konu edilen malların da müvekkiline teslim edilmediğini, somut olayda ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddialarını yazılı belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, dosyaya celp edilen BA ve BS formlarında davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin tespit edilmediğini, İş bu haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
---------İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas sayılı dosya Uyap sureti,
------------Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 22/11/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/11/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------Ticaret Sicil Odası'nın 15/11/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/11/2023 tarihli müzekkere cevabı,
------------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/11/2024 tarihli müzekkere cevabı,
------------- Müdürlüğü'nün 13/02/2025 tarihli müzekkere cevabı,
----------- 18/02/2025 tarihli müzekkere cevabı,
----------- 19/02/2025 tarihli müzekkere cevabı,
----------- 19/02/2025 tarihli müzekkere cevabı,
-Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 19/07/2024 tarihli bilirkişi raporu,
Mali Müşavir bilirkişisi 19/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterinin Noter tasdiğinin yasal süresi içinde ve usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, faturalarla kayıtları uyumlu olan davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Dava konusu faturaların davacının defterinde kayıtlı olduğu, düzenlenen faturalar irsaliyeli fatura olduğundan dolayı teslim eden ve teslim alan bölümlerinin yazılı olduğu, Teslim eden bölümünde davacının adı soyadı yazılı ve imzasının bulunduğu, teslim alan bölümünde “ -----------” isminin yazılı olduğu ve bu ismin altında kime ait olduğu belirlenemeyen imza bulunduğu,
Söz konusu şahıs davalı şirket çalışanı olup olmadığı veya davalı ile bir ilişkisinin bulunup bulunmadığının dosya kapsamından belirlenemediği, Bu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Belirli bir haddi (KDV Hariç 5.000,00 TL) aşan mal ve hizmet alımları ile mal ve hizmet satışlarını Ba-Bs formları ile bildirme yükümlülüğü, bilanço esasına göre defter tutan mükellefleri kapsadığından davacının tabi olduğu defter gereği bu yükümlülüğü bulunmamaktadır." sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
-Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporu,
-Mali Müşavir bilirkişisi 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu ve davalı yana ait 2014 yılı ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
5.1 Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2014 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
5.2 Takibe konu bakiyenin davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 2 adet toplam 16.171,90 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı,
5.3 Takibe konu faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
5.4 Takibe konu faturalar ve dosya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; faturaların ve muhteviyatında ki ürünlerin davacı yan tarafından davalı yana teslim edilip-edilmediğinin tarafımızdan tespit edilemediği, Fatura ve muhteviyatındaki servis hizmetinin, davacı yan tarafından davalı yana verildiğinin İSPATA MUHTAÇ olduğu, 5.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Dosya kapsamından; davacının cari hesap alacağına dayalı olarak 16.171,90 TL asıl alacak ve 797,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam16.969,42 TL'nin tahsili için ----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.
Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.
Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.
Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.
Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup davalı tarafça faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, taraflar arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişkinin bulunmadığını beyan edilerek tüm ticari ilişki inkar edilmektedir.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe dayanak faturaların davacı ticari defterlerine kaydedildiği, davacı yanın ticari defterlerinde davalıya ait ödeme kaydının olmadığı , davalı yana ait incelenen ticari defterlerinde,
davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı tespit edilmiş olup ,düzenlenen faturaların irsaliyeli fatura olduğu teslim alan bölümünde ---------- isminin yazılı ----------- gelen kayıtlarda davalı şirketin bu isimde çalışanının olmadığı anlaşılmış olup faturaya konu mal ve hizmetin hususu davalı yana teslim edildiği ve davalının borçlu olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/799, K. 2025/346, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama