KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Esas no
- 2016/1205 Esas
- Karar no
- 2020/459
- Dava
- Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
- Dava tarihi
- 07/10/2016
Karar Metni
1.514 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili idareden hizmet alımı yoluyla temizlik işi ihalesi alan şirketler olduğunu, davalı şirketlerin işçisi olarak temizlik işinde çalışan dava dışı ...arafından müvekkili aleyhinde İzmir... İş Mahkemesi'nin...
Esas sayılı dava dosyasında kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsili istemiyle dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 24/09/2014 tarih ve ...Karar sayılı ilam ile 8.000,00 TL kıdem tazminatı ve 500,00 TL yıllık izin ücretinin ferilerle birlikte hüküm altına alındığını, söz konusu ilamın İzmir...
İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili tarafından toplam 14.957,18 TL ödeme yapılarak dosya borcunun asıl alacak ve ferileri ile ödendiğini, davalıların adı geçen işçinin kendi şirketlerinde çalıştığı dönemlerde doğan alacaklarından sorumlu olduğunu, bu nedenle davalılar ile müvekkili arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri hükümleri gereğince müvekkilinin ödediği 14.957,18 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı ... İnş. A. Ş. (... Taah. A. Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticaret hukukundan kaynaklanan bir sözleşme bulunmadığını, davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, 6552 sayılı Yasa uyarınca İş Kanunundan doğan tazminat alacağından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, yasa gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, alt işverenin kamu kurumundan ihale sırasında almadığı bir bedeli işçiye ödemek zorunda bırakıldığını, aksi kanaat halinde dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı dönem ve ücret esas alınarak sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, faiz, yargılama gideri ve icra giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...Hizmet Taah. A. Ş.... Ltd.
Şti.) vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticaret hukukundan kaynaklanan bir sözleşme bulunmadığını, davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, 6552 sayılı Yasa uyarınca İş Kanunundan doğan tazminat alacağından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, yasa gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, alt işverenin kamu kurumundan ihale sırasında almadığı bir bedeli işçiye ödemek zorunda bırakıldığını,
aksi kanaat halinde davacı idare ile yapılan sözleşmede kıdem tazminatına ve diğer alacaklara ilişkin hüküm bulunmadığından dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı dönem ve ücret esas alınarak yarı yarıya sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, faiz, yargılama gideri ve icra giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti. Ve Altunlar Ltd. Şti'ye dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği, adı geçen davalıların davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DAVA
Dava, davacı üst işverenin davalı şirketler ile ardarda ihale yapılması suretiyle akdedilmiş bulunan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davalı şirketlerce değişik tarihlerde çalıştırılan dava dışı işçinin iş aktinin sona ermesi üzerine dava açarak mahkeme ilamı gereğince icra takibine konu ettiği kıdem tazminatı ve yıllık izin ücret alacağı şeklindeki işçi alacaklarının ödeyen davacı üst işverenin ödediği bu bedelin, dava dışı işçinin davalılarda çalıştığı dönemlere denk gelen kısımları yönünden belirlenen bedelin rücuen bu davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
DELİLLER
-İzmir... İş Mahkemesi'nin 31/01/2018 tarih ve... Karar sayılı
ilamı ve kesinleşme şerhi,
-Davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri,
-İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası,
-Bilirkişi...'ın 28/05/2019 tarihli kök raporu ile 28/11/2019 tarihli ek
raporu.
İzmir ... İcra Dairesi'nin...sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının..., borçlusunun... Genel Müdürlüğü, takip dayanağının İzmir... İş Mahkemesi'nin 24/09/2014 tarih ve... Karar sayılı ilamı olduğu, takip borçlusu tarafından 18.303,29 TL'nin ödendiği görülmüştür.
İzmir... İş Mahkemesinin 24/09/2014 tarih ve... Karar sayılı ilamının temyiz incelemesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesine gönderildiği, dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın İzmir... İş Mahkemesi'nin ... Esasına kayıt edilerek yargılamaya devam edildiği, 31/01/2018 tarihinde ...ayılı ilam ile karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 19/04/2018 tarihli onama kararı ile dosyanın kesinleştiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dışı üçüncü kişi durumunda olan ve davalı firmalarda değişik dönemlerde çalışan işçinin açmış olduğu karara bağlanıp kesinleşen İzmir... İş Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında, yalnızca üst işveren davacı idarenin hasım gösterilip kararın bu şekilde kesinleştiği ve bu ilamın İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, takip sonucunda takibe konu bedellerin davacı idare tarafından ödendiği belirlenmiş olup anılan bu hususlarda taraflar arasında bir ihtilaf yaşanmamıştır. Aynı şekilde dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin, davalı şirketlerde 02/09/2005-30/01/2013 tarihleri arasında değişik sürelerde çalıştığı hususlarında da bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sunulan hizmet alım sözleşmesi değerlendirildiğinde, davacı idare ile davalılar arasındaki sözleşmelerin yapılan ihaleler sonucu düzenlenen hizmet alım sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve dava dışı üçüncü kişi olan işçinin bu sözleşmeler uyarınca alt işveren durumunda bulunan davalılar tarafından değişik sürelerde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.
Çekişme, dava dışı üçüncü kişi durumundaki işçiye mahkeme ilamı doğrultusunda ödeme yapan davacı idarenin yapmış olduğu bu ödeme miktarı üzerinden bu bedellerin davalılardan talep edip edemeyeceği, başka bir anlatımla ödenen bu bedellerde sorumluluğun hangi tarafta olduğu hususunda toplanmaktadır.
Taraflar arasında yapılan sözleşme ve şartnamelerde yüklenici olan alt işverenler tarafından çalıştırılacak olan işçilerin işten ayrılmaları halinde bunlara ödenecek olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri gibi işçilik alacaklarının üst işveren mi yoksa alt işveren mi tarafından ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.
Konuyu düzenleyen 4857 sayılı İş Kanununun 2/7. maddesinde bu konulardaki sorumluluk hususunda idarenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu hükmü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenleme dava dışı işçilerin ücret ve diğer hakları yönünden bu haklarının korunmasına yönelik bir düzenleme olup alt işveren ile üst işveren arasındaki rücuen taleplere yönelik bir düzenleme olmadığı açıktır.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde davalı taraflar hizmet veren sıfatında olup sözleşme gereğince davacıya temizlik hizmetini ifa etmekle yükümlüdürler. Aynı zamanda dava dışı işçi gibi diğer işçilerin hizmet veren sıfatındaki davalı şirketler tarafından çalıştırılarak bu hizmetin verildiği açıktır. Dava konusu bedeller yönünden sözleşmede ayrıntılı bir düzenleme bulunmamaktadır.
Aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, davalı şirketler tarafından çalıştırılan dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin tüm işçilik ücretinden doğan alacaklardan davalıların sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Zira yapılan ihale ve sözleşme uyarınca davacı tarafça davalı şirketlere ödenmesi gereken ihale bedeli belirlenmiş olup, davalılar tarafından çalıştırılan işçiler yönünden ayrıca hizmet alan ve hizmet sözleşmesi bedelini ödeyen davacı idarenin aksine bir sözleşme olmadığına göre sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Bu bakımdan davacı tarafça ödenmek durumunda kalınan ve ihtilaf konusu bulunmayan rücu bedelleri üzerinden herhangi bir indirim yapılmadan dava ve ıslah dilekçesini gözeterek davalı şirketlerin sorumlu olduğu dönemler üzerinden hesaplama yapan dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporunda belirlenen bedeller üzerinden davanın kabulü gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1205, K. 2020/459, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama