KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/16
- Karar No
- 2024/773
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/16 Esas
KARAR NO: 2024/773
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı Vekili 08.01.2024 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasında davalı borçlu şirkete karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacı ile davalı arasında ticari hizmet ilişkisinin mevcut olduğunu, ekte sunulan fatura ve cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, başlatılan icra takibinde davacının alacağının mal hizmetleri için düzenlenen faturalara dayandığını,
davalı tarafından davacı şirket hesabına 2020 - 2023 yılları arasında yapılan işler için düzenlenen faturaların karşılığı olarak bir kısım ödeme yapılmış olup, bakiye kalan 308.757,58TL borcu ödemekten ise imtina ettiğini, davalı borçlunun düzenlenen faturalara itiraz etmeyerek borcunu açıkça kabul ettiğini, söz konusu bakiye borcun ödenmesi için davalıya 26.09.2023 tarihli --------- Noterliğinin ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak davalının söz konusu ihtarnameye cevap vermediği gibi herhangi bir ödemede de bulunmadığını beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına,
alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle.
Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar cari hesap alacağına dayanmış ise de, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, icra takibinde ve itirazın iptali davasında cari hesap alacağının talep edilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere, takip talebine dayanak gösterilen alacağın sebebinden farklı bir nedenle itirazın iptali talep edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından,
cari hesap alacağına istinaden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan belge ve kayıtların davacının alacağını ispatlamadığını, bununla birlikte davacı tarafça delil olarak sunulan faturalarla da alacağın ispatlandığının da söylenemeyeceğini, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfetinin alacaklı yana ait olduğunu, davalı şirketin geçmiş dönemde davacıdan hizmet satın alımı gerçekleştirdiğini ve bu ticari ilişki sebebi ile olan borçlarının tamamını ödediğini, davalının davacıya başkaca herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla, haksız davanın reddine,
alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.15.07.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: Tarafların incelenen 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin kendi adlarına delil vasfına haiz olduğu, tarafların cari hesapları ve BS-BA formlarının birbirini doğruladığı, davalının, davacı tarafından adına düzenlenen davaya konu faturaları ticari defterlerine işlediği, söz konusu faturalara karşılık davacıya ödemelerde bulunduğu, dosya içerisinde davalının adına düzenlenen faturaları kabul etmeyerek itiraz ettiğine dönük bir belgenin mevcut olmadığı,
davacının takdiri Sayın Mahkemenizin olmak üzere 19.10.2023 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 308.757.58 TL asıl alacak 1.391,52 TL işlemiş faiz toplam 310.149.10 TL alacaklı olduğu, davacının icra inkar tazminatı ve takip sonrası faiz talebinin takdiri Mahkemenizin olmak üzere yerinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki davanın, faturalar ve cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, davacı tarafça davalı tarafa hizmet verilip verilmediği, faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı,
davalının itirazın iptali ile icra inkar tazminatına veya davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarında ihtilaf bulunmaktadır.Dava dosyasının içinde bir sureti bulunan --------- İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas incelendiğinde, --------- Şirketi --------- Şti. vekili tarafından 310.149,10 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı ve davalının itirazı üzerine eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce her iki tarafın da ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Tarafların incelenen 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin kendi adlarına delil vasfına haiz olduğu; tarafların cari hesapları ve BS-BA formlarının birbirini doğruladığı; davalının, davacı tarafından adına düzenlenen davaya konu faturaları ticari defterlerine işlediği, söz konusu faturalara karşılık davacıya ödemelerde bulunduğu; dosya içerisinde davalının adına düzenlenen faturaları kabul etmeyerek itiraz ettiğine dönük bir belgenin mevcut olmadığı;
davacının 19.10.2023 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 308.757.58 TL asıl alacak 1.391.52 TL işlemiş faiz toplam 310.149.10 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla bilirkişi raporunun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine varılmış olup açılan davanın kabulüne, davalının --------İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasında itirazının iptali ile takibin 308.757,58 TL asıl alacak ve 1.391,52 TL işlemiş faiz olmak üzere 310.149,10 TL üzerinden devamına,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına ayrıca hükmolunan alacak miktarı bilinir ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak miktarı 308.757,58 TL'nin % 20’si olan 61.751,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/16, K. 2024/773, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama