KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Esas no
- 2018/72 Esas
- Karar no
- 2018/602
- Dava
- Alacak ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/02/2015
Karar Metni
2.449 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya ele alındı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, mahkememize verdiği 19/02/2015 tarihli dilekçesinde: Müvekkili ile davalı arasında imzalanan 18/07/2010 tarihli elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme uyarınca davalılardan ... Enerji Üretim A.Ş' nin müvekkilinin bağlı olduğu diğer davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş' nin şebekesi vasıtası ile müvekkiline elektrik enerjisi tedarik etmeyi üstlendiğini, müvekkilinin müşteri numarasının ... olduğunu, müvekkili ile ...
Enerji arasında imzalanan sözleşmenin 15. maddesinde İzmir mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı ...
Enerji tarafından müvekkili adına müvekkilinin fabrikasında kulandığı eletrik tüketim miktarına göre fatura düzenlendiğini, faturaların müvekkili tarafından her ay düzenli ödendiğini, faturalarda kayıp kaçak bedeli adı altında bir miktarın belirtildiğini, bunlarında müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkiline sunulan elektrik enerjisi dağıtım hizmeti dışında davalı tarafça her hangi bir ayrı hizmet sunulmadığı takdirde müvekkilinden kayıp kaçak bedeli adı altında para tahsil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kaçak enerji kullanmadığını, elektrik faturalarını her ay düzenli ödediğini,
yapılan tahsilatın yasal dayanağının bulunmadığını, dağıtım sırasında meydana gelen elektrik kaybının veya kaçağın sorumlusunun müvekkili olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 21/05/2014 tarih ve 2013/7-2454 E. ve 2014/679 K. sayılı ilamında 4628 Sayılı Enerji Piyasası Kanunu uyarınca EPDK' nın kayıp kaçak bedeli adı altında fiyat belirleme yetkisi olmadığı, hırsızlanmak suretiyle meydana gelen kaçak elektrik bedelinin düzenli ödeme yapan dürüst abonelerden tahsil edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu,
faturalarda hangi kalem için ne kadar bedel belirlendiğinin açıkça belirtilmemesinin şeffaflık ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmadığı belirtilerek taahkuk ettirilen kayıp kaçak bedelinin tüketiciye iade edilmesine karar verilmesi gerektiğine hükmedildiğini, bu kararın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 17/12/2014 tarih 2014/7-1884 E. 2014/1045 K. numaralı kararı ile kesinleştiğini belirtmiş, davalıların müvekkilinin faturalarına kayıp kaçak bedeli adı altında yansıttıkları ve müvekkilinden tahsil ettikleri miktarların haksız ve hukuka aykırı olduğunun hükmen tespitine,
fazlaya ilişkin olarak ve ayrıca dava değerini yargılama aşamasında yaptırılacak bilirkişi incelemesinde tespit edilecek miktara göre arttırmak hakları saklı kalmak kaydıyla 2010 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına davalı ...
Enerji tarafından müvekkili adına düzenlenen faturalar ile müvekkilinden kayıp kaçak bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen toplam tutardan şimdilik 20.000,00-TL' nin müvekkilinden tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Elektrik A.Ş vekili, mahkememize verdiği 30/03/2015 tarihli cevap dilekçesinde: Davanın düzenleyici işlemi yapan kurum olan EPDK ve uygulama talimatı veren kurum... Genel Müdürlüğü ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerin muhatabı ve tarafı ola...
Elektrik Perakende Satış A.Ş' ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın ayrıca Danıştay' da açılması gerektiğini, davanın zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, gerek kanun gerekse kanun kapsamında çıkartılan yönetmelik ve kurul kararları düzenlemelerinden açıkça anlaşılacağı üzere görevli tedarik şirketinin tüketicilerine tahakkuk ettirilen bedellerin müvekkili şirket tarafından değil EPDK tarafından düzenlenen tarife dikkate alınmak suretiyle tespit edildiğini, bu tarife dışında bir tarife uygulanmasının söz konusu olmadığını, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli,
perakende satış bedeli olarak faturada gösterilen kalemlerin de aynı şekilde EPDK tarafından onaylanan tarife uygulama usul ve esasları hükümlerinde gösterilen şekilde faturalara yansıtıldığını, tüm şirketlerin EPDK tarafından çıkartılan ve uymak zorunda olduğu tarifenin sadece uygulayıcı olduğunu, tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, alınan bu bedelin hakkaniyete ve hukukun genel ilkelerine aykırılığından bahsedilemeyeceğini, davacı tarafça ödemenin ihtirazı kayıt olmaksızın yapıldığını, bu sebeple yapılan ödemenin istirdatının mümkün olmadığını,
talep edilen alacağın belirsiz alacak davasına konu olamayacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep edilen alacağın ticari alacak vasfında olmadığını bu sebeple ticari faiz talep edilemeyeceğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Enerji vekili, mahkememize verdiği 03/04/2015 tarihli cevap dilekçesinde: Müvekkilinin mevzuat hükümleri uyarınca kayıp kaçak ve sair bedelleri tüketicilerin tabi bulunduğu dağıtım bölgelerindeki dağıtım şirketlerine aktaran bir aracı durumunda olduğunu, bu sebeple müvekkilinin bu bedellerin geri ödenmesinden sorumlu tutulamayacağını, davanın...Elektrik Dağıtım A.Ş' ye yöneltilmesi gerektiğini ve davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında akdedilen enerji satışına ilişkin sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davacıya elektrik enerjisi tedariki ve satışı yapıldığını,
kayıp kaçak bedellerinin EPDK' nın kendisine verdiği yetki çerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygun şekilde belirlediği bir bedel olduğunu, düzenleyici bir işlemin idare mahkemeleri tarafından iptal edilmedikçe veya yetkili merci tarafından geri alınmadıkça geçerli olduğunu, söz konusu bedellere ilişkin kurul kararlarının yürürlükte olduğunu,
müvekkilinin faturalarda kayıp kaçak ve sair bedeli alacak kalemi olarak belirtmesinde ve tahsil etmesinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını müvekilinin EPDK tarafından mevzuat çerçevesinde yapılan düzenlemeye uygun olarak 01/01/2011 tarihinden itibaren kayıp kaçak bedelini faturalara ilave ettiğini ve tüketicilerden tahsil ettiği tüm kayıp kaçak ve sair bedelleri gelir olarak mal varlığına katmaksızın Enerji Piyasası Tarifler Yönetmeliği ve Tarifelere İlişkin Tebliğler uyarınca ilgili dağıtım şirketi olan ...
Elektrik Dağıtım A.
Ş' ye aktardığını ayrıca basiretli bir tacir olan davacının sözleşmeyi imzaladığı sırada dava konusu ettiği tüm alacak kalemlerini müvekkili şirkete ödemeyi kabul ettiğini, dolayısıyla davacının sözleşmenin imzası anında ödemeyi kabul ettiği ve sözleşme süresi boyunca her hangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ödediği bedellerden sorumlu olmadığını iddia etmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini ayrıca elektrik enerjisi dağıtım ve tedarik işinin ticari niteliğe sahip olup bu hizmetler karşılığında tüketicilerden bir bedel alınmasının son derece doğal olduğunu,
enerji dağıtım sektöründe enerji üretiminin maliyet bedeli yanında dağıtımı ile ilgili bir takım masrafların olması dolayısıyla bu işi yapan şirketlerin tüm bu masraflar ile birlikte meşru bir kar ile bunu tüketiciye yansıtmasının kabul edilmesinin gerektiğini, bu bakımdan kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletişim bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanma bedelinin tüketiciye yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair mahkememizce kurulan hüküm Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığı' nın ...K. sayılı ilamıyla " Davacı, davalı dağıtım şirketlerinin, düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere; şimdilik 20.000,00-TL kayıp kaçak bedelinin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 20/11/2015 tarihli dilekçesi ile de talebini 54.684,92-TL' ye yükseltmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 54.684,92-TL' nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.1-) Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “...
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği,
özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişede etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile.
"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış,
bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen.
Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,Geçici madde 20;
"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin,
yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. Geçici 19. ile 20. maddelerinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. " gerekçesiyle bozularak gelmiş Usul ve Yasa' ya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamı öncesinde kayıp kaçak bedeli kesintisinin haklı olup olmadığı ve bunun miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde elektrik mühendisi bilirkişi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan bilirkişi raporunda: Davacı şirketin... nolu aboneliğine ait elektrik faturalarından davalılardan ...
Elektrik A.Ş tarafından 2010/08 dönemi ile 2010/12 dönemi arasında kayıp kaçak bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin toplam tutarının KDV hariç 54.684,92-TL olduğu, davacı şirketten tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin iadesinin gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 2013/7-2154 E. ve 21/05/2014 tarih ve 2014/679 K. sayılı kararının bu yönde olduğu , davalı ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin...
Elektrik Dağıtım A.Ş' ye aktarıldığı ancak kayıp kaçak bedellerinin davalıda kalmayıp başka kurumlara aktarılmış olmasının davacı şirket açısından etkisiz olduğu, zira davacı ile bu tutarların aktarıldığı tüzel kişiler arasında hukuki ilişkinin bulunmadığı haksız alınan paranın 3. kişiden iadesi noktasında hukuki ilişki yokluğu nedeniyle davacının muhatabının zorunlu olarak davalı olduğu, kayıp kaçak bedelinin iadesi için daha önce davacı tarafından davalı şirkete ihtar çekilerek temerrüde düşürülmediği için davacının dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği görüş ve kanaatinde olunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunun alınmasından sonra davacı tarafça talep attırım dilekçesi sunulmuş, dilekçede talebin 54.684,92-TL' ye yükseltildiği belirlenmiştir.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yasa değişikliği gözetilerek alınan bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişiden ek rapor istenilmiş alınan ek bilirkişi raporunda: Dava konusu edilen 2010/08-12 dönemlerinde davalılardan ...
Elektrik Üretim A.Ş. tarafından davacı şirketin faturasına yansıtılan kayıp- kaçak bedeli birim fiyatı ve tutarının EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK' nin düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığı, EPDK tarifelerine göre yapılması gereken tahsilat miktarı ile fiili tahsilat miktarı arasındaki çok küçük farkın da EPDK tarafından kamuoyuna ilan edilen tarifelerin tüm küsuratlarının tarifede gösterilmemesinden kaynaklandığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak bedelinin tahsilinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle yapılan tahsilatın iadesine yönelik olarak davalılar hakkında mahkememize dava açıldığı, davacı ile davalılardan ... Enerji Üretim A.Ş arasında 16/07/2010 tarihinde davacı şirketin ...Caddesi No...
Bornova/İzmir adresinde kurulu doğal konpoze taş - çim ston işletmesi için enerji tedarikine yönelik olarak " Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Sözleşme " imzalandığı, sözleşme doğrultusunda ...
Enerji Üretim A.Ş tarafından davacı şirkete elektrik enerjisi tedarik edildiği ve bu konuda faturalar düzenlendiği, fatura bedelllerinin de davacı tarafça ödendiği, davacı tarafından ödenen faturalar içerisinde kayıp kaçak bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı tahsilatların yapıldığı iddiası ile 2010 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ilişkin tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin iadesi için belirsiz alacak davası açıldığı,
17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun " un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği,
düzenleme doğrultusunda EPDK tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece EPDK' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu,
davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı Kanun' un geçici 20. Maddesinde " Kurul kararlarına uygun şekilde tahahkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı,
bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun' un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal
denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı ancak 6719 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin dava açılış tarihinden sonra olduğu, getirilen düzenleme ile davanın konusunun kalmadığı, 6719 sayılı Kanun öncesinde davacı şirketin davasında haklı olduğu, davanın bu Kanunun çıkması ile konusuz hale geldiği,
bu sebeple davacı lehine vekalet ücretinin hüküm altına alınmasının ve davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Katip... · E imza Hakim... · eimza
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/72, K. 2018/602, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama