KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/1044 Esas
- Karar no
- 2024/933
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 21/11/2023
Karar Metni
2.349 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesine özetle: Davalı şirketin maliki olduğu ... davacı müvekkilinin sigorta şirketine 11.11.2020-11.11.2021 tarihleri arasında... nolu trafik poliçesi ile sigortalandığını, 05.10.2021 tarihinde, kaza yerini terk eden dava dışı ... sevk ve idaresindeki sigortalı araç ile ... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, işbu kazada yolcu konumunda bulunan dava dışı...n yaralanması nedeniyle, müvekkil şirketçe.
İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında, 09.05.2023 tarihinde sulhen 197.895,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, Sigortalı araç sürücüsü davalı...'in kaza yerini terk ettiği kaza tespit tutanağı ve karakol ifade tutanakları ile sabit olup, davalı sigortalı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4- f bendini ihlal ederek;
akde muhalefet ettiğinden, müvekkil sigorta şirketi tarafından Trafik Sigorta Poliçesine istinaden ödenen 197.895,00-TL tazminat bedelinin akde muhalefet eden davalı sigortalımızdan tahsili gerektiğini, Alacağımız TTK’nın sigorta hukukuna ilişkin hükümlerine dayalı kanundan doğan bir ticari alacak niteliğinde bulunduğundan alacağın muaccel olduğu ödeme günlerinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, Alacağımızın tahsilini teminen Mahkemenize müracaatla, ...plakalı aracın trafik kaydı üzerine kesin hükme kadar devam etmek üzere tedbir konulmasına,
davalı borçlunun tire icra müdürlüğünün ...e sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; kaza mahallinin terk edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkili firmaya ait aracın sürücüsü... ...'in, kazanın olduğunu dahi anlayamadan yoluna devam ettiğini, Sürücü...’in olay yerini terk kastının mevcut olmadığını, davaya dayanak olan ödeme emri içeriğinde alacak sebebi olarak “... ...’in olay yerini terk etmesi nedeniyle ZMMS genel şartları madde B.4/F uyarınca sigorta akdine muhalefet edilmesi” gösterildiğini, olayda olay yeri terk” söz konusu olmadığını, trafik kazasına ilişkin olarak Tire...
Asliye Ceza Mahkemesi...K. sayılı dosyada yargılama yapıldığını, yargılama sırasında yapılan inceleme ve değerlendirmelerle de sabit olduğu üzere... ... olay yerini terk etmiş değildir.... ... olay günü önünde bulunan kamyonu sollama için manevra yapmıştır. ...plaka sayılı ve ... sevk ve idaresinde olan aracın güvenli bir uzaklıkta olması nedeniyle sollamaya çıkmıştır. ...,... ...’in sollama yaptığını görmesine rağmen... ...’in sevk ve idaresindeki araçtan kaçınmak bir yana aracını tam da... ...’in aracının üzerine doğru yönlendirdiğini,... ...'in,
kazadan kaçınmak için sollamayı hemen tamamlamak istediğini ve kazanın sollamanın bittiği yani... ...’in tekrar kendi şeridine girdiği anda meydana geldiğini, sollama bittiği anda iki araç birbirine aynaları ile çok hafif temas ettikerini, aynaları birbirine hafif temas eden her iki aracın da kendi şeritlerinde yollarına devam ettiklerini, ...izliği ve tedbirsizliği nedeniyle (gerek hızını azaltmaması gerekse hatalı manevralar yapması) aracının kontrolünü kaybederek yoldan çıktığını, iki aracın birbirine temas etmesi ile ...ün aracının yoldan çıkması arasında illiyet bağının mevcut olmadığını,
kazaya sebebiyet vermeyecek nitelikteki hafif temas neticesinde... ... kendi şeridinde ilerlemeye devam ettiğini, ...ün hafif temastan sonra aracın kontrolünü kaybedip ve temas noktasından çok daha ileride yoldan çıktığını... ...'in anlamadığını, fark edemediğini, zira...’e ait aracın uzaklaşıp giderken aynı anda... ...’in de sollamış olduğu kamyonun da geri görüşü kapattığını, her iki araç arasındaki mesafe nedeniyle...,...’in sevk ve idaresindeki aracın yoldan çıktığını dahi görmediğini, Müvekkilinin, olaydan saatler sonra kolluk ekiplerinin kendisine ulaşması neticesinde kazadan haberdar olduğunu,
dolayısıyla “olay yeri terk” iradesi ve kastı mevcut olmadığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat rakamına da itiraz ettiklerini, alacak iddia edenin talep ettiği tazminatın nasıl ve ne şekilde hesaplandığı,
hangi kusur oranlarının baz alındığı ödeme emrinde ve eklerinde açıkça belli olmadığını, bu nedenle nasıl ve ne şekilde hesaplandığı ifade edilmeyen yargılamaya muhtaç alacak talebini kabul etmediklerini, bu hususta zarar ve kusurun tespiti için bilirkişi incelemeleri yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın, ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi talep ettiğini, müvekkilinin, sigorta firması tarafından ödeme yapıldığını icra takibi ile birlikte öğrendiğini, dolayısıyla muaccel olmayan alacağa ilişkin işletilen faize de itiraz ettiklerini,
herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla da olayda reeskont avans faizi uygulamasının hatalı olduğunu, yasal faiz istenebileceğini, bu nedenle alacak iddia edenin işlemiş faiz ve faiz oranına ilişkin taleplerini de kabul etmediklerini, bu nedenlerle haksız ve yersiz davanın reddine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
İzmir Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre; "..A) Sürücü... ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü ...'ün kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 10/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...1-Davacı tarafından ibraz edilen banka dekontuna göre zarar gören dava dışı ...e09.05.2023 tarihinde 186.974,53.-TL maluliyet tazminatı ödenmiştir.
2-Zarar gören ...ün ödeme tarihi İtibari ile geçici iş göremezlik tazminatı 21.027,89.-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 206.984,93.-TL, geçici bakıcı gideri 3.577,50.-TL.sı tutarında hesaplanmıştır.
3-Zarar görene ödenen tutar gerçek zarar miktarını aşmamaktadır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
1-Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı zarar görene ödenen maluliyet tazminatının sigortalı araç malikinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2-Somut olayda uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ihtilaf, dava dışı zarar görenlerin desteğinin vefatı ile sonuçlanan trafik kazasında davacının sigortalısı olan... plaka sayılı aracın kazaya karışıp karışmadığı, sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görenlere ödenen tazminatın rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, rücu koşulları oluşmuş ise davalının sorumluluk miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.
3-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesinde, tazminatı gerektiren olayda, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
4-Davacı tarafça delil olarak ceza soruşturmasına ilişkin tutanaklara dayanıldığı görülmüş, dava konusu trafik kazasıyla ilgili olarak yapılan incelemede ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı ceza dava dosyasında davalının maliki olduğu araç sürücüsü... ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yargılama yapıldığı, yargılama sonucu kazada hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/01/2023 tarihli raporunda kazanın gerçekleşmesinde... ...'in asli ve %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemece rapor hükme esas alınmak suretiyle araç sürücüsü hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek 13.650,00-TL adli para cezasına mahkum edildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
Kural olarak ceza mahkemesinin kusura yönelik tespiti hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değil ise de, ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin tespitleri hukuk mahkemelerince bağlayıcı niteliktedir. Dava konusu kazayla ilgili yürütülen Tire...Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında mahkeme kabulüne göre dava konusu kazanın davalının işleteni olduğu araç sürücüsü... ...'in şerit ihlali yapmasından kaynaklandığı yönünde olduğu gözetilerek, kazanın gerçekleşme şekline yönelik ceza yargılaması kabulü dikkate alınarak kusur değerlendirmesi yapılmış, mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 06/05/2024 tarihli raporda dava konusu kazanın davalının işleteni olduğu araç sürücüsü... ...'in asli ve %100 oranında kusuruyla meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, gerek kaza tespit tutanağı gerekse ceza yargılaması sırasında toplanan delillerden dava konusu kazanın davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün şerit ihlali yaparak kazaya sebebiyet vermesinden kaynaklandığı, karşı taraf araç sürücüsünün şeridinde seyretmesi sırasında meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş, kazanın davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün asli ve %100 kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir.
5-Genel Şartlar'ın B.4.F. Maddesi ile bir trafik kazası sonrasında araç sürücüsünün kişilerin can güvenliğinin korunması ve sağlık yardımı maksatlı zorunlu haller dışında olay yerinin terk edilmiş olması rücu sebebi olarak düzenlenmiş olup, düzenleme ile özellikle genel şartlarda yer alan diğer rücu şartlarının tespitinin zorlaştırıldığı ve imkansız hale getirilmesinin önüne geçilmek istendiği anlaşılmaktadır.
Zira, örneğin alkol etkisinde sürüş gerçekleştiren bir kimsenin veya yeterli sürücü belgesi olmayan bir kimsenin kaza yerini terk etmesi halinde sigortacının rücuya ilişkin haklarını kullanması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle zorunluluk halleri dışında sürücünün olay yerini terk etmiş olması başlıca bir rücu sebebi olarak kabul edilmiş olup sigortacının ayrıca diğer rücu şartlarının gerçekleştiğini ispat külfeti bulunmamaktadır.
Somut olayda davalıya ait aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinde bulunmadığı kaza tespit tutanağı ile sabit olup davalı tarafça olay yerini terk kastının bulunmadığı savunulmuş ise de, kazayı gerçekleştiren araç sürücüsü... ...'in 05/10/2021 tarihli kolluk ifade tutanağında kendisine ait aracın aynasının zarar gören araca sürttüğünü, kendisinin dikiz aynasından baktığında kazayı görmediğini ve yoluna devam ettiğini beyan ettiği,
sigortalı araç sürücüsünün karşı şeritten gelen bir araçla kendi sevk ve idaresindeki araç arasında fiziki temas oluştuğunu bildiği halde yoluna devam etmiş olmasında olay yerini terk iradesi bulunduğunun kabulü gerektiği, zira hasar az veya çok olsa dahi karşı tarafın bundan zarar görüp görmediği hususunda makul düzeyde bir kontrolün gerektiği, örneğin sürtme hadisesi sonrasında en azından yavaşlayıp durarak kendi aracındaki hasarı kontrol edip,
karşı taraf durmuş ise diğer araçtaki hasarı da kontrol etmesi gerektiği halde soyut şekilde dikiz aynasından baktığımda kazayı görmedim şeklindeki beyanın tevil yollu bir ikrar içerdiği ve olay yerinin terk edildiğinin anlaşıldığı, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesiyle birlikte sigortacının ehliyetsizlik ve alkollü araç kullanma gibi rücu haklarını kullanmasının da güçleştirildiği dikkate alındığında rücu koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
5-Sigortacı tarafından sigortalının üçüncü kişilere vermiş olduğu zarar nedeniyle yaptığı ödemelerin rücu koşulları oluşması halinde sigortalıya rücu mümkündür. Rücu miktarı belirlenirken esas olan sigortacının ödemiş olduğu miktar değil, zarar gören üçüncü kişilerin gerçek zararı ve davalının zarar görenlere karşı sorumlu olduğu zarar miktarıdır. Sigortacının zarar görenlere gereğinden fazla ödeme yapmış olması halinde fazladan yaptığı ödemeyi sigortalısından talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Davacı tarafın yaptığı ödeme İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ni...Esas sayılı dava dosyasına sunulan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 13/01/2023 tarihli maluliyet raporuna dayanmakta olup, anılan raporda zarar gören ...ün kaza nedeniyle %8 oranında sürekli iş gücü kaybı bulunduğu, 6 ay süreyle geçici iş gücü kaybına uğrayacağı ve 1 ay bakıcı ihtiyacı duyacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce usul ekonomisi ve maluliyet raporuna esas delillerin yine İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nce toplandığı dikkate alınarak davalının savunma hakkının da sınırlanmaması yönüyle 13/01/2023 tarihli maluliyet raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı tarafça rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de itirazların soyut nitelikte olduğu ve daha az maluliyet oluştuğuna dair bir gerekçe içermediği, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve zarar görenin %8 oranında sürekli iş gücü kaybına ve 6 ay geçici iş gücü kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
6-İzmir..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasına sunulan 02/05/2023 tarihli sulh anlaşmasına göre zarar gören ...e stopaj kesintisi dahil olmak üzere 197.895,00-TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden, ödeme tarihi 02/05/2023 itibariyle dava dışı zarar görenin maluliyetleri nedeniyle talep edebileceği tazminat miktarına ilişkin hesaplama yaptırılmış, 2023 yılı maaş verilerine ve bakiye yaşam süresine göre zarar görenin 206.984,93-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı, 21.027,89-TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ve 3.577,50-TL bakıcı gideri talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından rapora karşı itirazlar ileri sürülmüştür. Davalı vekilinin sair itirazları yerinde değil ise de, yapılan ödeme tarihi itibariyle mevcut veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itirazı yerinde bulunmuştur.
Ancak bu husus yeniden rapor alınmasını gerektirmediğinden mahkememizce resen yapılan hesaplamada ödeme tarihindeki 8.506,80-TL net asgari ücret karşılığı sürekli iş gücü kaybı tazminatının 183.892,92-TL olacağı, bilirkişi raporuyla tespit edilen geçici iş gücü kaybı zararının 21.027,89-TL ve 3.577,50-TL bakım giderinin dahil edilmesiyle zarar görene yapılması gereken ödeme miktarının 208.498,31-TL olduğu,
bu miktarın da davacı ödemesinin üzerinde yer aldığı ve zarar görene ödenmesi gerekenin üzerinde bir tazminat ödemesi yapılmamış olduğu dikkate alınarak davacının ödediği (stopaj kesintisi ve yargılama giderleri dahil) 197.895,00-TL'yi davalıdan talep edebileceği kabul edilmiştir.
7-Davacı tarafça takipte 197.895,00-TL asıl alacak ve 10.397,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 208.292,62-TL alacak talebinde bulunulduğu ancak dava dilekçesinde 207.712,49-TL dava değeri gösterildiği görülmüştür.
Davacı vekili 17/10/2024 tarihli celsede alınan beyanında dava dilekçesinin 197.895,00-TL asıl alacak ve bakiye kısım yönünden işlemiş faiz talebine istinaden harçlandırıldığını belirtmiş olup bu durumda işlemiş faiz yönünden 9.817,49-TL'lik kısmın dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmasıyla birlikte zarar görenin haklarına halef olunduğundan ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki dönem için sorumlunun ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmeksizin faiz talebinde bulunulabilecektir. Uygulanacak faiz oranı ise sigortalı aracın ticari nitelikte olması halinde ticari faiz olarak belirlenebilir Somut uyuşmazlıkta davalı şirkete ait aracın ruhsat kaydı hususi ise de araç ticaret şirketi adına kayıtlı olmakla şirketin tüm işlerinin ticari olacağı karinesinden hareketle aracın ticari amaçlı kullanıldığı kabul edilmiş ve yapılan ödemeye avans faizi talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça ödeme 09/05/2023 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, ödeme tarihi ile takip tarihi 11/09/2023 arasındaki 4 ay 2 günlük sürede 10.397,62-TL işlemiş faiz talep edilebileceği halde yalnızca 9.817,49-TL işlemiş faiz yönünden dava ikame edildiği gözetilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle işlemiş faize yönelik itirazların kısmen iptaline karar verilmiştir.
8-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, rücu koşullarının mevcut olup olmadığı ve sorumlu olunan miktarın belirlenmesinin yargılamayı gerektirecek nitelikte uyuşmazlıklar olduğu gözetilerek inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1044, K. 2024/933, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama