KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar No
- 2024/247
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- Esas no
- 2023/631
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 08/08/2023
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil Şirket ve davalı taraf 23.09.2022 tarihinde toplam değeri 1.273.840,00 TL olan ürünlerin teslimi için sözleşme imzaladıklarını, müvekkil şirket tarafından, 02/09/2022 tarihinde 100.000,00 (yüz bin) TL, 31/08/2022 tarihinde 200.000,00 (iki yüz bin) TL, ve 23/09/2022 tarihinde 336.920,00 (üç yüz otuz altı bin dokuz yüz yirmi) TL olmak üzere toplamda 636.920,00 (altı yüz otuz altı bin dokuz yüz yirmi) TL, davalı şirkete ait ... ...
IBAN no'lu hesaba yatırılmıştır.
Kalan 636.920,00 (altı yüz otuz altı bin dokuz yüz yirmi) TL'nin 210.000,00 (iki yüz on bin) TL'si ise 22/11/2022 vade tarihli ve... seri numaralı çek aracılığıyla, 210.000,00 (iki yüz on bin) TL'sini 22/12/2022 tarihli ve ... seri numaralı çek aracılığıyla, kalan 216.920,00-TL'sini ise 21/01/2023 vade tarihli ve ... seri numaralı çek aracılığıyla müvekkil şirketçe davalı tarafa ödendiğini, müvekkili şirketle davalı taraf arasında imzalanan sözleşmeye göre tamamının teslim edilmesi gerekirken güncel değeri 852.147,00-TL olan ürünlerin teslimi gerçekleşmediğini,
müvekkil şirketin üzerine düşen edimi ifa ederek eksiksiz ödeme yapmasına rağmen davalı taraf, asli edim borcu olan ürünlerin tamamını teslim etmesi gerekirken eksik teslim ederek asli edim borcunu ifa etmediğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf dava dosyasına cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafın vekiline, davalı tarafın kendisine ait olan elektronik tebligat adreslerine, ticari defterlerin bulunduğun yerin iki haftalık kesin süre içerisinde bildirilmesi aksi takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılmasına karar verileceği ihtarını içeren tebligat gönderildiği, tebliğ zarfının ekinde ise ticari defterlerin bulunduğu yerin adresini bildirmeleri için taraflar hakkında duruşmada kurulan ara kararın içerisinde yer aldığı duruşma zaptının bulunduğu görülmüştür.
Davalı tarafça ihtar içeren tebliğe cevap verilmediği görülmüştür. Davacı vekilince ise 15/03/2024 tarihinde sunulan dilekçe ile ticari defter ve kayıtların bulunduğu yerin adresinin bildirildiği görülmüştür. Ticari defterlerin yerinin bildirilmesi için taraflara verilen sürenin son günü 06/02/2024 tarihidir. Tarafların süreye uymadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilince duruşma günü adresin bildirildiği görülmekle bu durumun yargılamanın gecikmesine sebebiyet vereceği da çok açıktır. Zira defterlerin yeri geçte olsa bildirildiğinden bahisle bilirkişi incelemesi yaptırılacak olsa bile delil avansı yatırma süresi, defter inceleme süresi, bilirkişi raporunun tebliği ve tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan süreleri bir arada değerlendirildiğinde yargılamanın gecikmesine sebebiyet verileceği açıkça görülmektedir.
Taraf defterlerinin yargı çevremiz dışında olduğu da anlaşıldığından talimat yazılması talimat gereğinin ifası gibi hususlarda süreyi artıran kıstaslardır. Kaldı ki davacı vekilinin süresinden sonra verdiği dilekçesi kabul edilse bile hüküm aşamasında davalı tarafın defter yerini bildirmesi halinde bu durumda davalı defterlerinin de incelenmesi gerekecektir.
Çünkü davacı tarafın süresinden sonra yaptığı bildirim kabul edilirse davalı tarafın hüküm aşamasında defter adresi bildirmesinin reddine karar vermenin bir dayanağı kalmamaktadır.
Aksine davalı defterlerinin bu durumda incelenmesi isteminin reddine karar verilmesi hali, açıkça aynı koşullar altında aynı düzeydeki taraflara farklı muamele yapılması durumunu gündeme getirir ki bu durum hem 6100 sayılı yasanın yargılamaya hakim olan ilkelerine hem de adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil eder.
Kesin süre içerisinde yapılması istenen işlemin yapılmaması halinde yapılmayan işlem sebebiyle lehine kazanım gerçekleşen tarafın usuli kazanılmış hakkı bulunduğu bir gerçektir. Hal böyle olunca davalı ve davacının her ikisinin de defter ibrazından kaçınmış sayılmalarına, davacının davasını ispata yarar başkaca bir delil de sunmamış olmasına göre davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/631, K. 2024/247, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama