KÜNYE
T.C. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/411 Esas
- Karar no
- 2024/1069
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 15/05/2024
Karar Metni
1.586 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, davalı Şirketlerde çalışan ...e 229.715,47 TL net kıdem tazminatı ve 1756,88 TL D.V. ödemesi yapıldığını, dava dışı ... A.Ş.'de çalıştığı döneme ilişkin 96113,21 TL+735,08 TL olmak üzere 96.848,29 TL'nin tahsil edildiğinden bakiyesi 134.624,05 TL'nin davalı ile imzalanan Hizmet Alım Sözleşmeleri hükümleri gereğince davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalılardan ... ...A.Ş. Ve Sistem ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı personelin asıl işvereninin davacı olduğunu, 6552 sayılı Torba Kanunun 8.maddesi gereği kıdem tazminatı ödemelerinin asıl işveren davacı tarafından yapılması gerektiğini, işçilerin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları açısından müvekkili şirkete müracaat hakkının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen Sözleşmede işçilik alacaklarının rücu edilebileceğine ilişkin hüküm olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
DAVA
Dava, tacirler arası hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye ödeme yapan davacının yapılan ödemeyi hizmet sunan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
DELİLLER
-İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, -İBB İşçi Personel Şube Müdürlüğünün 26/09/2024 tarihli yazısı ve eki, -SGK'nun Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 26/09/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...ın 30/09/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dışı üçüncü kişi konumundaki işçinin, davalı şirketlerde 06/12/2010-31/03/2018 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığı, daha sonra davacı nezdinde çalışmaya devam ederken 19/03/2023 tarihinde emekli olmak suretiyle iş akdinin sona erdiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Aynı şekilde dava dışı üçüncü kişi durumunda olan ve davalı firmalarda değişik dönemlerde çalışan işçinin kıdem tazminatının davacı idare tarafından ödendiği hususunda da taraflar arasında bir ihtilaf yaşanmamıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sunulan hizmet alım sözleşmesi değerlendirildiğinde, davacı idare ile davalılar arasındaki sözleşmelerin yapılan ihaleler sonucu düzenlenen hizmet alım sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve dava dışı üçüncü kişi olan işçinin bu sözleşmeler uyarınca alt işveren durumunda bulunan davalılar tarafından değişik sürelerde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ...Ş ve Sistem Hizmet A.Ş'nin husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalılar ... İnşaat A.Ş ve Sistem Hizmet A.Ş tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, dava konusu uyuşmazlıkta davacının dava dışı işçiye 20/10/2023 tarihinde ödeme yaptığı, yaptığı bu ödemenin alt işveren konumunda bulunan davalılardan rücuen tahsilini talep ettiği, söz konusu alacağın 818 sayılı BK'nın yürürlükte olduğu dönem yönünden on yıl, 6098 sayılı TBK'nın yürürlükte olduğu dönem yönünden ise 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, ödeme tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olduğu ve zamanaşımının işlemeye başladığı, dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği, davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Çekişme, dava dışı üçüncü kişi durumundaki işçiye emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı ödemesi yapan davacı idarenin yapmış olduğu bu ödemeyi alt işveren olan davalılardan talep edip edemeyeceği, başka bir anlatımla ödenen bu bedellerde sorumluluğun hangi tarafta olduğu hususunda toplanmaktadır. Konuyu düzenleyen 4857 sayılı İş Kanununun 2/7. maddesinde bu konulardaki sorumluluk hususunda idarenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu hükmü düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenleme dava dışı işçilerin ücret ve diğer hakları yönünden bu haklarının korunmasına yönelik bir düzenleme olup alt işveren ile üst işveren arasındaki rücuen taleplere yönelik bir düzenleme olmadığı açıktır. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde davalı taraflar hizmet veren sıfatında olup sözleşme gereğince davacıya hizmet ifa etmekle yükümlüdürler.
Aynı zamanda dava dışı işçi gibi diğer işçilerin hizmet veren sıfatındaki davalı şirketler tarafından çalıştırılarak bu hizmetin verildiği açıktır.
İşçilik alacakları davacı işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin dava dışı işçiyi çalıştıran davalı yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yükleniciler davacı işverene karşı sorumludurlar.
Mahkememizce alınan 30/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda bir kısım davalıların iş ortaklığı olarak alt işveren sıfatı ile dava konusu işi üstlendikleri dönemler yönünden davacı tarafından yapılan ödemeler sebebi ile dava dışı işçinin alacaklarından müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları şeklinde değerlendirme ve hesaplama yapılmış ise de(...th. İhr. Tem. Gıda San. Tic. Ltd. Şti,.... Tar. İnş. Nak. Gıda San.Tic.Ltd.Şti,...İnş. Özel Sağ. Tem. Yem. Hiz. San. Tic. Ltd.
Şti. ve ... Hal. ... Deri Gıda Tem. İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen 41.717,58 TL'den müştereken sorumlu olduğu görüşü gibi) dava konusu uyuşmazlığın rücuen tazminat isteğine ilişkin olduğu, davanın niteliği gereği her bir davalının sorumlu olduğu tutarın ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, buna göre 18.09.2014-18.03.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı ... İth. İhr. Tem. Gıda San. Tic. Ltd. Şti, ... Tem. Tar. İnş. Nak.
Gıda San.Tic.Ltd.Şti,... İnş. Özel Sağ. Tem. Yem. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. ve Tas. Hal....Kar. Deri Gıda Tem. İnş. San. Tic. Ltd.
Şti'nin iş ortaklığı kurmak suretiyle dava konusu işi üstlendiği dönemler yönünden her bir ortağın dava dışı işçinin ilgili döneme ait alacaklarından eşit şekilde(41.717,58/4) sorumlu olduğu, bunlar haricinde diğer davalıların sorumluluk bedellerinin bilirkişi tarafından tespit edildiği şekilde olduğu, bu bakımdan davacı tarafça ödenmek durumunda kalınan ve ihtilaf konusu bulunmayan rücu bedelleri üzerinden herhangi bir indirim yapılmadan davalı alt işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile orantılı olarak sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalıların ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve tarafların tacir olduğu,
dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması gereken faiz oranının avans faizi olduğu, müteselsil borçlu olan ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davalı alt yükleniciler yönünden teselsül hükümlerinin uygulanamayacağı ve her bir davalı yönünden sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı hüküm altına alınması gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Bkz.Yargıtay 23. H.D'nin 02/07/2020 tarih ve 2019/1305 esas, 2020/2451 karar sayılı ilamı)
E-İMZA E-İMZA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/411, K. 2024/1069, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama